bırakmaya ile cümle
bırakmaya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Dahası, bu adamlar bizi yarı yolda bırakmayacak.Nämä miehet eivät hylkää meitä.
Dahası, bu adamlar bizi yarı yolda bırakmayacak.Επίσης, αυτοί δεν πρόκειται να μας εγκαταλείψουν.
Dahası, bu adamlar bizi yarı yolda bırakmayacak.И более того, эти ребята нас не выдадут.
[Daha yeni gelmiştiler ve göçmen olarak iz bırakmaya hazırdılar] [[Byli imigrantami, przybyszami, gotowymi pozostawić ślad]
[Daha yeni gelmiştiler ve göçmen olarak iz bırakmaya hazırdılar] [[Byli to příchozí, přivandrovalci, připravení začít od začátku]
[Daha yeni gelmiştiler ve göçmen olarak iz bırakmaya hazırdılar] [[Ellos eran inmigrantes, recién llegados dispuestos a dejar su marca]
[Daha yeni gelmiştiler ve göçmen olarak iz bırakmaya hazırdılar] [[Erano immigrati, nuovi arrivati pronti a lasciare il segno.]
[Daha yeni gelmiştiler ve göçmen olarak iz bırakmaya hazırdılar][Erau imigranţi, nou-veniţi gata să îşi lase amprenta]
[Daha yeni gelmiştiler ve göçmen olarak iz bırakmaya hazırdılar] [Het waren immigranten, nieuwkomers klaar om hun stempel te drukken]
[Daha yeni gelmiştiler ve göçmen olarak iz bırakmaya hazırdılar] [[Họ là những người nhập cư,người mới đến sẵn sàng tạo lên dấu ấn]
[Daha yeni gelmiştiler ve göçmen olarak iz bırakmaya hazırdılar] [[Ils étaient immigrants, nouveau-venus prêts à laisser des traces]
[Daha yeni gelmiştiler ve göçmen olarak iz bırakmaya hazırdılar][Imigrantes, recém-chegados prontos a deixar a sua marca]
[Daha yeni gelmiştiler ve göçmen olarak iz bırakmaya hazırdılar] [[그들은 이민자, 자신들의 흔적을 남길 준비가 된 신참자였어]
[Daha yeni gelmiştiler ve göçmen olarak iz bırakmaya hazırdılar] [Sie waren Immigranten, Neulinge, bereit ein Zeichen zu setzen.
[Daha yeni gelmiştiler ve göçmen olarak iz bırakmaya hazırdılar] [[Ήταν μετανάστες, νεοφερμένοι, που ήταν έτοιμοι να αφήσουν το στίγμα τους.]
[Daha yeni gelmiştiler ve göçmen olarak iz bırakmaya hazırdılar] [[Вони були іммігрантами, новачками, готовими лишити слід]
[Daha yeni gelmiştiler ve göçmen olarak iz bırakmaya hazırdılar] [[Они были иммигрантами, первопроходцами, готовыми добиться успеха]
[Daha yeni gelmiştiler ve göçmen olarak iz bırakmaya hazırdılar][Те били имигранти, новодошли, готови да оставят своя отпечатък.]
[Daha yeni gelmiştiler ve göçmen olarak iz bırakmaya hazırdılar] [[הם היו מהגרים. עולים חדשים שמוכנים להטביע חותם]
[Daha yeni gelmiştiler ve göçmen olarak iz bırakmaya hazırdılar] [لقد كانوا مهاجرين .. لقد كانت الارض بوراً .. ولكنهم تركوا الاثر الطيب
[Daha yeni gelmiştiler ve göçmen olarak iz bırakmaya hazırdılar] [ほんのわずかのものしか持たずにやってきて
Değil mi? Oturursunuz. IPhone'unuza ya da kimseyi dışarıda bırakmayalım, Android'inize bakarsınız.Estão sentados, a olhar para o vosso iPhone ou para o vosso Android, tentando não excluir ninguém.
Değil mi? Oturursunuz. IPhone'unuza ya da kimseyi dışarıda bırakmayalım, Android'inize bakarsınız.Gledate v svoj pametni telefon da ne bi koga izpustili.
Değil mi? Oturursunuz. IPhone'unuza ya da kimseyi dışarıda bırakmayalım, Android'inize bakarsınız.Je kijkt naar je iPhone - of je Android, om niemand te vergeten.
Denklemimizin bu kısmını yalnız bırakmaya çalışalım.3 を両辺に加えてみましょう。
Denklemimizin bu kısmını yalnız bırakmaya çalışalım.Dén del af vores ligning vil vi gerne isolere.
Denklemimizin bu kısmını yalnız bırakmaya çalışalım.Essayons d'isoler cette partie de notre équation.
Denklemimizin bu kısmını yalnız bırakmaya çalışalım.자 이부분을 따로 배제하기 위해
Denklemimizin bu kısmını yalnız bırakmaya çalışalım.Laten we proberen om dat gedeelte van de vergelijk te isoleren.
Denklemimizin bu kısmını yalnız bırakmaya çalışalım.Pokúsme sa osamostatniť túto časť rovnice.
Denklemimizin bu kısmını yalnız bırakmaya çalışalım.Pokusme se osamostatnit tuto část rovnice.
Denklemimizin bu kısmını yalnız bırakmaya çalışalım.Próbáljuk meg ezt a részt az egyenletünkben elkülöníteni!
Denklemimizin bu kısmını yalnız bırakmaya çalışalım.Spróbujmy odizolować tą część równania.
Denklemimizin bu kısmını yalnız bırakmaya çalışalım.Vamos a intentar aislar esa parte de nuestra ecuación.
Denklemimizin bu kısmını yalnız bırakmaya çalışalım.Vamos tentar isolar a parte da nossa equação.
Denklemimizin bu kısmını yalnız bırakmaya çalışalım.Vi försöker isolera den delen av vår ekvation.
Denklemimizin bu kısmını yalnız bırakmaya çalışalım.Нека се опитаме да отделим тази част от нашето уравнение.
Denklemimizin bu kısmını yalnız bırakmaya çalışalım.لنحاول أن نحل هذا الجزء من المعادله
Doğruluğuma sarılacak, onu bırakmayacağım, Yaşadığım sürece vicdanım beni suçlamayacak.Aku tetap berpegang kepada kepatuhanku, dan hati nuraniku pun bersih selalu
Doğruluğuma sarılacak, onu bırakmayacağım, Yaşadığım sürece vicdanım beni suçlamayacak.Držím sa svojej spravedlivosti ani sa jej nepustím. Moje srdce nebude potupovať niktorý z mojich dní.
Doğruluğuma sarılacak, onu bırakmayacağım, Yaşadığım sürece vicdanım beni suçlamayacak.ë minha justiça me apegarei e não a largarei; o meu coração não reprova dia algum da minha vida.
Doğruluğuma sarılacak, onu bırakmayacağım, Yaşadığım sürece vicdanım beni suçlamayacak.Igazságomhoz ragaszkodom, róla le nem mondok; napjaim miatt nem korhol az én szívem.
Doğruluğuma sarılacak, onu bırakmayacağım, Yaşadığım sürece vicdanım beni suçlamayacak.Jeg hævder min Ret, jeg slipper den ikke, ingen af mine Dage piner mit Sind.
Doğruluğuma sarılacak, onu bırakmayacağım, Yaşadığım sürece vicdanım beni suçlamayacak.Jeg holder fast på min rettferdighet og slipper den ikke; mitt hjerte laster mig ikke for nogen av mine dager.
Doğruluğuma sarılacak, onu bırakmayacağım, Yaşadığım sürece vicdanım beni suçlamayacak.Je tiens à me justifier, et je ne faiblirai pas; Mon coeur ne me fait de reproche sur aucun de mes jours.
Doğruluğuma sarılacak, onu bırakmayacağım, Yaşadığım sürece vicdanım beni suçlamayacak.내가 내 의를 굳게 잡고 놓지 아니하리니 일평생 내 마음이 나를 책망치 아니하리라
Doğruluğuma sarılacak, onu bırakmayacağım, Yaşadığım sürece vicdanım beni suçlamayacak.Me he aferrado a mi rectitud y no la cederé. No me reprochará mi corazón mientras viva
Doğruluğuma sarılacak, onu bırakmayacağım, Yaşadığım sürece vicdanım beni suçlamayacak.Minä pidän kiinni vanhurskaudestani, en hellitä; yhdestäkään elämäni päivästä omatuntoni ei minua soimaa.
Doğruluğuma sarılacak, onu bırakmayacağım, Yaşadığım sürece vicdanım beni suçlamayacak.Mi terrò saldo nella mia giustizia senza cedere, la mia coscienza non mi rimprovera nessuno dei miei giorni
Doğruluğuma sarılacak, onu bırakmayacağım, Yaşadığım sürece vicdanım beni suçlamayacak.Pravičnosti svoje se držim in je ne pustim; srce mi ne očita ne enega mojih dni.
Doğruluğuma sarılacak, onu bırakmayacağım, Yaşadığım sürece vicdanım beni suçlamayacak.Spravedlnosti své držím se, aniž se jí pustím; nezahanbíť mne srdce mé nikdy.
Doğruluğuma sarılacak, onu bırakmayacağım, Yaşadığım sürece vicdanım beni suçlamayacak.Sprawiedliwości mojej trzymać się będę, a nie puszczę się jej; nie zawstydzi mię serce moje, pókim żyw.
Doğruluğuma sarılacak, onu bırakmayacağım, Yaşadığım sürece vicdanım beni suçlamayacak.Ţin să-mi scot dreptatea, şi nu voi slăbi; inima nu mă mustră pentru niciuna din zilele mele.
Doğruluğuma sarılacak, onu bırakmayacağım, Yaşadığım sürece vicdanım beni suçlamayacak.Tôi giữ chặt sự công bình mình, không rời bỏ nó; Trọn đời tôi, lòng tôi sẽ chẳng cáo trách tôi.
Doğruluğuma sarılacak, onu bırakmayacağım, Yaşadığım sürece vicdanım beni suçlamayacak.Tôi giữ chặt sự công_bình mình , không rời bỏ nó ; Trọn đời tôi , lòng tôi sẽ chẳng cáo trách tôi .
Doğruluğuma sarılacak, onu bırakmayacağım, Yaşadığım sürece vicdanım beni suçlamayacak.Θελω κρατει την δικαιοσυνην μου και δεν θελω αφησει αυτην η καρδια μου δεν θελει με ελεγξει ενοσω ζω.
Doğruluğuma sarılacak, onu bırakmayacağım, Yaşadığım sürece vicdanım beni suçlamayacak.Крепко держал я правду мою и не опущу ее; не укорит меня сердце мое во все дни мои.
Doğruluğuma sarılacak, onu bırakmayacağım, Yaşadığım sürece vicdanım beni suçlamayacak.Правдата си ще държа, и не ще я оставя; Догдето съм жив сърцето ми няма да ме изобличи.
Doğruluğuma sarılacak, onu bırakmayacağım, Yaşadığım sürece vicdanım beni suçlamayacak.בצדקתי החזקתי ולא ארפה לא יחרף לבבי מימי׃
Doğruluğuma sarılacak, onu bırakmayacağım, Yaşadığım sürece vicdanım beni suçlamayacak.تمسكت ببري ولا ارخيه. قلبي لا يعير يوما من ايامي.
İlgili Sayfalar