Ana içeriğe geç
Sözlük

bağışlama ile cümle

bağışlama kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Bay Gomez hatam için beni bağışlamadı.Mr Gomez didn't excuse me for my mistake.
Kendinizi bağışlamanızın faydası yok.It is no use excusing yourself.
Bugün kan bağışlamaya gittim.I went to donate blood today.
Tom para bağışlamak istiyor.Tom wants to donate money.
Sen hiç öldükten sonra organlarını bağışlamayı düşündün mü?Have you ever thought about donating your organs after you die?
Öldükten sonra hiç organlarınızı bağışlamayı düşündünüz mü?Have you ever thought about donating your organs after you die?
Öldükten sonra organlarını bağışlamayı hiç düşündün mü?Have you ever thought about donating your organs after you die?
Daha fazla insanın zamanını ve parasını bağışlamasına acil bir ihtiyaç vardır.There is an urgent need for more people to donate their time and money.
Bunu bağışlamak istediğinizden emin misiniz?Are you sure that you want to give this away?
Tom'un biraz para bağışlaması için uğraşıyorum.I've been trying to get Tom to donate some money.
Tom bir şey bağışlamadı.Tom didn't give anything away.
Tom'u biraz para bağışlaması için ikna edebildim.I've managed to persuade Tom to donate some money.
Sanırım Tom'u biraz para bağışlaması için ikna ettim.I think I've persuaded Tom to donate some money.
Tom Mary'ye biraz para bağışlamak için istekli olup olmayacağını sordu.Tom asked Mary if she would be willing to donate some money.
Sen hiçbir zaman kimseye bir şey bağışlamazsın.You never donate anything to anybody.
Para bağışlamak istiyorsun, değil mi?You want to donate money, don't you?
Para bağışlamak istiyorsunuz, değil mi?You want to donate money, don't you?
Para bağışlamak istiyor.He wants to donate money.
O para bağışlamak istiyor.She wants to donate money.
Biz para bağışlamak istiyoruz.We want to donate money.
Onlar para bağışlamak istiyorlar.They want to donate money.
Tom bana Mary'yi biraz para bağışlaması için ikna etmenin kolay olacağını söyledi.Tom told me it would be easy to persuade Mary to donate some money.
Tom cesedini tıp bilimine bağışlamaya karar verdi.Tom's decided to donate his body to medical science.
Tom biraz para bağışlamak için istekli olabilir.Tom might be willing to donate some money.
Biraz para bağışlaması için Tom'u ikna edebileceğimden eminim.I'm sure I can persuade Tom to donate some money.
Tom Mary'yi biraz para bağışlamaya ikna etti.Tom talked Mary into donating some money.
Sana yapılan şey yaptığını bağışlamaz.What was done to you doesn't excuse what you did.
Hepsini öldür. Kimsenin canını bağışlama.Kill them all. Spare no one.
Tom bunu yaptığım için beni asla bağışlamayacak.Tom will never forgive me for doing that.
Tom'u para bağışlamaya ikna edebildin mi?Were you able to persuade Tom to donate money?
Tom para bağışlamak istedi.Tom wanted to donate money.
Tom, Tanrı'dan kendisini bağışlamasını istedi.Tom asked God to forgive him.
Tanrı'dan günahlarımı bağışlamasını diliyorum.I ask God to forgive me for my sins.
Bağışlamak için özür beklemene gerek yok.You don't have to wait for an apology in order to forgive.
Tanrı bunu bağışlamaz. Onun yargısından kaçış yoktur.God won't forgive it. There's no way to escape his judgment.
Ve eğer hastalığım geri dönerse, beni bağışlamalısın.And if my disease returns, you would forgive me.
Dizi setlerinde çalışırken para bağışlamaktan fazlasını yapamıyordum çünkü fazla zamanım olmuyordu.I couldn't do much more than just donate money when I was on because there wasn't time.
Bu arazileri almak, satmak veya bağışlamak mümkündü.Apartments could be purchased, furnished, or sold.
Siz birbirinizi bağışlasanız bile ben bağışlamam!Regardless, both of them still don't forgive each other.
Sperm bağışlamak sizi baba yapmaz.Actually, the Despot did not father any children.
Bugünkü konuşmadan elde edeceğim ücreti bağışlamaya hazırım.I'm prepared to donate my honorarium for today's talk for this mission.
Ve herkesi iyiliklerini bağışlamaya davet ediyoruz.And we want to encourage everyone to pledge their act of kindness.
Almanya'da eğer organlarınızı bağışlamak istiyorsanız --And in Germany, if you would like to donate your organs --
"Organlarımı bağışlamak istiyorum" yazan bir kutucuğu işaretliyorsunuz."I would like to donate my organs."
Organlarınızı bağışlamak isteyip istemediğinize karar vereceksiniz.You will decide whether you want to donate your organs or not.
Prensesin tüm varlığını halka bağışlama meselesini... ...görmezden geleceğim.Regarding the donation or general usage of your total assets, I'll look the other way.
Belediyenin, o binayı bizim kullanmamız için bağışlamasını sağlayabiliriz.We would be able to provide 250 new beds--
"Tanrı'dan beni bağışlamasını dileyeceğim ve O'nun ışığı benim aracılığımla onları aydınlatacaktır."I will ask God for forgiveness and His light will shine through me to them.
Sakın bana... ...mal varlığını bağışlama konusunda rahatsız olduğunu söyleme.Don't tell me... you're bothered about whether to return those assets?
Ben de servetimi bağışlamam o halde.I won't do it too, return the assets or whatever.
Bilmiyor olabilirsin ama... ...mal varlığımı bağışlamak için belgeleri imzalamaya çok hevesliyim.You may not know it, but I'm really keen to sign those documents to return the assets.
Ablam bu sefer de bağışlamanı istediMy sister asked you to spare me one more time
Ve senden beni bağışlamanı istediğim zaman duamı duyAnd hear my prayer when I ask You to
Birleşik Devletler'de birşey bağışlamak sizi o kadar etkilemez, değil mi?In the United States, it doesn't cost you to give something away. Right?
Benim. Bağışlamaya karar veren kim?How can anyone give away what's mine?
Fakat merhamet mümkündür ve bağışlama mümkündür.But compassion is possible and forgiveness is possible.
Bağışlamak Allah'ın kararıdır.Forgiveness is a decision for Allah.
Hastane ise kan bağışlama kampanyalarında 8 adet 4 litrelik kan toplamayı umuyordu.The hospital was hoping to collect a total of 8 gallons of blood from the drive.
Sonra, onu bağışlamam için yalvararak canına kıydı.She committed suicide begging me for forgiveness
Yani, özellikkle ben bugün aldığım hediyelerin bazısını bağışlamak istiyorum.So, specially I would like to donate some of the presents I received today.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod