Ermeniler, Ermenistan'ın ve de facto bağımsız Dağlık Karabağ Cumhuriyeti'nin ana nüfusudur.Armenians constitute the main population of Armenia and the de facto independent Artsakh.
Chögyam Trungpa alkol bağımlılığı yüzünden ölmüştür.Haničincová died as a result of alcohol.
Hyper-V'nin bağımsız sürümü ücretsizdir ve 1 Ekim 2008'de yayınlanmıştır.Hyper-V Server 2008 was released on October 1, 2008.
Böylece harcanan her bir doların iki kap yemek bağışı sağlayacağı sözünü vermiştir.For every $10 spent, a meal is donated to a person in need.
Barbados'un 1966 yılındaki bağımsızlığı onları izledi.Barbados only became independent in 1966.
Java'nın getirdiği bir özellik ile platform bağımsız olarak kullanılabilir.It is written in Java and thus platform independent.
Diğer bir açıklamada ise, "Bizim bağımsız bir ülke olma gibi derdimiz yok.He is quoted saying that "Without an independent economy, there can be no independent politics."
İnternet Bağımlılığı Mı? : Bir Hastalığın Yaratılışı Commack, NY : Nova Science Publishers.Commack, NY: Nova Science Publishers.
Tuva milleti tam bağımsızlığı savunmaktadır.The SSP strongly supports Scottish independence.
1991'de de bu bölge Moldova Cumhuriyeti olarak bağımsızlığını kazandı.In 1991 a part of the country declared independence as the Republic of Moldova.
Ancak Camus, daha bağımsız bir hayat sürebilmek için evinden ayrıldı.Huré preferred to live an independent life.
1951'de Libya, İtalya'dan bağımsızlığını kazandı.1951 – Libya becomes independent from Italy.
14 Ağustos - Pakistan bağımsızlığını ilan etti.14 August – Pakistan celebrates 40 years of independence.
İlk bağımsız başkan yardımcısıdır.He was the first independent ruler.
Örneğin, bağımsız bir şekilde hareket ederler.Each typically operates independently.
1866 yılında Üçüncü İtalyan Bağımsızlık Savaşı'na ve Custoza seferi'ne katıldı.During the Third Italian War of Independence in 1866 the brigade fought at the Battle of Custoza.
İran, Türkmenistan'ın bağımsızlığını tanıyan ilk devlet olmuştur.Romania was the first country to recognize Albania's independence.
Bu evlilik Theodosius Hanedanı ile olan bağını güvence altına alacaktı.Their marriage secured the connection of Maximus to the Theodosian dynasty.
Sovyet Blokunda yerini aldı ancak zamanla bağımsız bir hâle geldi.Mot Dag was affiliated with the Communist Party of Norway at the time, but soon became independent.
Eğer dışsal nesnelere bağımıysak, içsel zihnimiz tedirgin olacaktır.At the beginning When we embrace what lies within, our potential has no limit.
Veled Dâde bağımsızlıktan önce bile bölgeyi talep etmişti.They were living there even before independence.
1869 yılında, Dr. Louis La Caze'nin bağışladığı 583 tablodan biridir.The painting hangs in The Louvre; it is one of 583 works donated by Dr. Louis La Caze in 1869.
Bu anlaşma bağımsızlıktan bu yana Karadağ için geçerlidir.This agreement applies to Montenegro since its independence.
1,3 milyar insan, bu su yollarına bağımlı olarak yaşıyor.Over 3 billion people depend on marine life for their livelihood.
26 Mart - Bangladeş, Pakistan'dan bağımsızlığını ilan etti.22 February – Pakistan recognizes Bangladesh.
Bunu pek çok bağımsızlaşan proje izlemiştir.He also worked on many independent projects.
Kuruluş 2004 yılından bu yana bağımsız bir kuruluştur.It has been an independent republic since December 1991.
9 Ocak — Güney Sudan'da bağımsızlık referandumu yapıldı.An independence referendum was held in South Ossetia on 19 January 1992.
Bir yandan kurtulmaya çalışırken bir yandan da bağırarak yardım istedi.Clinging to a branch, he shouted for help.
Burası New York" şeklinde polislere bağırdılar.They called New York State Police.
Alex Webb, bağımsız fotoğrafçı.Alex Boyd, photographer.
("Let's pay off the cops!") diye bağırdı.'Throw your fucking sets up!' she yells.
Ekonomik olarak Çavdarhisar'a bağımlıdır.It is bounded economically to İnegöl.
Yavrular 5-6 ay sonra anne ve babalarına bağımlıklarını kaybederler.The fledglings are dependent upon their parents for 4 to 5 weeks.
1924'te Hal Roach'tan ayrılıp bağımsız bir prodüktör olarak kendi filmlerini çekmeye başladı.Lloyd and Roach parted ways in 1924, and Lloyd became the independent producer of his own films.
Buna göre boşluk bağımsız, serbest, gerçekliğin olmamasıdır.Second, and consequently, it is not bias free or criterion free.
Tanık sinirsel bir şok ve aynı zamanda bağırsak tıkanması geçirmiştir.He suffered a severe shock and, as a result, a fatal nervous breakdown.
4 Mayıs 2004'te kalın bağırsak kanseri yüzünden tedavi görmekte olduğu Çapa Hastanesi'nde öldü.He died on May 3, 2004 in Baltimore, where he was being treated for bone cancer.
1898 - İspanyol-Amerikan Savaşı sonrası Küba, İspanya’dan bağımsızlığını kazandı.1898: The Spanish–American War results in independence of Cuba.
1968 - Ekvator Ginesi, İspanya'dan bağımsızlığını kazandı.1968 – Equatorial Guinea becomes independent from Spain.
Sanders, ABD kongresi tarihinde en uzun süre bağımsız siyasetçi olarak hizmet vermiştir.Senator Bernie Sanders is the longest-serving independent member of Congress in American history.
Turn It Up Faggot bağımsız rock grubu Deerhunter'ın ilk albümüdür.Turn It Up Faggot is the debut album from indie rock group Deerhunter.
2007 şeçimlerine bağımsız olarak katılıp milletvekili seçilmiştir.He joined the 2007 elections as an independent and was elected.
Snoop, organizasyona 1000 dolar bağışladı.Bono donated the $100,000 prize to the organisation.
Hükümdarın da onayıyla amcası yeni unvanını yeğeni István'a bağışladı.His uncle immediately decided to gift the accordion to his nephew.
Sonra onlara karşı ayaklanarak bağımsız bir devlet kurdular (740).Therefore, they elected a king (rex), and vested in him their sovereign power.
Çoğunlukla sadece kendi ismini bağırabilir.He usually shouts his last name.
Bağımsız olduğunda Pakistan'da sadece bir üniversite vardı.Until independence it was a college.
Ayrıca 9 bağımsız aday da TBMM'ye girdi.Following the election, nine independent candidates joined PTI.
1959'da Kıbrıs'ın bağımsızlığıyla ilgili beşli Londra Konferansı'nda rol oynadı.In 1959, he participated in independence talks in London.
Neuland daha sonra I. Dünya Savaşı ve Estonya Bağımsızlık Savaşı'na katıldı.He fought as a volunteer in World War I and Estonian War of Independence.
Bu saptamalar birçok bağımsız laboratuvarda doğrulanmıştır.His results were duplicated at a separate independent laboratory facility.
Tüm Bağımsız Devletler Topluluğu ülkeleri takımlarıyla bu turnuvaya katılırlar.All member organisations of the network can join these working groups.
Amerikan Bağımsızlık Savaşı’nın renkli karakterlerinden biridir."American War of Independence" .
İlk olarak bağımsız bir Protestan kilisesiydi fakat daha sonra Baptist Kilisesi adını aldı.He formerly belonged to the Presbyterian church, but later converted to the Baptist church.
Slovenya KGG' nün kuruluşunda kullanılmak üzere €30,000 bağışladı.Slovenia donated €30,000 towards the establishment of the KSF.
Fakat her bilge birbirinden bağımsız olarak aynı tercümeyi yaptı.Each made the discovery independently of the other.
Ciğerci!" diye diye bağırarak satıyordu.I just shouted, 'Heartbreaker!'"
Osmanlı'nın İran ve Avusturya ile savaşlarını fırsat bilerek bağımsızlık girişiminde bulundu.This program focuses on security threats posed by Iran to Israel and the West.
Ayrışan glukoz ve fruktoz ince bağırsakta çabucak kana karışır.The resulting glucose and fructose molecules are then rapidly absorbed into the bloodstream.