Ana içeriğe geç
Sözlük

bırak ile cümle

bırak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Babam sigara içmeyi bıraktı.My father stopped smoking.
Babam geçen yıl sigarayı bıraktı.My father gave up smoking last year.
Benim suçluluğum şüpheye yer bırakmaz.My guilt leaves no room for doubt.
Şimdiki işimi bırakacağım.I am going to leave my present job.
İki yıl önce sigara içmeyi bıraktım.I quit smoking two years ago.
Seni arkada bırakmayacağım.I won't leave you behind.
Anahtarı bu odada bir yere bırakmış olabilirim.I may have put the key somewhere in this room.
Kameramı rehin bıraktım.I pawned my camera.
Kendi yararı için insanları kullanmayı bırakması için Keiko'ya baskı yaptım.I urged Keiko to stop using people for her own convenience.
Böyle şekerli dondurma yemeyi bırakmam lâzım.I've got to stop eating such sweet ice cream.
Ben parayı onun emrine bıraktım.I left the money at his disposal.
Sigara içmeyi bırakmaya kararlıyım.I am determined to give up smoking.
Sigara içmeyi bıraktım.I stopped smoking.
Ben sigarayı bırakmak için ikna edildim.I was persuaded to stop smoking.
Sigarayı bırakmaya ikna oldum.I was persuaded to stop smoking.
Tatlı yemeği bıraktım.I gave up eating dessert.
Sonunda sigara içmeyi bıraktım.I finally gave up smoking.
O kadar acele ettim ki çantamı geride bıraktım.I was in such a hurry that I left my bag behind.
Şemsiyemi bir otobüste bıraktım.I have left my umbrella in a bus.
Cüzdanımı otobüste bırakmış olabilirim.I may have left my wallet on the bus.
Pencereyi bütün gece boyunca açık bıraktım.I left the window open all through the night.
Fransızcayı bırak konuşmayı okuyamam bile.I can't read French, let alone speak it.
Tekrar geri başlamamak üzere sigara içmeyi bırakacağım.I will quit smoking for good.
İlk ve son defa sigarayı bıraktım.I have given up smoking for good and all.
Sigara içmeyi ve içki içmeyi bıraktım.I stopped smoking and drinking.
Sigarayı bırakamıyorum.I can't give up smoking.
Maaşımın dörtte birini son üç yıldır bir kenara bıraktım.I have put aside one fourth of my salary for the last three years.
Sigara içmeyi bırakıyorum.I'm giving up smoking.
Ben sağlığımın hatırı için sigara içmeyi bıraktım.I stopped smoking for the sake of my health.
Son zamanlarda sigara içmeyi bıraktım.I have recently given up smoking.
Cüzdanımla birlikte anahtarları bıraktım.I left the keys with my wallet.
Çantamı geride bıraktım.I left my purse behind.
Geçen sezon beyzbol oynamayı bıraktım.I stopped playing baseball last season.
Yeni eldivenlerimi kütüphanede bıraktım.I left my new pair of gloves in the library.
Okulu bırakmayı düşündüm ama sonra fikrimi değiştirdim.I considered leaving school, but thought better of it.
Onları trende bırakmış olabilirim.I may have left them behind in the train.
Kediyi evin dışına bıraktım.I let the cat out of the house.
Parayı ona bıraktım.I left the money with him.
Ona sigarayı bırakmasını tavsiye ettim ama o beni dinlemedi.I advised him to give up smoking, but he would not listen to me.
Ona sigara içmeyi bıraktırdım.I got him to stop smoking.
Onları arabayla Kanda'ya bıraktım.I dropped them off at Kanda.
Onu durdurmaya çalıştım, ama beni geride bıraktı.I tried to stop him, but he left me behind.
Ona saygı duymayı bırak, ondan hoşlanmıyorum.Far from respecting him, I dislike him.
Ona ipi bırakmamasını söyledim ama bıraktı.I told her not to let go of the rope, but she did.
İnsanları askıda bırakmaktan hoşlanmıyorum.I don't like to leave people hanging.
Ben ipi bıraktımI let go of the rope.
Yoko'nun sigarayı bırakmasını umuyordum.I expected Yoko to give up smoking.
Yoko'yu sigarayı bırakması için ikna ettim.I persuaded Yoko to give up smoking.
Altı ay önce sigara içmeyi bıraktım.I gave up smoking six months ago.
Lütfen beni yalnız bırakın, Meşgulüm.Please leave me alone. I am busy.
Beni rahatsız etmeyi bırak.Stop bothering me!
Beni arkada bırakmayın!Don't leave me behind!
Beni dışarıda bırakmayın.Don't bar me out.
O, kazasından sonra meydanda görünmeyi bıraktı.She stopped appearing in public after her accident.
Eşyalarınızı geride bırakmayın.Don't leave your things behind.
Zamanı boşa harcamayı bırakalım ve bu işe devam edelim.Let's stop wasting time and get on with this work.
Lütfen gelecek Cumartesi öğleden sonrayı boş bırak.Please leave next Saturday afternoon free.
Yağmurda bisikleti dışarı bırakma.Don't leave the bicycle out in the rain.
Eşyanı geride bırakma.Don't leave your stuff behind.
Sözlüğümü alt katta bırakmışım.I left my dictionary downstairs.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod