bağışlar ile cümle
bağışlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
"Fakat, benim bağışlarımın reklama harcanmasını istemiyorum." "ben bunun ihtiyacı olana gitmesini istiyorum."De nem akarom, hogy az adományomat reklámra költsék. Azt akarom, hogy a rászorulókhoz kerüljön."
"Fakat, benim bağışlarımın reklama harcanmasını istemiyorum." "ben bunun ihtiyacı olana gitmesini istiyorum."제 돈이 필요한 사람들에게 쓰이길 바랍니다."입니다. 마치 광고에 투자된 돈은
"Fakat, benim bağışlarımın reklama harcanmasını istemiyorum." "ben bunun ihtiyacı olana gitmesini istiyorum."Maar ik wil niet dat mijn schenking opgaat aan reclame. Dat moet naar de armen."
"Fakat, benim bağışlarımın reklama harcanmasını istemiyorum." "ben bunun ihtiyacı olana gitmesini istiyorum."Pero no quiero que mis donaciones se gasten en publicidad, las quiero para los necesitados".
"Fakat, benim bağışlarımın reklama harcanmasını istemiyorum." "ben bunun ihtiyacı olana gitmesini istiyorum."Quero que vão para os necessitados".
"Fakat, benim bağışlarımın reklama harcanmasını istemiyorum." "ben bunun ihtiyacı olana gitmesini istiyorum."Sie soll direkt an die Bedürftigen gehen."
"Fakat, benim bağışlarımın reklama harcanmasını istemiyorum." "ben bunun ihtiyacı olana gitmesini istiyorum."Tôi muốn số tiền ấy dành cho người cần nó."
"Fakat, benim bağışlarımın reklama harcanmasını istemiyorum." "ben bunun ihtiyacı olana gitmesini istiyorum."Voglio che vadano a finanziare chi ne ha bisogno."
"Fakat, benim bağışlarımın reklama harcanmasını istemiyorum." "ben bunun ihtiyacı olana gitmesini istiyorum."Vreau ca ea să meargă la cei nevoiaşi."
"Fakat, benim bağışlarımın reklama harcanmasını istemiyorum." "ben bunun ihtiyacı olana gitmesini istiyorum."Θέλω να πάει σε αυτούς που τη χρειάζονται."
"Fakat, benim bağışlarımın reklama harcanmasını istemiyorum." "ben bunun ihtiyacı olana gitmesini istiyorum."Но не искам даренията ми да бъдат харчени за реклама.
"Fakat, benim bağışlarımın reklama harcanmasını istemiyorum." "ben bunun ihtiyacı olana gitmesini istiyorum."Я хочу, чтобы их получали нуждающиеся".
"Fakat, benim bağışlarımın reklama harcanmasını istemiyorum." "ben bunun ihtiyacı olana gitmesini istiyorum."אני רוצה שהן תגענה לנזקקים." כאילו שהכסף המושקע בפרסום
"Fakat, benim bağışlarımın reklama harcanmasını istemiyorum." "ben bunun ihtiyacı olana gitmesini istiyorum."اريدها ان تذهب الى المحتاجين كما ان يكن المال المستثمر في الدعاية
"Fakat, benim bağışlarımın reklama harcanmasını istemiyorum." "ben bunun ihtiyacı olana gitmesini istiyorum."これはまるで 広告へ投資しても 貧しい人の為に 衝撃的な程の大金が集まる事なんて
Hayır kurumlarına yapılan bağışların 50% arttığını gösterdik.우리는 50퍼센트로 자선기금에 기부금을 증가하는것을 보였습니다
Hayır kurumlarına yapılan bağışların 50% arttığını gösterdik.50%増大しました また薬物投与以外の方法で
Hayır kurumlarına yapılan bağışların 50% arttığını gösterdik.Abbiamo mostrato che fa aumentare le donazioni per beneficienza del 50%.
Hayır kurumlarına yapılan bağışların 50% arttığını gösterdik.Bebizonyítottuk, hogy 50%-al növeli az adakozási kedvet.
Hayır kurumlarına yapılan bağışların 50% arttığını gösterdik.Chúng tôi cũng cho thấy rằng oxytocin làm tăng tiền quyên góp vào từ thiện thêm 50%.
Hayır kurumlarına yapılan bağışların 50% arttığını gösterdik.Demostramos que aumenta las donaciones caritativas en un 50%.
Hayır kurumlarına yapılan bağışların 50% arttığını gösterdik.Dokázali jsme že zvyšuje příspěvky na charitu o 50 procent
Hayır kurumlarına yapılan bağışların 50% arttığını gösterdik.Kami menunjukkan oksitosin meningkatkan sumbangan sebesar 50 persen.
Hayır kurumlarına yapılan bağışların 50% arttığını gösterdik.Mostrámos que aumenta os donativos para a caridade em 50 por cento.
Hayır kurumlarına yapılan bağışların 50% arttığını gösterdik.Nous avons montré qu'elle augmentait les dons aux organismes caritatifs de 50 pour cent.
Hayır kurumlarına yapılan bağışların 50% arttığını gösterdik.Totesimme, että se lisää lahjoitusten määrää hyväntekeväisyyteen 50 prosentilla.
Hayır kurumlarına yapılan bağışların 50% arttığını gösterdik.Ukázali sme, že zvyšuje dary na charitu o 50 percent.
Hayır kurumlarına yapılan bağışların 50% arttığını gösterdik.Vi viste at det forhøjede donationer til velgørenhed med 50 procent.
Hayır kurumlarına yapılan bağışların 50% arttığını gösterdik.We toonden dat het schenkingen aan goede doelen verhoogt met 50 procent.
Hayır kurumlarına yapılan bağışların 50% arttığını gösterdik.Wir zeigten, dass es die Spendenbereitschaft um 50 Prozent erhöht.
Hayır kurumlarına yapılan bağışların 50% arttığını gösterdik.Δείξαμε πως αυξάνει τις φιλανθρωπικές δωρεές κατά 50%.
Hayır kurumlarına yapılan bağışların 50% arttığını gösterdik.Ми показали, що завдяки оксицотину пожертвування на благочинність зростають на 50 відсотків.
Hayır kurumlarına yapılan bağışların 50% arttığını gösterdik.Мы показали, что окситоцин увеличивает благотворительные пожертвования на 50 процентов.
Hayır kurumlarına yapılan bağışların 50% arttığını gösterdik.Показахме, че увеличава даренията за благотворителност с 50%.
Hayır kurumlarına yapılan bağışların 50% arttığını gösterdik.הראנו שהיא מגדילה תרומות לצדקה ב-50 אחוז.
Hayır kurumlarına yapılan bağışların 50% arttığını gösterdik.وجدنا زيادة في نسبة التبرع لأعمال الخير بنسبة 50%
Hepsi bağışlarınız sayesinde mümkün oldu残りの2つのエピソードをもって、このシーズンを終わらせたいと思っています。
Herşeyi böyle kafana göre nasıl bağışlarsın?Bagaimana kamu hanya mendonasikan semua seperti keinginanmu?
Herşeyi böyle kafana göre nasıl bağışlarsın?Come puoi donare tutto a tuo piacimento?
Herşeyi böyle kafana göre nasıl bağışlarsın?Comment peux-tu tout donner, comme tu le souhaites ?
Herşeyi böyle kafana göre nasıl bağışlarsın?Cum poti sa donezi tot dupa cum doresti?
Herşeyi böyle kafana göre nasıl bağışlarsın?Jak mogłeś podarować wszystko wedle własnego widzimisie?
Herşeyi böyle kafana göre nasıl bağışlarsın?Wie kann man nur alles nach Wunsch spenden ?
Herşeyi böyle kafana göre nasıl bağışlarsın?Πως μπορείς να κάνεις δωρεά τα πάντα με το έτσι θέλω;
Herşeyi böyle kafana göre nasıl bağışlarsın?Почему ты решил все раздать?
Herşeyi böyle kafana göre nasıl bağışlarsın?كيف امكنك ان تعطي كل شيئ كما تتمنى ؟
Hikaye yayınlandığında, isimsiz bağışlar yağmaya başladı.Als die Geschichte veröffentlicht wurde, strömten unaufgefordert Spenden herein.
Hikaye yayınlandığında, isimsiz bağışlar yağmaya başladı.Amikor a sztorit publikálták, váratlanul adományok érkeztek.
Hikaye yayınlandığında, isimsiz bağışlar yağmaya başladı.Când povestea a fost publicată, au primit donaţii spontane.
Hikaye yayınlandığında, isimsiz bağışlar yağmaya başladı.Cuando la historia fue publicada, llovieron donaciones espontáneas.
Hikaye yayınlandığında, isimsiz bağışlar yağmaya başladı.이야기가 알려지게 되자, 요청하지도 않은 기부금이 쇄도했습니다.
Hikaye yayınlandığında, isimsiz bağışlar yağmaya başladı.Kun kertomukseni julkaistiin, lahjoituksia alkoi virrata pyytämättä.
Hikaye yayınlandığında, isimsiz bağışlar yağmaya başladı.Po publikacji tych zdjęć przyszły spontaniczne darowizny.
Hikaye yayınlandığında, isimsiz bağışlar yağmaya başladı.Quand l'histoire a été publiée, des donations non sollicitées ont afflué.
Hikaye yayınlandığında, isimsiz bağışlar yağmaya başladı.Quando foi publicada a história, choveram donativos espontâneos.
Hikaye yayınlandığında, isimsiz bağışlar yağmaya başladı.Quando la storia fu pubblicata, cominciarono ad arrivare donazioni spontanee.
Hikaye yayınlandığında, isimsiz bağışlar yağmaya başladı.Toen het verhaal verscheen, stroomden ongevraagd donaties binnen.
Hikaye yayınlandığında, isimsiz bağışlar yağmaya başladı.Когато историята беше публикувана, доброволни дарения се изсипаха.
Hikaye yayınlandığında, isimsiz bağışlar yağmaya başladı.После того как история была опубликована, поступили добровольные пожертвования.
Hikaye yayınlandığında, isimsiz bağışlar yağmaya başladı.כשהכתבה פורסמה, הגיע זרם של תרומות.