bıraktık ile cümle
bıraktık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Arkalarında bıraktıkları parçaları geri alabilir ve daha gerçek ve tam hale gelebilirler.그들이 버린 그 부분들을 다시 되찾는 것을 할수 있습니다. 그리고 그렇게 함으로써, 자신들도 더 진실해지고 스스로를 완성할 수 있게 되기를 원합니다.
Arkalarında bıraktıkları parçaları geri alabilir ve daha gerçek ve tam hale gelebilirler.Làm vậy họ sẽ là phiên bản hoàn chỉnh của chính họ.
Arkalarında bıraktıkları parçaları geri alabilir ve daha gerçek ve tam hale gelebilirler.Och genom att göra detta, bli en ärligare och mer fullständig version av sig själva.
Artı 4, artı 4, sağ tarafta sadece b'yi bıraktık. b eşittir...Alors, plus 4, plus 4, il nous reste, du côté droit, il reste seulement un b. b est égal à..
Artı 4, artı 4, sağ tarafta sadece b'yi bıraktık. b eşittir...Assim além de 4 mais 4, somos deixados com, do lado direito, resta apenas um 'b'. 'b' é igual a...
Artı 4, artı 4, sağ tarafta sadece b'yi bıraktık. b eşittir...이제 우변에 b만 남았습니다 b는 이제 다음의 값과 같습니다
Artı 4, artı 4, sağ tarafta sadece b'yi bıraktık. b eşittir...På højre side står der kun b tilbage. .'b' er lige med...
Artı 4, artı 4, sağ tarafta sadece b'yi bıraktık. b eşittir...Tedy plus 4, pak získáme na pravé straně jenom "b". "B" je rovno...
Avrupalı sömürgecilerin kendilerine bıraktıkları sınırların arkasında.유럽식민국이 그어 놓은 국경때문입니다.
Avrupalı sömürgecilerin kendilerine bıraktıkları sınırların arkasında.בגבולות שהושארו מאחור על-ידי כובשים ארופאיים.
Avrupalı sömürgecilerin kendilerine bıraktıkları sınırların arkasında.معا على الحدود التي تركتها المعسكرات الأوروبية .
Avrupalı sömürgecilerin kendilerine bıraktıkları sınırların arkasında.この地域で国境を別に考えることはできるのでしょうか
Bana öyle geliyor ki, kötüyü geride bıraktık.Creio que o pior já passou.
Bana öyle geliyor ki, kötüyü geride bıraktık.Gouverneur: "Het lijkt mij dat het ergste voorbij is."
Bana öyle geliyor ki, kötüyü geride bıraktık.Gouverneur: "Mir scheint, das Schlimmste ist vorbei."
Bana öyle geliyor ki, kötüyü geride bıraktık.Guvernér: Zdá se mi, že to nejhorší máme za sebou.
Bana öyle geliyor ki, kötüyü geride bıraktık.Me parece que lo peor ha pasado.
Bana öyle geliyor ki, kötüyü geride bıraktık.Mi sembra che il peggio sia passato.
Bana öyle geliyor ki, kötüyü geride bıraktık.Mi se pare că ce-a fost mai rău a trecut.
Bana öyle geliyor ki, kötüyü geride bıraktık.Nekem úgy tűnik, hogy a nehezén már túlvagyunk."
Bana öyle geliyor ki, kötüyü geride bıraktık.Wydaje mi się, że najgorsze minęło.
Bana öyle geliyor ki, kötüyü geride bıraktık.Κυβερνήτης: Μου φαίνεται πως τα χειρότερα πέρασαν.
Bana öyle geliyor ki, kötüyü geride bıraktık.Управител: Мисля, че най-лошото свърши.
Besmele'yi bıraktıkları içindir.لأنهم تركوا بسم الله . إذا قالوا البسملة
Bir şey yapamadığımız için bununla ilgilenmeyi bıraktık.Dejamos de pensar en ello porque no podíamos hacer nada al respecto.
Bir şey yapamadığımız için bununla ilgilenmeyi bıraktık.Lykkäsimme asiaa, koska voineet sille mitään.
Bir şey yapamadığımız için bununla ilgilenmeyi bıraktık.Não lidámos com o problema porque não havia nada que pudéssemos fazer.
Bir şey yapamadığımız için bununla ilgilenmeyi bıraktık.Non abbiamo affrontato il problema, perché non potevamo farci nulla.
Bir şey yapamadığımız için bununla ilgilenmeyi bıraktık.Odsunęliśmy problem na potem, bo nic nie mogliśmy zrobić.
Bir şey yapamadığımız için bununla ilgilenmeyi bıraktık.Vi struntade i problemet- -för att vi inte kunde göra nåt åt det.
Bir şey yapamadığımız için bununla ilgilenmeyi bıraktık.Vi udskød problemet, - - fordi vi ikke kunne gøre noget ved det.
Bir şey yapamadığımız için bununla ilgilenmeyi bıraktık.Δεν αντιμετωπίσαμε το πρόβλημα γιατί δεν μπορούσαμε να κάνουμε κάτι.
Bir şey yapamadığımız için bununla ilgilenmeyi bıraktık.Мы не стали заниматься этой проблемой, потому что ничем не могли помочь.
Bu gazete kağıdı ve gazete kağıdının üzerinde duran şablonlar. Bunları güneş altında bir süre bıraktık.Šablone in liste smo razporedili po časopisnem papirju in vse skupaj pustili na soncu.
Bunları güneş altında bir süre bıraktık.Chúng tôi để phơi dưới nắng.
Bunları güneş altında bir süre bıraktık.Dat laten we in de zon liggen.
Bunları güneş altında bir süre bıraktık.Hagyjuk a napon heverni.
Bunları güneş altında bir süre bıraktık.Kami menjemurnya di bawah matahari.
Bunları güneş altında bir süre bıraktık.우리는 신문용지와 스텐실을 태양아래 놓습니다.
Bunları güneş altında bir süre bıraktık.L-am lasat la soare.
Bunları güneş altında bir süre bıraktık.Li lasciammo esposti al sole.
Bunları güneş altında bir süre bıraktık.Lo dejamos al sol.
Bunları güneş altında bir süre bıraktık.Nechali jsme ho na slunci.
Bunları güneş altında bir süre bıraktık.Nechali sme to všetko na slnku.
Bunları güneş altında bir süre bıraktık.Nós deixamos aquilo ficar ao sol.
Bunları güneş altında bir süre bıraktık.Nous le laissons au soleil.
Bunları güneş altında bir süre bıraktık.Pozwalamy im leżeć na słońcu.
Bunları güneş altında bir süre bıraktık.Wir haben die in der Sonne liegen lassen.
Bunları güneş altında bir süre bıraktık.Το αφήσαμε να μείνει στον ήλιο.
Bunları güneş altında bir süre bıraktık.Ми залишили все на сонці.
Bunları güneş altında bir süre bıraktık.Мы оставили все на солнце.
Bunları güneş altında bir süre bıraktık.Оставихме го на слънчева светлина.
Bunları güneş altında bir süre bıraktık.נתנו לזה לשכב בשמש.
Bunları güneş altında bir süre bıraktık.تركناها ملقاة تحت الشمس
Bunları güneş altında bir süre bıraktık.皆さんどなたもよくご存知のように、新聞印刷用紙は太陽の下ではかなり黄色に変色します
Bu yüzden motion capture kullanmayı bıraktık.Aşa că am renunţat la captarea mişcării.
Bu yüzden motion capture kullanmayı bıraktık.Así que abandonamos la captura de movimiento.
Bu yüzden motion capture kullanmayı bıraktık.C'est pourquoi nous n'avons plus utilisé cette technologie.
Bu yüzden motion capture kullanmayı bıraktık.Dlatego też porzuciliśmy motion capture.
Bu yüzden motion capture kullanmayı bıraktık.Dus geen motion capture.