Tom her zaman Mary'ye bağırıyor.Tom is always yelling at Mary.
Tom Mary'nin ona bağırdığını söyledi.Tom said Mary yelled at him.
Tom genellikle Mary'ye bağırır.Tom often yells at Mary.
Tom bir uyuşturucu bağımlısı değildir.Tom isn't a drug addict.
Tom bana bağırdı.Tom yelled at me.
Sami porno bağımlısıydı.Sami was addicted to pornography.
Tom ölmeden önce parasının çoğunu bağışladı.Tom gave away most of his money before he died.
Tom'u para bağışlamaya ikna edebildin mi?Were you able to persuade Tom to donate money?
Tom hâlâ sadece bir çocuk, bu nedenle onu bağışlayalım.Tom is still just a kid, so let's forgive him.
Bütün servetimi bağışlayacağım.I'm going to give all my possessions away.
Tom sonunda seni bağışlayacak.Tom is going to forgive you eventually.
Tom parasının çoğunu bağışladı.Tom has given away a lot of his money.
Tom Mary'nin yardım için bağırdığını duymadı.Tom didn't hear Mary yelling for help.
Tom çok bağırıyordu.Tom has been yelling a lot.
Tom'un bağırmasını duymadın mı?Didn't you hear Tom scream?
Dün sana bağırdığım için üzgünüm.I'm sorry for yelling at you yesterday.
Tom para bağışlamak istedi.Tom wanted to donate money.
Tom'a bağırmamasını söyledim.I told Tom not to shout.
Sami, Leyla'ya bağırdı.Sami was yelling at Layla.
Tom'un arkadaşları Tom'un dışarı çıkıp oynaması için bağırdılar.Tom's friends shouted for Tom to come out and play.
Tom birilerinin bağırdığını duyduğunu söyledi.Tom said that he heard somebody yelling.
Tom anne ve babasına çok bağımlıdır.Tom is very dependent on his parents.
Tom, Mary'nin yardım için bağırdığını duydu.Tom heard Mary shouting for help.
Tom birinin yardım için bağırdığını işitti.Tom heard somebody shouting for help.
Tom çığlık atmaya ve bağırmaya başladı.Tom started screaming and yelling.
Tom çığlık atıp bağırmaya başladı.Tom started screaming and yelling.
Birisi onun ismini bağırdı.Someone shouted his name.
Tom, kuru incir bağımlılığından muzdarip.Tom suffers from dried fig addiction.
Sami bağıramadı.Sami wasn't able to yell.
Sami kumar bağımlısıydı.Sami was addicted to gambling.
Sami eroin bağımlılığıyla savaşıyordu.Sami was battling a heroine addiction.
Sami polise bağırmaya başladı.Sami started shouting for the police.
Tom'un neden Mary'ye bağırdığını merak ediyorum.I wonder why Tom was yelling at Mary.
Sami, kızı Leyla'ya bağımlıydı.Sami was dependent upon his daughter, Layla.
Sami evinde kimseye bağırmak istemedi.Sami didn't want anyone yelling in his house.
Sami kumar bağımlısı haline geldi.Sami became addicted to gambling.
Sami telefonda bağırıyordu.Sami was screaming on the phone.
Sami ve Leyla birbirlerine gerçekten bağımlı hale geldiler.Sami and Layla became really dependent upon one another.
Sami, Leyla'nın telefonda bağırdığını duydu.Sami heard Layla yelling through the phone.
Sami bir uyuşturucu bağımlısıdır.Sami is a junky.
Sami uyuşturucu bağımlısıydı ve boşanma ile karşı karşıyaydı.Sami was addicted to drugs and facing divorce.
Sami'nin ciddi bir uyuşturucu bağımlılığı vardı.Sami had a serious drug addiction.
Sami, Leyla'ya bağırıyor.Sami yells at Layla.
Sami'nin kendi çocuklarıyla hiçbir duygusal bağı yoktu.Sami had no emotional bond with his children.
Sami zenginlik bağımlısıydı.Sami was addicted to wealth.
Kemik iliği bağışı yapıyorum.I am donating bone marrow.
Mümkün olduğunca kan bağışında bulunuyorum.I donate blood as much as I can.
Elimden geldiğince kan bağışlıyorum.I donate blood as much as I can.
Sami servetini bağışladı.Sami donated his wealth.
Sami ve Leyla güçlü bir bağı paylaşıyordu.Sami and Layla shared a strong bond.
Sami kokaine bağımlıydı.Sami was addicted to cocaine.
Mary tek ve bağımsızdır.Mary is single and independent.
Tom, Tanrı'dan kendisini bağışlamasını istedi.Tom asked God to forgive him.
Sami'nin, bağırsaklarına güvenmesi gerek.Sami should trust his gut.
Tom asla Mary'ye bağırmazdı.Tom would never yell at Mary.
Tom'un Mary'ye bağırmasını duyabiliyordum.I could hear Tom shouting at Mary.
Sami, Leyla'ya bağırmaya başladı.Sami started yelling at Layla.
Tom odaya geldi ve bağırmaya başladı.Tom came into the room and started yelling.
Mary çok bağımsız bir kızdır.Mary is a very independent girl.
Gökyüzüne bağırdı.She screamed at the sky.