bırakmak ile cümle
bırakmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Ben herhangi kağıt izleri bırakmak istemiyorum.I don't want to leave any paper trails.
Tom Mary'nin neden işini bırakmak istediğini biliyordu.Tom knew why Mary wanted to quit her job.
Tom'u yalnız bırakmak istemiyorum.I don't want to leave Tom alone.
Tom burada çalışmayı bırakmak için kararını verdi.Tom has made up his mind to quit working here.
Tom sigarayı bırakmak istiyordu.Tom wanted to quit smoking.
Tom Mary'nin işini neden bırakmak zorunda kaldığını anlayamadı.Tom couldn't understand why Mary had to quit her job.
İçki içmeyi bırakmak zorundayım.I have to stop drinking.
Asistanım işi bırakmakla tehdit etti.My assistant threatened to quit.
Ben onları yalnız bırakmak için söz verdim.I promised to leave them alone.
Onları yalnız bırakmak için söz veriyorum.I promise to leave them alone.
Onu yalnız bırakmak için söz veriyorum.I promise to leave her alone.
Ben gerçekten onları hayran bırakmak istiyorum.I really want to impress them.
Ben gerçekten onu hayran bırakmak istiyorum.I really want to impress him.
Tom bana işini bırakmak istediğini söyledi.Tom told me he wanted to quit his job.
Dan işini sahipsiz bırakmak istemedi.Dan didn't want to leave his business unattended.
Tom köpeği bırakmak için arka kapıyı açtı.Tom opened the back door to let the dog out.
Tom'un iyi bir izlenim bırakmak istediğini biliyorum.I know Tom wants to make a good impression.
Tom'un sigarayı bırakmak için irade gücü yok.Tom doesn't have the will power to quit smoking.
Sigarayı bırakmak kararlılık gerektirir.It takes will power to give up smoking.
Bunu artık yapmak istemediğinde bırakmakta özgürsün.You are free to leave when you don't like this anymore.
Tom faturalarını ödeyebilmek için gitarını rehin bırakmak zorunda kaldı.Tom had to pawn his guitar in order to pay his bills.
İnsanlık için katkıları geride bırakmak istiyorum.I want to leave behind contributions to humanity.
Çiftliğimi torunlarıma bırakmak istiyorum.I want to leave my farm to my grandchildren.
Ne yapacağını sana bırakmak istiyorum.I want to leave it up to you what to do.
Pencereleri açık bırakmak istiyorum.I'd like to leave the windows open.
Giysilerini yere bırakmaktan vazgeç.Stop leaving your clothes on the floor.
Giysilerini zeminin her yerine bırakmaktan vazgeç.Stop leaving your clothes all over the floor.
Onu orada bırakmak zorundayız.We have to leave it there.
Kimseyi bırakmak zorunda kalmamalıyız.We shouldn't have to lay anyone off.
Onu arkamızda bırakmak zorundayız.We've got to put that behind us.
Tom'a yalan söylemeyi bırakmak zorundayız.We've got to quit lying to Tom.
Tom işini bırakmak zorunda kaldı.Tom had to leave his job.
Tom işini bırakmak zorundaydı.Tom had to leave his job.
Bir iz bırakmak istiyorum.I want to leave a mark.
Bırakmak zordur.It's hard to let go.
Çoğu sigara içen, bırakmak istediklerini söylüyor.Most smokers say that they want to quit.
Bir insan kötü alışkanlıkları bırakmak için asla çok yaşlı değildir.One is never too old to unlearn bad habits.
Aracı sokağın ortasında bırakmak zorunda kaldım.I had to leave the car in the middle of the street.
Aracı caddenin ortasında bırakmak zorunda kaldım.I had to leave the car in the middle of the street.
Bunu yapmayı bırakmak zorundayız.We've got to quit doing this.
İşini bırakmak istediğini biliyorum.I know you want to quit your job.
Sami, Leyla'yı orada bırakmak zorunda kaldı.Sami had to leave Layla there.
Tom onu yapmayı bırakmak zorundaydı.Tom had to stop doing that.
Tom Mary'yi eve bırakmak istedi.Tom asked Mary for a ride home.
Bugünün işini yarına bırakmak nasıl engellenir?How to stop procrastinating?
O, sigarayı bırakmak için çok uğraşıyorHe is trying hard to quit smoking
O bana hiçbir belirsizliğe yer bırakmaksızın geri dönmeyeceğini söyledi.She told me in no uncertain terms that she would not be coming back.
Sanırım Tom işini bırakmak istiyor.I think Tom would like to quit his job.
Tom'u geride bırakmak istemiyorum.I don't want to leave Tom behind.
Tom, Mary'ye işini bırakmak istediğini söylememeli.Tom shouldn't tell Mary he wants to quit his job.
Tom, Mary'ye işini bırakmak istediğini söyledi.Tom told Mary he wanted to quit his job.
Henüz bırakmak için hazır değilim.I'm not ready to quit yet.
Telefon ahizelerini uzun zaman zarflarında şarj dışında bırakmak tavsiye edilmez.It is not recommended to leave phone handsets out of the charger for long periods of time.
Tom'un bırakmak için hazır olmadığını biliyordum.I knew Tom wasn't ready to quit.
Mary'yi onu yapmayı bırakmak için ikna eden kişi Tom'dur.Tom is the one who convinced Mary to quit doing that.
Tom bunu yapmayı bırakmak zorunda kalacak.Tom will have to stop doing that.
Tom yaptığı işi yapmayı bırakmak zorunda değildi.Tom didn't have to stop doing what he was doing.
Bunu yapmayı bırakmak zorunda kalacağım.I'm going to have to stop doing that.
Tom, Mary'yi evde tek başına bırakmak zorunda kaldı.Tom had to leave Mary at home by herself.
Tom her zaman bırakmakla tehdit eder ama asla bırakmaz.Tom is always threatening to quit, but he never does.