bıraktı ile cümle
bıraktı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
O, kapıyı açık bıraktı.Él dejó la puerta abierta.
Sigarayı bıraktı.Él dejó de fumar.
O, sigara içmeyi bıraktı.Él dejó de fumar.
Kutuyu masanın üzerinde bıraktı.Ella dejó la caja sobre la mesa.
Kalbim atmayı bıraktı.Mi corazón dejó de latir.
O, kitabı masaya bıraktı.Dejó el libro sobre la mesa.
Anahtarlarımı masanın üstüne bıraktım. Onları bana getirir misin?Dejé mis llaves sobre la mesa. ¿Me las puedes traer?
Babam bana büyük bir servet bıraktı.Mi padre me dejó una gran fortuna.
Babam sigara içmeyi ve içki içmeyi zaten bıraktı.Mi padre ya ha dejado de fumar y de beber.
Pencereyi açık bıraktın mı?¿Has dejado la ventana abierta?
Mary'nin babası tüm parasını ona bıraktı.El padre de Mary le dejó todo su dinero.
Oğlunu arabada yalnız bıraktı.Ella dejó a su hijo solo en el coche.
Saatimi evde bıraktım.Me he dejado el reloj en casa.
Bira içmeyi bıraktım.He dejado de beber cerveza.
Anahtarımı odamda bıraktım.Olvidé la llave en la habitación.
Tom, Mary'yi John'un evinin önünde bıraktı.Tom dejó a Mary en frente de la casa de John.
Tom sigara içmeyi bıraktı.Tom dejó de fumar.
Tom Mary için bir mesaj bıraktı.Tom dejó un mensaje para Mary.
Tom trende şemsiyesini bıraktı.Tom se dejó el paraguas en el trén.
Tom, anahtarlarını masanın üzerine bıraktı.Tom dejó sus llaves encima de la mesa.
Tom şemsiyesini nereye bıraktığı unuttu.Tom olvidó dónde había dejado el paraguas.
Tom Mary'yi okulda bıraktı.Tom dejó a Mary en la escuela.
Brian eşyalarını geride bıraktı.Brian dejó atrás sus cosas.
Bana bir not bıraktı.Me dejó una nota.
Tom Mary'ye bir not bıraktı.Tom le dejó una nota a Mary.
Biz ona biraz kek bıraktık.Le dejamos un poco de tarta.
Tom Mary'ye bir mesaj bıraktı.Tom le dejó un mensaje a Mary.
O, şemsiyesini trende bıraktı.Ella dejó su paraguas en el tren.
Annem bana bir mesaj bıraktı.Mi madre me dejó un mensaje.
İki yıl önce sigarayı bıraktı.Él dejó de fumar hace dos años.
Tom Mary'nin çantasını arabada bıraktı.Tom dejó el bolso de Mary en el auto.
Tom liseyi bıraktı.Tom dejó el instituto.
O, her şeyi şansa bıraktı.Él lo dejó todo a la suerte.
O, şemsiyesini otobüste bıraktı.Él dejó el paraguas en el autobús.
Tom şemsiyesini otobüste bıraktı.Tom se dejó el paraguas en el autobús.
Sigarayı ve içkiyi bıraktım.He dejado de fumar y de beber.
Kapıyı açık bıraktın.Dejaste la puerta abierta.
Tom'un anahtarlarını nerede bıraktığı hakkında fikri yoktu.Tom no tenía ni idea de dónde había dejado las llaves.
Çocuklarına çok büyük bir servet bıraktı.Les dejó una enorme fortuna a sus hijos.
Sigarayı bıraktım ve yeni bir insan gibi hissediyorum.He dejado de fumar y me siento como nuevo.
Ayakkabılarını nerede bıraktın?¿Dónde dejaste tus zapatos?
Acınacak bir maaş ve uzun çalışma saatlerinden dolayı işini bıraktı.Ella dejó su trabajo por el mísero salario y la larga jornada.
İlk ve son defa sigarayı bıraktım.He dejado de fumar de una vez por todas.
Anahtarlarımı arabada bıraktım!¡Dejé mis llaves en el coche!
Bazı insanlar sigarayı bıraktıklarında kilo alır.Algunas personas engordan al dejar de fumar.
Sigarayı bıraktı ve koşmaya başladı.Dejó de fumar y empezó a correr.
O, sigara içmeyi bıraktı ve koşmaya başladı.Dejó de fumar y empezó a correr.
Kitaplarımdan birini okulda bıraktım.Dejé uno de mis libros en la escuela.
Tom Mary'yi John ile yalnız bıraktı.Tom dejó a Mary a solas con John.
Beni işsiz bıraktın.Me dejaste sin trabajo.
Tom'u niçin yalnız bıraktın?¿Por qué dejaste solo a Tom?
Tom, şemsiyeyi otobüste bıraktı.Tom dejó el paraguas en el autobús.
Size bir not bıraktım.Os he dejado una nota.
Bir mesaj bıraktı.Dejó un mensaje.
Anahtarlarımı masada bıraktım.Dejé mis llaves encima de la mesa.
Her şeyi geride bıraktım.Dejé todo atrás.
Tom Maria'yı odada yalnız bıraktı.Tom dejó sola a María en la habitación.
Şemsiyemi otobüste bıraktım.Me dejé el paraguas en el autobús.
Tom anahtarlarını arabada bıraktı.Tom se dejó las llaves en el coche.
Anahtarı resepsiyon masasında bıraktım.Dejé la llave en el mostrador de recepción.