bırakmaya ile cümle

bırakmaya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Bundan böyle artık sen insan yemeyecek, ulusunu çocuksuz bırakmayacaksın. Egemen RAB böyle diyor.ebbene, tu non divorerai più gli uomini, non priverai più di figli la nazione. Oracolo del Signore Dio
Bundan böyle artık sen insan yemeyecek, ulusunu çocuksuz bırakmayacaksın. Egemen RAB böyle diyor.Ennekokáért embert nem eszel többé, és népedet gyermektelenné nem teszed többé, ezt mondja az Úr Isten.
Bundan böyle artık sen insan yemeyecek, ulusunu çocuksuz bırakmayacaksın. Egemen RAB böyle diyor.네가 다시는 사람을 삼키지 아니하며 다시는 네 나라 백성을 제하지 아니하리라 나 주 여호와의 말이니라
Bundan böyle artık sen insan yemeyecek, ulusunu çocuksuz bırakmayacaksın. Egemen RAB böyle diyor.por isso tu não devorarás mais os homens, nem desfilharás mais a tua nação, diz o Senhor Deus.
Bundan böyle artık sen insan yemeyecek, ulusunu çocuksuz bırakmayacaksın. Egemen RAB böyle diyor.por tanto, no devorarás más a los hombres, ni nunca más privarás de hijos a tu nación, dice el Señor Jehovah
Bundan böyle artık sen insan yemeyecek, ulusunu çocuksuz bırakmayacaksın. Egemen RAB böyle diyor.preto nebudeš už viacej žrať ľudí ani neurobíš viacej toho, aby klesly tvoje národy, hovorí Pán Hospodin.
Bundan böyle artık sen insan yemeyecek, ulusunu çocuksuz bırakmayacaksın. Egemen RAB böyle diyor.Protož nebudeš více zžírati lidi, a národů svých více k sirobě přivoditi, praví panovník Hospodin.
Bundan böyle artık sen insan yemeyecek, ulusunu çocuksuz bırakmayacaksın. Egemen RAB böyle diyor.Przetoż nie będziesz więcej ludzi pożerała, ani narodów twoich więcej osieracała, mówi panujący Pan.
Bundan böyle artık sen insan yemeyecek, ulusunu çocuksuz bırakmayacaksın. Egemen RAB böyle diyor.sentähden et sinä ole enää syövä ihmisiä etkä enää riistävä lapsia omalta kansaltasi, sanoo Herra, Herra.
Bundan böyle artık sen insan yemeyecek, ulusunu çocuksuz bırakmayacaksın. Egemen RAB böyle diyor.zato ne boš več žrla ljudi, tudi ne pripravljala ob otroke naroda svojega, govori Gospod Jehova.
Bundan böyle artık sen insan yemeyecek, ulusunu çocuksuz bırakmayacaksın. Egemen RAB böyle diyor.δια τουτο δεν θελεις πλεον κατατρωγει ανθρωπους ουδε ατεκνωσει πλεον τους λαους σου, λεγει Κυριος ο Θεος.
Bundan böyle artık sen insan yemeyecek, ulusunu çocuksuz bırakmayacaksın. Egemen RAB böyle diyor.затова, няма вече да поглъщаш човеци, нито да обезчадваш вече народа си, казва Господ Иеова;
Bundan böyle artık sen insan yemeyecek, ulusunu çocuksuz bırakmayacaksın. Egemen RAB böyle diyor.за то уже не будешь поедать людей и народа твоего не будешь вперед делать бездетным, говорит Господь Бог.
Bundan böyle artık sen insan yemeyecek, ulusunu çocuksuz bırakmayacaksın. Egemen RAB böyle diyor.לכן אדם לא תאכלי עוד וגויך לא תכשלי עוד נאם אדני יהוה׃
Bundan böyle artık sen insan yemeyecek, ulusunu çocuksuz bırakmayacaksın. Egemen RAB böyle diyor.لذلك لن تأكلي الناس بعد ولا تثكلي شعوبك بعد يقول السيد الرب.
Bundan böyle artık sen insan yemeyecek, ulusunu çocuksuz bırakmayacaksın. Egemen RAB böyle diyor.所 以 主 耶 和 華 說 、 你 必 不 再 吞 喫 人 、 也 不 再 使 國 民 喪 子
Bundan böyle artık sen insan yemeyecek, ulusunu çocuksuz bırakmayacaksın. Egemen RAB böyle diyor.所以 主 耶和華 說 、 你 必 不 再 吞 喫人 、 也 不再 使 國民 喪子
Bunu burada bırakmayalım ki listemizi görelim.전에 그림은 그대로 두고
Bunu burada bırakmayalım ki listemizi görelim.Raději to tady nechám, abychom tu měli seznam.
Bunu burada bırakmayalım ki listemizi görelim.Vi tegner den lige. .
Bunu burada bırakmayalım ki listemizi görelim.Тук няма да махам нещата, за да имаме списъка.
Bunun olacağını sanmıyorum. Çünkü ikisini de bırakmayacağım.هذا لن يحذث لن اتخلى عن هذان الرجلان
Bunu sürekli yapacak şekilde -- oynayacak, daha çok oynayacak ve oynamayı bırakmayacak şekilde tasarlandık.Arra vagyunk tervezve, hogy folytonosan és sokat játszunk, és ne hagyjuk abba.
Bunu sürekli yapacak şekilde -- oynayacak, daha çok oynayacak ve oynamayı bırakmayacak şekilde tasarlandık.Estamos diseñados para hacerlo continuamente... jugar y jugar mucho y no parar de jugar.
Bunu sürekli yapacak şekilde -- oynayacak, daha çok oynayacak ve oynamayı bırakmayacak şekilde tasarlandık.Jesteśmy zaprojektowani do tego, aby robić to stale, bawić się dużo i nie przestawać.
Bunu sürekli yapacak şekilde -- oynayacak, daha çok oynayacak ve oynamayı bırakmayacak şekilde tasarlandık.Jsme určeni si hrát neustále -- hrát si, a hrát si hodně a nepřestávat si hrát.
Bunu sürekli yapacak şekilde -- oynayacak, daha çok oynayacak ve oynamayı bırakmayacak şekilde tasarlandık.우리는 지속적으로 그렇게 할 수 있도록 설계되어 있습니다 - 놀이를 하고, 더 많은 놀이를 하고 그리고 쉬지 않고 놀이를 하도록 말입니다.
Bunu sürekli yapacak şekilde -- oynayacak, daha çok oynayacak ve oynamayı bırakmayacak şekilde tasarlandık.Nous sommes conçus pour le faire en permanence - jouer et jouer beaucoup et ne pas arrêter de jouer.
Bunu sürekli yapacak şekilde -- oynayacak, daha çok oynayacak ve oynamayı bırakmayacak şekilde tasarlandık.Siamo fatti per farlo di continuo - giocare e giocare molto, senza smettere mai.
Bunu sürekli yapacak şekilde -- oynayacak, daha çok oynayacak ve oynamayı bırakmayacak şekilde tasarlandık.Somos concebidos para fazer isso continuamente, brincar, brincar muito e não parar de brincar.
Bunu sürekli yapacak şekilde -- oynayacak, daha çok oynayacak ve oynamayı bırakmayacak şekilde tasarlandık.Suntem proiectați să facem asta continuu -- să ne jucăm foarte mult și să nu ne oprim din joacă.
Bunu sürekli yapacak şekilde -- oynayacak, daha çok oynayacak ve oynamayı bırakmayacak şekilde tasarlandık.We zijn ontworpen om dat continu te doen -- spelen, veel spelen en niet stoppen met spelen.
Bunu sürekli yapacak şekilde -- oynayacak, daha çok oynayacak ve oynamayı bırakmayacak şekilde tasarlandık.Είμαστε σχεδιασμένοι παίζουμε διαρκώς, να παίζουμε πολύ και να μη σταματάμε.
Bunu sürekli yapacak şekilde -- oynayacak, daha çok oynayacak ve oynamayı bırakmayacak şekilde tasarlandık.Ми створені робити це постійно - грати; грати багато і і не припиняти гру.
Bunu sürekli yapacak şekilde -- oynayacak, daha çok oynayacak ve oynamayı bırakmayacak şekilde tasarlandık.Мы созданы, чтобы постоянно играть, играть много, и не останавливаться.
Bunu sürekli yapacak şekilde -- oynayacak, daha çok oynayacak ve oynamayı bırakmayacak şekilde tasarlandık.Създадени сме да правим това винаги -- да играем и то много и да не спираме да играем.
Bunu sürekli yapacak şekilde -- oynayacak, daha çok oynayacak ve oynamayı bırakmayacak şekilde tasarlandık.אנחנו מתוכננים לעשות את זה בלי הרף - להשתעשע ולהשתעשע הרבה
Bunu sürekli yapacak şekilde -- oynayacak, daha çok oynayacak ve oynamayı bırakmayacak şekilde tasarlandık.جُبلنا على أن نقوم بذلك باستمرار-- على أن نلعب و نلعب بكثرة و أن لا نتوقف عن اللعب.
Bunu sürekli yapacak şekilde -- oynayacak, daha çok oynayacak ve oynamayı bırakmayacak şekilde tasarlandık.とにかくたくさん遊ぶこと 遊びを止めないよう仕組まれています これはとてつもなく大きな恩恵です
Bunu sürekli yapacak şekilde -- oynayacak, daha çok oynayacak ve oynamayı bırakmayacak şekilde tasarlandık.我哋被設計成一直咁做—— 玩,搏命玩 永遠唔停止玩。
Burda x'i tek başına bırakmaya çalışacağız.2x^2 +3 = 75 입니다 이 x를 분리시켜보겠습니다
Burda x'i tek başına bırakmaya çalışacağız.2x^2 + 3 = 75، سوف احاول عزل x^2
Burda x'i tek başına bırakmaya çalışacağız.Pokusím se izolovat tohle x na druhou.
Bu soruya verilecek tek cevap binaları yangına ihtimal bırakmayacak şekilde inşa etmek.Costruire edifici che siano completamente ignifughi.
Bu soruya verilecek tek cevap binaları yangına ihtimal bırakmayacak şekilde inşa etmek.Die Antwort ist Häuser zu bauen, die feuerfest sind.
Bu soruya verilecek tek cevap binaları yangına ihtimal bırakmayacak şekilde inşa etmek.Jawaban untuk pertanyaan itu adalah bangunan bangunan yang benar-benar tahan api.
Bu soruya verilecek tek cevap binaları yangına ihtimal bırakmayacak şekilde inşa etmek.La réponse à cette question est de construire des bâtiments complètement à l'épreuve du feu.
Bu soruya verilecek tek cevap binaları yangına ihtimal bırakmayacak şekilde inşa etmek.Решението е: сгради, които са напълно огнеупорни.
Bu soruya verilecek tek cevap binaları yangına ihtimal bırakmayacak şekilde inşa etmek.こうゆう風に今の話のほとんどは無駄が多いのさ、
Bu yüzden neden bütün fikirleri bir kenara bırakmayalım ve olduğumuz yerde olmayalım.Allora perchè non mollare entrambe le idee dal principio e rimanere lì dove sei?
Bu yüzden neden bütün fikirleri bir kenara bırakmayalım ve olduğumuz yerde olmayalım.Joten mikset poistaisi molempia ideoita heti ja pysyisit siinä missä olet?
Bu yüzden neden bütün fikirleri bir kenara bırakmayalım ve olduğumuz yerde olmayalım.Proč tedy nepustit rovnou obě myšlenky a nezůstat tam, kde jste.
Bu yüzden neden bütün fikirleri bir kenara bırakmayalım ve olduğumuz yerde olmayalım.Поэтому почему бы сразу не оставить обе идеи и быть там, где вы есть?
Bu yüzden neden bütün fikirleri bir kenara bırakmayalım ve olduğumuz yerde olmayalım.אז למה לא לשמוט את שני הרעיונות מלכתחילה ולהישאר איפה שאתם?
Çünkü ikisini de bırakmayacağım.Mert egyik férfit sem engedem elmenni.
Çünkü ikisini de bırakmayacağım.Parce que je ne renoncerai à aucun de ces hommes.
Çünkü ikisini de bırakmayacağım.Και με τους δύο άνδρες... δεν έχω σκοπό να τα παρατήσω.
Dahası, bu adamlar bizi yarı yolda bırakmayacak.Además, esos hombres no van a engañarnos.
Dahası, bu adamlar bizi yarı yolda bırakmayacak.E esta gente não nos vai deixar mal.
Dahası, bu adamlar bizi yarı yolda bırakmayacak.Inoltre, quei tipi non si metteranno a cercarci.
İlgili Sayfalar