bırakması ile cümle

bırakması kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Muhammed Ali'nin gemileri serbest bırakması nedeniyle bu operasyon iptal edildi. [1]This operation was cancelled due to Muhammad Ali letting the ships go.[6]
Rabbim kimseyi annesiz birakmasın.Mein Herr, lass niemanden seine Mutter verlieren.
Vazifesini bırakmasını bilirse şerefli bir iş yapmış olur" dedi.Unterläßt er jedoch die Tat, dann wäre er ein Verräter vor seinem eigenen Gewissen.
Yagudin'in sporu bırakmasının ardından Pluşenko, dört yıl boyunca girdiği hemen hemen tüm yarışmaları kazandı.Nach Jagudins Rücktritt gewann Pljuschtschenko fast alle Wettkämpfe, die er bestritt.
Kral, Piero’dan Pisa’yı, Livorno’yu ve diğer şehirleri bırakmasını istemiştir.Der König verlangte die Abtretung Pisas, Livornos und anderer Städte, was Piero gestattete.
Futbolculuğu bırakmasının ardından Boluspor'da antrenörlük yapmaya başladı.Wenige Wochen nach seiner Entlassung wurde er Trainer bei Boluspor.
Bitirdiğinde Danielle'in onu bırakmasını ister.Erst dann will er Danielle ziehen lassen.
Carmen cazibesini kullanarak genç adamın kendisini serbest bırakmasını sağlar.Diese Chance nutzen die jungen Samurai, um den Onkel zu befreien.
Teknik direktör Bülent Ünder'in görevini bırakmasının ardından takımın teknik direktörlüğüne getirildi.Nach dessen Ausscheiden aus dem Team übernahm Gustav Brunner den Posten des technischen Direktors.
Doktor bu hastaya sigarayı bırakmasını tavsiye etti.Le docteur recommanda à ce patient de cesser de fumer.
Kız kardeşim ona beni yalnız bırakmasını söyledi.Ma sœur lui dit de me laisser tranquille.
Tüp ayaklar dalga şeklinde, bir ayak yere tutunurken diğerinin bırakmasıyla hareket eder.Leurs pas touchent doucement le sol, et ce qu'ils font avec un pied, ils le font ensuite avec l'autre.
Futbolu 31 yaşında bırakmasının sebebi dizlerindeki ağır sakatlıktı.À 31 ans, il arrête sa carrière à cause de problèmes persistants au genou.
Doktor ona içmeyi bırakmasını tavsiye etti.El médico le aconsejó que dejara de beber.
Doktor sigarayı ve içkiyi bırakmasını söyledi.El médico le dijo que dejase de fumar y de beber.
Doktor babama sigarayı bırakmasını tavsiye etti.El médico aconsejó a mi padre que dejara de fumar.
Doktor Bay Smith'e sigarayı bırakmasını söyledi.El médico le dijo al señor Smith que dejara de fumar.
Doktor ve Bill, NASA'nın görmesi için Godsacre'a onun mesaj bırakmasına yardım ederler.El Doctor y Bill ayudan a Godsacre a dejar el mensaje que la NASA descubrirá.
Harry, yılana Justin’i bırakması için bağırdığı zaman herkes onun yılanlarla konuşabildiğini anlar.Antes de irse, Tom dice que puede hablar con las serpientes.
Frank tabancasını çekip adama doğrultur ve ondan silahını bırakmasını ister.Un hombre le apunta con un arma y le dice que se vaya.
Fakat Prens onun ağlamayı bırakmasını ister; Prenses'e bir yeni teklifi vardır.(A) La princesa está triste… ¿Qué tendrá la princesa?
Kendi yararı için insanları kullanmayı bırakması için Keiko'ya baskı yaptım.Ho fatto pressione a Keiko affinché la smettesse di usare le persone per i propri scopi.
Kendisine sigarayı bırakması önerilir, fakat kabul etmez.Prova a smettere di fumare, ma ciò non gli riesce.
Futbolu 31 yaşında bırakmasının sebebi dizlerindeki ağır sakatlıktı.Si è ritirato a 31 anni a causa di un grave infortunio al ginocchio.
Karısı ve çocukları onun sigarayı bırakmasını istedikleri için o sigarayı bıraktı.Он бросил курить, потому что жена и дети его об этом попросили.
Doktor sigarayı bırakması için onu ikna etti.Врач убедил его бросить курить.
Bitirdiğinde Danielle'in onu bırakmasını ister.В конце концов она решает, что Даниель её бросил.
Futbolu 31 yaşında bırakmasının sebebi dizlerindeki ağır sakatlıktı.В 10 лет бросил футбол из-за серьёзной травмы колена.
Harry, yılana Justin’i bırakması için bağırdığı zaman herkes onun yılanlarla konuşabildiğini anlar.Из-за способности с Гарри говорить со змеями, все подозрения падают на него.
Vazifesini bırakmasını bilirse şerefli bir iş yapmış olur" dedi.И если ты найдёшь нужным ещё что-либо исправить, то исправляй».
Artık Napolyon Bonapart’ın tahtı bırakması isteniyordu.Барон Фризенгоф был вынужден потребовать от Дубельта покинуть Бродзяны.
Kitabın satışlarından aldığı gelir borçlarını ödemesi ve otel işlerini bırakması için yeterliydi.سمحت العائدات من مبيعات كتابه بسداد ديونه وبعدها ترك قطاع الفنادق.
Bırakması isteninceye kadar Yıl 11'de drama eğitimi aldı.Ele estudou drama na escola até ao fim de seus 11 anos, até que ele pediu para não continuar.
Doktor ve Bill, NASA'nın görmesi için Godsacre'a onun mesaj bırakmasına yardım ederler.O Doutor e Bill ajudam Godsacre a deixar a mensagem vista em Marte no presente.
Futbolu 31 yaşında bırakmasının sebebi dizlerindeki ağır sakatlıktı.Precisou parar de jogar aos 31 anos, por lesão no joelho.
Fadil, Layla'ya kendi evini bırakmasını ve kendisiyle yaşamasını söyledi.Fadil disse a Layla que ela deveria deixar sua casa e morar com ele.
Larry artık bu itfaiyecilik işini bırakması gerektiğini; çünkü bunun çok tehlikeli olduğunu düşünür.Annet smeekt hem met de handel te stoppen omdat zij gelooft dat deze gevaarlijk is.
İlk kısım Edward'ın Bella'yı eve bırakması ile sona ermektedir.Edward is in paniek en brengt Bella onmiddellijk naar huis.
Doktoru ona sigarayı bırakmasını tavsiye etti.Zijn dokter raadde hem aan te stoppen met roken.
Genelkurmay Başkanlığı'nı bırakmasının sebebini yazılı bir açıklamayla duyurdu.Indian) zmusza prezydenta do ogłoszenia stanu wyjątkowego.
İlk kısım Edward'ın Bella'yı eve bırakması ile sona ermektedir.Odcinek kończy się odesłaniem Borga do domu.
Sonra Atinalıların savaşı bırakması ile son bulmuştur.Bitwa zakończyła się zwycięstwem Ateńczyków.
Futbolu 31 yaşında bırakmasının sebebi dizlerindeki ağır sakatlıktı.W wieku 30 lat zakończył karierę z powodu poważnej kontuzji kolana.
Ayrılma nedenleri ise, Carter'in Hilary'i Lindsay Lohan nedeniyle bırakmasıydı.Doniesiono, że Carter rzucił aktorkę Lindsay Lohan dla Duff.
Bitirdiğinde Danielle'in onu bırakmasını ister.Gdy odchodził, Dylan powiedziała by zaczekał.
Direniş, Sovyetler Birliğinin Birinci Sekreterinin çıkartma planını bırakmasına neden oldu.Folkets motstånd gjorde att Sovjetunionen övergav sin ursprungliga plan att ta över ledarskapet.
Zimbabve'nin uygulamayı bırakmasından sonra 1988'den itibaren geniş çaplı hayvan itlafı yapılmamaktadır.Sedan den 28 april 2015 är det inte tillåtet att tillsätta något socker alls till juice.
Wollstonecraft'ın okulu bırakmasından sonra okul kapanmak zorunda kaldı.Після закінчення школи Охлобистін вступив до ВДІК.
Enda Kenny'nin görevi bırakmasının ardından 2 Haziran 2017'de Fine Gael'ın genel başkanı oldu.Po odchodu Endy Kennyho byl zvolen předsedou strany Fine Gael 2. června 2017.
Kendisine sigarayı bırakması önerilir, fakat kabul etmez.Říká, že ho zabily cigarety, ale přesto si je nedokázal odepřít.
Toplanan halk kralı tehdit edip Carlos'u serbest bırakmasını istemektedir.Dav se tlačí do vězení, dožaduje se Carlosova osvobození a vystraší krále.
İşini bırakması için her türlü nedeni var.El are toate motivele să îşi lase locul de muncă.
Ajan 47'ye işini iyi yaptığını söyleyen Belikof, kendisini bırakması karşılığında onunla pazarlık yapar.A 47-es ügynök kénytelen régi munkáját felvenni, hogy a végére járjon az ügynek.
Kitabın satışlarından aldığı gelir borçlarını ödemesi ve otel işlerini bırakması için yeterliydi.A könyvei bevételéből vissza tudta fizetni a tartozásait, és háta mögött tudta hagyni a szállodaipart.
Bitirdiğinde Danielle'in onu bırakmasını ister.Danielle végül elengedi őt.
Rossi Francesco Totti'nin millî takımı bırakmasıyla 10 numarayı giyme onuruna sahip oldu.Megkapta a 10-es mezt Francesco Totti válogatottból való visszavonulása után.
Ancak hükumet ETA'dan ateşkes değil, silah bırakmasını istediklerini vurguladı.Szíria azonban nem várta meg az izraelieket, hanem fegyverszünetet kért.
Sırt üstü yüzerken insanın kendisini rahat bırakması gerekir.Amikor úsznak, lábaikkal egyszerre csapnak hátra.
1992 yılında grubu bırakması, gruptaki herkesi şoka çevirmişti.2000-ben bekövetkezett halála mindenkit sokkolt.
Doktor Tom'a içkiyi bırakmasını tavsiye etti.Lääkäri suositteli, että Tom lopettaisi juomisen.

İlgili Sayfalar