O, çok miktarda para bağışladı.He kicked in a lot of money.
38 yaşında olmasına rağmen, hâlâ anne ve babasına bağımlıdır.Though 38, he is still dependent on his parents.
O, tüm parasını bağışladı.He gave away all his money.
O sevinçten bağırdı.He cried for joy.
O, kokaine bağımlıdır.He is addicted to cocaine.
Hayır kurumuna çok para bağışladı.He contributed a lot of money to the charity.
O, üniversiteye bol miktarda para bağışladı.He endowed the college with a large sum of money.
Hastaneye bir sürü para bağışladı.He contributed a lot of money to the hospital.
O, bir eroin bağımlısıdır.He is a heroin addict.
O hâlâ ailesine bağımlıdır.He is still dependent on his parents.
Tamamen ailesine bağımlıdır.He is totally dependent on his parents.
O bağırmaya başladı.He began to shout.
O bir bağırma sesi duydu.He heard a shout.
O, bağırdı.He cried out.
Dehşet içinde bağırdı.He cried out in alarm.
O, acı içinde bağırdı.He cried out in pain.
Mali açıdan bağımsız oldu.He became financially independent.
Anne babasından ekonomik olarak bağımsız değildir.He is not economically independent of his parents.
Onun günahı bağışlandı.He was absolved of his sin.
Gelmemiz için bize bağırdı.He shouted to us to come.
O bütün parasını hayır kurumuna bağışladı.He gave away all his money to charity.
Yardım için yüksek sesle bağırdı.He gave a loud cry for help.
Sesinin çıktığı kadar bağırdı.He shouted at the top of his voice.
Tüm mülkiyetini oğluna bağışladı.He handed over all his property to his son.
Enstitüye büyük miktarda para bağışladı.He bestowed a large amount of money on the institute.
O, bağırarak yardım istedi.He called out for help.
O, acıyla bağırdı.He yelled with pain.
Kızgın olduğunda her zaman bana bağırıyor.He always yells at me when he is angry.
O, kızılhaç'a isimsiz olarak büyük bir miktarda para bağışladı.He anonymously donated a large sum of money to the Red Cross.
O, mülteci fonuna 10.000 dolar bağışladı.He donated $10000 to the refugee fund.
Dikkatli olması için ona bağırdı.He shouted to her to be careful.
Sinirlendi ve bana bağırdı.He lost his temper and shouted at me.
O, askerlere bir emir bağırdı.He yelled out an order to the soldiers.
Kazananın adını bağırarak söyledi.He called out the name of the winner.
O ekonomik yönden ebeveynlerinden bağımsız.He is economically independent of his parents.
Kendisi maddi yönden anne-babasına bağımlı değil.He is economically independent of his parents.
O, anne ve babasından bağımsız olmak istiyor.He wants to be independent of his parents.
Onların hepsinin bağımsız araçları vardır.All of them have independent means.
Kilise için bağış topluyorlar.They are collecting contributions for the church.
Ellerinden geldiği kadar yüksek sesle bağırdılar.They shouted as loudly as they could.
Onlar yardım için bağırdılar.They shouted for help.
Onlar yardım için bağırdı.They shouted for help.
Onlara iş bulması için hükümete bağırıyorlar.They are crying to the government to find employment for them.
Avazları çıktıkları kadar bağırdılar.They shouted at the top of voices.
Kızıl Haç'a para bağışladılar.They contributed money to the Red Cross.
Suçları için onu bağışladılar.They forgave him for his crimes.
Ona bağırmamalısın.You must not shout at him.
Onun yardım için bağırdığı duyuldu.She was heard to cry for help.
Anne-babasına bağımlı olmak istemiyor.She does not want to be dependent on her parents.
Kocası ilaçlara aşırı bağımlıdır.Her husband is heavily dependent on drugs.
Alkol bağımlısıdır.She is addicted to alcohol.
Ailesinden ekonomik olarak bağımsızdır.She is economically independent of her parents.
O, hâlâ ebeveynlerine bağımlıdır.She's still dependent on her parents.
Aynasını kırdığım için beni bağışladı.She forgave me for breaking her mirror.
Sessiz olmaları için çocuklara bağırdı.She yelled at the children to be quiet.
O, bütün elbiselerini bağışladı.She gave away all her dresses.
Yardım için bağırdı fakat hiç kimse gelmedi.She shouted for help, but no one came.
Çocuğu kabalığı için bağışladı.She forgave the boy for his rudeness.
Güzellik ona bağışlanmış.She is endowed with beauty.
O sinirlendi ve bana bağırdı.She lost her temper and shouted at me.