bırakmaya ile cümle
bırakmaya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
Tom'u burada tek başına bırakmayacağız.We're not going to leave Tom here by himself.
İyi bir izlenim bırakmaya çalışacağız.We'll try to make a good impression.
Seni bırakmayacağım.I'm not going to abandon you.
Tom sigarayı bırakmaya çalıştı.Tom tried to stop smoking.
Tom bizi yalnız bırakmayacak.Tom won't leave us alone.
Tom sigarayı bırakmaya çalışıyor.Tom is trying to quit smoking.
Tom sigarayı bırakmaya çalıştığını söylüyor.Tom says he's trying to quit smoking.
Tom başarısız bir biçimde sigarayı bırakmaya çalıştı.Tom tried to stop smoking without success.
Tom neden işini bırakmaya karar verdi?Why did Tom decide to quit his job?
Biz kimin sorumlu olduğunu buluncaya kadar bırakmayacağım.I won't quit until we find out who's responsible.
Sanırım peşini bırakmayacağız.I think we'll tag along.
Tom bana beni asla yüzüstü bırakmayacağını söyledi.Tom told me that he'd never let me down.
Tom neden okulu bırakmaya karar verdiğini sana hiç söyledi mi?Did Tom ever tell you why he decided to drop out of school?
Hiç kimseyi burada tek başlarına bırakmayacağız.We won't leave anyone here by themselves.
Sigara içmeyi bırakmaya çalışıyorum.I'm trying to quit smoking.
Ben onu yalnız bırakmaya söz verdim.I promised to leave him alone.
Onu yalnız bırakmaya söz veriyorum.I promised to leave her alone.
Seni yalnız bırakmaya söz veriyorum.I promise to leave you alone.
Dan asla seni yalnız bırakmayacak.Dan will never leave you alone.
Dan beni yalnız bırakmayacak.Dan won't leave me alone.
Sakal mı bırakmaya çalışıyorsun?Are you trying to grow a beard?
Sakal bırakmaya mı çalışıyorsun?Are you trying to grow a beard?
Asla seni yalnız bırakmayacağım.I'll never leave you alone.
Dan asla bu okulu bırakmayacak.Dan will never leave this school.
Sana ne Twitter kullanmayı bırakmaya karar verdirdi?What made you decide to quit using Twitter?
Beni asla yalnız bırakmayacağını söyledin.You said you'd never leave me alone.
Tom kaygılanmayı bırakmaya ihtiyaç duyuyor.Tom needs to quit worrying.
O korkunç günü arkasında bırakmaya çalıştı.She tried to put that awful day behind her.
Tom eski tarzları arkasında bırakmaya çalıştı.Tom tried to leave the old ways behind him.
Tom olayı arkasında bırakmaya çalıştı.Tom tried to put the incident behind him.
Tom zaten işini bırakmaya karar verdi.Tom has already decided to quit his job.
Biz bırakmaya hazır değiliz.We're not ready to quit.
O sigarayı bırakmaya karar verdi.She decided to stop smoking.
Seni yalnız bırakmayacağım.I won't leave you alone.
O onu işini bırakmaya ikna etti.She talked her into quitting her job.
Biz onu yapmayı bırakmayacağız.We're not going to stop doing that.
Tom bulununcaya kadar aramayı bırakmayacağız.We won't quit searching until Tom is found.
Tom asla bırakmayacak.Tom will never quit.
Tom bırakmaya hazır değil.Tom isn't ready to quit.
Biz şimdi bırakmayacağız.We won't quit now.
O sigarayı bırakmaya kesin karar verdi.She resolved to stop smoking.
Çalışmayı bırakmayacağım.I'm not going to stop working.
Umarım beni burada bırakmayacaksın.I hope you won't leave me here.
Sigarayı bırakmaya karar verdiniz.You have decided to quit smoking.
Bob sık sık sigara içmeyi bırakmaya çalışır.Bob often tries to quit smoking.
Seni yalnız bırakmaya dayanamıyorum.I just can't bear to leave you here alone.
Kimseyi dışarıda bırakmayacağız.We're not going to exclude anyone.
Tom, Mary'yi işini bırakmaya itti.Tom pushed Mary to quit her job.
Tom babasını sigara içmeyi bırakmaya ikna etti.Tom convinced his father to stop smoking.
Ben neredeyse onu yapmayı bırakmaya karar verdim.I almost decided to give up doing that.
Mücadele etmeden bırakmayacağız.We won't give up without a fight.
Bunu yapmayı bırakmayacağım.I won't stop doing this.
Tom bunu yapmayı bırakmayacak.Tom won't stop doing that.
Sakal bırakmaya çalışıyormuşsun gibi görünüyor.It looks like you're trying to grow a beard.
Tom seni asla yalnız bırakmayacak.Tom will never leave you alone.
Tom'u bunu yapmayı bırakmaya ikna etmek için gerçekten çok uğraştım.I tried really hard to convince Tom to stop doing that.
Bana hiç kurabiye bırakmayacak mısın?Aren't you going to leave me any cookies?
Tom onu yapmayı muhtemelen bırakmayacak.Tom isn't likely to stop doing that.
Tom onu yapmayı bırakmayacaktır.Tom isn't going to stop doing that.
Tom Mary'ye onu hiç bırakmayacağını söyledi.Tom told Mary he wouldn't ever leave her.
İlgili Sayfalar