bağışlar ile cümle

bağışlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Bir davaya para bagislarsaniz, o davaya inanirsiniz.Si donan dinero para una causa, se involucran emocionalmente en ella.
Bir davaya para bagislarsaniz, o davaya inanirsiniz.Si vous donnez de l'argent à une cause, vous deviendrez plus attaché émotionellement à cette cause.
Bir davaya para bagislarsaniz, o davaya inanirsiniz.Δωρίζεις χρήματα σ' έναν σκοπό, και εμπλέκεσαι συναισθηματικά σ' αυτόν.
Bir davaya para bagislarsaniz, o davaya inanirsiniz.Ако дарите пари за кауза, ще станете по-емоционално ангажирани с тази кауза.
Bir davaya para bagislarsaniz, o davaya inanirsiniz.Вы жертвуете деньги для дела, и вы эмоционально вовлекаетесь в него.
Bir davaya para bagislarsaniz, o davaya inanirsiniz.תתרמו כסף למטרה כלשהיא, ותהיו קשורים רגשית למטרה.
Bir davaya para bagislarsaniz, o davaya inanirsiniz.تبرع بالمال من اجل قضية و سوف تصبح مشتركا عاطفيا في تلك القضية.
Bir davaya para bagislarsaniz, o davaya inanirsiniz.你為某件事捐款, 然後你就放感情晌果度.
Bir davaya para bagislarsaniz, o davaya inanirsiniz.福祉に精神的にかかわることになります まさに認知心理学です
Bir hastane koğuşu için 20.000 pound bağışlarsanız o zaman adınız hayırsever olur.하지만 20,000 파운드를 병원에 기부한다면 당신은 자선가라고 불릴 것 입니다.
Bir hastane koğuşu için 20.000 pound bağışlarsanız o zaman adınız hayırsever olur.Betal 20.000 pund til at udstyre en hospitals afdeling, og man bliver kaldet en filantrop.
Bir hastane koğuşu için 20.000 pound bağışlarsanız o zaman adınız hayırsever olur.Če teh 20,000 funtov podarite bolnišničnemu oddelku, vas bodo imenovali za dobrotnika.
Bir hastane koğuşu için 20.000 pound bağışlarsanız o zaman adınız hayırsever olur.Maar betaal 20.000 pond om een ziekenhuisafdeling te bekostigen en je wordt een filantroop genoemd.
Bir hastane koğuşu için 20.000 pound bağışlarsanız o zaman adınız hayırsever olur.Paghi 20.000 sterline per sovvenzionare un reparto ospedaliero, e, invece, sei un filantropo.
Bir hastane koğuşu için 20.000 pound bağışlarsanız o zaman adınız hayırsever olur.Payer 20 000 livres pour ajouter un pavillon à un hôpital et vous êtes un philantrope.
Bir hastane koğuşu için 20.000 pound bağışlarsanız o zaman adınız hayırsever olur.Płacisz 20 tys. funtów na wyposażenie oddziału szpitalnego i jesteś filantropem.
Bir hastane koğuşu için 20.000 pound bağışlarsanız o zaman adınız hayırsever olur.Plătiți 20.000 de lire pentru dotarea unui pavilion într-un spital şi veți fi apreciat ca filantrop.
Bir hastane koğuşu için 20.000 pound bağışlarsanız o zaman adınız hayırsever olur.Pokud zaplatíte 20,000 liber jako dotaci pro nemocnici, budete filantrop.
Bir hastane koğuşu için 20.000 pound bağışlarsanız o zaman adınız hayırsever olur.Se pagate 20 000 sterline per sovvenzionare il reparto di un ospedale vi chiamano filantropo.
Bir hastane koğuşu için 20.000 pound bağışlarsanız o zaman adınız hayırsever olur.Si pagamos 20 000 libras para dotar de fondos a una sala de hospital, nos llaman filántropos.
Bir hastane koğuşu için 20.000 pound bağışlarsanız o zaman adınız hayırsever olur.Trả 20.000 bảng để tài trợ cho một bệnh viện địa phương và bạn được gọi là một nhà hoạt động từ thiện.
Bir hastane koğuşu için 20.000 pound bağışlarsanız o zaman adınız hayırsever olur.Zahlen Sie 20.000 Pfund, um eine Krankenstation auszustatten, und man wird Sie einen Menschenfreund nennen.
Bir hastane koğuşu için 20.000 pound bağışlarsanız o zaman adınız hayırsever olur.Zaplaťte 20 tisíc libier na dotovanie nemocničného oddelenia a budú vás volať filantrop.
Bir hastane koğuşu için 20.000 pound bağışlarsanız o zaman adınız hayırsever olur.Αν πληρώνει 20.000 λίρες για να χρηματοδοτήσει μια νοσοκομειακή πτέρυγα τον ονομάζουν φιλάνθρωπο.
Bir hastane koğuşu için 20.000 pound bağışlarsanız o zaman adınız hayırsever olur.Платете 20 000 лири като дарение за болнично отделение и ще ви нарекат филантроп.
Bir hastane koğuşu için 20.000 pound bağışlarsanız o zaman adınız hayırsever olur.שלמו עשרים אלף ליש"ט כתרומה לאגף בבית חולים ואתם נחשבים לבעלי צדקה
Bir hastane koğuşu için 20.000 pound bağışlarsanız o zaman adınız hayırsever olur.ادفع ٢٠،٠٠٠ جنيهاً للتبرع لجناح في مستشفى و هنا تسمى محسناً
Bir hastane koğuşu için 20.000 pound bağışlarsanız o zaman adınız hayırsever olur.慈善家と呼ばれるでしょう 税金を支払う意欲について話すという意味では 私は多分間違った国にいるのでしょう
Bizimle aralarına mesafe koymak istediler, neden? çünkü bağışların %40'ını maaşlara, "müşteri" servislerine ve그들은 우리로부터 일정거리를 두려 했습니다. 왜냐하면, 대중매체가 저희를 비난하고 있었습니다.
Bizimle aralarına mesafe koymak istediler, neden? çünkü bağışların %40'ını maaşlara, "müşteri" servislerine veהוא רצה להרחיק את עצמו מאיתנו כי הוקיעו אותנו בתקשורת
Bizimle aralarına mesafe koymak istediler, neden? çünkü bağışların %40'ını maaşlara, "müşteri" servislerine veارادوا ان يبتعدوا عننا لأننا نصلب في وسائل الاعلام
Bizimle aralarına mesafe koymak istediler, neden? çünkü bağışların %40'ını maaşlara, "müşteri" servislerine veメディアによって やり玉に上げられたからでした 私たちが総収益の40%を 参加者募集や顧客サービス
Bu kararı yerine getirip bağışlarını Barnaba ve Saul'un eliyle kilisenin ihtiyarlarına gönderdiler.A mit meg is cselekedének, elküldvén a vénekhez Barnabás és Saulus keze által.
Bu kararı yerine getirip bağışlarını Barnaba ve Saul'un eliyle kilisenin ihtiyarlarına gönderdiler.čo aj urobili pošlúc to na starších po Barnabášovi a po Saulovi.
Bu kararı yerine getirip bağışlarını Barnaba ve Saul'un eliyle kilisenin ihtiyarlarına gönderdiler.Co też uczynili, posławszy do starszych przez rękę Barnabaszową i Saulową.
Bu kararı yerine getirip bağışlarını Barnaba ve Saul'un eliyle kilisenin ihtiyarlarına gönderdiler.Což i učinili, poslavše k starším skrze ruce Barnabáše a Saule.
Bu kararı yerine getirip bağışlarını Barnaba ve Saul'un eliyle kilisenin ihtiyarlarına gönderdiler.Detta gjorde de också, och genom Barnabas och Saulus översände de det till de äldste.
Bu kararı yerine getirip bağışlarını Barnaba ve Saul'un eliyle kilisenin ihtiyarlarına gönderdiler.Dette gjorde de også, og de sendte det med Barnabas og Saulus til de eldste.
Bu kararı yerine getirip bağışlarını Barnaba ve Saul'un eliyle kilisenin ihtiyarlarına gönderdiler.hvilket de også gjorde, og de sendte det til de Ældste ved Barnabas og Saulus's Hånd.
Bu kararı yerine getirip bağışlarını Barnaba ve Saul'un eliyle kilisenin ihtiyarlarına gönderdiler.Ils le firent parvenir aux anciens par les mains de Barnabas et de Saul.
Bu kararı yerine getirip bağışlarını Barnaba ve Saul'un eliyle kilisenin ihtiyarlarına gönderdiler.Ja niin he tekivätkin ja lähettivät sen vanhimmille Barnabaan ja Sauluksen kätten kautta.
Bu kararı yerine getirip bağışlarını Barnaba ve Saul'un eliyle kilisenin ihtiyarlarına gönderdiler.이를 실행하여 바나바와 사울의 손으로 장로들에게 보내니라
Bu kararı yerine getirip bağışlarını Barnaba ve Saul'un eliyle kilisenin ihtiyarlarına gönderdiler.môn đồ cũng làm thành việc đó, nhờ tay Ba-na-ba và Sau-lơ, gởi tiền ấy cho các trưởng lão.
Bu kararı yerine getirip bağışlarını Barnaba ve Saul'un eliyle kilisenin ihtiyarlarına gönderdiler.môn_đồ cũng làm thành việc đó , nhờ tay Ba-na-ba và Sau-lơ , gởi tiền ấy cho các trưởng_lão .
Bu kararı yerine getirip bağışlarını Barnaba ve Saul'un eliyle kilisenin ihtiyarlarına gönderdiler.o que eles com efeito fizeram, enviando-o aos anciãos por mão de Barnabé e Saulo.
Bu kararı yerine getirip bağışlarını Barnaba ve Saul'un eliyle kilisenin ihtiyarlarına gönderdiler.questo fecero, indirizzandolo agli anziani, per mezzo di Barnaba e Saulo
Bu kararı yerine getirip bağışlarını Barnaba ve Saul'un eliyle kilisenin ihtiyarlarına gönderdiler.to so tudi storili, poslavši starejšinam po roki Barnabovi in Savlovi.
Bu kararı yerine getirip bağışlarını Barnaba ve Saul'un eliyle kilisenin ihtiyarlarına gönderdiler.wie sie denn auch taten, und schickten's zu den Ältesten durch die Hand Barnabas und Saulus.
Bu kararı yerine getirip bağışlarını Barnaba ve Saul'un eliyle kilisenin ihtiyarlarına gönderdiler.Y lo hicieron, enviándolo a los ancianos por mano de Bernabé y de Saulo
Bu kararı yerine getirip bağışlarını Barnaba ve Saul'un eliyle kilisenin ihtiyarlarına gönderdiler.το οποιον και εκαμον αποστειλαντες αυτην προς τους πρεσβυτερους δια χειρος Βαρναβα και Σαυλου.
Bu kararı yerine getirip bağışlarını Barnaba ve Saul'un eliyle kilisenin ihtiyarlarına gönderdiler.Уби с меч Иоановия брат Якова;
Bu kararı yerine getirip bağışlarını Barnaba ve Saul'un eliyle kilisenin ihtiyarlarına gönderdiler.что и сделали, послав собранное к пресвитерам через Варнаву и Савла.
Bu kararı yerine getirip bağışlarını Barnaba ve Saul'un eliyle kilisenin ihtiyarlarına gönderdiler.Що й зробили, піславши до старших через руки Варнави та Савла.
Bu kararı yerine getirip bağışlarını Barnaba ve Saul'un eliyle kilisenin ihtiyarlarına gönderdiler.וכן גם עשו וישלחו אל הזקנים על ידי בר נבא ושאול׃
Bu kararı yerine getirip bağışlarını Barnaba ve Saul'un eliyle kilisenin ihtiyarlarına gönderdiler.‎ففعلوا ذلك مرسلين الى المشايخ بيد برنابا وشاول
Bu kararı yerine getirip bağışlarını Barnaba ve Saul'un eliyle kilisenin ihtiyarlarına gönderdiler.他 們 就 這 樣 行 、 把 捐 項 託 巴 拿 巴 和 掃 羅 、 送 到 眾 長 老 那 裡
Bu kararı yerine getirip bağışlarını Barnaba ve Saul'un eliyle kilisenin ihtiyarlarına gönderdiler.他 們就這樣行 、 把 捐 項託 巴拿巴 和 掃羅 、 送到 眾長 老 那裡
Burada biriken bağışları listelemeliyiz.Ar trebui să inventariem donațiile care se adună aici.
Burada biriken bağışları listelemeliyiz.Chúng ta cần kiểm kê số đồ đạc chất đống ở đây.
Burada biriken bağışları listelemeliyiz.CO:

İlgili Sayfalar