Ana içeriğe geç
Sözlük

bağı ile cümle

bağı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Başkalarına çok bağımlı olmayın.Don't be too dependent on others.
Bu genç erkekler ebeveynlerinden bağımsızlar.Those young men are independent of their parents.
İki arkadaş derin bir arkadaşlık bağı oluşturdular.The two friends have formed a deep bond of friendship.
"Geri dön!" diye bağırdı."Come back!" he shouted.
Banka soyguncusu " hepiniz, olduğunuz yerde kalın!" diye bağırdıThe bank robber shouted, "Stay where you are, all of you!"
"Yangın" diye bağırdı."Fire!", he cried.
Hiroshi "Bak, Mike!" diye bağırıyor."Look, Mike!", Hiroshi cries.
Onun arkasından geldiğinde, "Beni korkutma" diye bağırdı."Don't scare me", she screamed as he came up behind her.
" Dikey kayalıklardan uzak durun!" o bağırdı."Keep away from the vertical cliff!" she shouted.
Polis hırsızın peşinden "Dur!" diye bağırarak koştu.The policeman ran after the thief shouting "Stop!".
Daha sonra, Chris utandı ve özür diledi ve Beth onu bağışladı.Later Chris felt ashamed and apologized, and Beth forgave him.
Bugünlerde herkesin çiçeğe karşı bağışıklığı var.Everybody is immune to smallpox nowadays.
Bir işim olduğu için ailemden bağımsız olabilirim.Now that I have a job, I can be independent of my parents.
Çalışma bağımlısı bir kişiye işkolik denilir.A person who is addicted to work is called a workaholic.
Babamdan daha fazla para istediğimde gerçekten öfkelendi ve bana bağırmaya başladı.When I asked Dad for more money, he really blew up and started to yell at me.
Birinin bağırdığını duyduk.We heard somebody shout.
Bana bağırma.Don't yell at me.
Borcumu bağışlar mısın?Will you forgive me the debt?
Ben bir TV bağımlısıyım.I'm a TV addict.
Ekonomik olarak ailemden bağımsızım.I am economically independent of my parents.
Kasadan parayı çaldığı için çocuğu bağışladım.I forgave the boy for stealing the money from the safe.
Çiçek hastalığına bağışıklığım var.I am immune to smallpox.
Ebeveynlerinden bağımsız olmasını tavsiye ettim.I advised him to be independent of his parents.
Ona ailesinden bağımsız olmasını tavsiye ettim.I advised him to be independent of his parents.
Ben onun hatasını bağışladım.I forgave his mistake.
Biz pirince bağımlı yaşıyoruz.We live on rice.
Ben bağış toplarım.I raise funds.
Kötü el yazım için lütfen beni bağışlayın.Please excuse my bad handwriting.
Gönüllüler özürlülerin yararına bağış topladı.Volunteers collected donations for the benefit of the handicapped.
Kendi ayakların üzerinde durmak bağımsız olmak anlamına gelir.To stand in your own feet means to be independent.
Delikanlı Tom'un üzerine abandı ve kulağına bağırdı.The lad leaned over and shouted into Tom's ear.
Gençler ailelerinden bağımsız olmak istiyorlar.Teenagers want to be independent of their parents.
Yardım için bağırmanın faydası yok. Hiç kimse seni duymayacak.There is no use crying for help. No one will hear you.
Karıma bağırıyor muydun?Were you shouting at my wife?
Genç bir oğlanken, dedektif hikayaleri okuma bağımlısıydım.When I was a boy, I was addicted to reading detective stories.
Ebeveynler en kısa sürede çocuklarının bağımsız olacaklarını umuyorlar.Parents hope their children will become independent as soon as possible.
Ebeveynlerine bağımlı olmamalısın.You should not depend on your parents.
Adamlar yardım için bağırdılar.The men cried for help.
Pencerenin dışında birinin bağırdığını duydum.I heard someone shout outside the window.
Cömert bağışın için çok teşekkür ederim.Thank you very much for your generous donation.
Yüksek sesle bağırmak için bir dürtü hissettim.I felt an impulse to cry out loud.
Biri yardım için bağırıyor.Someone is shouting for help.
Herkes sevinçle bağırdı.Everybody shouted for joy.
Bir adam elini sallayarak bir şeyler bağırdı.A man shouted something, waving his hand.
Bir adam elini sallayarak, bağırarak bir şey söyledi.A man shouted something, waving his hand.
Geç kaldığım için bağışlayın.Pardon me for coming late.
Lütfen geç kalışımı bağışlayın.Please excuse my being late.
Geç kaldığım için beni bağışlayın.Forgive me for being late.
Lütfen geç geldiğim için beni bağışlayın.Please excuse me for coming late.
Uzun süre hasta olduktan sonra, Jane televizyon bağımlısı oldu.After being ill for a long time, Jane turned into a couch potato.
Erkek kardeşim para için bana bağımlıdır.My brother depends on me for money.
Boğulan adam yardım için bağırdı.The drowning man shouted for help.
Bana bağırma. Seni iyi duyabiliyorum.Don't shout at me. I can hear you all right.
Japonya ham madde açısından ithalata bağımlıdır.Japan depends on imports for raw materials.
Japonya petrolde yabancı ülkelere bağımlıdır.Japan depends on foreign countries for oil.
Japonya petrol için diğer ülkelere bağımlıdır.Japan depends on other countries for oil.
Şimdi büyük oğullar babalarından oldukça bağımsızlar.The elder sons are now quite independent of their father.
O bağırdığında onun boyun damarları açıkça görünüyordu.When he shouted, the veins in his neck stood out clearly.
O, bir gol attığında, kalabalık bağırdı.The crowd yelled when he scored a goal.
O, onun yokluğunu bağışladı.He excused his absence.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod