bağışlar ile cümle
bağışlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bana zafer kalkanını bağışlarsın, Sağ elin destekler, Alçakgönüllülüğün yüceltir beni.주께서 또 주의 구원하는 방패를 내게 주시며 주의 오른손이 나를 붙들고 주의 온유함이 나를 크게 하셨나이다
Bana zafer kalkanını bağışlarsın, Sağ elin destekler, Alçakgönüllülüğün yüceltir beni.Moje ruky učí boju, a moje ramená lámu oceľové lučište.
Bana zafer kalkanını bağışlarsın, Sağ elin destekler, Alçakgönüllülüğün yüceltir beni.Õ tanítja kezemet a harczra, karjaim meghajlítják az érczíjat.
Bana zafer kalkanını bağışlarsın, Sağ elin destekler, Alçakgönüllülüğün yüceltir beni.som oplærer mine hender til krig, så mine armer spenner kobberbuen.
Bana zafer kalkanını bağışlarsın, Sağ elin destekler, Alçakgönüllülüğün yüceltir beni.Também me deste o escudo da tua salvação; a tua mão direita me sustém, e a tua clemência me engrandece.
Bana zafer kalkanını bağışlarsın, Sağ elin destekler, Alçakgönüllülüğün yüceltir beni.Tu îmi dai scutul mîntuirii Tale, dreapta Ta mă sprijineşte, şi îndurarea Ta mă face mare.
Bana zafer kalkanını bağışlarsın, Sağ elin destekler, Alçakgönüllülüğün yüceltir beni.Učí ruce mé boji, tak že lámi i lučiště ocelivé rukama svýma.
Bana zafer kalkanını bağışlarsın, Sağ elin destekler, Alçakgönüllülüğün yüceltir beni.Και εδωκας εις εμε την ασπιδα της σωτηριας σου και η δεξια σου με υπεστηριξε και η αγαθοτης σου με εμεγαλυνεν.
Bana zafer kalkanını bağışlarsın, Sağ elin destekler, Alçakgönüllülüğün yüceltir beni.Ти си ми дал и щит на избавлението Си; Твоята десница ме е поддържала И Твоята благодат ме е направила велик.
Bana zafer kalkanını bağışlarsın, Sağ elin destekler, Alçakgönüllülüğün yüceltir beni.ותתן לי מגן ישעך וימינך תסעדני וענותך תרבני׃
Bana zafer kalkanını bağışlarsın, Sağ elin destekler, Alçakgönüllülüğün yüceltir beni.وتجعل لي ترس خلاصك ويمينك تعضدني ولطفك يعظمني.
Bana zafer kalkanını bağışlarsın, Sağ elin destekler, Alçakgönüllülüğün yüceltir beni.你 把 你 的 救 恩 給 我 作 盾 牌 . 你 的 右 手 扶 持 我 . 你 的 溫 和 使 我 為 大
Bana zafer kalkanını bağışlarsın, Sağ elin destekler, Alçakgönüllülüğün yüceltir beni.你 把 你 的 救恩 給 我 作 盾牌 . 你 的 右手 扶持 我 . 你 的 溫 和 使我 為大
‹‹Başkalarının suçlarını bağışlarsanız, göksel Babanız da sizin suçlarınızı bağışlar.Bo jeźli odpuścicie ludziom upadki ich, odpuści i wam Ojciec wasz niebieski;
‹‹Başkalarının suçlarını bağışlarsanız, göksel Babanız da sizin suçlarınızı bağışlar.Dacă iertaţi oamenilor greşelile lor, şi Tatăl vostru cel ceresc vă va ierta greşelile voastre.
‹‹Başkalarının suçlarını bağışlarsanız, göksel Babanız da sizin suçlarınızı bağışlar.Denn so ihr den Menschen ihre Fehler vergebet, so wird euch euer himmlischer Vater auch vergeben,
‹‹Başkalarının suçlarını bağışlarsanız, göksel Babanız da sizin suçlarınızı bağışlar.For dersom I forlater menneskene deres overtredelser, da skal eders himmelske Fader også forlate eder;
‹‹Başkalarının suçlarını bağışlarsanız, göksel Babanız da sizin suçlarınızı bağışlar.Kajti če odpustite ljudem njih pregreške, odpusti tudi vam Oče vaš nebeški.
‹‹Başkalarının suçlarını bağışlarsanız, göksel Babanız da sizin suçlarınızı bağışlar.Kalau kalian mengampuni orang yang bersalah kepadamu, Bapamu di surga pun akan mengampuni kesalahanmu
‹‹Başkalarının suçlarını bağışlarsanız, göksel Babanız da sizin suçlarınızı bağışlar.너희가 사람의 과실을 용서하면 너희 천부께서도 너희 과실을 용서하시려니와
‹‹Başkalarının suçlarını bağışlarsanız, göksel Babanız da sizin suçlarınızı bağışlar.Lebo ak odpustíte ľuďom ich poklesky, odpustí aj vám váš nebeský Otec;
‹‹Başkalarının suçlarını bağışlarsanız, göksel Babanız da sizin suçlarınızı bağışlar.Mert ha megbocsátjátok az embereknek az õ vétkeiket, megbocsát néktek is a ti mennyei Atyátok.
‹‹Başkalarının suçlarını bağışlarsanız, göksel Babanız da sizin suçlarınızı bağışlar.Nebo budete-li odpouštěti lidem viny jejich, odpustíť i vám nebeský Otec váš.
‹‹Başkalarının suçlarını bağışlarsanız, göksel Babanız da sizin suçlarınızı bağışlar.Porque, se perdoardes aos homens as suas ofensas, também vosso Pai celestial vos perdoará a vós;
‹‹Başkalarının suçlarını bağışlarsanız, göksel Babanız da sizin suçlarınızı bağışlar.Porque si perdonáis a los hombres sus ofensas, vuestro Padre celestial también os perdonará a vosotros
‹‹Başkalarının suçlarını bağışlarsanız, göksel Babanız da sizin suçlarınızı bağışlar.Se voi infatti perdonerete agli uomini le loro colpe, il Padre vostro celeste perdonerà anche a voi
‹‹Başkalarının suçlarını bağışlarsanız, göksel Babanız da sizin suçlarınızı bağışlar.Si vous pardonnez aux hommes leurs offenses, votre Père céleste vous pardonnera aussi;
‹‹Başkalarının suçlarını bağışlarsanız, göksel Babanız da sizin suçlarınızı bağışlar.Thi forlade I Menneskene deres Overtrædelser, vil eders himmelske Fader også forlade eder;
‹‹Başkalarının suçlarını bağışlarsanız, göksel Babanız da sizin suçlarınızı bağışlar.Ty om I förlåten människorna deras försyndelser, så skall ock eder himmelske Fader förlåta eder;
‹‹Başkalarının suçlarını bağışlarsanız, göksel Babanız da sizin suçlarınızı bağışlar.Vả , nếu các ngươi tha lỗi cho người_ta , thì Cha các ngươi ở trên trời cũng sẽ tha_thứ các ngươi .
‹‹Başkalarının suçlarını bağışlarsanız, göksel Babanız da sizin suçlarınızı bağışlar.Vả, nếu các ngươi tha lỗi cho người ta, thì Cha các ngươi ở trên trời cũng sẽ tha thứ các ngươi.
‹‹Başkalarının suçlarını bağışlarsanız, göksel Babanız da sizin suçlarınızı bağışlar.Бо коли прощати мете людям провини їх, то й Отець ваш небесний прощати ме Вам.
‹‹Başkalarının suçlarını bağışlarsanız, göksel Babanız da sizin suçlarınızı bağışlar.Защото, ако вие простите на човеците съгрешенията им, то и небесният ви Отец ще прости на вас.
‹‹Başkalarının suçlarını bağışlarsanız, göksel Babanız da sizin suçlarınızı bağışlar.Ибо если вы будете прощать людям согрешения их, то простит и вам Отец ваш Небесный,
‹‹Başkalarının suçlarını bağışlarsanız, göksel Babanız da sizin suçlarınızı bağışlar.כי אם תסלחו לבני אדם את חטאתם אביכם שבשמים יסלח גם לכם׃
‹‹Başkalarının suçlarını bağışlarsanız, göksel Babanız da sizin suçlarınızı bağışlar.فانه ان غفرتم للناس زلاتهم يغفر لكم ايضا ابوكم السماوي.
‹‹Başkalarının suçlarını bağışlarsanız, göksel Babanız da sizin suçlarınızı bağışlar.你 們 饒 恕 人 的 過 犯 、 你 們 的 天 父 也 必 饒 恕 你 們 的 過 犯
‹‹Başkalarının suçlarını bağışlarsanız, göksel Babanız da sizin suçlarınızı bağışlar.你 們饒恕 人 的 過犯 、 你 們 的 天父 也 必饒恕 你 們 的 過犯
Bazen bu hediyeler mücevherler olurdu, bazense paralar, ya da bağışlar.Czsami były to klejnoty, a czasami ofiary pieniężne.
Bazen bu hediyeler mücevherler olurdu, bazense paralar, ya da bağışlar.Někdy se jednalo o šperky, jindy například o peníze.
Bazen bu hediyeler mücevherler olurdu, bazense paralar, ya da bağışlar.Parfois il s'agissait de bijoux. Parfois d'argent ou de dons.
Bazen bu hediyeler mücevherler olurdu, bazense paralar, ya da bağışlar.Soms konden dat juwelen zijn. En soms was het geld of donaties.
Bazen bu hediyeler mücevherler olurdu, bazense paralar, ya da bağışlar.Иногда - драгоценные камни. Иногда - деньги, пожертвования.
Bazen bu hediyeler mücevherler olurdu, bazense paralar, ya da bağışlar.Іноді дорогоцінності, іноді гроші, пожертвування.
Birbirleriyle etkileşim halindedirler çünkü elektronlarını bağışlarlar. -Atome, und da die Atome diese Art von gespendet Elektronen, sind sie zu ihnen hingezogen.
Birbirleriyle etkileşim halindedirler çünkü elektronlarını bağışlarlar. -왜냐하면 원자들은 이 전자들을 내 놓습니다. 전자들을 그것들에 의해 이끌립니다.
Bir davaya para bagislarsaniz, o davaya inanirsiniz.Adakozol egy célra, és érzelmileg is elkezded magadénak érezni.
Bir davaya para bagislarsaniz, o davaya inanirsiniz.Als je geld stort voor een goed doel, zul je er emotioneel betrokken bij worden.
Bir davaya para bagislarsaniz, o davaya inanirsiniz.Bạn ủng hộ tiền vì mục đích nào đó, và cảm xúc của bạn sẽ bị thu hút vào mục đích đó.
Bir davaya para bagislarsaniz, o davaya inanirsiniz.Darujte peníze na nějaké účely, a stanete se citově zapojenější do dané problematiky.
Bir davaya para bagislarsaniz, o davaya inanirsiniz.Doem dinheiro para uma causa, e ver-se-ão emocionalmente envolvidos nessa causa.
Bir davaya para bagislarsaniz, o davaya inanirsiniz.Donate soldi per una causa, e diventerete coinvolti emozionalmente in quella causa.
Bir davaya para bagislarsaniz, o davaya inanirsiniz.Donezi bani pentru o cauză, și te vei implica emoțional în acea cauză.
Bir davaya para bagislarsaniz, o davaya inanirsiniz.Kamu mendonasi ke suatu perkara, kamu akan secara emosi ikut terlibat dalam perkara itu
Bir davaya para bagislarsaniz, o davaya inanirsiniz.어떤 일에 대해서 기부를 한다면 그 일과 정서적으로 더 관여하게 되는 거죠.
Bir davaya para bagislarsaniz, o davaya inanirsiniz.Ko darujete denar za dober namen, se mu s tem tudi približate čustveno.
Bir davaya para bagislarsaniz, o davaya inanirsiniz.Lahjoitatte rahaa johonkin tarkoitukseen, ja sitoudutte tunnetasolla tähän tarkoitukseen.
Bir davaya para bagislarsaniz, o davaya inanirsiniz.Man spendet Geld für einen guten Zweck und entwickelt dadurch emotionale Anteilnahme an dem Zweck.
Bir davaya para bagislarsaniz, o davaya inanirsiniz.Ofiarowujesz pieniądze w jakiejś sprawie i stajesz się emocjonalnie związany z tą sprawą.
Bir davaya para bagislarsaniz, o davaya inanirsiniz.Om du donerar pengar till ett ändamål, så blir du känslomässigt engagerad i det ändamålet.