bırakmaya ile cümle

bırakmaya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Bir uçtan bir uca sürükleyip bırakmaya bayılırlar.Gostam de as arrastar e de as largar, de apêndice em apêndice.
Bir uçtan bir uca sürükleyip bırakmaya bayılırlar.Ils aiment la traîner et la laisser tomber d'une extrémité de leur corps à l'autre.
Bir uçtan bir uca sürükleyip bırakmaya bayılırlar.자기 몸 곳곳에 걸었다 떨어트렸다 하는 걸 좋아해요.
Bir uçtan bir uca sürükleyip bırakmaya bayılırlar.Le poartă, le scapă și le prind din nou.
Bir uçtan bir uca sürükleyip bırakmaya bayılırlar.Lubią to ciągać i opuszczać z kończyny na kończynę.
Bir uçtan bir uca sürükleyip bırakmaya bayılırlar.Rádi ji vlečou a upustí z ploutve na ploutev.
Bir uçtan bir uca sürükleyip bırakmaya bayılırlar.Rady ich ťahajú a púšťajú ich od jednej plutvy k druhej.
Bir uçtan bir uca sürükleyip bırakmaya bayılırlar.Sie ziehen es umher und jonglieren es von Gliedmaß zu Gliedmaß.
Bir uçtan bir uca sürükleyip bırakmaya bayılırlar.ולהעביר אותם מסנפיר לסנפיר.
Bir uçtan bir uca sürükleyip bırakmaya bayılırlar.ورميها من طرفٍ إلى آخر
Bir uçtan bir uca sürükleyip bırakmaya bayılırlar.この動画のイルカは大人で 名前はカローです
Bırakmayacağını söylediğin iki erkekle birlikteyim.Azzal a két férfival vagyok, akikre azt mondtad, hogy nem engeded el őket.
Bırakmayacağını söylediğin iki erkekle birlikteyim.Επειδή είμαι με τους δυο άντρες που δεν θα αφήσεις;
Bırakmayacağını söylediğin iki erkekle birlikteyim.لانني مع الرجلين اللذان لا تريدين التخلي عنهما؟
Bırakmayacak mısın?Bỏ tay!
Bırakmayacak mısın?Bukankah kau mau pergi?
Bırakmayacak mısın?Eresszen!
Bırakmayacak mısın?Lâchez-moi.
Bırakmayacak mısın?Lasciami andare.
Bırakmayacak mısın?ألن تدعني؟
Böylece son olarak metroda bir zarfın içinde bırakmaya karar verdim.Alla fine avevo deciso di lasciarli in una busta sulla metropolitana.
Böylece son olarak metroda bir zarfın içinde bırakmaya karar verdim.Alors finalement, j'ai décidé que je les laisserai dans une enveloppe dans le métro.
Böylece son olarak metroda bir zarfın içinde bırakmaya karar verdim.Am Ende entschied ich einfach, dass ich das Geld in einem Briefumschlag in der U-Bahn hinterlassen würde.
Böylece son olarak metroda bir zarfın içinde bırakmaya karar verdim.Assim eventualmente, eu decidi deixar um envelope no metropolitano.
Böylece son olarak metroda bir zarfın içinde bırakmaya karar verdim.Így végül úgy döntöttem, hogy otthagyom egy borítékban a metrón.
Böylece son olarak metroda bir zarfın içinde bırakmaya karar verdim.În final, am hotărât pur şi simplu să las banii într-un plic la metrou.
Böylece son olarak metroda bir zarfın içinde bırakmaya karar verdim.Jadi akhirnya, saya memutuskan untuk memasukkan uangnya ke amplop dan meninggalkan di kereta bawah tanah.
Böylece son olarak metroda bir zarfın içinde bırakmaya karar verdim.그래서 궁극적으로, 그냥 지하철에 봉투 채로 놓아 놓기로 결심했습니다.
Böylece son olarak metroda bir zarfın içinde bırakmaya karar verdim.Nakonec jsem se rozhodl, že je nechám v obálce v metru.
Böylece son olarak metroda bir zarfın içinde bırakmaya karar verdim.Por último resolví, simplemente que podría dejarlos en un sobre en el metro.
Böylece son olarak metroda bir zarfın içinde bırakmaya karar verdim.Så til sidst besluttede jeg, at jeg ville lægge dem i en konvolut i metroen.
Böylece son olarak metroda bir zarfın içinde bırakmaya karar verdim.Uiteindelijk besliste ik dat ik het in een envelop op de metro zou achterlaten.
Böylece son olarak metroda bir zarfın içinde bırakmaya karar verdim.W końcu zdecydowałem, że będę zostawiał kopertę pieniędzy w metrze.
Böylece son olarak metroda bir zarfın içinde bırakmaya karar verdim.Τελικά, λοιπόν, αποφάσισα, απλά να αφήνω ένα φάκελο με τα χρήματα στο μετρό, κάθε φορά που δεν δούλευα.
Böylece son olarak metroda bir zarfın içinde bırakmaya karar verdim.В конце концов, я просто решил, что всё равно забыл бы конверт с деньгами в метро.
Böylece son olarak metroda bir zarfın içinde bırakmaya karar verdim.Врешті-решт, я вирішив, що просто залишу ці гроші в конверті в метро.
Böylece son olarak metroda bir zarfın içinde bırakmaya karar verdim.И в крайна сметка реших, че ще ги оставям в плик в метрото.
Böylece son olarak metroda bir zarfın içinde bırakmaya karar verdim.לבסוף, החלטתי פשוט להשאיר את הכסף במעטפה ברכבת התחתית.
Böylece son olarak metroda bir zarfın içinde bırakmaya karar verdim.حتى في نهاية المطاف، قررت فقط أن ترك الخمس دولارات في مغلف في مترو الإنفاق.
Böylece son olarak metroda bir zarfın içinde bırakmaya karar verdim.電車の中に封筒を置いておくことに決めたのです。 時にはそれを善人が拾い、
Bu beni o kadar rahatsız etti ki Motorlu araçlara binmeyi ve sürmeyi bırakmaya karar verdim.Annyira megrázott, hogy elhatároztam, többet nem utazom, vagy vezetek motoros járművet.
Bu beni o kadar rahatsız etti ki Motorlu araçlara binmeyi ve sürmeyi bırakmaya karar verdim.Cela m'a tellement dérangé que j'ai décidé d'abandonner de conduire des motos ou des véhicules à moteur.
Bu beni o kadar rahatsız etti ki Motorlu araçlara binmeyi ve sürmeyi bırakmaya karar verdim.Chuyện đó làm tôi lo âu rất nhiều và tôi đã quyết định là tôi sẽ ko sử dụng bất cứ loại xe cộ nào nữa.
Bu beni o kadar rahatsız etti ki Motorlu araçlara binmeyi ve sürmeyi bırakmaya karar verdim.Das hat mich so sehr beunruhigt, dass ich mich dazu entschied, keine motorisierten Fahrzeuge mehr zu benutzen.
Bu beni o kadar rahatsız etti ki Motorlu araçlara binmeyi ve sürmeyi bırakmaya karar verdim.Det påverkade mig till den grad att jag bestämde mig för att sluta använda och köra motoriserade fordon.
Bu beni o kadar rahatsız etti ki Motorlu araçlara binmeyi ve sürmeyi bırakmaya karar verdim.Esto me molestó tanto, que decidí que iba a renunciar a manejar y andar en vehículos motorizados.
Bu beni o kadar rahatsız etti ki Motorlu araçlara binmeyi ve sürmeyi bırakmaya karar verdim.Het verontrustte me zo erg, dat ik besloot om me niet langer te verplaatsen in gemotoriseerde voertuigen.
Bu beni o kadar rahatsız etti ki Motorlu araçlara binmeyi ve sürmeyi bırakmaya karar verdim.M-a tulburat atât de mult încât am decis să renunț să conduc sau să fiu pasager în vehicule cu motor.
Bu beni o kadar rahatsız etti ki Motorlu araçlara binmeyi ve sürmeyi bırakmaya karar verdim.Mi impressionò così tanto, che decisi che avrei rinunciato a usare e guidare veicoli a motore.
Bu beni o kadar rahatsız etti ki Motorlu araçlara binmeyi ve sürmeyi bırakmaya karar verdim.Perturbou-me de tal maneira que decidi que nunca mais andaria ou conduziria um veículo motorizado.
Bu beni o kadar rahatsız etti ki Motorlu araçlara binmeyi ve sürmeyi bırakmaya karar verdim.Rozrušilo mě to tak, že jsem se rozhodl přestat používat motorová vozidla.
Bu beni o kadar rahatsız etti ki Motorlu araçlara binmeyi ve sürmeyi bırakmaya karar verdim.To ma tak znepokojilo, že som sa rozhodol, že sa vzdám riadenia a jazdenia na motorových vozidlách.
Bu beni o kadar rahatsız etti ki Motorlu araçlara binmeyi ve sürmeyi bırakmaya karar verdim.To mną tak wstrząsnęło, że zdecydowałem, że zrezygnuję z jeżdżenia czy prowadzenia pojazdów zmotoryzowanych.
Bu beni o kadar rahatsız etti ki Motorlu araçlara binmeyi ve sürmeyi bırakmaya karar verdim.Това така ме разтревожи, че реших да се откажа да се возя и да карам моторизирани превозни средства.
Bu beni o kadar rahatsız etti ki Motorlu araçlara binmeyi ve sürmeyi bırakmaya karar verdim.Это так сильно меня обеспокоило, что я решил перестать ездить или водить моторные транспортные средства.
Bundan böyle artık sen insan yemeyecek, ulusunu çocuksuz bırakmayacaksın. Egemen RAB böyle diyor.A cause de cela tu ne dévoreras plus d`hommes, Tu ne détruiras plus ta nation, Dit le Seigneur, l`Éternel.
Bundan böyle artık sen insan yemeyecek, ulusunu çocuksuz bırakmayacaksın. Egemen RAB böyle diyor.därför skall du nu icke mer få äta upp människor och icke mer få döda ditt folks barn, säger Herren, HERREN.
Bundan böyle artık sen insan yemeyecek, ulusunu çocuksuz bırakmayacaksın. Egemen RAB böyle diyor.darum sollst du nun nicht mehr Leute fressen noch dein Volk ohne Erben machen, spricht der HERR HERR.
Bundan böyle artık sen insan yemeyecek, ulusunu çocuksuz bırakmayacaksın. Egemen RAB böyle diyor.derfor skal du ikke mere æde Mennesker eller gøre dit Folk barnløst, lyder det fra den Herre HERREN.
Bundan böyle artık sen insan yemeyecek, ulusunu çocuksuz bırakmayacaksın. Egemen RAB böyle diyor.derfor skal du ikke mere ete mennesker og ikke mere føre dine folk til fall, sier Herren, Israels Gud.
İlgili Sayfalar