bıraktık ile cümle
bıraktık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Tohumları nereya bıraktıklarını hatırlıyorlar.Они помнят, где именно оставляли семена.
Toplantı katılımcıları, masalarında yarım bıraktıkları işe ne zaman devam edebileceklerini bilmemektedirler.A résztvevők nem tudják mikor mehetnek vissza a dolgukhoz amit félbehagytak.
Toplantı katılımcıları, masalarında yarım bıraktıkları işe ne zaman devam edebileceklerini bilmemektedirler.Deltagerne ved ikke, hvornår de kommer tilbage til opgaven de efterlod på deres skrivebord.
Toplantı katılımcıları, masalarında yarım bıraktıkları işe ne zaman devam edebileceklerini bilmemektedirler.I partecipanti alle riunioni non sanno quando torneranno a lavorare alla scrivania.
Toplantı katılımcıları, masalarında yarım bıraktıkları işe ne zaman devam edebileceklerini bilmemektedirler.미팅에 참여한 사람들은 자기들이 책상 위에 두고온 업무로 돌아가게 될 것을 모릅니다.
Toplantı katılımcıları, masalarında yarım bıraktıkları işe ne zaman devam edebileceklerini bilmemektedirler.Les participants aux réunions ne savent pas quand ils pourront retourner à ce qu'ils ont laissé à leur bureau.
Toplantı katılımcıları, masalarında yarım bıraktıkları işe ne zaman devam edebileceklerini bilmemektedirler.Los asistentes a las reuniones no saben cuándo volverán a la tarea que dejaron en su escritorio.
Toplantı katılımcıları, masalarında yarım bıraktıkları işe ne zaman devam edebileceklerini bilmemektedirler.Mensen in vergaderingen weten niet wanneer ze naar het werk terug kunnen dat ze achterlieten op hun bureau.
Toplantı katılımcıları, masalarında yarım bıraktıkları işe ne zaman devam edebileceklerini bilmemektedirler.Người tham gia các cuộc họp không biết khi nào họ được quay lại với công việc mà họ đang bỏ dở.
Toplantı katılımcıları, masalarında yarım bıraktıkları işe ne zaman devam edebileceklerini bilmemektedirler.Prezentii la sedinte nu stiu cand se vor intoarce la treburile pe care le-au lasat la birou.
Toplantı katılımcıları, masalarında yarım bıraktıkları işe ne zaman devam edebileceklerini bilmemektedirler.Quem vai a reuniões não sabe quando é que volta à tarefa que deixaram na sua secretária.
Toplantı katılımcıları, masalarında yarım bıraktıkları işe ne zaman devam edebileceklerini bilmemektedirler.Účastníci schůze nevědí, kdy se dostanou zpět k úkolu, na kterém pracovali předtím.
Toplantı katılımcıları, masalarında yarım bıraktıkları işe ne zaman devam edebileceklerini bilmemektedirler.Uczestniczący w zebraniach nie wiedzą, kiedy będą mogli powrócić do zadań, które zostawili na swoich biurkach.
Toplantı katılımcıları, masalarında yarım bıraktıkları işe ne zaman devam edebileceklerini bilmemektedirler.Присъстващите не знаят кога ще могат да си продължат текущите задачи които са започнали вече.
Toplantı katılımcıları, masalarında yarım bıraktıkları işe ne zaman devam edebileceklerini bilmemektedirler.Учасники нарад не знають, коли вони повернуться до завдань, над якими працювали за своїм столом.
Toplantı katılımcıları, masalarında yarım bıraktıkları işe ne zaman devam edebileceklerini bilmemektedirler.Участники встреч не знают, когда им удастся вернуться к работе, от которой они отрываются.
Toplantı katılımcıları, masalarında yarım bıraktıkları işe ne zaman devam edebileceklerini bilmemektedirler.המשתתפים בישיבות לא יודעים מתי יוכלו לחזור למטלה אותה השאירו על שולחנם.
Toplantı katılımcıları, masalarında yarım bıraktıkları işe ne zaman devam edebileceklerini bilmemektedirler.حاضرو الإجتماع لا يعلمون متى سيرجعون إلى المهمة التي تركوها خلفهم في المكتب.
Toplantı katılımcıları, masalarında yarım bıraktıkları işe ne zaman devam edebileceklerini bilmemektedirler.仕事に戻れるか知りません それは良くないですよね
Toprağı işlemeyi bıraktık ki, havaya sera etkisi yapan gazların karışmasını engelleyebilelim.Am oprit aratul, astfel încât să prevenim gazele de seră de a pătrunde în aer.
Toprağı işlemeyi bıraktık ki, havaya sera etkisi yapan gazların karışmasını engelleyebilelim.Chúng tôi ngưng hẳn việc cày bừa cốt là để ngăn khí nhà kính thoát ra ngoài không khí.
Toprağı işlemeyi bıraktık ki, havaya sera etkisi yapan gazların karışmasını engelleyebilelim.Dejamos de labrar para impedir el ingreso de gases de efecto invernadero al aire.
Toprağı işlemeyi bıraktık ki, havaya sera etkisi yapan gazların karışmasını engelleyebilelim.Kami berhenti membajak untuk mencegah gas rumah kaca terlepas ke udara.
Toprağı işlemeyi bıraktık ki, havaya sera etkisi yapan gazların karışmasını engelleyebilelim.우리는 온실기체가 공기중으로 나오는 것을 막기 위해서, 경작을 그만두었습니다.
Toprağı işlemeyi bıraktık ki, havaya sera etkisi yapan gazların karışmasını engelleyebilelim.Nie uprawialiśmy ziemi, żeby nie tworzyć gazów cieplarnianych.
Toprağı işlemeyi bıraktık ki, havaya sera etkisi yapan gazların karışmasını engelleyebilelim.Nous avons arrêté de labourer, pour éviter que les gaz à effet de serre ne se répandent dans l'air.
Toprağı işlemeyi bıraktık ki, havaya sera etkisi yapan gazların karışmasını engelleyebilelim.Přestali jsme obdělávat půdu, abychom zabránili skleníkovým plynům pronikat do vzduchu.
Toprağı işlemeyi bıraktık ki, havaya sera etkisi yapan gazların karışmasını engelleyebilelim.Smettemmo di arare, per evitare la fuoriuscita dei gas serra.
Toprağı işlemeyi bıraktık ki, havaya sera etkisi yapan gazların karışmasını engelleyebilelim.We stopte met ploegen, zodat we zouden voorkomen dat er broeikasgassen in onze lucht kwamen.
Toprağı işlemeyi bıraktık ki, havaya sera etkisi yapan gazların karışmasını engelleyebilelim.Wir hörten auf, den Boden zu bestellen, damit keine Treibhausgase in die Luft gelangten.
Toprağı işlemeyi bıraktık ki, havaya sera etkisi yapan gazların karışmasını engelleyebilelim.Мы прекратили вспахивать, потому что так мы могли предотвратить попадание парниковых газов в воздух.
Toprağı işlemeyi bıraktık ki, havaya sera etkisi yapan gazların karışmasını engelleyebilelim.Спряхме да орем, така че да попречим на парниковите газове да отидат във въздуха.
Toprağı işlemeyi bıraktık ki, havaya sera etkisi yapan gazların karışmasını engelleyebilelim.הפסקנו לחרוש, על מנת למנוע מגזי חממה להיכנס לאויר.
Toprağı işlemeyi bıraktık ki, havaya sera etkisi yapan gazların karışmasını engelleyebilelim.توقفنا عن الحرث ، حتى نتمكن من منع غازات الاحتباس الحراري من الوصول إلى الجو.
Toprağı işlemeyi bıraktık ki, havaya sera etkisi yapan gazların karışmasını engelleyebilelim.それでも酸素は二酸化炭素が増えるより
Vali: Bana öyle geliyor ki, kötüyü geride bıraktık.["2012' (2009)"] الحاكم: يبدو لي أن الأسوأ قد انتهى.
Vali: Bana öyle geliyor ki, kötüyü geride bıraktık.CGによる破壊
Vali: Bana öyle geliyor ki, kötüyü geride bıraktık."J'ai l'impression que le pire est passé."
Vali: Bana öyle geliyor ki, kötüyü geride bıraktık.주지사: 최악의 상황은 끝난 것으로 보입니다.
Vali: Bana öyle geliyor ki, kötüyü geride bıraktık.Thống Đốc :Có vẻ như điều tồi tệ nhất đã qua rồi.
Vali: Bana öyle geliyor ki, kötüyü geride bıraktık.המושל: נראה לי שהגרוע מכל מאחורינו.
Ve bu kuşlar çok zekiler. Tohumları nereya bıraktıklarını hatırlıyorlar.이 새들은 영리해요. 이 녀석들은 그 씨를 어디에 숨겼는지 모두 기억하니까요.
Ve bu kuşlar çok zekiler. Tohumları nereya bıraktıklarını hatırlıyorlar.Te mądre ptaki pamiętają gdzie znajdują się nasiona.
Ve bu kuşlar çok zekiler. Tohumları nereya bıraktıklarını hatırlıyorlar.והציפורים האלו חכמות. הן זוכרות איפה הזרעים נמצאים.
Ve bu kuşlar çok zekiler. Tohumları nereya bıraktıklarını hatırlıyorlar.وهذه الطيور ذكية. فهي تتذكر مكان جميع تلك البذور.
Ve bu kuşlar çok zekiler. Tohumları nereya bıraktıklarını hatırlıyorlar.地形や風景を使って 覚えているんだ
Ve hidrojenleri sona bıraktık çünkü değiştirmesi en kolay o, çünkü diğer atomları etkilemiyor.A vodík naposled, protože jeho upravování nemá vliv na žádné jiné atomy.
Ve hidrojenleri sona bıraktık çünkü değiştirmesi en kolay o, çünkü diğer atomları etkilemiyor.لننتقل للهيدروجين اخيراً لانه من السهل ان نقوم بوزنه لانه لا يؤثر على باقي
Ve nötrinoları, su moleküllerine çarptıklarında bıraktıkları kendilerine özel izden algılamak mümkün.A neutrínókat tudjuk ézékelni, ha követjük azoknak a vízmolekulákhoz való ütődésükkor adott jelzéseit.
Ve nötrinoları, su moleküllerine çarptıklarında bıraktıkları kendilerine özel izden algılamak mümkün.Conseguimos detetar os neutrinos através da assinatura que deixam quando embatem em moléculas de água.
Ve nötrinoları, su moleküllerine çarptıklarında bıraktıkları kendilerine özel izden algılamak mümkün.Có thể dò được nơtrino bằng những dấu hiệu chúng để lại khi chúng chạm vào phân tử nước.
Ve nötrinoları, su moleküllerine çarptıklarında bıraktıkları kendilerine özel izden algılamak mümkün.Dan Anda bisa mendeteksi neutrino dari tanda yang ditinggalkannya saat menabrak molekul air.
Ve nötrinoları, su moleküllerine çarptıklarında bıraktıkları kendilerine özel izden algılamak mümkün.Ed è possibile rilevare i neutrini dalla scia che lasciano quando colpiscono delle molecole d'acqua.
Ve nötrinoları, su moleküllerine çarptıklarında bıraktıkları kendilerine özel izden algılamak mümkün.Et les neutrinos sont détectables par la signature qu'ils laissent quand ils rencontrent des molécules d'eau.
Ve nötrinoları, su moleküllerine çarptıklarında bıraktıkları kendilerine özel izden algılamak mümkün.그리고 중성미자들은 물 분자들과 충돌할 때 남기는 특징으로 포착할 수 있습니다.
Ve nötrinoları, su moleküllerine çarptıklarında bıraktıkları kendilerine özel izden algılamak mümkün.Można wykryć neutrina dzięki podpisowi, który zostawiają, kiedy uderzają w cząsteczki wody.
Ve nötrinoları, su moleküllerine çarptıklarında bıraktıkları kendilerine özel izden algılamak mümkün.Neutrino's kan je detecteren door het signaal dat ze afgeven wanneer ze watermoleculen raken.
Ve nötrinoları, su moleküllerine çarptıklarında bıraktıkları kendilerine özel izden algılamak mümkün.Poți detecta neutrinii prin urma pe care o lasă când lovesc moleculele de apă.
Ve nötrinoları, su moleküllerine çarptıklarında bıraktıkları kendilerine özel izden algılamak mümkün.Und Neutrinos kann man messen durch die Signatur, die sie hinterlassen, wenn sie Wassermoleküle treffen.
Ve nötrinoları, su moleküllerine çarptıklarında bıraktıkları kendilerine özel izden algılamak mümkün.Y los neutrinos pueden detectarse por la estela que dejan cuando impactan en las moléculas de agua.