bırakmam ile cümle

bırakmam kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Bu sırada Judy ile olan ilişkisinide bırakmamıştır.Er traut sich nicht, Julie auf ihre frühere Beziehung mit Jim anzusprechen.
GRAPO da silah bırakmamıştır.Mais Dugan n'utilisa pas l'arme.
Yerine halife bırakmamıştır.)Le remplacement n’en tient pas compte.)
Bu birleşmeye rağmen kral ve kraliçe hakimiyetleri altındaki bölgelerin yönetimlerini bırakmamıştır.Malgré tout, le roi et la reine sont loin de perdre leurs appuis dans le pays.
O, dostunu hiçbir koşulda yalnız bırakmamış.Cependant, il n'est pas seul dans son bureau.
Sakatlıklar peşini bırakmamıştır ve pek oynayamamıştır.Il ne parvient pas à s'y imposer et joue très peu.
Bütün bunlardan bahsederken çocuksu bir hikâye tarzını elden bırakmamaktadır.Ne pas parler à un enfant c'est nier sa qualité de sujet.
Okuryazar olduğu bilinmemektedir ve kendisi yazılı bir kayıt bırakmamıştır.Il est cependant déplorable écrivain et ne vend jamais une seule histoire.
Doktorum sigara içmeyi bırakmamı söyledi.El médico me dijo que dejara el tabaco.
Erkek kardeşim bana sigara içmeyi bırakmamı tavsiye etti.Mi hermano me aconsejó dejar de fumar.
Bu kötü alışkanlığı bırakmamız gerek.Deberíamos acabar con tan mala costumbre.
Doktor sigarayı bırakmam gerektiğini söyledi.El doctor me ha dicho que debería dejar de fumar.
Tom bu işi bırakmamı istedi.Tom quiere que deje este trabajo.
Seni istasyona bırakmamı ister misin?¿Quieres que te deje en la estación?
Tom'u yalnız bırakmamalıydık.No debimos haber dejado solo a Tom.
Hiçbir zaman Avrupa için Galatasaray'ı bırakmam.Nunca deje Galatasaray para Europa.
GRAPO da silah bırakmamıştır.Guido acaba dejando el arma.
Serkan Çalık'ın peşini sakatlıklar bir türlü bırakmamıştır.Los sarracenos dejaron de perseguirlo.
Oldukça serttir ve hiçbir zaman ortada şahit bırakmamaktadır.Es serio y no habla nunca de él mismo.
Allessandro meşru bir varış bırakmamıştı.Pero Saguier carecía de toda representatividad.
Kendinizi bu karniyogenik, aşındırıcı, yanıcı ve zehirli elementlere maruz bırakmamanız önemlidir.Es primordial no resultan expuesto a estos elementos carcinógenos, corrosivos, inflamables y tóxicos.
Yerine halife bırakmamıştır.)En su lugar ya no se emite nada.)
Aynı dönemde Thorpe Amerikan futbolunu da bırakmamıştır.Jamás abandonó el fútbol americano.
Buna rağmen insâfı elden bırakmamak gerekir.No estoy obligado, por tanto, a concederle la gracia.
Salih Eyyub belirlenmiş bir varis bırakmamıştı.Seiyū: Asuka Tanii Una hikikomori.
Sokrates, yazılı bir kaynak bırakmamıştır.Rabia no dejó ningún texto escrito por sí misma.
Ancak şehir yeniden terk edilmek zorunda kalacak ve düşmana herhangi bir kaynak bırakmamak için yakılacaktır.El campamento era entonces incendiado y destruido para evitar que fuera ocupado por el enemigo.
Doktor sigarayı bırakmam gerektiğini söyledi.Il dottore mi ha detto che devo smettere di fumare.
Herhangi bir kanıt bırakmamak için dikkatliydim.Sono stato attento a non lasciare nessuna traccia.
Allessandro meşru bir varış bırakmamıştı.Di Alessio però, non ci fu' più traccia.
Bu arada köyde yumurta bile bırakmamışlardır.Invece, egli faceva scomparire anche l'uovo.
Kimseye kızoğlankız bırakmamış.Non riceve nessun affluente.
Ona onu yalnız bırakmamasını rica etti.Она попросила его не оставлять её одну.
Ne var ki, kendisini seçtiren çevreler onun yakasını bırakmamaya kararlıdır.Они будут бесконечными, если не выбрать вращение определённым образом.
Fakat Yakup, "Beni kutsamadıkça seni bırakmam" der.Но халиф ответил: «Я не прикажу тебе и не запрещу тебе».
O, dostunu hiçbir koşulda yalnız bırakmamış.В природе он совершенно не встречается в одиночку.
GRAPO da silah bırakmamıştır.Впрочем, Дюваль не собирается складывать оружие.
Okçulukta, okçuluk zihnini geride bırakmamak bir hastalıktır.Болезнь сама по себе не вызывает умственную отсталость.
Bu Beş köye yerleştirilen gruplar birbirleri ile irtibatı bırakmamış görüşmeye devam etmiştir.Он говорит, что все пятеро отнюдь неслучайно попали сюда.
Yunan ordusu geri çekilirken Türklerin kullanabileceği hiçbir şey bırakmamak için özen gösterdi.وأاثناء تراجع الجيش اليونانى قد عملوا على عدم ترك أى شيئاً يستطيع أن يستخدمه الأتراك .
Fakat Yakup, "Beni kutsamadıkça seni bırakmam" der.فقالَ يعقوبُ: «لا أتْرُكُكَ حتى تُبارِكَني».
Okuryazar olduğu bilinmemektedir ve kendisi yazılı bir kayıt bırakmamıştır.كاتبته حزينة، لكنه لم يقرأ الرسالة.
O, dostunu hiçbir koşulda yalnız bırakmamış.Ele não estava sozinho em seu ponto de vista.
Bu dil grubunda muhtemelen hiç yazılı iz bırakmamış diller de vardır.Havia provavelmente outras línguas da família que não deixaram registros escritos.
Sokrates, yazılı bir kaynak bırakmamıştır.Sócrates não deixou nenhum registro escrito de suas ideias.
Doktor sigarayı bırakmamı söyledi.O doutor disse que eu deveria parar de fumar.
Ev ödevimi burada bırakmamın bir sakıncası var mı?Tem problema de eu deixar meu dever de casa aqui?
Ev ödevimi burada bırakmamın bir sakıncası var mı?Se importa de eu deixar meu dever de casa aqui?
Eğer bir söz söylenirse kılıcımı çeker ve kimseyi sağ bırakmam." dedi.En wanneer de volgende man langszij komt en mij verslaat, zal ik ook daarover niet klagen."
Salih Eyyub belirlenmiş bir varis bırakmamıştı.EénNL haalde echter geen zetels.
GRAPO da silah bırakmamıştır.Oerle voert geen wapen.
Yerine halife bırakmamıştır.)Ze neemt namelijk geen onzekerheid weg.)
Âsîler lehinde yabancı müdahaleye de artık yer bırakmamakta idi.Daarbuiten hadden zij geen rechten meer.
Kimseye kızoğlankız bırakmamış.Hij ontziet niemand.
Hiçbir zaman Avrupa için Galatasaray'ı bırakmam.De Mitsuoka wordt niet uitgevoerd naar Europa.
Yerine halife bırakmamıştır.)Nie dożył jednak jej rozpoczęcia.)
Salih Eyyub belirlenmiş bir varis bırakmamıştı.Seiyū: Kōki Miyata Yūko Ichihara (jap.
O, dostunu hiçbir koşulda yalnız bırakmamış.Oddziały te nie były w żaden sposób samodzielne.
Dövme konusuyla ilgili, "Galiba annem dövme yaptırmayı bırakmamı istiyor; fakat artık çok geç.Tom dodał, że powinna usunąć napis "kocham, mama" ale wtedy było już za późno.
Sokrates, yazılı bir kaynak bırakmamıştır.Sokrates nie pozostawił własnych pism.
İlgili Sayfalar