bıraktı ile cümle

bıraktı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Çok geçmeden onlar da ayrılarak Bizans'ı kuşatmada yalnız bıraktılar.Poi se ne andarono, lasciando i Bizantini soli.
Aynı şekilde Teo Fabi de motor problemiyle yarışı bıraktı.Contemporaneamente Teo Fabi si ritirò per problemi al motore.
1946'da, Paris'e geri döndü ve Komünist Parti'deki etkinliklerine devam etmek için askerliği bıraktı.Nel 1946 torna a Parigi e abbandona la carriera militare, proseguendo le attività nel partito comunista.
19 Şubat 2008'de Toshiba HD DVD formatını desteklemeyi bıraktığını açıkladı.Il 19 febbraio 2008 Toshiba ha annunciato l'abbandono del progetto HD DVD .
Daha sonra DiBiase kemeri bıraktı ve Miller şampiyon oldu.DiBiase rinuncia alla cintura e Miller viene dichiarato ancora campione.
1999'da yerini Rover 800 ile birlikte Rover 75'e bıraktı.Nel frattempo anche la Rover 800 venne ritirata in favore della Rover 75.
Avusturyalılar birçok ölüyü geride bıraktılar.A quel punto gli austriaci si ritirarono lasciando dietro di loro molti feriti.
Sezon sonu kişisel sebeblerle anterörlüğü bıraktı.Al termine della stagione ha annunciato le sue dimissioni per motivi personali.
11 Ağustos 2006 tarihi geldiğinde grup Atlantic Records'ı bıraktığını anlatan bir mesaj yayınlar.L'11 agosto 2006 hanno annunciato, nella loro newsletter, di aver abbandonato la Atlantic Records.
Ayağı kırılınca futbolu bıraktı.Giocando a football, si ruppe la gamba.
Daha sonraki birkaç on yıl boyunca (birkaç kez tekrarlananlar hariç) ortaya çıkmayı bıraktı.Quindi cessò di comparire (ad eccezione di rare ristampe) per molti dei decenni successivi.
19 Ekim 2006'da, Ellis ve ekibi yönetimden çekilerek yerini Lerner'a bıraktı.Il 19 settembre 2006 Ellis e il suo board si dimisero e furono sostituiti da un nuovo board guidato da Lerner.
Futbolu bıraktıktan sonra kendi futbol akademisini açtı.Dopo il ritiro ha aperto una scuola calcio.
Daha sonra ise futbolu bıraktığını açıkladı.In seguito decise però di lasciare il calcio.
Kum engelinde bıraktığınız izleri düzeltiniz.Presenta le tracce di garitte agli angoli.
2003 yılında Solon Bixler grubu bıraktı ve yerine Tomo Milicevic geçti.Solon Bixler nel 2003 fu sostituito da Tomo Miličević.
2008'de pornoyu bıraktığını açıkladı.Ha lasciato l'industria pornografica nel 2008.
Britanyalılar bunu cevapsız bıraktı.I britannici negarono ufficialmente.
Joe arkasında dul bir kadın ve bir kız çocuğu bıraktı; Mary Jo.Vedova da molti anni, lasciò due figli: un maschio, Gabriel, e una femmina, Maria Paula.
Ateş altından hızla geçebilmesi için paltosunu yanına bıraktırdım ve koşuşturdum.Riuscì a sfilarsi il cappotto, rimasto impigliato nella recinzione, e corse via.
15 yaşında okulu bıraktı ve bir kitapçıda çalışmaya başladı.A 15 anni abbandonò le scuole e trovò lavoro in fabbrica.
31 Ocak 2008’de Chris Hakius grubu bıraktı ve yerini Grails’ten Emil Amos aldı.Il 31 gennaio 2008 Hakius ha lasciato gli Om ed è stato sostituito da Emil Amos, già batterista dei Grails.
Misch, Schädle'e Goebbels'in onu serbest bıraktığını söyledi.Misch gli riferì di essere stato congedato da Goebbels.
Futbol Malta takımı Sliema Wanderers'ta bıraktı.Ha giocato nella massima serie maltese con lo Sliema Wanderers.
Glazkov, arkasında eşi Lyubov ve iki çocuk bıraktı.Alla morte gli sopravvissero la moglie Lyubov e due figli.
1991 - Irak, Körfez Savaşı esirlerini serbest bıraktı.1991 - L'Iraq rilascia tutti i prigionieri della Guerra del Golfo.
3 Temmuz 2007 tarihinde diziyi bıraktı.Il 9 luglio 2007, ha nevicato nella città.
Duvarında top mermisinin bıraktığı delik mevcuttur.Quel buco di proiettile rimane lì oggi.
On yaşında okulu bıraktı.A dieci anni lascia la scuola.
Promosyonu o yıl bıraktı.In quello stesso anno guadagnò la promozione.
Bu sırada Makbule Hanım oğlunu babasına bıraktı.Quindi il padrone mandò suo figlio.
Bardağı yavaşça masaya bıraktım.Il logo viene citato sistematicamente sul bicchiere.
Rap kariyeri yapmak için uyuşturucu satmayı bıraktı.Caminiti ha lottato contro abuso di sostanze stupefacenti per tutta la sua carriera.
Ailedeki Ölüm, Jason Todd'u uzun zamandır kayıp olan annesini bulması hususunda soru işaretlerinde bıraktı.In Batman: Una morte in famiglia, Jason Todd utilizzò il computer per scoprire l'identità di sua madre.
Ve heyet Williams'ı 200.000 dolar ödemeye mecbur bıraktı.Per questo dicono a Sam che essa deve restituire loro 526 dollari.
2014 yılında GK görevini bıraktı, İcra Kurulu Üyesi oldu.Si è ritirato dalla sua direzione nel 2014, diventando direttore emerito.
Daha sonra görevi bıraktı.Successivamente si dimise dall'incarico.
1945'teki ölümünün ardından Goodey, müzeye yeni bölümler eklenmesi için 13,000 sterlin bıraktı.Alla sua morte nel 1945 lasciò anche 13.000 sterline per costruire un ampliamento del museo.
Ana madde: Noel Baba Noel Baba, Noel gecesi çocuklara hediye bıraktığına inanılan efsanevi kişidir.Babbo Natale: È l'uomo che nella notte di Natale consegna i regali ai bambini.
Osmanlı dönemi Bulgaristan topraklarında derin bir iz bıraktı.L'epoca coloniale ha lasciato tracce profonde nel continente.
Bu durum karşısında Cenova, 1768'de imzalanan Versailles Anlaşması'yla adanın yönetimini Fransa'ya bıraktı.Genova però la cedette alla Francia con il trattato di Versailles del 1768.
Onu kovalamayı bıraktığım anda biliyordum ki beni sonsuza kadar kavrayacaktı.Fu in quel terribile momento che iniziai a capire cosa avevo perduto per sempre.
1996'da iş yaşamını bıraktı.Cessò la sua attività nel 1996.
Liebling'in ölümünden sonra, kurgu yazmayı bıraktı.Dopo la morte di Emilia, Vernet smise di dipingere.
Öğrenimini yarıda bıraktı ve küçük yaşlarda çalışmaya başladı.Ha ottenuto il diploma e nel bel mezzo della sua gravidanza lavora ancora.
Kashima onu serbest bıraktığında Namazu çırpınmaya başlar ve büyük depremlere yol açar.Quando Kashima lascia il suo posto di guardia, Namazu si agita provocando violenti terremoti.
İspanya'ya döndüğünde hukuk fakültesine girdi, ama müzik endüstrisinde çalışmak için derslerini bıraktı.Ritornata in Spagna, abbandona gli studi di diritto per dedicarsi professionalmente alla musica.
Araç, Chimaera ve Griffith modellerinin bıraktığı boşluğu doldurdu.La vettura venne realizzata per sostituire sul mercato i precedenti modelli Griffith e Chimaera.
1996'da futbolu bıraktığından beri millî takımlar'da çeşitli görevler aldı.Dopo il ritiro nel 1996, ha assunto vari incarichi nella Football Association.
1965 senesinde güreşi bıraktı ve ticaret hayatına atıldı.Nel 1965 venne espulso dal Partito, cosa che pose fine alla sua carriera.
Onuncu sınıftan sonra okulu bıraktı.Ha abbandonato la scuola dopo il settimo grado.
Merrick 13 yaşında okulu bıraktı ve iş bulmakta zorlandı.Alfred dovette lasciare la scuola all'età di quattordici anni per prendere la direzione dei lavori.
Üç yıl sonra, gazeteci olmak için eğitimini tamamlamadan bıraktı.Scoperto sei anni dopo, si vide costretto a porre fine alla sua attività di giornalista.
2008 yılında futbolu bıraktı.Si ritira dal calcio giocato nel 2008.
"Guardiola futbolu bıraktı".Tibori abbandona il calcio.
1955 yılında güreşi bıraktı.Si è ritirato dalle corse nel 1955.
Manastıra Trakya'de geniş emlaklar bıraktı.Non lasciò le proprietà del monastero in buono stato.
Biz onların erkeklerini öldürdk ve kadınlarını dul bıraktık.E Noi salvammo lui e la sua famiglia, eccetto sua moglie, che fu tra quelli che rimasero indietro .
Tom sonunda sigarayı bıraktı.Том наконец-то бросил курить.
Tom masaya büyük bir bahşiş bıraktı.Том оставил на столе большие чаевые.

İlgili Sayfalar