bıraktı ile cümle
bıraktı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
2007’de ve 2008’in başlarında, üst düzey yöneticilerin birçoğu Google'ı bıraktı.Em 2007 e até o início de 2008, vários dos principais executivos deixaram o Google.
Arkasında, Probus tarafından onurlu bir şekilde muamele gören bir eş ve iki erkek çocuk bıraktı.Ele deixou a esposa e os dois filhos, que foram tratados honrosamente por Probo.
Suçlu bulundu ve beş yıl hapis cezasına mahkûm edildi ama Fedor von Bock tarafından serbest bıraktırıldı.Foi considerado culpado e condenado a cinco anos de prisão, tendo Fedor von Bock conseguido a sua libertação.
Ayrıca savaş 20 bin kadar çocuğu yetim bıraktı.Além disso, a guerra deixou aproximadamente 20.000 crianças órfãs.
Vasiyetinde mallarının 1/3'ünü Livia'ya geri kalan iki payıda ardılı Tiberius'a bıraktı.Em seu testamento, ele deixou um terço de suas propriedades para Lívia e o restante para Tibério.
Genç imparator vaktini av ile geçiriyordu, devlet işlerinin çoğunu ona bıraktı.O jovem imperador preferiu ocupar seu tempo caçando, e em grande parte deixou os assuntos de Estado com ele.
Don Lee , daha sonra tıp eğitimini sürdürmek için JYP'i bıraktı .Don Lee deixou JYP mais tarde para prosseguir com estudos médicos.
Sadece Stukalar bu muharebe sırasında 388 ton bomba bıraktı.Só as unidades Sturzkampfgeschwader lançaram 388 toneladas de bombas durante esta batalha.
5 Nisan - İran, 23 Mart'ta esir aldığı 15 İngiliz denizciyi serbest bıraktı.5 de Abril - O Irã liberta 15 militares britânicos presos de guerra desde 23 de março.
Sezonun prodüksiyonunun bitiminden sonra Jean, Reiss ve yazar ekibinin çoğu işi bıraktı.Após o fim da produção da época, Jean e Reiss e a maioria do pessoal da escrita original deixou o show.
Fakat iki yönetmen de projeyi bıraktı ve Iñárritu, Ağustos 2011'de yönetmen olarak imzayı attı.Ambos os diretores deixaram o projeto e Iñárritu assinou para dirigir em 2011.
Osakabe, baskı altındaki mesleğini bıraktı ve davasını bir iş mahkemesiyle sürdürmeye karar verdi.Osakabe deixou seu trabalho sob coação e iniciou um caso no tribunal do trabalho.
Ocak 2008'de Elite'i bıraktı ve NEXT Model Management anlaştı.Em 2008, deixou a Elite Model Management e assinou com a NEXT Model Management.
Bu ikinci yangında 15.000 kişiyi evsiz bıraktılar.Este segundo incêndio deixou mais de 15 000 pessoas sem residência.
Bu oyuncular ailesi beraberce oturdu ve ırk ile kültürü bir yana bıraktılar." demiştir.E essa família de atores se sentaram e raças e culturas ficaram para trás".
Çok sinirlenen Cal, korumasına Jack'in paltosunun cebine kolyeyi bıraktırır.Furioso, ele faz seu guarda-costas colocar o colar no bolso do casaco de Jack.
Bu programın son senesinde çalışmasını açıklamasız yarıda bıraktı.Ele abandonou este programa no seu último semestre sem explicações.
Roma'daki kıtlık onu Gotik Muhafızlarını terhis etmek zorunda bıraktı.A fome em Roma o forçou a dissolver sua guarda pessoal de mercenários godos.
1940 - Romanya, Basarabya (bugünkü Moldova) bölgesini Sovyetler Birliği'ne bıraktı.1940 — Romênia cede a Bessarábia (atual Moldávia) para a União Soviética.
Hepburn oyuncu olmaya karar vererek Bryn Mawr'ı bıraktı.Hepburn deixou Bryn Mawr determinada a se tornar uma atriz.
Diğer çocuklardan kaçındı, Kingswood-Oxford School'u bıraktı ve özel ders almaya başladı.Ela se afastou das outras crianças, saiu da Oxford School, e começou a receber aulas particulares.
20 Ocak - İran, 52 Amerikalıyi rehin aldıktan 444 gün sonra serbest bıraktı.20 de janeiro: Cinquenta e dois reféns norte-americanos são libertados após os 444 dias de sequestro no Irã.
Partlar geçici olarak Ermenistan'ın kontrolünü Roma'ya bıraktılar.Os partos fugiram e cederam temporalmente o controlo da Armênia a Roma.
Oğlunu birkaç yıl büyük annesi Livia'ya bıraktığı anlaşılmaktadır.É provável que o deixasse com a sua avó, Lívia, por alguns anos.
Caillebotte, vasiyetinde sahip olduğu resim koleksiyonunu Fransız devletine bıraktı.Em seu testamento, Caillebotte doou uma grande coleção ao governo francês.
Joffe Joffe yanına Mario karakteri geçici kontrol vererek 2 milyon dolarlık bir sözleşme ile bıraktı.Joffé saiu com um contrato de $2 milhões dando o controle temporário do personagem Mario para Joffé.
2000 yılında öğretmenliği bıraktı.Aposentou-se do ensino em 2000.
Britanyalılar bunu cevapsız bıraktı.Os britânicos não responderam.
641 yılında, Herakleios öldüğü zaman, imparatorluğu iki oğluna bıraktı.Quando Heráclio morreu, em 641, o império ficou a cargo de seus dois filhos.
On üç yaşına geldiğinde okulu bıraktı ve Estudios Chamartín' de elektrikçi olarak çalışmaya başladı.Quando ele tinha 13 anos, deixou a escola para trabalhar como eletricista nos Estudios Chamartín.
17 yaşında okulu bıraktı.Ele abandonou a escola aos 17 anos.
Ferrari 348'in geliştirilmiş modelidir ve 1999'da yerini Ferrari 360'a bıraktı.É uma evolução do Ferrari 348, e foi substituído pelo Ferrari 360.
Habsburglar Venetya'yı Fransa'ya bıraktı, onlarsa daha sonra resmî olarak bölgenin kontrolünü İtalya'ya verdi.Os Habsburgos cederam a Venécia à França, a qual transferiu o controlo formal para Itália.
Üzerimde çok derin bir etki bıraktı ve yaratıcı noktama dokundu.”Causou-me uma forte sensação e impulsionou-me uma mola criativa".
Kralların Çarpışması, Taht Oyunları'nın bıraktığı yerden devam eder.A Clash of Kings começa onde A Game of Thrones terminou.
İspanyolların bu geri gidişi adayı tekrar İngiliz ve Fransız korsanlara bıraktı.Esse abandono de Tortuga permitiu o retorno dos piratas ingleses e franceses.
Berberin sakal bıraktığı ya da köse olduğu durumlardaysa sorudaki paradoks sürmektedir.Ao perguntarmos quem barbeia o barbeiro, chega-se a um paradoxo.
Dördüncü seriden sonra diziyi bıraktı ve üçüncü nesil karakterler için yer açmış oldu.Scodelario saiu após 4 temporadas, dando espaço para a 3.ª geração de personagens.
21 Ağustos günü, Hyolyn OST'unu serbest bıraktı SBS drama Master Sun "You Make Me Go Crazy".Em agosto de 2013, Hyolyn cantou uma OST para o drama da SBS, Master's Sun, intitulado "You Make Me Go Crazy".
Ardından bir kırlangıç serbest bıraktı ama aynı zamanda o da geri döndü.Então o rato foi, mas ele também teve que retornar.
Ayrıca, ölümüyle karısı Joan'ı dul bıraktı.Deixou uma viúva, Joan.
Vasiyetinde, Shakespeare büyük kızı Susanna'ya bir servet yığını bıraktı.Em sua vontade, ele deixou a maior parte de sua propriedade à sua filha mais velha, Susanna.
Brundage 1972 Olimpiyat Oyunları'nın ardından başkanlığı bıraktı ve yerine Lord Killanin seçildi.Deixou a presidência do COI após os Jogos Olímpicos de Verão de 1972, sendo sucedido por Lord Killanin.
Bir Roma gücü Selevkosları Termopylae Muharebesi'nde yendi ve onları Yunanistan'ı boşaltmak zorunda bıraktı.Uma força romana derrotou os selêucidas na batalha das Termópilas e forçou-os a evacuar a Grécia.
İkiden fazla kadın iseler ölenin bıraktığının üçte ikisi onlarındır.Há aqueles que possuem duas gerações (bivoltinas) e podem ocorrer até três gerações por ano (trivoltinas).
Beni 26 ay hürriyetimden yoksun bıraktılar.Vocês perturbaram o meu descanso de 34 séculos.
Spektor piyano çalmayı, dedesinin annesine bıraktığı Petrof piyanoda öğrenmiştir.Regina aprendeu a tocar piano praticando em um "Petrof" que sua mãe havia recebido de seu avô.
Dobby'nin Harry Potter'a büyük bir bağlılığı vardır, Harry onu özgür bıraktığında bu bağlılık daha da artar.Dobby ficou muito grato à Harry Potter e se tornou leal a ele para sempre.
Ancak geride bıraktığı materyal, bu denli büyük bir proje için yeterli değildi.No entanto, não havia material suficiente para terminar de montar um projeto tão grande.
Ondan sonra birkaç yıl boyunca, neredeyse tamamen, şiiri bıraktı.Durante muitos anos publicou quase exclusivamente poesia.
Sonuç olarak, Himerios sonuç vermeyen kuşatmayı bıraktı ve başkent için yelken açtı.Himério abandonou então o cerco infrutífero e navegou para a capital imperial.
2005 yazında futbolu bıraktı.Deixou o futebol em 2005.
Daha sonra tüm umutları tükenen Diko kendini akıntıya bıraktı ve yaşamına son verdi.Erisictão terminou comendo a si mesmo, pondo fim assim a seu tormento.
Böylece her yere izini bıraktı.Ele apenas me segue por toda parte.
1582 - Rusya, Estonya ve Livonya'yı Polonya'ya bıraktı.15 de Janeiro - A Rússia cede a Livónia e a Estónia à Polónia.
Onuncu sınıftan sonra okulu bıraktı.Ele abandonou a escola depois de terminar a décima série.
Yerini İl-62'ye bıraktı.O D66 deixou o gabinete.
Sersemlemiş şekilde odasına geri giren Barton, Charlie'nin bıraktığı kutuyu inceler.Atordoado, Barton retorna ao seu quarto e examina a caixa.
Mankenliği bıraktı.Deixou Descêndencia.
1945'teki ölümünün ardından Goodey, müzeye yeni bölümler eklenmesi için 13,000 sterlin bıraktı.Após sua morte, em 1945, ele deixou £ 13.000 para a construção de uma extensão do museu.