bırakmak ile cümle
bırakmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bu dönemde yaptığımız Amerikalı bebekleri Çince'ye maruz bırakmaktı.우리가 한 것은 미국 아기들을 이 기간 동안 중국어에 노출시킨 것이었습니다.
Bu dönemde yaptığımız Amerikalı bebekleri Çince'ye maruz bırakmaktı.Nechali sme počas tohoto obdobia americké bábätká počúvať mandarínčinu.
Bu dönemde yaptığımız Amerikalı bebekleri Çince'ye maruz bırakmaktı.O que fizemos foi expor os bebês americanos, durante esse período ao mandarim.
Bu dönemde yaptığımız Amerikalı bebekleri Çince'ye maruz bırakmaktı.Podczas tego okresu wystawiliśmy amerykańskie dzieci na język mandaryński.
Bu dönemde yaptığımız Amerikalı bebekleri Çince'ye maruz bırakmaktı.Provedli jsme to, že jsme vystavili americké děti během onoho období mandarínštině.
Bu dönemde yaptığımız Amerikalı bebekleri Çince'ye maruz bırakmaktı.Så det vi gjorde var att exponera de amerikanska spädbarnen för mandarin.
Bu dönemde yaptığımız Amerikalı bebekleri Çince'ye maruz bırakmaktı.Vi udsatte amerikanske babyer for kinesisk.
Bu dönemde yaptığımız Amerikalı bebekleri Çince'ye maruz bırakmaktı.We lieten de Amerikaanse baby's gedurende deze periode Mandarijns horen.
Bu dönemde yaptığımız Amerikalı bebekleri Çince'ye maruz bırakmaktı.Wir nahmen also amerikanische Babys und spielten ihnen während der kritischen Phase Mandarin vor.
Bu dönemde yaptığımız Amerikalı bebekleri Çince'ye maruz bırakmaktı.Yang kami lakukan adalah memaparkan bayi Amerika selama masa ini dengan Bahasa Mandarin.
Bu dönemde yaptığımız Amerikalı bebekleri Çince'ye maruz bırakmaktı.Αυτό που κάναμε ήταν να εκθέσουμε μωρά από την Αμερική αυτήν την περίοδο στη γλώσσα των Μανδαρίνων.
Bu dönemde yaptığımız Amerikalı bebekleri Çince'ye maruz bırakmaktı.И мы решили дать американским младенцам слушать китайский в этот критический период.
Bu dönemde yaptığımız Amerikalı bebekleri Çince'ye maruz bırakmaktı.Това, което направихме, беше да изложим американските бебета през този период на китайски.
Bu dönemde yaptığımız Amerikalı bebekleri Çince'ye maruz bırakmaktı.Що ми зробили це піддали американських малюків в цей період - впливу китайської.
Bu dönemde yaptığımız Amerikalı bebekleri Çince'ye maruz bırakmaktı.מה שעשינו הוא לחשוף תינוקות אמריקאיים במהלך תקופה זו למנדרינית.
Bu dönemde yaptığımız Amerikalı bebekleri Çince'ye maruz bırakmaktı.وما قمنا بعمله خلال تلك الفترة هي عرض الأطفال الأمريكين للغة الماندرين.
Bu dönemde yaptığımız Amerikalı bebekleri Çince'ye maruz bırakmaktı.中国語に触れさせるということです 中国語を話す親戚が1ヶ月ほど家にやって来たかのように
Bu elde hiç döşeme yerleştirmediniz. Eli bırakmak veya döşemeler yerleştirerek geri dönmek ister misiniz?Não colocou peças durante esta vez. Deseja passar a vez de jogar ou pretende colocar peças?
Bu elde hiç döşeme yerleştirmediniz. Eli bırakmak veya döşemeler yerleştirerek geri dönmek ister misiniz?Nie umieściłeś kafelków podczas tego ruchu. Chcesz opuścić ten ruch czy umieszczas kafelki?
Bu elde hiç döşeme yerleştirmediniz. Eli bırakmak veya döşemeler yerleştirerek geri dönmek ister misiniz?No ha colocado piezas durante este turno ¿Desea pasar el turno o volver atrás y colocar las fichas?
Bu elde hiç döşeme yerleştirmediniz. Eli bırakmak veya döşemeler yerleştirerek geri dönmek ister misiniz?Non hai posizionato tessere in questo turno. Vuoi passare la mano o tornare indietro e posizionare tessere?
Bu elde hiç döşeme yerleştirmediniz. Eli bırakmak veya döşemeler yerleştirerek geri dönmek ister misiniz?Ви не виклали жодної плитки протягом ходу. Бажаєте пропустити хід чи повернутися до викладання плиток?
Bu elde hiç döşeme yerleştirmediniz. Eli bırakmak veya döşemeler yerleştirerek geri dönmek ister misiniz?أنت لا تنفيذ إلى تمرير أو إلى الخلف?
Bu elde hiç döşeme yerleştirmediniz. Eli bırakmak veya döşemeler yerleştirerek geri dönmek ister misiniz?あなたはこの回にタイルを置きませんでした。パスしますか?それとも戻ってタイルを置きますか?
Bu genç insanları, kontrolden çıkan bir iklim sistemiyle bırakmak ahlaksızca olurdu.Ar fi imoral să-i lăsăm pe acești tineri cu un sistem climateric ieșit de sub control.
Bu genç insanları, kontrolden çıkan bir iklim sistemiyle bırakmak ahlaksızca olurdu.Bylo by nemorální zanechat těmto mladým lidem klimatický systém řítící se mimo kontrolu.
Bu genç insanları, kontrolden çıkan bir iklim sistemiyle bırakmak ahlaksızca olurdu.Byłoby niemoralne zostawić tym młodym ludziom system klimatyczny, który wymknął się spod kontroli.
Bu genç insanları, kontrolden çıkan bir iklim sistemiyle bırakmak ahlaksızca olurdu.Es wäre unmoralisch, diese jungen Leute einem Klimasystem zu überlassen, das außer Kontrolle gerät.
Bu genç insanları, kontrolden çıkan bir iklim sistemiyle bırakmak ahlaksızca olurdu.Het zou immoreel zijn om deze jonge mensen op te zadelen met een klimaatsysteem dat op hol is geslagen.
Bu genç insanları, kontrolden çıkan bir iklim sistemiyle bırakmak ahlaksızca olurdu.Il serait immoral de laisser ces jeunes avec un système climatique qui échappe à tout contrôle.
Bu genç insanları, kontrolden çıkan bir iklim sistemiyle bırakmak ahlaksızca olurdu.이런 어린 녀석들을 통제가 안되는 상황으로 치닫는 이런 기후 환경에
Bu genç insanları, kontrolden çıkan bir iklim sistemiyle bırakmak ahlaksızca olurdu.Olisi epämoraalista jättää näille nuorille ihmisille syöksykierteessä oleva ilmastojärjestelmä.
Bu genç insanları, kontrolden çıkan bir iklim sistemiyle bırakmak ahlaksızca olurdu.Sarebbe immorale lasciare a questi giovani un sistema climatico che sta sfuggendo al controllo.
Bu genç insanları, kontrolden çıkan bir iklim sistemiyle bırakmak ahlaksızca olurdu.Seria imoral deixar esta juventude com um sistema climático numa espiral fora de controlo.
Bu genç insanları, kontrolden çıkan bir iklim sistemiyle bırakmak ahlaksızca olurdu.Sería inmoral dejarle a estos niños un sistema de clima en una espiral fuera de control.
Bu genç insanları, kontrolden çıkan bir iklim sistemiyle bırakmak ahlaksızca olurdu.Sẽ thật là phi đạo đức nếu để những đứa trẻ này đối mặt với với hệ thống khí hậu ngày càng mất kiểm soát.
Bu genç insanları, kontrolden çıkan bir iklim sistemiyle bırakmak ahlaksızca olurdu.Θα ήταν ανήθικο ν' αφήσω αυτούς τους νέους ανθρώπους με ένα κλιματικό σύστημα εκτός ελέγχου.
Bu genç insanları, kontrolden çıkan bir iklim sistemiyle bırakmak ahlaksızca olurdu.Би било неморално да оставим тези млади хора с климатична система, която е извън всякакъв контрол.
Bu genç insanları, kontrolden çıkan bir iklim sistemiyle bırakmak ahlaksızca olurdu.Было бы аморально оставить этим молодым людям совершенно неуправляемую систему климата.
Bu genç insanları, kontrolden çıkan bir iklim sistemiyle bırakmak ahlaksızca olurdu.זה יהיה בלתי-מוסרי להשאיר את האנשים הצעירים הללו עם מערכת אקלימית
Bu genç insanları, kontrolden çıkan bir iklim sistemiyle bırakmak ahlaksızca olurdu.سيكون من غير الأخلاقي ترك هؤلاء الشباب بنظام مناخي
Bu genç insanları, kontrolden çıkan bir iklim sistemiyle bırakmak ahlaksızca olurdu.制御がきかなくなってしまった 地球の天候システムを 残したら不道徳です
Bu ilk denklemde b'yi yalnız bırakmak isterseniz, iki taraftan 2 a çıkarırsınız. -I den første ligning trækker vi 2a fra på begge sider.
Bu ilk denklemde b'yi yalnız bırakmak isterseniz, iki taraftan 2 a çıkarırsınız. -Pokud chceme najít "b" v první rovnici, z obou stran odečteme 2a.
Bu ilk denklemde b'yi yalnız bırakmak isterseniz, iki taraftan 2 a çıkarırsınız. -فإذا أردت أن تحل هذه المعادلة الأولى b فأنك ستطرح 2a من الناحيتين
Buna y'yi yalnız bırakmak istiyoruz da diyebiliriz. Hadi yapalım.Así que básicamente estamos resolviendo y.
Buna y'yi yalnız bırakmak istiyoruz da diyebiliriz.Vamos fazer isso. Portanto, a melhor coisa a fazer aqui - então deixe-me reescrevê-lo.
Buna y'yi yalnız bırakmak istiyoruz da diyebiliriz.그러기 위해서는 y에 대해 정리하면 됩니다
Buna y'yi yalnız bırakmak istiyoruz da diyebiliriz.Така че, по същество ние намираме у.
Buna y'yi yalnız bırakmak istiyoruz da diyebiliriz.اي سنجد قيمة y
Bu nedenle ilk hayalimi bırakmak zorunda kaldım, ve ikincisi üzerine odaklandım."Also musste ich meinen ersten Traum aufgeben, und ich konzentrierte mich auf den zweiten."
Bu nedenle ilk hayalimi bırakmak zorunda kaldım, ve ikincisi üzerine odaklandım."Așa că a trebuit să renunț la primul vis, și m-am concentrat pe al doilea.".
Bu nedenle ilk hayalimi bırakmak zorunda kaldım, ve ikincisi üzerine odaklandım."Così dovetti abbandonare il mio primo sogno, e mi concentrai sul secondo".
Bu nedenle ilk hayalimi bırakmak zorunda kaldım, ve ikincisi üzerine odaklandım."Donc j'ai dû abandonner mon 1er rêve, et me concentrer sur le second."
Bu nedenle ilk hayalimi bırakmak zorunda kaldım, ve ikincisi üzerine odaklandım.""Então, tive de desistir do primeiro sonho e concentrar-me no segundo."
Bu nedenle ilk hayalimi bırakmak zorunda kaldım, ve ikincisi üzerine odaklandım."Így tehát fel kellett adnom az első álmomat, maradt a második"
Bu nedenle ilk hayalimi bırakmak zorunda kaldım, ve ikincisi üzerine odaklandım."Ik moest de eerste droom dus opgeven, en richtte me op de tweede."
Bu nedenle ilk hayalimi bırakmak zorunda kaldım, ve ikincisi üzerine odaklandım."Jadi saya harus melupakan impian pertama saya, dan saya berfokus kepada yang kedua."
Bu nedenle ilk hayalimi bırakmak zorunda kaldım, ve ikincisi üzerine odaklandım."그래서 저는 첫 번째 꿈을 접고 두 번째 꿈만 신경썼어요."
Bu nedenle ilk hayalimi bırakmak zorunda kaldım, ve ikincisi üzerine odaklandım."Porzuciłam więc pierwsze marzenie i skoncentrowałam się na drugim".