bağışlar ile cümle
bağışlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Burada biriken bağışları listelemeliyiz.Deberíamos inventariar las donaciones que llegan.
Burada biriken bağışları listelemeliyiz.Dobbiamo proprio fare l'inventario di queste pile di roba.
Burada biriken bağışları listelemeliyiz.Il nous faudrait vraiment inventorier les dons qui s'empilent ici.
Burada biriken bağışları listelemeliyiz.그래서 우리는 쌓여가는 기부 물품을 정리해 목록을 만들어야 할 정도였어요.
Burada biriken bağışları listelemeliyiz.Leltárt kell készítenünk az adományokról, amik felhalmozódnak itt.
Burada biriken bağışları listelemeliyiz.Powinnyśmy stworzyć inwentarz podarowanych rzeczy.
Burada biriken bağışları listelemeliyiz.We moeten daar een inventaris van bijhouden.
Burada biriken bağışları listelemeliyiz.Wir sollten wirklich eine Bestandsaufnahme aller Spenden machen, die sich hier aufstapeln.
Burada biriken bağışları listelemeliyiz.Конечно, нужно было вести учёт пожертвованиям, которые там накапливались.
Burada biriken bağışları listelemeliyiz.כדאי בעצם שנרשום את התרומות שנערמות כאן.
Burada biriken bağışları listelemeliyiz.ينبغي لنا حقا حصر التبرعات التي تتراكم هنا.
Burada biriken bağışları listelemeliyiz.「ホットラインも必要よ グーグルボイスの番号を作ってくれる?」
Dolayısıyla, Methuselah Vakfı'nın şimdiye kadar aldığı bağışların çoğu hayırseverlerden geldi.Jadi, pendanaan utama yang kami terima di Yayasan Metusalah sejauh ini, datang dari sumber-sumber filantropi.
Dolayısıyla, Methuselah Vakfı'nın şimdiye kadar aldığı bağışların çoğu hayırseverlerden geldi.Основните финансирания, които получихме досега във фондация "Матусал", са от филантропични източници.
Dünyanın dört bir yanından bağışlar gönderilmeye başladı.C'était une incroyable réponse coordonnée et globale.
Dünyanın dört bir yanından bağışlar gönderilmeye başladı.Dan sumbangan mengalir dari berbagai belahan dunia.
Dünyanın dört bir yanından bağışlar gönderilmeye başladı.E havia donativos a surgir de todo o mundo.
Dünyanın dört bir yanından bağışlar gönderilmeye başladı.Er stroomden donaties binnen uit de hele wereld.
Dünyanın dört bir yanından bağışlar gönderilmeye başladı.És az adományok özönlöttek a világ minden tájáról.
Dünyanın dört bir yanından bağışlar gönderilmeye başladı.È stata una risposta incredibile, che ha messo d'accordo il mondo intero.
Dünyanın dört bir yanından bağışlar gönderilmeye başladı.믿기지 않을 정도의, 잘 조정된 전지구적 반응이었습니다.
Dünyanın dört bir yanından bağışlar gönderilmeye başladı.Si donatiile curgeau din toata lumea.
Dünyanın dört bir yanından bağışlar gönderilmeye başladı.Und Spenden aus der ganzen Welt strömten ein.
Dünyanın dört bir yanından bağışlar gönderilmeye başladı.Y las donaciones llovían de todo el mundo.
Dünyanın dört bir yanından bağışlar gönderilmeye başladı.Και δωρεές εισέρρεαν από όλα τα μέρη του κόσμου.
Dünyanın dört bir yanından bağışlar gönderilmeye başladı.И даренията заваляха от цял свят.
Dünyanın dört bir yanından bağışlar gönderilmeye başladı.Люди стали высылать деньги из разных уголков мира.
Dünyanın dört bir yanından bağışlar gönderilmeye başladı.ותרומות זרמו מכל רחבי העולם.
Dünyanın dört bir yanından bağışlar gönderilmeye başladı.هذا كان غير معقول ، رد عالمي منظم
Dünyanın dört bir yanından bağışlar gönderilmeye başladı.これは驚くべき 世界規模の コーディネートされた反応です
En fakir komşular bile keselerinden büyük bağışlarda bulunuyorlar.Até os mais pobres dão mais do que aquilo que podem.
En fakir komşular bile keselerinden büyük bağışlarda bulunuyorlar.Incluso los barrios más pobres dan más de lo que pueden permitirse.
En fakir komşular bile keselerinden büyük bağışlarda bulunuyorlar.극빈층 이웃들 임에도 불구하고 그들이 가진 것 이상으로 기부하는 경우도 있습니다.
En fakir komşular bile keselerinden büyük bağışlarda bulunuyorlar.Köyhimmätkin naapurustot antavat hyväntekeväisyyteen enemmän kuin niillä on varaa.
En fakir komşular bile keselerinden büyük bağışlarda bulunuyorlar.Les quartiers les plus miséreux donnent plus qu'ils ne devraient.
En fakir komşular bile keselerinden büyük bağışlarda bulunuyorlar.Nawet najbiedniejsi sąsiedzi dają więcej, niż mogą sobie na to pozwolić.
En fakir komşular bile keselerinden büyük bağışlarda bulunuyorlar.Până şi cartierele cele mai sărace dau mai mult decât îşi pot permite.
En fakir komşular bile keselerinden büyük bağışlarda bulunuyorlar.Perfino le comunità più povere donano più di quello che potrebbero permettersi.
En fakir komşular bile keselerinden büyük bağışlarda bulunuyorlar.Sogar die ärmsten Viertel geben mehr als sie sich leisten können.
En fakir komşular bile keselerinden büyük bağışlarda bulunuyorlar.Zelfs de armste buurten geven meer dan ze kunnen lijden.
En fakir komşular bile keselerinden büyük bağışlarda bulunuyorlar.Ακόμα και οι πιο φτωχές γειτονιές δίνουν περισσότερα από όσα μπορούν.
En fakir komşular bile keselerinden büyük bağışlarda bulunuyorlar.Даже самые бедные районы жертвуют больше, чем они могут себе позволить.
En fakir komşular bile keselerinden büyük bağışlarda bulunuyorlar.Дори и най-бедните райони дават повече, отколкото могат да си позволят.
En fakir komşular bile keselerinden büyük bağışlarda bulunuyorlar.אפילו העניים ביותר נותנים יותר משידם משגת.
En fakir komşular bile keselerinden büyük bağışlarda bulunuyorlar.وحتي أفقر الاحياء تعطي أكثر مما تتحمل.
En fakir komşular bile keselerinden büyük bağışlarda bulunuyorlar.僕たちは施しが好きなんだ だからたくさん与える
Fakat, bağışlarımızın hayır işleri reklamına harcanmasını görmek istemeyiz.A nossa atitude é:
Fakat, bağışlarımızın hayır işleri reklamına harcanmasını görmek istemeyiz.Atitudinea noastră e:
Fakat, bağışlarımızın hayır işleri reklamına harcanmasını görmek istemeyiz.De nem szeretjük, ha az adományainkat reklámra költi az alapítvány.
Fakat, bağışlarımızın hayır işleri reklamına harcanmasını görmek istemeyiz.대중의 태도는 "음,보세요, 기부금으로 광고한다면요,
Fakat, bağışlarımızın hayır işleri reklamına harcanmasını görmek istemeyiz.Mais on ne veut pas que nos dons soient dépensés par les organisations caritatives pour faire de la publicité.
Fakat, bağışlarımızın hayır işleri reklamına harcanmasını görmek istemeyiz.Mamy podejście:
Fakat, bağışlarımızın hayır işleri reklamına harcanmasını görmek istemeyiz.Pero no nos gusta ver nuestras donaciones gastadas en publicidad de beneficencia.
Fakat, bağışlarımızın hayır işleri reklamına harcanmasını görmek istemeyiz.Unsere Einstellung ist:
Fakat, bağışlarımızın hayır işleri reklamına harcanmasını görmek istemeyiz.Но не искаме да видим, че даренията ни са похарчени за реклама. Отношението ни е:
Fakat, bağışlarımızın hayır işleri reklamına harcanmasını görmek istemeyiz.גישתנו היא, "תראו, אם תוכלו להשיג תרומה של פרסומות
Fakat, bağışlarımızın hayır işleri reklamına harcanmasını görmek istemeyiz.موقفنا انه اذا كان بإمكانك ان تجعل الدعاية متبرعة
Fakat, bağışlarımızın hayır işleri reklamına harcanmasını görmek istemeyiz.まぁ朝4時の枠くらいだろうけど 特に構いませんが
"Fakat, benim bağışlarımın reklama harcanmasını istemiyorum." "ben bunun ihtiyacı olana gitmesini istiyorum."Ale nechci, abyste mé dary utrácely na reklamu. Já chci, aby šli potřebným."
"Fakat, benim bağışlarımın reklama harcanmasını istemiyorum." "ben bunun ihtiyacı olana gitmesini istiyorum."Chcę, żeby poszły do potrzebujących".