Ana içeriğe geç
Sözlük

bağı ile cümle

bağı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Biz para bağışlamak istiyoruz.We want to donate money.
Onlar para bağışlamak istiyorlar.They want to donate money.
Bunu sorduğum için beni bağışla.Forgive me for asking this.
Tom bütün servetini hayır için bağışladı.Tom donated his entire fortune to charity.
"Tom bağırıyor." "Biliyorum.""Tom's crying." "I know."
Bir adam bağırdığında o güçlüdür. Bir kadın ağladığında o histeriktir.When a man cries, he is strong. When a woman cries, she is being hysterical.
Bağışlar isteğe bağlıdır.Donations are voluntary.
Çok kötü! Çok az sayıda zengin insan yetimhaneye bağış yapıyor.Too bad! Too few rich people donate to the orphanage.
Anneler çocuklarına bağırdığında bundan hoşlanmam.I don't like when mothers yell at children.
Salı günü Bağımsızlık Günü'dür.Tuesday is Independence Day.
Çocuklar her yerde bağırıyorlardı ve zıplıyorlardı.The kids were screaming and bouncing everywhere.
Tom bir teknoloji bağımlısı.Tom is a technology addict.
Tom "Yangın" diye bağırdı."Fire!" Tom cried.
Tom "Yangın var!" diye bağırdı.Tom shouted, "There's a fire!"
Şimdiye kadar oynadığım en bağımlılık yapan oyun.It's the most addicting game I have ever played.
İstediğin kadar bağır. Hiç kimse seni duymaz.Scream all you want. No one will hear you.
Tom bir bağımlı mıydı?Was Tom an addict?
Faroe adaları hala Danimarka'nın mali desteğine bağımlı.Faroe Islands are still dependent on Denmark's financial support.
Tom geçen yıl hayır için ne kadar bağış yaptı?How much money did Tom donate to charity last year?
Çocuğa bağırdı: "Sessiz ol!".She cried to the child: "Be quiet!".
Zengin olmak zorunda değilsiniz, daha ziyade, bağımsız olmanız gerekmektedir.I rarely get out on weekends.
O, Farmville bağımlısıdır.He is addicted to Farmville.
Onlar insanların bağımsız olmalarını istemiyorlar.They do not want the people to be independent.
Benim torunum çok yüksek sesle bağırır.My grandson cries very loud.
Bağırmak ve çığlık atmak seni hiç bir yere götürmez.Yelling and screaming is not going to get you anywhere.
Tom bağıran fanatik kızlardan oluşan bir kalabalık tarafından çevrilmişti.Tom was surrounded by a horde of screaming fangirls.
Gerçekten yüksek sesle bağırmak zorunda mıydın?Did you really have to yell that loud?
Tom kızgın olduğunda her zaman bağırır.Tom always yells when he's angry.
Tom ve Mary birbirlerine Fransızca bağırıyorlardı.Tom and Mary were screaming at each other in French.
Tom ve Mary birbirlerine bağırıyorlardı.Tom and Mary were screaming at each other.
Tom acı içinde bağırmaya başladı.Tom began screaming in pain.
Tom bir uyuşturucu bağımlısı.Tom is a drug addict.
Tom Mary'nin sürekli bağırmasından rahatsız oldu.Tom is irritated by Mary's constant yelling.
Tom gerçekten bana bağırdi.Tom really yelled at me.
Tom Fransızca bir şey bağırdı.Tom screamed something in French.
Tom acı içinde bağırıyordu.Tom was screaming in pain.
Adım Tom ve bir bağımlıyım.My name is Tom and I'm an addict.
Mary güçlü, bağımsız bir kadın.Mary is a strong, independent woman.
Tom animasyon izleme bağımlısı.Tom is addicted to watching anime.
O bağımsız olarak zengin.He's independently wealthy.
Bağırmayı bırak. Başım ağrıyor.Stop yelling. My head hurts.
Tom bağımsız olarak zengin.Tom is independently wealthy.
Avazının çıktığı kadar bağırmak zorunda değilsiniz.You don't have to shout at the top of your voice.
Bill Gates parasının hepsini bağışladıysa nasıl dünyanın en zengin adamı olabilir?How can Bill Gates be the the world's richest man if he gave away all of his money?
Tom sigara bağımlılığından kurtulamadı.Tom never managed to get rid of his cigarette addiction.
Tom avazı çıktığı kadar bağırmaya başladı.Tom started screaming at the top of his lungs.
Tom ve Mary birbirlerine bağırmaya başladı.Tom and Mary started screaming at each other.
Canım bağırmak istedi.I felt like screaming.
Venedik bağımsızlığını kazanırsa ne olacak?What will happen if Venice gains independence?
Ben tüm paramı bağışladım.I gave all my money away.
Yorumcular "Bu korkunç bir başarısızlıktı!" diye bağırdılar."That was a terrible miss!" cried the commentators.
Tom bağırdığında kapı komşu pencereden dışarı baktı.The next-door neighbor looked out the window when Tom yelled.
Tom yardım için bağırdı, ama kimse onu duymadı.Tom cried for help, but nobody heard him.
Tom'un yardım için bağırdığını duyabildim.I could hear Tom yelling for help.
Tom müzeye üç tablo bağışladı.Tom donated three paintings to the museum.
Tom bize çok para bağışladı.Tom donated a lot of money to us.
Tom geçen yıl hayır için 30.000 dolar bağışta bulundu.Tom donated $30,000 to charity last year.
Sen bağımsız mısın?Are you independent?
Tom bana Mary'yi biraz para bağışlaması için ikna etmenin kolay olacağını söyledi.Tom told me it would be easy to persuade Mary to donate some money.
Tom, o aptalca bir şey yaptığında her zaman Mary'ye bağırır.Tom always yells at Mary every time she does something stupid.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod