Ana içeriğe geç
Sözlük

bırak ile cümle

bırak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Ordu kasabayı düşmana bıraktı.The army abandoned the town to the enemy.
Ordu cephaneliğini düşmana bıraktı.The army surrendered its arsenal to the enemy.
Erkek kardeşim bana sigara içmeyi bırakmamı tavsiye etti.My brother advised me to stop smoking.
Tedbiri elden bırakma.Forewarned is forearmed.
Polis onu uyarmadan serbest bıraktı.The policeman let him off with a warning.
Polis şüpheliyi bırakmadı.The policeman wouldn't let go of the suspect.
Polisin tutukladığı adam şimdi serbest bırakıldı.The man the police arrested has now been released.
Polisler onu serbest bıraktılar.The police released him.
Kararı sana bırakacağım.I'll leave the decision to you.
Kararı Tom'a bırakalım.Let's leave the decision to Tom.
Kararı öğretmenimize bırakalım.Let's leave the decision to our teacher.
Sağlığım uğruna işimi bırakacağım.I'll quit my job for the sake of my health.
Köpeği bütün gün bırakmayın.Don't leave your dog in all day.
Onu kilitsiz bıraktığı için onun bisikleti çalındı.His bicycle was stolen because he left it unlocked.
Anahtar odada bırakıldı.The key was left in the room.
Kapıyı açık bırakmayacak kadar dikkatliydi.She was careful not to leave the door unlocked.
Lütfen geride hiçbir şey bırakmayın.Please leave nothing behind.
Onu istediğiniz yere bırakın.Put it where you like.
Kayışı bırakır bırakmaz, köpek kaçtı.As soon as I let go of the leash, the dog ran away.
Her şeyi şansa bırakma.Don't leave everything to chance.
Satırlar arasında bir boşluk bırak.Leave a space between the lines.
Hatlar arasında daha fazla boşluk bırakın.Leave more space between the lines.
Yüksek bina onların evini güneş ışığından yoksun bıraktı.The high building deprived their house of sunlight.
İşimi bırakmak istiyorum.I wanna quit my job.
Sigara içmeyi kalıcı olarak bıraktın mı?Have you given up smoking for good and all?
Bugün yapabileceğin şeyi yarına bırakma.Never put off till tomorrow what you can do today.
İlk atom bombası Japonya'ya bırakıldı.The first atomic bomb was dropped on Japan.
Arkada bir şemsiye bıraktım.I left an umbrella behind.
Geriye kalanını sana bırakacağım.I'll leave the rest to you.
Lütfen işe giderken bu paketi Jones'ların evine bırak.Please drop off this package at the Jones' when you go to work.
Ben işe giderken, bu paketi Jones'ın evine bırakacağım.I will drop off this package at the Jones' when I go to work.
İşini bitmemiş bırakma.Don't leave your work unfinished.
Çalışmayı bırakalım ve bir süre dinlenelim.Let's stop working and relax for a while.
İşinizi bırakacak mısınız?Are you going to quit your job?
Eğer işinizi bırakırsanız, geriye dönüşünüz olmayacak.If you quit your job, you'll be burning your bridges.
İşini yarım bitmiş bırakma.Don't leave your work half finished.
İşini yarıda bırakma.Don't leave your work half done.
Çalışırken çizgi roman okumayı bırakın.Stop reading comic books while working.
Çocuklardan biri kapıyı açık bırakmış.One of the children left the door open.
Çocuk karanlıkta yalnız bırakılmaktan korkuyordu.The child was afraid of being left alone in the dark.
Onları yalnız bıraksan bile, çocuklar büyür.Children will grow even if you leave them alone.
Torunlarımıza temiz ve yeşil bir dünya bırakmak istiyoruz.We want to leave our descendants a clean and green earth.
Komutan adamlarını silah atışına maruz bıraktı.The commander exposed his men to gunfire.
Yönetici dışarıdaydı, bu yüzden onun sekreterine bir mesaj bıraktım.The manager was out, so I left a message with his secretary.
Babamın öldüğünde bıraktığı antikalar değersiz hurdalardan başka bir şey değildi.The antiques my father left when he died turned out to be nothing but worthless junk.
Kendi başıma olmak istediğim için firmayı bıraktım.I left the firm, because I wanted to be on my own.
Bırak beni!Let go of me!
Sana söyleyinceye kadar ipi bırakma.Do not let go of the rope till I tell you.
Öğleyin çalışmayı bıraktık.We stopped working at noon.
Biz ona biraz kek bıraktık.We left him some cake.
Beni yalnız bırak, lütfen.Leave me alone, please.
Bırak gideyim.Let me go!
Beni aramak istersin diye telefonumu bırakacağım.I'll leave my number in case you want to call me.
Onu bana bırak. Onunla ilgilenirim.Leave it to me. I'll see to it.
Lütfen eşyalarımı oldukları gibi bırakın.Please leave my things as they are.
Lütfen benim şeyleri ayrı bırakın.Please leave my things alone.
Elimi bırakma.Don't let go of my hand.
Kalbim atmayı bıraktı.My heart stopped beating.
Babam büyük bir miktar para bırakarak öldü.My father died, leaving a large sum of money.
Babam vasiyetinde bana çok para bıraktı.My father left me a lot of money in his will.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod