baç ile cümle

baç kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
O, bacaklarının kontrolünü kaybetti.He lost control of his legs.
Sırtında ve bacaklarında şiddetli ağrı hissetti.He felt severe pain in his back and legs.
Booth sahne zeminine çarptığında bacağını kırdı.Booth broke his leg when he hit the stage floor.
O, uzun kol ve bacaklarıyla, çok uzun boylu ve inceydi.He was very tall and thin, with long arms and legs.
Birçok insan kollarını ya da bacaklarını kaybetmiş.Many had lost their arms or legs.
Dört bacak iyi, iki bacak kötü.Four legs good, two legs bad.
Bacaklarım acıyor çünkü bugün çok yürüdüm.My legs hurt because I walked a lot today.
Sanırım bacayı temizlememin zamanıdır.I think it's time for me to clean the chimney.
Arabaki herkes arabadan çıkmak ve bacaklarını germek istediğini söyledi.Everybody in the car said they wanted to get out and stretch their legs.
Keşke bacağım bu kadar çok acımasa.I wish my leg didn't hurt so much.
O kazada sağ bacağım yaralandı.My right leg was injured in that accident.
Onun sıska bir sakalı bozuk bir bacağı var.He has a scraggly beard and a bum leg.
O bacağını kırdığında acıdan bağırıyordu.When he broke his leg he was screaming out in pain.
Tom yanlışlıkla kendini bacağından vurdu.Tom shot himself in the leg accidentally.
Tom futbol oynarken bacağını incitti.Tom hurt his leg while playing football.
Tom'un sağ bacağında bir çürük vardı.Tom has a bruise on his right leg.
Tom'un sadece bir bacağı vardı.Tom had only one leg.
Tom düştü ve bacağını incitti.Tom fell and hurt his leg.
Tom paslı bir pala ile Mary'nin bacağını kesti.Tom hacked Mary's leg off with a rusty machete.
Bir köpek onun bacağını ısırdı.A dog bit her leg.
Burada kısa süre dinlenelim. Bacaklarım yorgun ve ben daha fazla yürüyemiyorum.Let's take a short rest here. My legs are tired and I can't walk any more.
Bir kaza geçirdi ve bacağını kırdı.He had an accident and fractured his leg.
Bazı erkekler bacaklarını tıraş ederler.Some men shave their legs.
Bacaklarım kurşun gibi ağır.My legs are as heavy as lead.
Tom bacağını incitti ve neredeyse yürüyemiyor.Tom hurt his leg and can barely walk.
Tom bacağını incitti ve zar zor yürüyebiliyor.Tom hurt his leg and can barely walk.
Tom'un tek bacağı üzerinde durma sorunu var.Tom has trouble standing on one leg.
Tom'un bacağı birkaç haftadır alçıda.Tom has had his leg in a cast for a few weeks now.
Tom'un bacağında kötü bir kesiği var.Tom has a nasty cut on his leg.
Tom bacağından vuruldu.Tom got shot in the leg.
Tom'un üzerinde duracağı bir bacağı yok.Tom doesn't have a leg to stand on.
Tom kesinlikle bacaları temizleyerek iyi bir iş yapar.Tom certainly does a good job cleaning chimneys.
Tom bacağını kırdı.Tom broke his leg.
Sanırım bacağımı kırdım.I think I broke my leg.
Bu kadar uzağa yürüyebildiği için, o güçlü bacaklara sahip olmalı.Since he was able to walk so far, he must have strong legs.
Bacağım uyuştu, bu yüzden ne yaparsan yap, şimdi bacağıma dokunma.My leg's gone to sleep, so whatever you do, don't touch my leg now.
Bacağım uyuşmuş. Hemen kalkabileceğimi sanmıyorum.My leg's gone to sleep, so I don't think I can stand up right away.
O sol bacağından ameliyat oldu.He has had surgery on his left leg.
Bacaklarım zayıftır.My legs are weak.
Tom bacağının kırık olduğunu düşünüyor.Tom thinks his leg is broken.
İki bacaklı bir eşek general olabilir ve bir eşek kalabilir.A two-legged donkey can become general and remain a donkey.
Ben de bacchanalia'ya katılmak istiyorum!I want to take part in the bacchanalia too!
Tom'un sıska bacakları var.Tom has skinny legs.
Tom kürdan bacaklı.Tom has skinny legs.
Tom'un bacağında bir kramp var.Tom had a cramp in his leg.
Uzun kolları ve bacakları olan, çok uzun boylu ve ince idi.He was very tall and slim, with long arms and legs.
Onun sağ bacağına bir top çarptı.A ball hit her right leg.
Bacağım iyileştikten sonra tekrar gezinebileceğim.After my leg heals, I'll be able to move around again.
Sadece senin bacağını çekti. Bu bir şaka.She just pulled your leg. It's a joke.
O, kırık bacağını tedavi etti.She treated his broken leg.
Onun güzel bacakları var.She has nice legs.
Sandalye çok yüksekti ve kendimi havada asılı bacaklarım ile buldum.The chair was too high, and I found myself with my legs hanging in the air.
Bu ahtapotun daha az bacakları olmasını ister misin?Do you want this octopus to have fewer legs?
Bazı kadınlar bacaklarını tıraş etmezler.Some women don't shave their legs.
En hızlı atın bile sadece dört bacağı vardır.Even the fastest horse only has four legs.
Duman bacadan boşaldı.Smoke poured out of the chimney.
Yeni bir masa alacaktım ama kocam kırık bacağı onardı.I was going to buy a new table, but my husband fixed the broken leg.
Her iki bacağımı kırdığım dan beri koltuk değneği kullanıyorum.I'm on crutches since I broke both my legs.
Alice çok güzel bacaklara sahip.Alice has stunning legs.
Mary'nin güzel bacakları var.Mary has nice legs.
İlgili Sayfalar