bağışlar ile cümle

bağışlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Zekat Zekat olarak verilen bağışların ihtiyaç sahibi ailelere ulaştırılması projesi.Az adományokat rászoruló nagycsaládosoknak szállítják ki.
Bu felaketten kurtulanlar, bağışlarıyla mucizevi kaçışlarından ötürü kilise inşasına destek olmuşlardır.Az árvíz túlélői fogadalmi adományokkal támogatták, hogy csodálatos megmenekülésük helyszínén templom épüljön.
Müze koleksiyonunu hem bağışlarla hem de satın alma işlemleriyle arttırmaya devam etmiştir.Museo on jatkanut kokoelmansa kartuttamista sekä ostoilla että lahjoituksin.
Hastanenin giderlerinin neredeyse tamamı bağışlarla karşılanmaktadır.Lähes kaikista palveluista on maksettava.
Enstitü ödenekleri tamamen özel bağışlardan sağlanmaktadır.Puolueen toiminta on täysin lahjoitusten varassa.
Dahi yazıklarımızı (suçlarımızı) bize boşat – nice biz bağışlarız bize yaman (kötülük) edenleri.Гузаштаҳои пурифти хори мо ба ҷилва омаданду дар диёри мо, диёри мо устақил давлати тоҷикон барқарор шуд.
Müze koleksiyonunu hem bağışlarla hem de satın alma işlemleriyle arttırmaya devam etmiştir.Museet har fortsat udvidelsen af den faste samling såvel ved indkøb som ved donationer.
Koleksiyonun çoğu yapılan bağışlardan oluşmaktadır.Kebanyakan buku tua itu diperoleh dari sumbangan.
1899'dan itibaren, Carnegie bu alanların dışındaki yerlere bağışları artırmaya başladı.Từ năm 1899, Carnegie dần dần gây quỹ xây dựng các thư viện khác ngoài hai khu vực này.
Bu tür bağışlar binlerce işsiz genci beslemeye harcanmış görünmektedir.Hiện tại chúng ta lại đang chứng kiến hàng ngàn cử nhân thất nghiệp.
Koleksiyonun çoğu yapılan bağışlardan oluşmaktadır.Phần lớn nhu cầu được tạo ra bởi kinh doanh quà tặng.
"Dahi günahlarımızdan bizi bağışla– nasıl biz bağışlarız bize yaman (kötülük) edenleri."「わがの都合ばっかり言わんと、わがの事はわがでせんか(自分の都合ばっかり言わないで、自分の事は自分でしなさい)」 わがでに 自分で。
Müze koleksiyonunu hem bağışlarla hem de satın alma işlemleriyle arttırmaya devam etmiştir.美術館は寄付と購入によりコレクションを増加させ続けている。
İnancımız ve ilmimizi bağışlarıyla beslemiş kurucularımız ve diğer velinimetlerimiz için sana şükürler olsun.あなたがあなたの僕イエスを通してわたしたちに明らかにされた生命と知識について、あなたに感謝します。
(2009 yılında toplanan bağışlarla imam lojmanı yapılmıştır.) .** 2009年大会に出場したチーム。
Abide için gerekli tutar halkın gönüllü bağışlarıyla elde edildi.節約した費用はボランティアの観測者に与えた。
İdam edileceği sırada, el-Aziz Ertuğrul Gazi'yi bağışlar.仁を絶ち義を棄つれば、民は孝慈に復す。
Müze koleksiyonunu hem bağışlarla hem de satın alma işlemleriyle arttırmaya devam etmiştir.博物馆通过购买和捐赠不断扩大它的收藏品。
Ondan başkasını ise, dilediği kimseler için bağışlar ve mağfiret buyurur.己之所欲,即施於人;“己所不欲,勿施於人”。
Dahi yazıklarımızı (suçlarımızı) bize boşat – nice biz bağışlarız bize yaman (kötülük) edenleri.赦免我們的罪, 因為我們也赦免凡虧欠我們的人。
Enstitü ödenekleri tamamen özel bağışlardan sağlanmaktadır.研究所的全部經費來源都是依靠私人的捐款。
Parasını tıp çalışmaları için çeşitli kurumlara cömert bağışlarda bulunmaya harcadı.最終,他要遺棄他大部分的財產,以確保蘿絲能持續獲得醫療照顧。
Toplanan bağışlarla Narva'da satın alınan bir ev camiye dönüştürüldü.接受捐贈資金的資金在納爾瓦建造一所房子轉換成一個清真寺。
(2009 yılında toplanan bağışlarla imam lojmanı yapılmıştır.) .(獲2005年金曲獎入圍)。
Ktp., Yazma Bağışlar, Nu.寘鐇反,肆赦,始放還。
Dahi yazıklarımızı (suçlarımızı) bize boşat – nice biz bağışlarız bize yaman (kötülük) edenleri.이는 우리의 영혼이 쥐어 잡은 맹세일지니 그리고 우리는 깨닫기 위하여 용감하게 완수했도다!
Kim bağışlar ve barışı sağlarsa, onun mükâfatı Allah’a aittir.자기의 구원을 위하여 스스로 노력하는 자에게 하나님은 은혜를 베푸셔서 구원의 완성에 이른다는 것이다.
Müze koleksiyonunu hem bağışlarla hem de satın alma işlemleriyle arttırmaya devam etmiştir.המוזיאון ממשיך להגדיל את האוספים שברשותו באמצעות רכישות ותרומות.
Ktp., Yazma Bağışlar, Nu.ספרי, פרשת נשא, כ', ל"ח.
Koleksiyonun çoğu yapılan bağışlardan oluşmaktadır.Събрана е основно от дарения.
Bu fonlar yapılan işbirlikleri, araştırmalar ve bağışlarla karşılanmaya çalışılmaktadır.Tази колекция е разширена чрез покупки, дарения и депозити.
Bu tür bağışlar binlerce işsiz genci beslemeye harcanmış görünmektedir.За целта милиони селяни трябва да бъдат превърнати в работници на нищожна цена.
"Dahi günahlarımızdan bizi bağışla– nasıl biz bağışlarız bize yaman (kötülük) edenleri."I otpusti nam dlgi naše: kako i mi otpušćamo dlžnikom našim.
Toplanan bağışlarla Narva'da satın alınan bir ev camiye dönüştürüldü.Kuća koja je sagrađena od fondova donacija pretvorena je u džamiju u Narvi.
Unicef için oldukça yüklü miktarlarda bağışlarda bulundu.Na Venuši sa nachádza veľké množstvo sopiek.
Enstitü ödenekleri tamamen özel bağışlardan sağlanmaktadır.Park je financovaný z čisto súkromných zdrojov.
Ktp., Yazma Bağışlar, Nu.Oprostite, lahko, prosim, črkujete?
Ayrıca başka sebeplerden büyük sayıda bağışlar ve alımlar da oluyordu.Be to buvo gabenama daug dovanų ir išteklių.
Kasabanın yeniden inşası için dünyanın her yerinden bağışlar toplandı​​.Linn on kogu maailmast tulnud annetuste toel taastatud.
Bölüm yayınlandığı sırada bağışlar artış gösterdi.Kohe pärast video näitamist tõusis annetamise tempo.
Restorasyon, devletin yardımı ve özel bağışlarla finanse edildi.Festivali rahastatakse riiklike toetuste ja erasektori sponsorluse kaudu.
ABD'de bağışların GSYİH'ya oranı 1970'lerde ölçmeye başlandığından beri yüzde ikilerde takılıp kalmıştır.1970년대 이래로, 미국의 자선기부는 국내총생산의 2%에서 벗어나질 못하고 있습니다.
ABD'de bağışların GSYİH'ya oranı 1970'lerde ölçmeye başlandığından beri yüzde ikilerde takılıp kalmıştır.70年代の調査開始以来 GDPの2%で停滞しています これは重要な事実です
ABD'de bağışların GSYİH'ya oranı 1970'lerde ölçmeye başlandığından beri yüzde ikilerde takılıp kalmıştır.Az adományozás az USA-ban megragadt a GDP 2 százalékában, amióta elkezdtük ezt mérni a 1970-es években.
ABD'de bağışların GSYİH'ya oranı 1970'lerde ölçmeye başlandığından beri yüzde ikilerde takılıp kalmıştır.Darowizny na dobroczynność w USA utknęły na poziomie 2% PKB, od kiedy w latach 70. zaczęliśmy je mierzyć.
ABD'de bağışların GSYİH'ya oranı 1970'lerde ölçmeye başlandığından beri yüzde ikilerde takılıp kalmıştır.Donaţiile caritabile au rămas blocate în SUA
ABD'de bağışların GSYİH'ya oranı 1970'lerde ölçmeye başlandığından beri yüzde ikilerde takılıp kalmıştır.In de VS bleef het geefgedrag op 2% van het BBP steken sinds we begonnen met meten in de jaren 70.
ABD'de bağışların GSYİH'ya oranı 1970'lerde ölçmeye başlandığından beri yüzde ikilerde takılıp kalmıştır.Os donativos emperraram, nos EUA, em 2% do PIB, desde que começámos a medi-los, nos anos de 1970.
ABD'de bağışların GSYİH'ya oranı 1970'lerde ölçmeye başlandığından beri yüzde ikilerde takılıp kalmıştır.Podpora charity v USA zůstala zaseklá na 2 % HDP od 70. let, kdy jsme ji začali měřit.
ABD'de bağışların GSYİH'ya oranı 1970'lerde ölçmeye başlandığından beri yüzde ikilerde takılıp kalmıştır.Пожертвования в США застряли на уровне 2% ВВП с тех пор как мы начали измерять этот уровень в 1970-х.
ABD'de bağışların GSYİH'ya oranı 1970'lerde ölçmeye başlandığından beri yüzde ikilerde takılıp kalmıştır.התרומה לצדקה בארה"ב נשארה תקועה ב-2% מהתוצר הלאומי הגולמי מאז שהתחלנו למדוד אותה, בשנות ה-70.
ABD'de bağışların GSYİH'ya oranı 1970'lerde ölçmeye başlandığından beri yüzde ikilerde takılıp kalmıştır.الاعطاءات الخيرية بقيت عالقة في الولايات المتحدة عند 2% من GDP منذ ان بدأنا القياس عند 1970
A.B.D'deki hayırseverlerin bağışlarının sadece yüzde 6.8'i kırsala ulaşabiliyor.현재 미국에서 모아지고 있는 자선 기금의 단 6.8% 만이 시골 지역의 발전을 위해 사용되고 있습니다.
A.B.D'deki hayırseverlerin bağışlarının sadece yüzde 6.8'i kırsala ulaşabiliyor.מטיבות עם קהילות כפריות. ועם זאת 20 אחוז מהאוכלוסייה שלנו גרה שם.
A.B.D'deki hayırseverlerin bağışlarının sadece yüzde 6.8'i kırsala ulaşabiliyor.تفيد المجتمعات الريفية, مع أن 20 في المائه من سكاننا يعيشون هناك.
A.B.D'deki hayırseverlerin bağışlarının sadece yüzde 6.8'i kırsala ulaşabiliyor.農村部で暮らしているのです そして、バーティ郡は単なる農村地域ではなく、極度に貧しい地域です
Adınızı bana bağışlar mısınız?Kan du ikke sige det?
Adınızı bana bağışlar mısınız?Kan du inte berätta?
Adınızı bana bağışlar mısınız?Kertoisitteko sen?
Adınızı bana bağışlar mısınız?¿Le importa decírmelo?

İlgili Sayfalar