bıraktım ile cümle

bıraktım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ben de bu yüzden işi bıraktım.Ik hing mijn muis aan de wilgen.
Ben de bu yüzden işi bıraktım.그래서 저는 마우스를 내려 놓았습니다.
Ben de bu yüzden işi bıraktım.И мне пришлось "отбросить мышку".
Ben de bu yüzden işi bıraktım.כך שהייתי צריך לתלות את העכבר שלי
Ben de bu yüzden işi bıraktım.لذا كان علي التوقف
Ben de onları inatçı yürekleriyle baş başa bıraktım, Bildikleri gibi yaşasınlar diye.(80:13) потому Я оставил их упорству сердца их, пусть ходят по своим помыслам.
Ben de onları inatçı yürekleriyle baş başa bıraktım, Bildikleri gibi yaşasınlar diye.(81:13) Alors je les ai livrés aux penchants de leur coeur, Et ils ont suivi leurs propres conseils.
Ben de onları inatçı yürekleriyle baş başa bıraktım, Bildikleri gibi yaşasınlar diye.Ale lud mój nie usłuchał głosu mego, a Izrael nie przestał na mnie.
Ben de onları inatçı yürekleriyle baş başa bıraktım, Bildikleri gibi yaşasınlar diye.Ale môj ľud neposlúchol môjho hlasu, a Izrael sa mi nechcel poddať.
Ben de onları inatçı yürekleriyle baş başa bıraktım, Bildikleri gibi yaşasınlar diye.Ale neuposlechl lid můj hlasu mého, a Izrael nepřestal na mně,
Ben de onları inatçı yürekleriyle baş başa bıraktım, Bildikleri gibi yaşasınlar diye.Atunci i-am lăsat în voia pornirilor inimii lor, şi au urmat sfaturile lor.
Ben de onları inatçı yürekleriyle baş başa bıraktım, Bildikleri gibi yaşasınlar diye.Da lod jeg dem fare i deres Stivsind, de vandrede efter deres egne Råd.
Ben de onları inatçı yürekleriyle baş başa bıraktım, Bildikleri gibi yaşasınlar diye.De nem hallgatott népem az én szómra, és Izráel nem engedelmeskedett nékem.
Ben de onları inatçı yürekleriyle baş başa bıraktım, Bildikleri gibi yaşasınlar diye.그러므로 내가 그 마음의 강퍅한대로 버려두어 그 임의대로 행케하였도다
Ben de onları inatçı yürekleriyle baş başa bıraktım, Bildikleri gibi yaşasınlar diye.Ma il mio popolo non ha ascoltato la mia voce, Israele non mi ha obbedito
Ben de onları inatçı yürekleriyle baş başa bıraktım, Bildikleri gibi yaşasınlar diye.Men mitt folk hørte ikke min røst, og Israel vilde ikke lyde mig.
Ben de onları inatçı yürekleriyle baş başa bıraktım, Bildikleri gibi yaşasınlar diye.Men mitt folk ville ej höra min röst, och Israel var mig icke till viljes.
Ben de onları inatçı yürekleriyle baş başa bıraktım, Bildikleri gibi yaşasınlar diye.Mijn volk heeft echter niet naar Mij geluisterd; de Israëlieten kwamen tegen Mij in opstand.
Ben de onları inatçı yürekleriyle baş başa bıraktım, Bildikleri gibi yaşasınlar diye.Mutta minun kansani ei kuullut minun ääntäni, eikä Israel noudattanut minun mieltäni.
Ben de onları inatçı yürekleriyle baş başa bıraktım, Bildikleri gibi yaşasınlar diye.Pelo que eu os entreguei � obstinação dos seus corações, para que andassem segundo os seus próprios conselhos.
Ben de onları inatçı yürekleriyle baş başa bıraktım, Bildikleri gibi yaşasınlar diye.Por eso los entregué a la dureza de su corazón, y caminaron según sus propios consejos
Ben de onları inatçı yürekleriyle baş başa bıraktım, Bildikleri gibi yaşasınlar diye.Sebab itu Aku membiarkan mereka berkeras kepala; biarlah mereka mengikuti kemauan mereka sendiri
Ben de onları inatçı yürekleriyle baş başa bıraktım, Bildikleri gibi yaşasınlar diye.So habe ich sie gelassen in ihres Herzens Dünkel, daß sie wandeln nach ihrem Rat.
Ben de onları inatçı yürekleriyle baş başa bıraktım, Bildikleri gibi yaşasınlar diye.Vì vậy, ta buông chúng nó đi theo sự cứng lòng chúng nó, Ðể chúng nó đi theo mưu kế riêng chúng nó.
Ben de onları inatçı yürekleriyle baş başa bıraktım, Bildikleri gibi yaşasınlar diye.Vì_vậy , ta buông chúng_nó đi theo sự cứng lòng chúng_nó , Ðể chúng_nó đi theo mưu_kế riêng chúng_nó .
Ben de onları inatçı yürekleriyle baş başa bıraktım, Bildikleri gibi yaşasınlar diye.Zatorej sem jih pustil, naj hodijo po srca svojega zakrknjenosti, in hodili so po krivih naklepih svojih.
Ben de onları inatçı yürekleriyle baş başa bıraktım, Bildikleri gibi yaşasınlar diye.Δια τουτο παρεδωκα αυτους εις τας επιθυμιας της καρδιας αυτων και περιεπατησαν εν ταις βουλαις αυτων.
Ben de onları inatçı yürekleriyle baş başa bıraktım, Bildikleri gibi yaşasınlar diye.Затова ги оставих да вървят по упорството на сърцето си, За да ходят по своите си намерения.
Ben de onları inatçı yürekleriyle baş başa bıraktım, Bildikleri gibi yaşasınlar diye.ואשלחהו בשרירות לבם ילכו במועצותיהם׃
Ben de onları inatçı yürekleriyle baş başa bıraktım, Bildikleri gibi yaşasınlar diye.‎فسلمتهم الى قساوة قلوبهم. ليسلكوا في مؤامرات انفسهم‎.
Ben de onları inatçı yürekleriyle baş başa bıraktım, Bildikleri gibi yaşasınlar diye.我 便 任 憑 他 們 心 裡 剛 硬 、 隨 自 己 的 計 謀 而 行
Ben de onları inatçı yürekleriyle baş başa bıraktım, Bildikleri gibi yaşasınlar diye.我 便 任憑 他 們心裡剛 硬 、 隨自己 的 計謀 而行
Ben... ...oğlumu Hokkaido'da bıraktım.Anch'io... ho abbandonato mio figlio a Hokkaido.
Ben... ...oğlumu Hokkaido'da bıraktım.Eu... Abandonei o meu filho em Hokkaido.
Ben... ...oğlumu Hokkaido'da bıraktım.Eu... ... mi-am abandonat fiul în Hokkaido.
Ben... ...oğlumu Hokkaido'da bıraktım.Ik... verliet mijn zoon in Hokkaido.
Ben... ...oğlumu Hokkaido'da bıraktım.Jaz sem v Hokkaidu zapustila svojega sina.
Ben... ...oğlumu Hokkaido'da bıraktım.Moi-même... J'ai abandonné mon fils à Hokkaido.
Ben... ...oğlumu Hokkaido'da bıraktım.Yo... abandoné a mi hijo en Hokkaido.
Ben... ...oğlumu Hokkaido'da bıraktım.Εγώ... παράτησα το γιο μου στο Hokkaido.
Ben... ...oğlumu Hokkaido'da bıraktım.Я ведь... бросила своего сына на Хоккайдо.
Ben... ...oğlumu Hokkaido'da bıraktım...أنا هجرت ابني في هوكايدو
Ben yeterince uzun bıraktım. Eğer tutması - iyi!난 충분히 그들을 그만 뒀어요. 당신이 이뤄져있다면 - 물론!
Ben yeterince uzun bıraktım. Eğer tutması - iyi!لقد تركت لهم طويلة بما فيه الكفاية. إذا كنت won't -- حسنا!
Ben yeterince uzun bıraktım. Eğer tutması - iyi!しかし、あなたは意志 - 。しなければならない"ここで見て、"ミスターマーベルは言った。
Ben yeterince uzun bıraktım.Eu deixei-os o tempo suficiente.
Ben yeterince uzun bıraktım.Hagytam nekik elég hosszú.
Ben yeterince uzun bıraktım.He dejado el tiempo suficiente.
Ben yeterince uzun bıraktım.Ich habe sie links lang genug.
Ben yeterince uzun bıraktım.Ik heb liet ze lang genoeg.
Ben yeterince uzun bıraktım.Jag har lämnat dem tillräckligt länge.
Ben yeterince uzun bıraktım.Je les ai laissé assez longtemps.
Ben yeterince uzun bıraktım.Le-am lăsat destul de mult.
Ben yeterince uzun bıraktım.Li ho lasciati abbastanza a lungo.
Ben yeterince uzun bıraktım.Nechal jsem je dost dlouho.
Ben yeterince uzun bıraktım.Nechal som ich dosť dlho.
Ben yeterince uzun bıraktım.Olen jätti heidät tarpeeksi kauan.
Ben yeterince uzun bıraktım.Saya telah meninggalkan mereka cukup lama.
Ben yeterince uzun bıraktım.Sem jih pustila dovolj dolgo.
Ben yeterince uzun bıraktım.Tôi đã để lại cho họ đủ dài.

İlgili Sayfalar