bıraktı ile cümle
bıraktı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ardından Hussite güçleri hücüma geçerek Haçlı ordusunu geri çekilmek zorunda bıraktı.Then the Hussite forces made their attack. After the battle, the crusaders' formations withdrew.
Nation Player 27 FW CHI Luis Jiménez (Futbolu bıraktı)Nation Player 27 FW CHI Luis Jiménez (Retired)
Kuzey Kore, savaşın bıraktığı kalıntılar üzerinde sanayileşmiş bir komuta ekonomisi inşa etmişti.On the ruins left by the war, North Korea had built an industrialized command economy.
Daha önceki çalışmalarda belirlenen 15 saatlik bir süreyi devre dışı bıraktılar.They ruled out a period of 15 hours determined in previous studies.[7]
Daha sonra iki dönem üniversiteye gitti, ancak okulu bıraktı.[2]He then went to college for two semesters, but dropped out.[4]
Burada Albay Wood, oğlunu Alcock'un vesayeti altına bıraktı.Here Colonel Wood left his son under the tutelage of Alcock.
Hanedan, Tahiti ve çevre kültürler üzerinde silinmez bir iz bıraktı.The Dynasty left an indelible mark on Tahitian and surrounding cultures.
Dua bayrakları, khatalar ve pitonlardan oluşan bir adak bıraktılar .They left an offering of prayer flags, khatas, and pitons.
Dul eşi, koleksiyonunu Aachen'a getirdi ve Meigen'in düzenlemesine bıraktı.His widow brought his collection to Aachen and got Meigen to determine it.
Bu, Bruce'u Ailesinin Uşağı Alfred Pennyworth Tarafından Bakılmaya Bıraktı.This left Bruce to be cared for by his family's butler, Alfred Pennyworth.
11 yaşında okulu bıraktıktan sonra sanat okumaya başladı ve sanatçı modeli oldu. [1]Having left school at the age of 11, she began studying art and became an artist's model.[2]
Atalanta her bir altın elmayı alacak kadar süre koşmayı bıraktı.Sure enough, she quit running long enough to retrieve each golden apple.
Vakulenko, ölümünün ardından arkasında 14 yaşındaki oğlu Vitalii ve ebeveyinlerini bıraktı.[1]Vakulenko is survived by his 14-year-old son Vitalii and his parents.[1]
O kapıyı açık bıraktı.Er hat die Tür offen gelassen.
O öldü ve çok sevdiği çocuklarını geride bıraktı.Er starb und ließ seine geliebten Kinder zurück.
Bira içmeyi bıraktım.Ich habe aufgehört, Bier zu trinken.
Kameramı rehin bıraktım.Ich habe die Kamera verpfändet.
Projeyi mali nedenlerle bıraktı.Er gab den Plan aus finanziellen Gründen auf.
O, sigara içmeyi bıraktı.Er hat mit dem Rauchen aufgehört.
Bıraktığın yerden okumaya başla.Fang dort an zu lesen, wo du aufgehört hast.
Kız kuşları kafesten serbest bıraktı.Das Mädchen ließ die Vögel aus dem Käfig frei.
Tom Maria'yı odada yalnız bıraktı.Tom ließ Maria allein im Zimmer.
Sigarayı ve içkiyi bıraktım.Ich rauche und trinke nicht mehr.
Tom Mary'yi geride bıraktı.Tom ließ Mary zurück.
Mary nefes almayı bıraktı.Maria hörte auf zu atmen.
Tom arkasında bir dul ve beş çocuk bıraktı.Tom hinterließ eine Witwe und fünf Kinder.
Sana yürekten âşık olduğumda kafam çalışmayı bıraktı.Als ich mich unsagbar in dich verliebte, hat mein Verstand aufgehört zu funktionieren.
Köpeğini boşta yürümeye bıraktı.Er hat seinen Hund im Freien laufen lassen.
Beni bıraktığında uçmayı öğrendim.Als du mich fallen gelassen hast, habe ich fliegen gelernt.
Tom anahtarlarını evde bıraktığını söyledi.Tom sagte, er habe seine Schlüssel zu Hause gelassen.
Ali sigarayı bıraktı.Ali hat aufgehört zu rauchen.
Oğlunu birkaç yıl büyük annesi Livia'ya bıraktığı anlaşılmaktadır.Sie scheint ihren Sohn für einige Jahre seiner Großmutter Livia übergeben zu haben.
Kalbe bir takım mana ve fikirlerin ilkâ edilmesi, Allah’ın, kulun kalbine bıraktığı şey.All das ist es, was Gott vorhergesagt hat, und es wird unter seinen Knechten geschehen.
Bizim bıraktıklarımız sadakadır.' buyurdu."Was uns zu tun gebührt, des sind wir nur gewiß.
Sonradan gelenler arasında ona güzel bir ad bıraktık.Aus ihn haben wir gute Beute mitgenommen“.
Beni nehre bıraktı, dışarı çıkamayacaktım.Sie ließ mich auf dem Fluss nieder, aus dem ich nicht mehr selbst emporsteigen konnte.
Kısa bir süre sonra Bülow görevi bıraktığında, Strauss kısa bir zaman için onun yerine geçti.Als Bülow bald darauf den Dienst quittierte, wurde Strauss für kurze Zeit sein Nachfolger.
Böylece III. Friedrich'in parlak olmayan ama sıkı siyaseti geride sağlam bir iktidar bıraktı.So hinterließ die glanzlose, aber zähe Politik Friedrichs III. eine gefestigte Herrschaft.
Futbol Malta takımı Sliema Wanderers'ta bıraktı.Von dort wechselte zum Rekordmeister Malta Sliema Wanderers.
20th Century Fox, sonradan bu ürünleri üretenlere dava açtı ve üreticiler, bunları üretmeyi bıraktı.20th Century Fox verklagte daraufhin den Hersteller, der die Produktion dann einstellte.
Araç, Chimaera ve Griffith modellerinin bıraktığı boşluğu doldurdu.Er sollte die Lücke schließen, die nach dem Produktionsende von Chimaera und Griffith entstanden war.
Padişah devlet işlerinin büyük bir bölümünü ona bıraktı.Ihr Ehemann überließ ihr einen Großteil der Regierungsgeschäfte.
Böylece her yere izini bıraktı.Überall deine Spuren.
Öldükten sonra arkasında eşini ve üç çocuğunu bıraktı.Nach seinem Tode hinterließ er seine Frau und drei Kinder.
Ocak 2004'te aktif politikayı bıraktığını açıklamıştır.Im Januar 2013 erklärte er seinen Rücktritt von der aktiven Politik.
Michael Jordan üçüncü ve son kez basketbolu bıraktığını açıkladı.Michael Jordan kündigte seinen dritten und letzten Rücktritt an.
Örneğin: Ben bu kalemi bıraktığımda Cennetten Melekler onu aşağı doğru itecektir.Doch beim Testlauf wird dieser von einem Engel besessen.
9. sınıfta ikinci kez kalınca 17 yaşında okulu bıraktı.Mit 17 Jahren verließ er nach der 9. Klasse die Schule.
1955 senesinde, O'nu ağır hasta halinde serbest bıraktılar.1954 wurde sie, bereits schwer krank, freigelassen.
1879'dan itibaren fotoğrafçılığı bıraktı, ancak 1892 yılındaki ölümüne değin ressam olarak çalışmayı sürdürdü.Ab 1879 annoncierte er nicht mehr als Fotograf, aber bis zu seinem Tode 1892 als Kunstmaler in Hamburg.
Aynı yılın sonlarına doğru Hiram Thorpe’un ölmesi üzerine Thorpe bir kere daha okulu bıraktı.Im selben Jahr starb Hiram Thorpe, und Jim Thorpe schmiss erneut die Schule.
Hall, Open Üniversitesi'nde sosyoloji profesörü olmak için 1979 yılında merkezi bıraktı.1979 wurde Hall Professor für Soziologie an der Open University.
Ocak 2008'de Elite'i bıraktı ve NEXT Model Management anlaştı.Im Januar 2008 wechselte sie zu Next Model Management.
1948'de futbolu bıraktı.Er spielte bis 1948 Fußball.
Promosyonu o yıl bıraktı.Im selben Jahr erfolgte ihre Promotion.
İstanbul Profesyonel Ligi ise yerini İstanbul Mahallî Ligi'ne bıraktı.Die İstanbul Profesyonel Ligi wurde durch die İstanbul Mahallî Ligi ersetzt.
Kovulan Yahudilerin bu tarihten ne kadar sonra bu dili konuşmayı bıraktıkları bilinmemektedir.Es gibt keine Informationen, wann nach diesem Datum die Juden diese Sprache aufgaben.
Sonra görevden ayrılarak yerini "toplama kampı müfettişi" SS-Gruppenführer Richard Glücks'e bıraktı.Das Amt D war die Inspektion der Konzentrationslager unter SS-Gruppenführer Richard Glücks.
Ama takım arkadaşı Eddie Kingston onu bıraktı.Doch für ihren Freund Frank Alton machen sie eine Ausnahme.
Jordan 13 Ocak 1999 tarihinde kariyerinde 2. kez emekli olarak basketbolu bıraktı.Daraufhin zog Michael Jordan sich am 13. Januar 1999 zum zweiten Mal vom professionellen Basketball zurück.