bırakmadan ile cümle
bırakmadan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
12
ORT. KELİME
Fakat aslında, çoğu zaman vücudunuz bırakmadan önce bırakmayı siz düşünürsünüz.Tak naprawdę -- często myślisz o odpuszczeniu dużo wcześniej niż Twoje ciało.
Fakat aslında, çoğu zaman vücudunuz bırakmadan önce bırakmayı siz düşünürsünüz.Toda resno, večkrat se želite vdati, preden se vda vaše telo.
Fakat aslında, çoğu zaman vücudunuz bırakmadan önce bırakmayı siz düşünürsünüz.Όμως αλήθεια, πραγματικά -- συχνά σκέφτεστε να τα παρατήσετε πολύ πριν το κάνει αυτό το σώμα σας.
Fakat aslında, çoğu zaman vücudunuz bırakmadan önce bırakmayı siz düşünürsünüz.Але насправді досить часто наш дух здається набагато раніше, ніж наше тіло.
Fakat aslında, çoğu zaman vücudunuz bırakmadan önce bırakmayı siz düşünürsünüz.Но в действителност, наистина -- често си мислите да се откажете, доста преди тялото ви да го направи.
Fakat aslında, çoğu zaman vücudunuz bırakmadan önce bırakmayı siz düşünürsünüz.Но на самом деле, довольно часто наш дух сдаётся гораздо раньше, чем это делает наше тело.
Fakat aslında, çoğu zaman vücudunuz bırakmadan önce bırakmayı siz düşünürsünüz.אבל ברצינות -- לעיתים קרובות אתם חושבים להרפות את אחיזתכם הרבה לפני שגופכם דורש זאת.
Fakat aslında, çoğu zaman vücudunuz bırakmadan önce bırakmayı siz düşünürsünüz.لكن حقيقة، صحيحة-- دائماً تفكّر في الإستسلام قبل أن يفعل جسمك ذلك.
Fakat aslında, çoğu zaman vücudunuz bırakmadan önce bırakmayı siz düşünürsünüz.先に諦めて手を放そうと考えだします だから、放さなければ、
Hiç boşluk bırakmadan 10 punto ile çıktısını alsak, sadece bu genetik kodun baskısı 142 sayfa tutar.글씨 크기 10으로 띄어쓰지 않고 이를 인쇄한다면 이 유전자 코드를 출력하는데만 142장이 필요합니다.
Hiç boşluk bırakmadan 10 punto ile çıktısını alsak, sadece bu genetik kodun baskısı 142 sayfa tutar.Dacă o printăm cu un font de 10 și fără spații, ia 142 de pagini să printezi acest cod genetic.
Hiç boşluk bırakmadan 10 punto ile çıktısını alsak, sadece bu genetik kodun baskısı 142 sayfa tutar.Jos koodi painettaisiin kirjaksi, 10 pisteen kirjaisintyypillä ilman välilyöntejä, se veisi 142 sivua.
Hiç boşluk bırakmadan 10 punto ile çıktısını alsak, sadece bu genetik kodun baskısı 142 sayfa tutar.Si on utilisait une police 10 sans espaces, ça prendrait 142 pages rien que pour imprimer ce code génétique.
Hiç boşluk bırakmadan 10 punto ile çıktısını alsak, sadece bu genetik kodun baskısı 142 sayfa tutar.Wydruk czcionką o rozmiarze 10, bez spacji, zająłby 142 strony, sam wydruk tego kodu.
Hiç boşluk bırakmadan 10 punto ile çıktısını alsak, sadece bu genetik kodun baskısı 142 sayfa tutar.אם מדפיסים את זה בגופן בגודל 10 ללא רווחים זה ממלא 142 דפים רק להדפיס את הקוד הגנטי הזה.
Hiç boşluk bırakmadan 10 punto ile çıktısını alsak, sadece bu genetik kodun baskısı 142 sayfa tutar.إذا طبعناها بحجم الخط 10 بدون فراغات، فإنها تأخذ 142 صفحة فقط لطباعة هذه الشفرة الجينية.
Hiç boşluk bırakmadan 10 punto ile çıktısını alsak, sadece bu genetik kodun baskısı 142 sayfa tutar.この遺伝コードを 印刷するだけで、142ページ必要となります それでは、この染色体を機能させるにはどうすればよいでしょうか
İkincisi de, üçüncüsü de kadını aldı; böylece kardeşlerin yedisi de çocuk bırakmadan öldü.Allora la prese il second
İkincisi de, üçüncüsü de kadını aldı; böylece kardeşlerin yedisi de çocuk bırakmadan öldü.a tak si vzal ženu druhý, ale i ten zomrel bezdetný.
İkincisi de, üçüncüsü de kadını aldı; böylece kardeşlerin yedisi de çocuk bırakmadan öldü.Då tog den andre i ordningen henne
İkincisi de, üçüncüsü de kadını aldı; böylece kardeşlerin yedisi de çocuk bırakmadan öldü.então o segundo, e depois o terceiro, casaram com a viúva;
İkincisi de, üçüncüsü de kadını aldı; böylece kardeşlerin yedisi de çocuk bırakmadan öldü.In drugi
İkincisi de, üçüncüsü de kadını aldı; böylece kardeşlerin yedisi de çocuk bırakmadan öldü.I pojal ji druhý, a umřel i ten bez dětí.
İkincisi de, üçüncüsü de kadını aldı; böylece kardeşlerin yedisi de çocuk bırakmadan öldü.I pojął wtóry onę żonę, a umarł i ten bez dziatek.
İkincisi de, üçüncüsü de kadını aldı; böylece kardeşlerin yedisi de çocuk bırakmadan öldü.Kemudian yang kedua kawin dengan jandanya, tetapi ia pun mati tanpa mempunyai anak
İkincisi de, üçüncüsü de kadını aldı; böylece kardeşlerin yedisi de çocuk bırakmadan öldü.그 둘째와 세째가 저를 취하고
İkincisi de, üçüncüsü de kadını aldı; böylece kardeşlerin yedisi de çocuk bırakmadan öldü.Le second et le troisième épousèrent la veuve;
İkincisi de, üçüncüsü de kadını aldı; böylece kardeşlerin yedisi de çocuk bırakmadan öldü.Ligeså den anden.
İkincisi de, üçüncüsü de kadını aldı; böylece kardeşlerin yedisi de çocuk bırakmadan öldü.másik vevé el azért annak feleségét, és az [is] magzatok nélkül halt meg;
İkincisi de, üçüncüsü de kadını aldı; böylece kardeşlerin yedisi de çocuk bırakmadan öldü.Người thứ hai cũng lấy vợ đó,
İkincisi de, üçüncüsü de kadını aldı; böylece kardeşlerin yedisi de çocuk bırakmadan öldü.Người thứ_hai cũng lấy vợ đó ,
İkincisi de, üçüncüsü de kadını aldı; böylece kardeşlerin yedisi de çocuk bırakmadan öldü.Niin toinen otti sen vaimon,
İkincisi de, üçüncüsü de kadını aldı; böylece kardeşlerin yedisi de çocuk bırakmadan öldü.Og den annen
İkincisi de, üçüncüsü de kadını aldı; böylece kardeşlerin yedisi de çocuk bırakmadan öldü.Pe nevasta lui, a luat -o al doilea; şi a murit şi el fără copii.
İkincisi de, üçüncüsü de kadını aldı; böylece kardeşlerin yedisi de çocuk bırakmadan öldü.También el segundo
İkincisi de, üçüncüsü de kadını aldı; böylece kardeşlerin yedisi de çocuk bırakmadan öldü.Und der andere nahm das Weib und starb auch kinderlos.
İkincisi de, üçüncüsü de kadını aldı; böylece kardeşlerin yedisi de çocuk bırakmadan öldü.Zijn broer trouwde met de weduwe en hij stierf ook.
İkincisi de, üçüncüsü de kadını aldı; böylece kardeşlerin yedisi de çocuk bırakmadan öldü.και ελαβεν ο δευτερος την γυναικα, και ουτος απεθανεν ατεκνος
İkincisi de, üçüncüsü de kadını aldı; böylece kardeşlerin yedisi de çocuk bırakmadan öldü.взял ту жену второй, и тот умер бездетным;
İkincisi de, üçüncüsü de kadını aldı; böylece kardeşlerin yedisi de çocuk bırakmadan öldü.И вторият и третият я взеха;
İkincisi de, üçüncüsü de kadını aldı; böylece kardeşlerin yedisi de çocuk bırakmadan öldü.І взяв другий жінку, та й сей умер бездітний.
İkincisi de, üçüncüsü de kadını aldı; böylece kardeşlerin yedisi de çocuk bırakmadan öldü.ויקח אתה השני וימת גם הוא לא בנים׃
İkincisi de, üçüncüsü de kadını aldı; böylece kardeşlerin yedisi de çocuk bırakmadan öldü.فأخذ الثاني المرأة ومات بغير ولد.
İkincisi de, üçüncüsü de kadını aldı; böylece kardeşlerin yedisi de çocuk bırakmadan öldü.第 二 個 、 第 三 個 、 也 娶 過 他
İkincisi de, üçüncüsü de kadını aldı; böylece kardeşlerin yedisi de çocuk bırakmadan öldü.第二 個 、 第三 個 、 也 娶過他
Mumunu benim mumumdan yakan biri olarak, beni karanlıkta bırakmadan alır ışığını.Ca şi cum cel care îşi aprinde lumânarea de la a mea primeşte lumină fără să mă întunece."
Mumunu benim mumumdan yakan biri olarak, beni karanlıkta bırakmadan alır ışığını.Comme celui qui allume sa chandelle avec la mienne reçoit la lumière sans m'assombrir."
Mumunu benim mumumdan yakan biri olarak, beni karanlıkta bırakmadan alır ışığını.Del mismo modo que quien enciende su vela con la llama de la mía recibe luz sin dejarme en la oscuridad.
Mumunu benim mumumdan yakan biri olarak, beni karanlıkta bırakmadan alır ışığını.Han som tänder sitt ljus vid mitt får ljus utan att förmörkna mig."
Mumunu benim mumumdan yakan biri olarak, beni karanlıkta bırakmadan alır ışığını.나의 아이디어로 자신의 촛불을 켜는 사람은 빛을 얻으면서도 나를 어둡게하지 않는다."
Mumunu benim mumumdan yakan biri olarak, beni karanlıkta bırakmadan alır ışığını.Mint ahogy, aki tőlem gyújtja meg gyertyáját fényt kap anélkül hogy engem elsötétítene.
Mumunu benim mumumdan yakan biri olarak, beni karanlıkta bırakmadan alır ışığını."Quem acende a sua vela com a minha "recebe luz sem me fazer sombra".
Mumunu benim mumumdan yakan biri olarak, beni karanlıkta bırakmadan alır ışığını.Seperti seseorang yang menyalakan lilinnya dari lilin saya menerima cahaya tanpa menggelapkan saya.
Mumunu benim mumumdan yakan biri olarak, beni karanlıkta bırakmadan alır ışığını.Som ham der tænder sit lys ved mit modtager lys uden at svække lyset fra mit."
Mumunu benim mumumdan yakan biri olarak, beni karanlıkta bırakmadan alır ışığını.Tak jako ten, kdo od mé svíce světlo zažehne, má světlo, aniž by mě tím o světlo připravil."
Mumunu benim mumumdan yakan biri olarak, beni karanlıkta bırakmadan alır ışığını.Zoals hij die zijn kaars aansteekt met de mijne licht ontvangt zonder mij te verduisteren."
Mumunu benim mumumdan yakan biri olarak, beni karanlıkta bırakmadan alır ışığını.Όπως αυτός που ανάβει το κερί του από το δικό μου λαμβάνει φως χωρίς να με συσκοτίζει.
Mumunu benim mumumdan yakan biri olarak, beni karanlıkta bırakmadan alır ışığını.Защото той, който запалва свеща си от моята, получава светлина, без да затъмни мен.
Mumunu benim mumumdan yakan biri olarak, beni karanlıkta bırakmadan alır ışığını.Ибо тот, кто зажигает свечу от моей свечи, принимает свет, но не оставляет меня в темноте."
Mumunu benim mumumdan yakan biri olarak, beni karanlıkta bırakmadan alır ışığını.Так саме, як той, хто запалює свою свічку від моєї, отримує світло, не занурюючи мене у темряву".