baç ile cümle
baç kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Bacağı onun tenis turnuvasına katılmasını engelleyecek.His leg will prevent him from participating in a tennis tournament.
Bacaklarım günden güne daha da iyileşiyor.My legs are getting better day by day.
Onun kötü bacağı yarışı kazanmasını engelledi.His bad leg prevented him from winning the race.
Uzun yürüyüşten sonra bacaklarım ağrıdı.My legs ached after the long walk.
O düştü ve bacağını incitti.He fell and hurt his leg.
Herkes onun savaşta bacağını kaybettiğini biliyor.Everybody knows that he lost his leg in the war.
Bacağı bir timsah tarafından ısırıldı.His leg was bitten by a crocodile.
Onun uzun bacakları vardır.He has long legs.
Onun yaralı bacağı tekrar kanamaya başladı.His wounded leg began to bleed again.
Kayak yaparken bacağını kırdı.He broke his leg skiing.
Kanepeye oturdu ve bacak bacak üstüne attı.He sat on the bench and crossed his legs.
Bacağındaki kemiklerden birini kırdı.He broke one of the bones in his leg.
Bacakları ayrık durdu.He stood with his legs wide apart.
O bugünün Bach'ıdır.He's the Bach of today.
Sol bacağından ameliyat oldu.He had an operation on his left leg.
O, bacakları onu taşıyabildiği kadar hızlı koştu.He ran as fast as his legs could carry him.
Bir şeyin bacağından yukarı çıktığını hissetti.He felt something crawl up his leg.
O, bacağını kırdığında üç ay koltuk değnekleri kullanmak zorunda kaldı.When he broke his leg, he had to use crutches for 3 months.
Bacak bacak üstüne atmış şekilde orada oturdu.He sat there with his legs crossed.
Bacak bacak üstüne atarak sessizce oturdu.He sat silently with his legs crossed.
Buzun üstünde düştü ve bacağını incitti.He fell down on the ice and hurt his leg.
Onun dikkatsizliği ona kırık bir bacağa mal oldu.His carelessness cost him a broken leg.
Bir beyzbol maçında bacağını kırdı.He broke his leg in the baseball game.
O bacakları sarkık bir şekilde bir sandalyeye oturdu.He sat on a chair with his legs dangling.
Onlar tutuklunun kollarını ve bacaklarını bağladılar.They bound the prisoner's arms and legs.
Onun kırık bacağı henüz iyileşmedi.Her broken leg has not healed yet.
O, sağ bacağındaki ağrıya rağmen okula gitti.She went to school in spite of the pain in her right leg.
Onun uzun kolları ve bacakları var.She has long arms and legs.
Bacağındaki ağrıya rağmen o, okula gitti.She went to school in spite of the pain in her leg.
O bir atışla bacağından yaralandı.She was wounded by a shot in the leg.
Düştü ve sol bacağını kırdı.She fell down and broke her left leg.
Onun kırık bacağını tedavi etti.She treated him for a broken leg.
O, her iki bacağından felçlidir.She is paralyzed in both legs.
Maalesef, o, kazada bacağını kırdı.Unfortunately, he got his leg broken in the accident.
Babam bacaklarını kanepeye uzattı.Dad extended his legs on the sofa.
Bacın nasıl?How's your sister?
Kız kardeşimin uzun bacakları var.My sister has long legs.
Ertesi gün bacaklarım acıyordu.I had sore legs the next day.
Heriki bacağımdada morluklar var.I got bruises on both legs.
Çitin üzerinde bacağımı salladım.I swung my leg over the fence.
O, Bach çalar.She plays Bach.
Onlar benim bacılarım.They are my sisters.
Bir bacım var.I have one sister.
Noel günü, Tom'un sağ bacağı hâlâ alçılıydı.On Christmas Day, Tom's right leg was still in a cast.
Bacağım o köpek tarafından ısırıldı.My leg was bitten by that dog.
Onun bacakları uzun.His legs are long.
Molada bacaklarımı germek için kalktım.During the intermission I got up to stretch my legs.
Bu müzik Bach tarafından bestelendi.This music was composed by Bach.
O benim bacım.She's my sister.
Bir kalamarın on bacağı vardır.A squid has ten legs.
Çok seksi bacakların var.You have very sexy legs.
Bacağım ağrıyor.My leg is aching.
Baca gibi sigara içer, balık gibi içki içer.He smokes like a chimney and drinks like a fish.
Baca gibi sigara, sünger gibi de içki içer.He smokes like a chimney and drinks like a fish.
Tom bacağında bir ağrıyla karşılaştı.Tom experienced a pain in his leg.
Tom'un bacağı iyileşiyor.Tom's leg is healing.
Onun bacakları uzundur.Her legs are long.
Yatakta kaldığı yedi ay boyunca bacak kasları köreldi.The muscles in his legs had atrophied during the seven months he was bedridden.
Bir bisiklete binerken iki bacağımı da kırdım.I broke both my legs riding a bicycle.
Eşi, bir baca gibi sigara içiyor.Her husband smokes like a chimney.
İlgili Sayfalar