Tom çığlık atıyordu ve bağırıyordu.Tom was screaming and yelling.
Biz bağımsızlığımızı sürdürüyoruz.We maintain our independence.
Eskiden eroin bağımlısıydım.I used to be a heroin addict.
Telaş içinde yardım için bağırdım.I cried frantically for help.
Tom, Mary'nin adını bağırdı.Tom screamed out Mary's name.
Lütfen kötü Fransızcamı bağışlayın.Please excuse my bad French.
Tamam, göz bağını çıkar.OK, take your blindfold off.
Çocuklarımın bağırmasından bıktım.I'm tired of my kids crying.
Birinin "İmdat!" diye bağırdığını duydum.I heard someone yell "Help!"
Yardım için bağırıyorlardı.They were yelling for help.
Tom kalabalığa ne bağırdı?What did Tom shout at crowd?
Belki de bağışlanabiliriz.Perhaps we can be forgiven.
Tom oldukça çok bağırıyordu.Tom was yelling quite a bit.
Lolipoplara bağımlıyım.I'm addicted to lollipops.
Lütfen hatamı bağışla.Please forgive my error.
Benzersiz bir bağımız var.We have a unique bond.
Tom Mary'nin adını bağırdı.Tom yelled Mary's name.
Kimse sana bağırmadı.No one shouted at you.
Tanrı sizi bağışlayacaktır.God will forgive you.
Tom'la hiçbir bağım yok.I have no ties to Tom.
Bunun için bizi bağışla.Forgive us for that.
Tom peynir bağımlısıydı.Tom was addicted to cheese.
Tom bağımlılığını finanse etmek için Tom birkaç kredi kartını çaldı.Tom stole several credit cards to fund his addiction.
Tom kanser kurbanının hayatını kurtarmak için kemik iliğini bağışladı.Tom donated his bone marrow to save the cancer victim's life.
Tanrım günahlarımı bağışla.God, forgive me of my sins.
Tom abur cubur bağımlısı.Tom is addicted to junk food.
Ona yanlışlıkla bağırdım ve kendimi gerçekten kötü hissettim.I yelled at him by mistake and I felt really bad.
Masajlarıma tamamen bağımlı olacaksın.You'll become totally addicted to my massages.
Fadıl ve Leyla birbirlerine bağımlı hale geldiler.Fadil and Layla became dependent on one another.
Fadıl, Leyla'ya bağırmaya başladı.Fadil started to yell at Layla.
Fadıl o korkunç davranışa bağımlı hale geldi.Fadil became addicted to that horrific behavior.
Fadıl cinayet bağımlısıydı.Fadil was addicted to murder.
Fadıl sessiz kalması için Dania'ya bağırdı.Fadil yelled at Dania to keep quiet.
Yardıma ihtiyacınız olursa sadece bağırın.Just shout if you need help.
Ben asla Tom'a bağırmam.I never yell at Tom.
Bağışlanan hiçbir şeyi kabul etmemeliyiz.We must not take anything for granted.
Tom'u para bağışı yapmaya ikna etmek kolay değildi.It wasn't easy to convince Tom to donate money.
Tom, onu yaparsan Mary'nin muhtemelen sana bağıracağını söyledi.Tom says if you do that, Mary will probably yell at you.
Bir bağırma duydum.I heard a shout.
Mary bütün bebeklerini bağışladıMary gave away all her dolls.
Bağırmaya devam ettim.I kept yelling.
Yardım için bağırdım.I cried for help.
Ben Tom'u bağışlayacağım.I'll forgive Tom.
Bağımsız bir soruşturmaya ihtiyacımız var.We need an independent investigation.
Fadıl daha bağımsız olmak istedi.Fadil wanted to be more independent.
Leyla aşk bağımlısıydı.Layla was addicted to love.
Fadıl mide ve bağırsak ağrılarından şikayet etmeye başladı.Fadil started complaining of stomach and intestinal pains.
Leyla, arkasında 3 tane felaket evliliği olan bağımsız bir kadındı.Layla was an independent woman with 3 disastrous marriages behind her.
Tom elinden geldiği kadar yüksek sesle bağırdı ama hiç kimse onu duymadı.Tom shouted as loud as he could, but nobody heard him.
Tom ve Mary ne kadar süredir birbirlerine bağırıyordu?How long have Tom and Mary been yelling at each other?
Tom Mary'ye bağırdı, ama o onu duymadı.Tom shouted to Mary, but she didn't hear him.
Tom ve Mary birbirlerine bağımlı oldular.Tom and Mary became dependent on one another.
Tom bize para bağışlayan ilk kişiydi.Tom was the first one to donate money to us.
Tom ve Mary birbirlerine bağımlı hale geldiler.Tom and Mary became dependent on each other.
Kızgınlıkla "Hey, suyumu kirlettiniz!" diye bağırdı.He shouted angrily, "Hey! You contaminated my water!"
Tom daha bağımsız olmak istedi.Tom wanted to be more independent.
Tom Mary'den bağırmayı kesmesini istedi.Tom asked Mary to stop yelling.
Sami seks bağımlısıydı.Sami was addicted to sex.
Sami teknik açıdan iyi bir doktordu ama alkol bağımlılığı onun çalışmasını engelledi.Sami was technically a good doctor, but his alcohol abuse prevented him from practising.
Sami topraklarını camiye bağışladı.Sami donated his lands to the mosque.