bıraktı ile cümle

bıraktı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
13 yaşından sonra okulu bıraktı, bir çamaşırhanede çalışmaya başladı.Ela deixou a escola aos 13 anos para trabalhar em uma fábrica de camisas.
Sezon sonu kişisel sebeblerle anterörlüğü bıraktı.Acabou por sair a meio da temporada por opção pessoal.
2010 yılında 3 kez inme geçirdi ve piyano çalmayı bıraktı.Desde 2010 que deixara de tocar piano, após três AVC.
Ölen kişinin yapmak isteyip de yapamadıkları ile arkasından bıraktığı izleri konu alır.Aquele que desiste, desvia do caminho; o que não desiste, segue em frente.
Ancak o da 14 Eylül 23'de, İmparatordan önce ölerek Tiberius'u varissiz bıraktı.Porém, ele também morreu antes do imperador, em 14 de setembro de 23.
860lara kadar üstün Müslüman orduları Bizans'ı savunmada bıraktı.Até à década de 860, a superioridade dos exércitos muçulmanos tinha mantido os bizantinos na defensiva.
1955 yılında emekli oldu ve MGM stüdyosunu bıraktı.Bradley se aposentou em 1958, quando a MGM encerrou seu estúdio de animação.
Apple'ı bıraktıktan sonra Jobs başka bir bilgisayar şirketi kurdu, NeXT Computer'ı.Após sua saída da Apple, Jobs mirou no mercado educacional criando a NeXT.
Meslektaşı John Glenn, 2008 yılında filmi bıraktı.Amy Carlson deixou a série em 2003.
2004 yılında sağlık sorunları sebebiyle siyaseti bıraktı.Em 2003, afastou-se da política para tratar de seus problemas de saúde.
3. yılın sonunda takımı 3. profesyonel lige çıkardı ve takım başkanlığını bıraktı.No ato 3 parte-se do Futuro e você enfrenta o chefe.
15 yaşında okulu bıraktı ve bir kitapçıda çalışmaya başladı.Aos 15 anos deixou a escola para trabalhar numa fábrica e depois numa livraria.
Ancak bir yıl devam ettikten sonra bu okulu da bıraktı.Mas também abandonou o curso após um ano.
3 binden fazla eser bıraktı.Lâmina plana com mais de três pontas.
3 Temmuz 2007 tarihinde diziyi bıraktı.Deixou o elenco de Home and Away, em 3 de julho de 2007.
Annesi, onu yalnız bıraktı ve çalıştığı çocuk evinde biraz zaman geçirdi.Ela saiu da casa do marido com os filhos e foi morar sozinha com eles em uma casa que tinha há alguns anos.
Poe'ya Güç ile işkenceden sonra, Ren pilotun haritayı astromekanik droid olan BB-8'e bıraktığını öğrenir.Poe é capturado pela Primeira Ordem, mas deixa os dados para trás com seu dróide astromecânico BB-8.
Daha sonra 37 yaşında sakatlığından sonra jubilesini yaparak futbolu bıraktı.No ano seguinte, o Homem-Borracha aposentou-se do futebol, aos 37 anos.
Shpilband onun ölümünden sonra aktif sporu bıraktı.Thomas não deixou um testamento após sua morte.
Sigara miktarı arttıkça risk katlanarak artmakta, ancak sigarayı bıraktıktan sonra risk giderek azalmaktadır.O risco aumenta de forma proporcional à quantidade fumada e a quanto mais cedo na vida se começou a fumar.
Görevi bıraktından sonra Pan American World Airways'te ticari pilot olarak işe başlamıştır.Em seguida, Roddenberry trabalhou como piloto comercial para a Pan American World Airways.
1501'de Semerkant'ı tekrar ele geçirse de 1503'te tekrar Özbeklere bıraktı.Voltando a Lucrécia, ela engravidou em 1503.
1995 yılında Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesi’ni birinci sınıfta iken yarıda bıraktı.Ela frequentou o Nagoya International School até o meio do 1.º grau.
Akademideki ortamdan ve eğitimden memnun kalmayınca okulu bıraktı ve tekrar Avrupa'ya gitmek istedi.Decepcionada com o ambiente acadêmico, ela decidiu viajar para a Europa antes de acabar seu curso.
Liebling'in ölümünden sonra, kurgu yazmayı bıraktı.Após a morte dele, Stafford parou de escrever.
1997 - Birleşik Krallık, Hong Kong'un idaresini Çin'e bıraktı.1997 — A soberania sobre Hong Kong é entregue pelo Reino Unido à República Popular da China.
1967'de futbolu bıraktı ve amatör kulüplerden Yeovil Town'da oyuncu-teknik direktör olarak göreve başladı.Parou de jogar em 1996, quando era jogador e técnico do Southend United.
1948'de futbolu bıraktı.Aposentou-se do futebol em 1938.
22 Mart 1968 tarihinde Novotný cumhurbaşkanlığından istifa edip yerini Ludvík Svoboda'ya bıraktı.Em 22 de março de 1968, Novotný renunciou à presidência e foi sucedido pelo general Ludvík Svoboda.
Aries, uzaklaştırılmışken serbest kalmak istedi ve TNA onu serbest bıraktı.Durante a suspensão, Aries solicitou, e obteve a sua liberação da TNA.
Dünya Kupası kazandıktan sonra millî takımı bıraktığını açıklamıştır.Após a Copa do Mundo, ele anunciou que vai retirar-se da equipa nacional.
David, yedinci sezondan sonra Seinfeld'i bıraktı, ancak son sezonda diziye döndü.David Hawley, mais tarde voltou para a praia, durante a sétima temporada.
Son savaşta aldığı ağır yenilgi onun iç savaştaki başarılarını gölgede bıraktı.Sua derrota fatídica acabou obscurecendo seus feitos anteriores em guerra.
Sezon sonunda ise futbolu bıraktı.No fim da temporada, ele se aposentou do futebol.
Ateş altından hızla geçebilmesi için paltosunu yanına bıraktırdım ve koşuşturdum.O seu fato de voo foi apanhado pelo fogo enquanto rebolava nas chamas, mas ele foi capaz de o apagar.
Patlama Kamo'nun gözünü ağır bir biçimde yaraladı ve kalıcı bir iz bıraktı.A explosão o feriu gravemente nos olhos, deixando uma cicatriz permanente.
Yüklerin de bir kısmını bıraktılar, bir kısmını da taşıdılar.Restaram de suas obras alguns fragmentos, sendo que uns satíricos.
Kendilerinden öncekilerin bıraktıkları nimf ve pup kalıntılarını tüketirler.Formando então: Fibras anteriores, que seguem em direcção à substância perfurada e para o trato olfactivo.
Futbolu bıraktıktan sonra kısa bir antrenörlük dönemi geçirmiş, ancak başarısız olmuştur.Após sua aposentadoria, virou treinador de futebol, mas não teve muito destaque.
Bardağı yavaşça masaya bıraktım.Coloca-se uma caneca vazia de cabeça para baixo em cima da taça.
Blohin oyunculuğu bıraktıktan sonra, Olimpiakos, PAOK ve Ionikos adlı Yunan kulüplerinde antrenörlük yaptı.Fez carreira na Grécia, onde treinou Olympiakos, PAOK e Ionikos, da Grécia.
Evlerini boşaltıp bıraktık.Assim, a casa ficou abandonada.
Charles'ın ölümünün ardından bıraktığı ülke zor durumdadır.O sofrimento de Charles é tão grande que ele acaba morrendo.
Bu bölüme bir süre devam edip bıraktı.Esqueci-me e deixou algo para aquela árvore.
Geride bıraktığımız 2009-10 sezonu ise kariyerinin en verimli senesi oldu.A temporada de 2009-10 foi a última do time na Mellon Arena.
Geriye o günkü değeri 6 milyon Amerikan doları olan bir şirket bıraktı.E foi o operador que pagou os seis milhões de dólares, da comissão.
Fakat Afrika Birliği ile olan temsilciliğini bıraktı.Foi também o representante de seu país na Organização da Unidade Africana.
Bıraktıklarımız sadakadır.O Escuta é obediente.
Yerini daha gelişmiş İlyuşin İl-2'ye bıraktı.Você tem coragem de não ter fabricado nenhum IL-2 até agora.
Max Baer, boksu bıraktıktan sonra filmlerde ve televizyon dizilerinde rol aldı.Max Baer já era um boxeador famoso quando estreou no cinema com este filme.
Bira içmeyi bıraktım.Eu parei de beber cerveja.
Onlar sigarayı bıraktılar.Vocês pararam de fumar.
Maria kötü alışkanlıkları bıraktı.Maria deixou os maus hábitos.
Ocak 2006'da Apple, Motion'u tek başına bir ürün olarak satmayı bıraktı.In januari van 2006 stopte Apple de verkoop van Motion als een alleenstaand product.
Ocak 2008'de Elite'i bıraktı ve NEXT Model Management anlaştı.In januari 2008 verliet ze Elite Model en tekende ze bij NEXT Model Management.
Bu ikinci yangında 15.000 kişiyi evsiz bıraktılar.Deze tweede brand maakte 15.000 mensen dakloos.
1944’te merkezi Ohio’da bulunan güvenlik şirketi Diebold Corporation’ın başkanı olmak için bu görevi bıraktı.In 1944 vertrok hij om voorzitter te worden van het beveiligingsbedrijf Diebold Corporation in Ohio.
Böylece her yere izini bıraktı.Hij had overal sporen achtergelaten.
19 Şubat 2008'de Toshiba HD DVD formatını desteklemeyi bıraktığını açıkladı.Op 19 februari 2008 kondigde Toshiba officieel aan het hd-dvd-project te stoppen.
1971 yılından sonra siyaseti bıraktı.In 1971 verliet hij de politiek.

İlgili Sayfalar