bırakmaz ile cümle
bırakmaz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Günah işleseydim, beni gözlerdin, Suçumu cezasız bırakmazdın.Εαν αμαρτησω, με παραφυλαττεις, και απο της ανομιας μου δεν θελεις με αθωωσει.
Günah işleseydim, beni gözlerdin, Suçumu cezasız bırakmazdın.Ако съгреша, наблюдаваш ме, И от беззаконието ми няма да ме считаш невинен,
Günah işleseydim, beni gözlerdin, Suçumu cezasız bırakmazdın.что если я согрешу, Ты заметишь и не оставишь греха моего без наказания.
Günah işleseydim, beni gözlerdin, Suçumu cezasız bırakmazdın.אם חטאתי ושמרתני ומעוני לא תנקני׃
Günah işleseydim, beni gözlerdin, Suçumu cezasız bırakmazdın.ان اخطأت تلاحظني ولا تبرئني من اثمي.
Günah işleseydim, beni gözlerdin, Suçumu cezasız bırakmazdın.我 若 犯 罪 、 你 就 察 看 我 、 並 不 赦 免 我 的 罪 孽
Günah işleseydim, beni gözlerdin, Suçumu cezasız bırakmazdın.我 若 犯罪 、 你 就 察看 我 、 並 不 赦免 我 的 罪孽
Günahkârın peşini felaket bırakmaz, Doğruların ödülüyse gönençtir.bûnösöket követi a gonosz; az igazaknak pedig jóval fizet [Isten.]
Günahkârın peşini felaket bırakmaz, Doğruların ödülüyse gönençtir.De zondaars zullen hun straf niet ontlopen, maar de rechtvaardige mens wordt door God beloond.
Günahkârın peşini felaket bırakmaz, Doğruların ödülüyse gönençtir.El mal perseguirá a los pecadores, pero el bien recompensará a los justos
Günahkârın peşini felaket bırakmaz, Doğruların ödülüyse gönençtir.Grešnike preganja nesreča, pravičnim pa Bog povrača dobro.
Günahkârın peşini felaket bırakmaz, Doğruların ödülüyse gönençtir.Hriešnikov bude prenasledovať zlé; ale spravedlivým odplatí Bôh dobrým.
Günahkârın peşini felaket bırakmaz, Doğruların ödülüyse gönençtir.Hříšníky stihá neštěstí, ale spravedlivým odplatí Bůh dobrým.
Günahkârın peşini felaket bırakmaz, Doğruların ödülüyse gönençtir.재앙은 죄인을 따르고 선한 보응은 의인에게 이르느니라
Günahkârın peşini felaket bırakmaz, Doğruların ödülüyse gönençtir.La sventura perseguita i peccatori, il benessere ripagherà i giusti
Günahkârın peşini felaket bırakmaz, Doğruların ödülüyse gönençtir.Le malheur poursuit ceux qui pèchent, Mais le bonheur récompense les justes.
Günahkârın peşini felaket bırakmaz, Doğruların ödülüyse gönençtir.Nenorocirea urmăreşte pe cei ce păcătuiesc, dar cei neprihăniţi vor fi răsplătiţi cu fericire.
Günahkârın peşini felaket bırakmaz, Doğruların ödülüyse gönençtir.Nieszczęście grzeszników ściga; ale sprawiedliwym Bóg dobrem nagrodzi.
Günahkârın peşini felaket bırakmaz, Doğruların ödülüyse gönençtir.O mal persegue os pecadores; mas os justos são galardoados com o bem.
Günahkârın peşini felaket bırakmaz, Doğruların ödülüyse gönençtir.Orang berdosa selalu dikejar-kejar kemalangan orang baik selalu menerima kebahagiaan
Günahkârın peşini felaket bırakmaz, Doğruların ödülüyse gönençtir.Syndare förföljas av olycka, men de rättfärdiga få till lön vad gott är.
Günahkârın peşini felaket bırakmaz, Doğruların ödülüyse gönençtir.Syntisiä vainoaa onnettomuus, mutta vanhurskaat saavat onnen palkakseen.
Günahkârın peşini felaket bırakmaz, Doğruların ödülüyse gönençtir.Tai họa đuổi theo kẻ có tội; Còn phước lành là phần thưởng của người công bình.
Günahkârın peşini felaket bırakmaz, Doğruların ödülüyse gönençtir.Tai_họa đuổi theo kẻ có tội ; Còn phước lành là phần_thưởng của người công_bình .
Günahkârın peşini felaket bırakmaz, Doğruların ödülüyse gönençtir.Ulykke forfølger syndere, men rettferdige lønnes med godt.
Günahkârın peşini felaket bırakmaz, Doğruların ödülüyse gönençtir.Unglück verfolgt die Sünder; aber den Gerechten wird Gutes vergolten.
Günahkârın peşini felaket bırakmaz, Doğruların ödülüyse gönençtir.Vanheld følger Syndere, Lykken når de retfærdige.
Günahkârın peşini felaket bırakmaz, Doğruların ödülüyse gönençtir.Κακον παρακολουθει τους αμαρτωλους εις δε τους δικαιους θελει ανταποδοθη καλον.
Günahkârın peşini felaket bırakmaz, Doğruların ödülüyse gönençtir.Грешников преследует зло, а праведникам воздается добром.
Günahkârın peşini felaket bırakmaz, Doğruların ödülüyse gönençtir.Злото преследва грешните, А на праведните ще се въздаде добро.
Günahkârın peşini felaket bırakmaz, Doğruların ödülüyse gönençtir.חטאים תרדף רעה ואת צדיקים ישלם טוב׃
Günahkârın peşini felaket bırakmaz, Doğruların ödülüyse gönençtir.الشر يتبع الخاطئين والصدّيقون يجازون خيرا.
Günahkârın peşini felaket bırakmaz, Doğruların ödülüyse gönençtir.禍 患 追 趕 罪 人 . 義 人 必 得 善 報
Günahkârın peşini felaket bırakmaz, Doğruların ödülüyse gönençtir.禍患 追趕 罪人 . 義人 必得 善報
Hayır, eminim seni bırakmaz.Je crois pas. Tu es sorti samedi dernier.
Jainizm bu düşünceyi bırakmaz, çünkü bir tehlike vardır aynı şeyler tekrar ortaya çıkabilir,הג'ינסם לא עזבו זאת, בגלל שיש סכנה שהדבר השלם יבקע שוב
Jainizm bu düşünceyi bırakmaz, çünkü bir tehlike vardır aynı şeyler tekrar ortaya çıkabilir," الـ جاينا " لم تتجاهلة، لان هنالك خطر من الامر برمته ان يبرز من جديد ،
Mekikler farklı noktalara inecek. Yumuşak zeminli yerleri belirledik. NASA, işini şansa bırakmaz.Определихме отделни места за кацане на совалките... където скалата е най-мека.
NASA, işini şansa bırakmaz.Di NASA, kami tidak mengambil risiko.
NASA, işini şansa bırakmaz. Her şeyin bir alternatifi olur.Die NASA sichert sich immer doppelt ab.
NASA, işini şansa bırakmaz. Her şeyin bir alternatifi olur.På NASA kör vi alltid med reserver.
NASA, işini şansa bırakmaz. Her şeyin bir alternatifi olur.V NASA neriskujeme.
NASA, işini şansa bırakmaz. Her şeyin bir alternatifi olur.فى ناسا نحن لا نأخذ فرص نحن نضاعف فوق كل شىء
NASA, işini şansa bırakmaz.La NASA ne prend pas de risques.
NASA, işini şansa bırakmaz.La NASA, nu riscăm.
NASA, işini şansa bırakmaz.Na NASA, não se correm riscos.
NASA, işini şansa bırakmaz.NASA dækker sig altid ind.
NASA, işini şansa bırakmaz.Nasalla on aina varmistus.
NASA, işini şansa bırakmaz.NASA nie ryzykuje.
NASA, işini şansa bırakmaz.No nos arriesgamos.
NASA, işini şansa bırakmaz.Ở NASA chúng tôi không chủ quan.
NASA, işini şansa bırakmaz.Qui alla NASA niente č lasciato al caso.
NASA, işini şansa bırakmaz.Wij nemen geen risico.
NASA, işini şansa bırakmaz.Δεν θα ριψοκινδυνέψουμε.
O sizi asla yüzüstü bırakmaz.Dia takkan meninggalkanmu.
O sizi asla yüzüstü bırakmaz.On tě nikdy neopustí.
O sizi asla yüzüstü bırakmaz.On vas ne bo nikoli izneveril .
O sizi asla yüzüstü bırakmaz.On was nigdy nie opuści.
O sizi asla yüzüstü bırakmaz.Той никога няма да ви изостави.
Şimdi bırakmazsak, bir daha asla şansımız olmayabilir.إذا لم نعد أدراجنا ربماا لن نحصل على فرصة أخرى