bıraktık ile cümle
bıraktık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Onlar uzun zaman önce işi bıraktıklarını söylediler.Мне сказали, что эта фирма давно уже закрыта.
Sonra aynı dönemde, bilirsiniz ki Afrikalı çiftçileri kendi şeylerini yapmaya bıraktık adeta.A potom v rovnakom čase, viete, sme tak akosi ponechali afrických farmárov, aby si poradili sami.
Sonra aynı dönemde, bilirsiniz ki Afrikalı çiftçileri kendi şeylerini yapmaya bıraktık adeta.A ve stejné době, jsme dali africkým farmářům pokoj a nechali je dělat si své.
Sonra aynı dönemde, bilirsiniz ki Afrikalı çiftçileri kendi şeylerini yapmaya bıraktık adeta.En tegelijkertijd hebben we, weet je, we hebben de Afrikaanse boeren een beetje hun eigen ding laten doen.
Sonra aynı dönemde, bilirsiniz ki Afrikalı çiftçileri kendi şeylerini yapmaya bıraktık adeta.És ugyanezen időszakban, tudják, magukra hagytuk az afrikai földműveseket, hogy tegyenek belátásuk szerint.
Sonra aynı dönemde, bilirsiniz ki Afrikalı çiftçileri kendi şeylerini yapmaya bıraktık adeta.Et pendant la même période, on a un peu laissé les agriculteurs africains faire leur truc de leur côté.
Sonra aynı dönemde, bilirsiniz ki Afrikalı çiftçileri kendi şeylerini yapmaya bıraktık adeta.그리고 같은 기간 동안, 우리는 아프리카 농부들이 그들 자신의 것을 하도록 그냥 내버려두어왔습니다.
Sonra aynı dönemde, bilirsiniz ki Afrikalı çiftçileri kendi şeylerini yapmaya bıraktık adeta.Nello stesso periodo è come se avessimo lasciato gli agricoltori africani a fare le loro cose.
Sonra aynı dönemde, bilirsiniz ki Afrikalı çiftçileri kendi şeylerini yapmaya bıraktık adeta.No mesmo período de tempo, deixámos os agricultores africanos fazer as coisas à sua maneira.
Sonra aynı dönemde, bilirsiniz ki Afrikalı çiftçileri kendi şeylerini yapmaya bıraktık adeta.Și tot în aceeași perioadă, i-am cam lăsat pe fermierii africani să se descurce singuri.
Sonra aynı dönemde, bilirsiniz ki Afrikalı çiftçileri kendi şeylerini yapmaya bıraktık adeta.Und gleichzeitig haben wir, wissen Sie, die afrikanischen Bauern ihr eigenes kleines Ding machen lassen.
Sonra aynı dönemde, bilirsiniz ki Afrikalı çiftçileri kendi şeylerini yapmaya bıraktık adeta.Và cùng lúc đó, chúng ta đã để cho những nông dân ở Phi Châu tự lực cánh sinh.
Sonra aynı dönemde, bilirsiniz ki Afrikalı çiftçileri kendi şeylerini yapmaya bıraktık adeta.W tym samym czasie w Afryce nic się nie zmieniło.
Sonra aynı dönemde, bilirsiniz ki Afrikalı çiftçileri kendi şeylerini yapmaya bıraktık adeta.Y entonces en el mismo período, como que hemos dejado a los agricultores de África hacer lo propio.
Sonra aynı dönemde, bilirsiniz ki Afrikalı çiftçileri kendi şeylerini yapmaya bıraktık adeta.И в этот же период мы, можно сказать, оставили африканских земледельцев один на один с их проблемами.
Sonra aynı dönemde, bilirsiniz ki Afrikalı çiftçileri kendi şeylerini yapmaya bıraktık adeta.През същия този период някак сме оставили африканските фермери на самотек.
Sonra aynı dönemde, bilirsiniz ki Afrikalı çiftçileri kendi şeylerini yapmaya bıraktık adeta.ובאותו זמן, די השארנו את החקלאים האפריקאיים להסתדר בעצמם.
Sonra aynı dönemde, bilirsiniz ki Afrikalı çiftçileri kendi şeylerini yapmaya bıraktık adeta.وفي نفس ذلك الوقت تم ترك النظام الزراعي في افريقيا على حاله
Sonra aynı dönemde, bilirsiniz ki Afrikalı çiftçileri kendi şeylerini yapmaya bıraktık adeta.米国農業従事者には自由にさせてきました 不幸にも生産される物が私達の食料となります
Son üç yıl içinde 100'den fazla Kral kobra yakaladık ve onları yakınlardaki ormanlara geri bıraktık.지금 우리는 지난 3년 동안 100마리가 넘는 코브라를 잡아서, 근처의 숲으로 이동시켜 보냈습니다.
Son üç yıl içinde 100'den fazla Kral kobra yakaladık ve onları yakınlardaki ormanlara geri bıraktık.Abbiamo catturato più di 100 Cobra Reali negli ultimi tre anni, e li abbiamo liberati nelle foreste vicine.
Son üç yıl içinde 100'den fazla Kral kobra yakaladık ve onları yakınlardaki ormanlara geri bıraktık.Am prins peste 100 de cobre regale în ultimii trei ani, și le-am eliberat în pădurile din apropiere.
Son üç yıl içinde 100'den fazla Kral kobra yakaladık ve onları yakınlardaki ormanlara geri bıraktık.Több mint száz királykobrát fogtunk el az elmúlt három év során, majd közeli erdőkbe helyeztük át őket.
Son üç yıl içinde 100'den fazla Kral kobra yakaladık ve onları yakınlardaki ormanlara geri bıraktık.Và chúng tôi đã bắt hơn 100 con hổ mang chúa. trong hơn 3 năm qua, và thả chúng vào những khu rừng lân cận.
Son üç yıl içinde 100'den fazla Kral kobra yakaladık ve onları yakınlardaki ormanlara geri bıraktık.W ciągu ostatnich trzech lat schwytaliśmy ponad sto kobr. Przenieśliśmy je do pobliskich lasów.
Son üç yıl içinde 100'den fazla Kral kobra yakaladık ve onları yakınlardaki ormanlara geri bıraktık.За последние три года мы поймали и переместили в близлежащие леса более ста королевских кобр.
Son üç yıl içinde 100'den fazla Kral kobra yakaladık ve onları yakınlardaki ormanlara geri bıraktık.Хванали сме повече от 100 кралски кобри през последните три години и сме ги преместили в близките гори.
Son üç yıl içinde 100'den fazla Kral kobra yakaladık ve onları yakınlardaki ormanlara geri bıraktık.אנחנו לכדו למעלה ממאה קוברות מלכותיות במהלך שלושת השנים האחרונות, ואז אנחנו מעבירים אותם ליערות סמוכים.
Son üç yıl içinde 100'den fazla Kral kobra yakaladık ve onları yakınlardaki ormanlara geri bıraktık.وتم قبض اكثر من 100 منها في الثلاث سنوات الأخيرة وتم اطلاق سراحهم في الغابة
Son üç yıl içinde 100'den fazla Kral kobra yakaladık ve onları yakınlardaki ormanlara geri bıraktık.キングコブラを捕獲しては 森の近くに放してきました しかしこの生物の真の秘密を知るには
Titan'ın atmosferine bıraktık.Abbiamo lanciato una sonda nell'atmosfera di Titano.
Titan'ın atmosferine bıraktık.Am lansat o sondă în atmosfera lui Titan.
Titan'ın atmosferine bıraktık.A Titán légkörébe küldtünk egy robotot.
Titan'ın atmosferine bıraktık.Chúng tôi đã thả một tàu thăm dò vào bầu khí quyển của Titan.
Titan'ın atmosferine bıraktık.타이탄의 대기권에 탐사선을 떨어뜨렸죠.
Titan'ın atmosferine bıraktık.La dejamos caer en la atmósfera de Titán.
Titan'ın atmosferine bıraktık.On a lâché une sonde dans l'atmosphère de Titan.
Titan'ın atmosferine bıraktık.Prosto w atmosferę Tytana.
Titan'ın atmosferine bıraktık.Vyslali jsme průzkumnou sondu do atmosféry Titanu.
Titan'ın atmosferine bıraktık.We lieten een sonde neer in de atmosfeer van Titan.
Titan'ın atmosferine bıraktık.Wir haben die Sonde in die Atmosphäre des Titan abgeworfen.
Titan'ın atmosferine bıraktık.Мы бросали его в атмосферу Титана.
Titan'ın atmosferine bıraktık.Пуснахме проба в атмосферата и на Титан.
Titan'ın atmosferine bıraktık.לאטמוספרה של טיטאן.
Titan'ın atmosferine bıraktık.تم إنزال المجس في الغلاف الجوي لـ "تايتان"
Titan'ın atmosferine bıraktık.降下中に撮影した地形の写真です
Tohumları nereya bıraktıklarını hatırlıyorlar.Chúng nhớ rõ nơi cất giấu những hạt này.
Tohumları nereya bıraktıklarını hatırlıyorlar.Dan burung ini cerdas.
Tohumları nereya bıraktıklarını hatırlıyorlar.Ils se souviennent d'où sont toutes ces graines.
Tohumları nereya bıraktıklarını hatırlıyorlar.Îşi amintesc unde sunt seminţele.
Tohumları nereya bıraktıklarını hatırlıyorlar.Lembram-se de onde estão todas essas sementes.
Tohumları nereya bıraktıklarını hatırlıyorlar.Pamätajú si, kde všetky tie semiačka nechali.
Tohumları nereya bıraktıklarını hatırlıyorlar.Pamatují si, kam semínka uschovali.
Tohumları nereya bıraktıklarını hatırlıyorlar.Recuerdan dónde están todas esas semillas.
Tohumları nereya bıraktıklarını hatırlıyorlar.Sie erinnern sich, wo all diese Samen vergraben sind.
Tohumları nereya bıraktıklarını hatırlıyorlar.Si ricordano dove sono tutti quei semi.
Tohumları nereya bıraktıklarını hatırlıyorlar.Ze weten waar alle zaden zijn.
Tohumları nereya bıraktıklarını hatırlıyorlar.Θυμούνται πού είναι οι σπόροι.
Tohumları nereya bıraktıklarını hatırlıyorlar.Вони пам'ятають, де залишили насіння.
Tohumları nereya bıraktıklarını hatırlıyorlar.Они помнят, где именно оставляли семена.