bıraktık ile cümle

bıraktık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
İhtiyacı olan bilgileri yükleyip çöle bıraktık.Το κάναμε με τέτοιο τρόπο ώστε το αυτοκίνητο να μάθει από εμάς, και το αφήσαμε ελέυθερο στην έρημο.
İhtiyacı olan bilgileri yükleyip çöle bıraktık.Ми дали йому змогу вчитись від нас і запустили у вільну подорож пересічною місцевістю.
İhtiyacı olan bilgileri yükleyip çöle bıraktık.Направихме я да се учи от нас, и я пуснахме в пустинята.
İhtiyacı olan bilgileri yükleyip çöle bıraktık.Сделали её обучающейся от нас и отправили в свободное плавание по пустыне.
İhtiyacı olan bilgileri yükleyip çöle bıraktık.אפשרנו לה ללמוד מאיתנו, ושחררנו אותה לחופשי במדבר.
İhtiyacı olan bilgileri yükleyip çöle bıraktık.وجعلنها تُحاكي أفعالنا ومن ثم اطلقناها في الصحراء
İhtiyacı olan bilgileri yükleyip çöle bıraktık.令距向我地學習 同時自由係沙漠中奔馳。
İhtiyacı olan bilgileri yükleyip çöle bıraktık.砂漠に放ちました そして信じがたいことを実現しました
İkincil kopyalacıyı kutusundan serbest bıraktık, ve şimdi onu kutusuna geri koyamıyoruz.C'est nous qui avons laissé sortir le second réplicateur de la boite, et nous ne pouvons l'y remettre.
İkincil kopyalacıyı kutusundan serbest bıraktık, ve şimdi onu kutusuna geri koyamıyoruz.우리는 판도라의 상자에서 두번째 복제자를 꺼냈고, 그걸 다시 돌려넣을 수 없습니다.
İkincil kopyalacıyı kutusundan serbest bıraktık, ve şimdi onu kutusuna geri koyamıyoruz.Mi vagyunk azok akik kiengedték a második replikátort a dobozból, és nem tudjuk visszanyomni.
İkincil kopyalacıyı kutusundan serbest bıraktık, ve şimdi onu kutusuna geri koyamıyoruz.Noi suntem cei care au eliberat replicatorul al 2-lea din cutia lui, şi nu-l putem pune înapoi.
İkincil kopyalacıyı kutusundan serbest bıraktık, ve şimdi onu kutusuna geri koyamıyoruz.Nosotros somos quienes dejamos salir al segundo replicador de su caja, y no podemos regresarlo.
İkincil kopyalacıyı kutusundan serbest bıraktık, ve şimdi onu kutusuna geri koyamıyoruz.Siamo quelli che hanno lasciato uscire dal vaso il secondo replicatore, e non possiamo ricacciarcelo dentro.
İkincil kopyalacıyı kutusundan serbest bıraktık, ve şimdi onu kutusuna geri koyamıyoruz.To my jsme vypustili druhý replikátor ven z jeho skříňky, a zpátky už ho zatlačit nedokážeme.
İkincil kopyalacıyı kutusundan serbest bıraktık, ve şimdi onu kutusuna geri koyamıyoruz.To my pozwoliliśmy drugiemu replikatorowi wydostać się z puszki i nie potrafimy go wepchnąć z powrotem.
İkincil kopyalacıyı kutusundan serbest bıraktık, ve şimdi onu kutusuna geri koyamıyoruz.Wij hebben de tweede replicator uit de doos laten ontsnappen, en kunnen hem niet meer tegenhouden.
İkincil kopyalacıyı kutusundan serbest bıraktık, ve şimdi onu kutusuna geri koyamıyoruz.Wir sind die jenigen, die den 2ten Replikator aus der Kiste ließen und wir können es nicht rückgängig machen..
İkincil kopyalacıyı kutusundan serbest bıraktık, ve şimdi onu kutusuna geri koyamıyoruz.Ние сме тези, които пуснаха втория репликатор от кутията му, и не можем да го натикаме пак вътре.
İkincil kopyalacıyı kutusundan serbest bıraktık, ve şimdi onu kutusuna geri koyamıyoruz.Это мы выпустили на свободу второй репликатор, а обратно в ящик мы его уже не загоним.
İkincil kopyalacıyı kutusundan serbest bıraktık, ve şimdi onu kutusuna geri koyamıyoruz.אנחנו מי ששיחררו מכלאו את המשכפל השני, ואיננו יכולים להחזירו לשם.
İkincil kopyalacıyı kutusundan serbest bıraktık, ve şimdi onu kutusuna geri koyamıyoruz.نحن الذين أخرجنا المكرر أو (معيد التخليق) خارج صندوقه ولا نستطيع إعادته مرة أخرى
İkincil kopyalacıyı kutusundan serbest bıraktık, ve şimdi onu kutusuna geri koyamıyoruz.もう戻すことが出来ないのです その結果は私達の周り中に見られます
İlginç olan ise, hayvanları kendi başlarına bıraktıktan üç hafta sonrasında tekrar teste sokmuşlar.재미있었던 것은 그 뒤에 쥐를 내버려뒀다가 3주가 지난 뒤 쥐를 다시 스캔했습니다.
İlginç olan ise, hayvanları kendi başlarına bıraktıktan üç hafta sonrasında tekrar teste sokmuşlar.3週間後に再び調べてみたところ 扁桃体の肥大した部分はそのままでした
İlginç olan ise, hayvanları kendi başlarına bıraktıktan üç hafta sonrasında tekrar teste sokmuşlar.Anschließend ließ man die Tiere allein und testete sie drei Wochen später wieder.
İlginç olan ise, hayvanları kendi başlarına bıraktıktan üç hafta sonrasında tekrar teste sokmuşlar.Au lăsat animalele în pace 3 săptămâni după care le-au testat din nou.
İlginç olan ise, hayvanları kendi başlarına bıraktıktan üç hafta sonrasında tekrar teste sokmuşlar.In zanimivo je, da so jih potem pustili pri miru in jih tri tedne kasneje spet testirali.
İlginç olan ise, hayvanları kendi başlarına bıraktıktan üç hafta sonrasında tekrar teste sokmuşlar.Kiinnostavaa oli, että kun he jättivät eläimet rauhaan, ja kolme viikkoa myöhemmin testasivat ne uudelleen.
İlginç olan ise, hayvanları kendi başlarına bıraktıktan üç hafta sonrasında tekrar teste sokmuşlar.Zajímavé bylo, že poté nechali krysy odpočívat a za tři týdny je znovu otestovali.
İlginç olan ise, hayvanları kendi başlarına bıraktıktan üç hafta sonrasında tekrar teste sokmuşlar.מה שהיה מעניין הוא שאז הם עזבו את החיות לנפשן, ושלושה שבועות מאוחר יותר הם שבו ובדקו אותן שוב.
İlginç olan ise, hayvanları kendi başlarına bıraktıktan üç hafta sonrasında tekrar teste sokmuşlar.الشئ الغريب أنهم حين أعادوا الفئران لنظامها السابق وتركوها ثلاثة أسابيع ثم أعادوا القياس
İnsanların öldükten sonra arkalarında bıraktıklarıyla büyüleniyor olmam.É sobre isso que quero falar.
İnsanların öldükten sonra arkalarında bıraktıklarıyla büyüleniyor olmam.단지 제가 사람들이 죽을 때 남기는 유산에 매료되었다는 것입니다.
İnsanların öldükten sonra arkalarında bıraktıklarıyla büyüleniyor olmam.Oikeastaan haluan puhua siitä, kuinka minua kiehtoo se perintö, jonka ihmiset jättävät jälkeensä kuoltuaan.
İnsanların öldükten sonra arkalarında bıraktıklarıyla büyüleniyor olmam.Saya kagum dengan warisan yang ditinggalkan orang ketika mereka meninggal.
İnsanların öldükten sonra arkalarında bıraktıklarıyla büyüleniyor olmam.מרתקת אותי המורשת שאנשים משאירים כשהם מתים.
İnsanların öldükten sonra arkalarında bıraktıklarıyla büyüleniyor olmam.أنا مفتونة بالتركة التي يخلفها الناس بعد موتهم
İnsanların öldükten sonra arkalarında bıraktıklarıyla büyüleniyor olmam.それが私の話したい事です
İşte h. h'yi tek başına bıraktık.Agora vamos ver qual é o custo do material, o custo total do material, qual vai ser.
İşte h. h'yi tek başına bıraktık. Bunu yapabilmemizin nedeni, bize kabın hacminin verilmiş olması. --2 đó là h chúng ta vứa giải nó chúng ta giải đuợc bởi vì họ đưa ta điều kiện ràng buộc cho thể tích của hộp
İşte h. h'yi tek başına bıraktık.Das ist h. Wir haben gerade gelöst, dass.
İşte h. h'yi tek başına bıraktık.To jest h. Po prostu to rozwiązaliśmy.
İşte h. h'yi tek başına bıraktık.Y aun mas, puedo decir que, como un funcion de x es igual a que?
İşte h. h'yi tek başına bıraktık.ذلك h علينا ان نجد ذلك
Kasırgaya tutulan gemi rüzgara karşı gidemeyince, kendimizi sürüklenmeye bıraktık.A gdy był okręt porwany, a nie mógł się oprzeć wiatrowi, puściwszy się płynęliśmy.
Kasırgaya tutulan gemi rüzgara karşı gidemeyince, kendimizi sürüklenmeye bıraktık.A když lodí zachvácena byla a nemohla odolati proti větru, pustivše ji po větru, tak jsme se vezli.
Kasırgaya tutulan gemi rüzgara karşı gidemeyince, kendimizi sürüklenmeye bıraktık.A keď bola loď zachvátená a nemohla čeliť vetru, popustili sme a nieslo nás.
Kasırgaya tutulan gemi rüzgara karşı gidemeyince, kendimizi sürüklenmeye bıraktık.Corabia a fost luată de el, fără să poată lupta împotriva vîntului, şi ne-am lăsat duşi în voia lui.
Kasırgaya tutulan gemi rüzgara karşı gidemeyince, kendimizi sürüklenmeye bıraktık.Då skeppet av denna rycktes med och icke kunde hållas upp mot vinden, gåvo vi efter och läto det driva.
Kasırgaya tutulan gemi rüzgara karşı gidemeyince, kendimizi sürüklenmeye bıraktık.da skibet blev grepet av den og ikke kunde holde sig op mot vinden, gav vi det op og lot oss drive.
Kasırgaya tutulan gemi rüzgara karşı gidemeyince, kendimizi sürüklenmeye bıraktık.e, sendo arrebatado o navio e não podendo navegar contra o vento, cedemos � sua força e nos deixávamos levar.
Kasırgaya tutulan gemi rüzgara karşı gidemeyince, kendimizi sürüklenmeye bıraktık.배가 밀려 바람을 맞추어 갈 수 없어 가는 대로 두고 쫓겨 가다가
Kasırgaya tutulan gemi rüzgara karşı gidemeyince, kendimizi sürüklenmeye bıraktık.Ko je pa zgrabilo ladjo in se ni mogla vetru upirati, smo jo izročili valovom, in nosili so nas.
Kasırgaya tutulan gemi rüzgara karşı gidemeyince, kendimizi sürüklenmeye bıraktık.kor pedig a hajó elragadtatott, és nem bírt a széllel szembe menni, nekieresztvén [azt,] vitetünk vala tova.
Kasırgaya tutulan gemi rüzgara karşı gidemeyince, kendimizi sürüklenmeye bıraktık.Kun laiva ryöstäytyi sen mukaan eikä voinut nousta tuuleen, jätimme sen valtoihinsa ja jouduimme tuuliajolle.
Kasırgaya tutulan gemi rüzgara karşı gidemeyince, kendimizi sürüklenmeye bıraktık.Le navire fut entraîné, sans pouvoir lutter contre le vent, et nous nous laissâmes aller à la dérive.
Kasırgaya tutulan gemi rüzgara karşı gidemeyince, kendimizi sürüklenmeye bıraktık.Og da Skibet reves med og ikke kunde holde op imod Vinden, opgave vi det og lode os drive.
Kasırgaya tutulan gemi rüzgara karşı gidemeyince, kendimizi sürüklenmeye bıraktık.Tàu đã phải bạt đi , chống lại gió chẳng nổi , nên chúng_ta để mặc cho theo chiều gió .
Kasırgaya tutulan gemi rüzgara karşı gidemeyince, kendimizi sürüklenmeye bıraktık.Tàu đã phải bạt đi, chống lại gió chẳng nổi, nên chúng ta để mặc cho theo chiều gió.

İlgili Sayfalar