bağışlar ile cümle

bağışlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Enstitü ödenekleri tamamen özel bağışlardan sağlanmaktadır.La construcción fue sufragada en su totalidad mediante donaciones particulares.
Dahi yazıklarımızı (suçlarımızı) bize boşat – nice biz bağışlarız bize yaman (kötülük) edenleri.Ecco a chi è simile il popolo che taccia di menzogna i Nostri segni.
Ondan başkasını ise, dilediği kimseler için bağışlar ve mağfiret buyurur.Poi domandò loro quel che essi volevano; risposero, la mancia».
Enstitü ödenekleri tamamen özel bağışlardan sağlanmaktadır.L'organizzazione si finanzia tramite donazioni private.
Vakfın gelirleri bağışlardan ve yürüttüğü ticari faaliyetlerden sağlanır.Ciò che attrae immigranti è l'impiego possibile generato dai servizi pubblici e dal commercio.
Ölmeden önce Andrey Nataşa Rostova'yı bağışlar.Grazie a Carlotta, Roberto perdonerà Alina.
Ondan başkasını ise, dilediği kimseler için bağışlar ve mağfiret buyurur.И прощает все грехи, кроме этого, тем, кому пожелает.
Kim bağışlar ve barışı sağlarsa, onun mükâfatı Allah’a aittir.Кто скажет ему прощение, того да помилует Бог».
İdam edileceği sırada, el-Aziz Ertuğrul Gazi'yi bağışlar.Перед смертью он просит у Савелия прощения.
Dahi yazıklarımızı (suçlarımızı) bize boşat – nice biz bağışlarız bize yaman (kötülük) edenleri.А если кто из наших подвластных в том окажется преступительным, то обиженному делать подлежащее удовольствие».
Toplanan bağışlarla Narva'da satın alınan bir ev camiye dönüştürüldü.Дом, построенный общиной в Нарве на средства, полученные в качестве пожертвований, был превращён в мечеть.
Abide için gerekli tutar halkın gönüllü bağışlarıyla elde edildi.Было решено строить его на добровольные пожертвования народа.
Bağışlarından ötürü Newcatle Üniversitesi’nin tıp fakültesine ait bir binaya onun adı verildi.В знак признательности здание медицинского факультета Ньюкаслского университета было названо в её честь.
Price onu az da olsa bağışlar.Пришелец умоляет, что ему нужно немного больше времени.
Bu anıtın dikilmesi için gerekli olan 25 bin dolar ülke çapında bağışlar ile toplanmıştır.Сумма, необходимая на сооружение этого памятника (25 тысяч долларов), была собрана по всей стране.
(2009 yılında toplanan bağışlarla imam lojmanı yapılmıştır.) .(مُنح رتبة المشير فخري في عام 2009).
Kim bağışlar ve barışı sağlarsa, onun mükâfatı Allah’a aittir."الله محبّة ومن يثبت في المحبّة يثبت في الله والله فيه".
Müze koleksiyonunu hem bağışlarla hem de satın alma işlemleriyle arttırmaya devam etmiştir.ما زال المتحف مستمرا في تنمية محتوياته عن طريق الشراء والتبرعات.
Bu cemiyet, halkın bağışları ile donanmaya destek veriyordu.هذه الجمعية تدعم الأسطول عن طريق تبرعات الشعب .
Koleksiyonun çoğu yapılan bağışlardan oluşmaktadır.أتت معظم ثروتها من تحصيل الإيجارات.
Enstitü ödenekleri tamamen özel bağışlardan sağlanmaktadır.ودُفِعت تكاليف التجديدات الشاملة من التبرّعات الخاصّة.
Bağışların banka havalesi ile veya nakit verilerek yapılacağı açıklanıyordu.تتطلب هذه الحلول عقدا مع البنك أو البريد التونسي.
Çoğu, Ermeni diasporası'nın bağışlarıyla oluşturulmuş bir koleksiyonu vardır.مع ذلك، يبقى هناك مجموعة من الأدوات التي يوفرها غالبية المصححين.
Ondan başkasını ise, dilediği kimseler için bağışlar ve mağfiret buyurur.Beba de mim quem puder; lave-se quem quiser; perturbe quem ousar.
Enstitü ödenekleri tamamen özel bağışlardan sağlanmaktadır.O Instituto é inteiramente financiado por doações privadas.
Müze koleksiyonunu hem bağışlarla hem de satın alma işlemleriyle arttırmaya devam etmiştir.O museu continuou a aumentar sua coleção com doações e aquisições de grandes obras.
Bu cemiyet, halkın bağışları ile donanmaya destek veriyordu.A mesma depende de doações da população naviraiense.
Yangının ertesinde dünyanın pek çok yerinden bağışlar geldi ve şehir yeniden inşa edildi.Depois do incêndio a cidade recebeu muitas doações de todo o país, e a tarefa de construção se iniciou.
Hastanenin giderlerinin neredeyse tamamı bağışlarla karşılanmaktadır.Os arquivos são adquiridos na sua quase totalidade a partir de doações.
Toprak alımları, dünyadaki Yahudiler tarafından yapılan bağışlarla yapıldı .Foi constituída por entidades assistenciais mantidas por imigrantes judeus europeus.
Koleksiyonun çoğu yapılan bağışlardan oluşmaktadır.A maior parte do património atual provém de doações feitas nessa altura.
Robb ve Theon hepsini öldürürken Osha'nın (Natalia Tena) canını bağışlar.Robb e Theon conseguem matar todos os homens e capturam uma mulher, Osha (Natalia Tena).
Ondan başkasını ise, dilediği kimseler için bağışlar ve mağfiret buyurur.Hierdoor kan hij werken met wie hij wil, wanneer en waar hij wil.
Kasabanın yeniden inşası için dünyanın her yerinden bağışlar toplandı​​.Van overal kwam hulp om de stad te herbouwen.
Dahi yazıklarımızı (suçlarımızı) bize boşat – nice biz bağışlarız bize yaman (kötülük) edenleri.Zij zullen sidderen voor onze toorn, maar op een enkel gebaar onzerzijds zullen zij weer vrolijk zijn.
Bu gemilerin siparişi için ayrılan fon, Osmanlı halkından toplanan bağışlarla tamamlanabilmişti.Iedereen die maatschappelijk buiten de boot viel, kon op de steun van deze zusters rekenen.
2012'de, yaptığı bağışlar nedeniyle Kids' Choice Ödülleri tarafından kendisine The Big Help ödülü verildi.In 2012 presenteerde hij de Kids Choice Awards.
Enstitü ödenekleri tamamen özel bağışlardan sağlanmaktadır.De kerk werd geheel gefinancierd uit particuliere giften.
(2009 yılında toplanan bağışlarla imam lojmanı yapılmıştır.) .(Gegevens volgens een volkstelling uit 2009.)
Ondan başkasını ise, dilediği kimseler için bağışlar ve mağfiret buyurur.Oni nie obejmują niczego z Jego wiedzy, oprócz tego, co On zechce.
(2009 yılında toplanan bağışlarla imam lojmanı yapılmıştır.) .(Tutaj można przeczytać oryginalną treść przemówienia) W 2005 r.
Şartsız bağışları kabul etmek.Darowiznę możemy przyjąć bez podatku.
İnancımız ve ilmimizi bağışlarıyla beslemiş kurucularımız ve diğer velinimetlerimiz için sana şükürler olsun.Wyznaliśmy Bogu, sobie i drugiemu człowiekowi istotę naszych błędów.
Ve de yazıklarımızdan (suçlarımızdan) bizi bağışla– nasıl biz bağışlarız bize yamanlık (kötülük) edenleri.A tych, którzy za kłamstwo uznali Nasze znaki, dotknie kara za to, że szerzyli zepsucie.” (6:48, 49).
Müze koleksiyonunu hem bağışlarla hem de satın alma işlemleriyle arttırmaya devam etmiştir.Muzeum, tak jak inne, wzbogacało swoje zbiory poprzez zakupy, darowizny i depozyty.
Müze koleksiyonunu hem bağışlarla hem de satın alma işlemleriyle arttırmaya devam etmiştir.Museet har kontinuerligt utökat sina samlingar genom inköp och donationer.
Ktp., Yazma Bağışlar, Nu.Expressen. tidskrift.nu
Enstitü ödenekleri tamamen özel bağışlardan sağlanmaktadır.Projektet var helt och hållet finansierat av privata gåvor.
(2009 yılında toplanan bağışlarla imam lojmanı yapılmıştır.) .(I denna källa anges dödsåret felaktigt till 2009.)
Bu fonlar yapılan işbirlikleri, araştırmalar ve bağışlarla karşılanmaya çalışılmaktadır.Stiftelsen finansieras genom gåvor, insamlingar och sponsorsinsatser.
Fakat uyanan Grimoaldo'ya dokunmaz ve onun hayatını bağışlar.Grimoaldo blir förskräckt och vägrar fullfölja hennes önskan.
Bu bağışlar arasında 2 ton pirinç, 300 kg yumurta, 300 kg hayvan yemi de vardı.З двору треба було здати 200 штук яєць, 40 кг м'яса, інші податки.
Restorasyon, devletin yardımı ve özel bağışlarla finanse edildi.Výstavba byla financována státem a ze soukromých darů.
Ktp., Yazma Bağışlar, Nu.2.upr. a rozš. vydání.
Robb ve Theon hepsini öldürürken Osha'nın (Natalia Tena) canını bağışlar.V tom jim zabrání příchod Robba a Theona, kteří celou skupinku, kromě ženy jménem Oša (Natalia Tena), zabijí.
Kazandığı servetle derneklere bağışlar yaptı, zamanla halk kahramanı oldu.Jeho vražda dodala jeho lidem sílu zvítězit a od té doby je národním hrdinou.
Müze koleksiyonunu hem bağışlarla hem de satın alma işlemleriyle arttırmaya devam etmiştir.Tato oblast muzejní činnosti se dále rozvíjela cílenými nákupy i dary.
Bu cemiyet, halkın bağışları ile donanmaya destek veriyordu.De data aceasta el a reușit sǎ doneze vaporul pentru marina Uniunii.
PayPal, Amerikan hükümetinden gelen baskı iddialarıyla Wikileaks'in hesabını dondurarak bağışları engelledi.Ennek oka az volt, hogy a PayPal befagyasztotta a WikiLeaksnek érkező adományokat.
Restorasyon, devletin yardımı ve özel bağışlarla finanse edildi.A fesztivál finanszírozását az állami támogatások és magán szponzorálás bevételéből fizetik.

İlgili Sayfalar