bırakmaya ile cümle
bırakmaya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
Hiç bir durumda görevini bırakmayacaksın.In no case are you to leave your post.
O, sigara içmeyi bırakmayacağını söylüyor.He says he will not give up smoking.
Her zaman sigara fiyatları yükseliyor, çok sayıda insan sigara içmeyi bırakmaya çalışıyor.Every time cigarettes go up in price, many people try to give up smoking.
Kapıyı açık bırakmayacak kadar dikkatliydi.She was careful not to leave the door unlocked.
Seni arkada bırakmayacağım.I won't leave you behind.
Sigara içmeyi bırakmaya kararlıyım.I am determined to give up smoking.
Sigarayı bırakmaya ikna oldum.I was persuaded to stop smoking.
Biz bir süre onu yalnız bırakmaya karar verdik.We decided to leave him alone for a while.
O sigarayı bırakmaya çalıştı ama nafile.He tried to give up smoking but in vain.
Sigarayı bırakmaya karar verdi.He decided to quit smoking.
Seni yüzüstü bırakmayacağım.I won't forsake you.
O işini bırakmaya karar verdi.She decided to quit her job.
Tom içmeyi bırakmaya ve davranışını değiştirmeye karar verdi.Tom decided to stop drinking and reform his behavior.
Ay sonunda işimi bırakmaya karar verdim.I decided to leave my job at the end of the month.
Ekstra yiyeceği geride bırakmaya karar verdiler.They decided to leave extra food behind.
Onlar kurşunu olduğu yerde bırakmaya karar verdiler.They decided to leave the bullet where it was.
O, sigara içmeyi bırakmaya yemin etti.He swore to quit smoking.
Tom işini bırakmaya karar verdi.Tom decided to quit his job.
Tom Mary'nin işini bırakmaya karar verdiğini bilmiyordu.Tom didn't know that Mary had decided to quit her job.
Tom Mary'nin onu aşağıya bırakmayacağını biliyordu.Tom knew Mary wouldn't let him down.
Tom okulu bırakmaya ve tamgün çalışmaya karar verdi.Tom decided to drop out of school and work full-time.
O bizi yalnız bırakmayacak.He won't leave us alone.
Ben seni asla tekrar yalnız bırakmayacağım.I'll never leave you alone again.
Tom bırakmaya çalışıyor.Tom is trying to quit.
Ben sigarayı bırakmaya çalışıyorum.I've been trying to quit smoking.
Tom'un konuşmayı asla bırakmayacağını düşündüm.I thought Tom would never stop talking.
Tom beni yalnız bırakmayacak.Tom won't leave me alone.
Tom'u yalnız bırakmaya söz veriyorum.I promise to leave Tom alone.
Seni Tom'la yalnız bırakmayacağım.I won't leave you alone with Tom.
Neden beni yalnız bırakmayacaksın?Why won't you just leave me alone?
Onlar bizi yalnız bırakmayacak.They're not going to leave us alone.
Seni tekrar Tom'la yalnız bırakmayacağım.I'm not going to leave you alone with Tom again.
Mary'yi Tom'la yalnız bırakmayacağız, değil mi?We're not going to leave Mary alone with Tom, are we?
O beni yalnız bırakmayacak.She won't leave me alone.
Seni burada bırakmayacağım.I won't leave you here.
Onlar Tom'u bırakmayacak.They won't let Tom out.
İşimi bırakmaya karar verdim.I've decided to quit my job.
İşi bırakmaya karar verdim.I've decided to quit my job.
Tom'un bırakmaya cesareti olmayacağını biliyordum.I knew Tom wouldn't have the courage to quit.
İçki içmeyi bırakmaya çalışacağım.I'm going to try to quit drinking.
Tom köpeğini seninle bırakmayacak.Tom won't leave his dog with you.
Sigarayı bırakmaya çalışacağım.I'm going to try to quit smoking.
Tom Mary'yi seninle bırakmayacak.Tom won't leave Mary with you.
Ben bırakmaya çalışıyorum.I'm trying to quit.
O, onun masasına aşk notları bırakmaya başladı.He started leaving love notes on her desk.
Tom sigarayı bırakmaya karar verdi.Tom decided to quit smoking.
Babam sigarayı bırakmaya karar verdi.My father has decided to quit smoking.
Şimdi bırakmayacağım.I'm not going to quit now.
İşimi bırakmaya ve dünya çapında bir gezi yapmaya karar verdim.I've decided to quit my job and take a trip around the world.
Zaten bırakmaya karar verdin, değil mi?You've already decided to quit, haven't you?
Tom bana işini bırakmaya karar verdiğini söyledi.Tom told me that he'd decided to quit his job.
O onun sigarayı bırakmayacağını söylüyor.She says he will not give up smoking.
Sigara içmeyi bırakmayacağını söylüyor.She says she will not give up smoking.
Burada çalışmayı bırakmaya karar verdim.I've decided to quit working here.
Endişelenme. Seni bırakmayacağız.Don't worry. We're not going to leave you.
Endişelenmeyin. Sizi bırakmayacağız.Don't worry. We're not going to leave you.
Tom'un sakal bırakmaya başladığını fark ettim.I noticed that Tom has started growing a beard.
O, sigarayı bırakmayacağını söylüyor.He says that he won't give up smoking.
Mary sigarayı bırakmaya karar verdi.Mary resolved to quit smoking.
Asla onu bırakmayacağım.I'll never part with it.
İlgili Sayfalar