Ana içeriğe geç
Sözlük

bırak ile cümle

bırak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Bu bisiklet bu ayın başından beri buraya bırakıldı.This bicycle has been left here since the beginning of this month.
Bu işi sana bırakacağım.I'll leave this work to you.
Meseleyi senin yargına bırakıyorum.I leave the matter to your judgement.
Bu sonuç arzulanan çok şey bırakır.This result leaves much to be desired.
Bu proje halen arzulanan çok şey bırakıyor.This project still leaves much to be desired.
Lütfen bu kaba idrar örneği bırakın.Please leave a urine sample in this cup.
Lütfen beni burada bırakın.Please let me off here.
Bagajımı buraya bırakabilir miyim?Can I check my baggage here?
Kahveni bıraktın. Onu beğenmedin mi?You've left your coffee. Don't you like it?
Beni arkadan itmeyi bırak.Stop pushing me from behind!
Kouji şanslıydı; onun trafik kazası yalnızca arabasının yanında küçük bir çizik bıraktı.Kouji was lucky; his traffic accident left only a minor scratch on the side of his car.
İşi bırakmamın nedeni budur.This is why I quit the job.
Bir kez kumarın tadını alırsan, onu bırakmak zordur.Once you get the taste for gambling, it's hard to give it up.
Yaygara yapmayı bırak.Stop making a fuss.
Orada bırakırsan fotoğraf makinen çalınabilir.Your camera may be stolen if you leave it there.
Hava gazını açık bırakmak benim dikkatsizliğimdi.It was careless of me to leave the gas on.
Şemsiyeni holde bırak.Leave your umbrella in the hall.
Anne bana bir mesaj bıraktı.Mother left me a message.
Hava atmayı bırak.Stop putting on an act.
Para hakkında tartışmayı bırak.Stop arguing about money.
Bu hayvanları kafesten serbest bırakmalısın.You should free those animals from the cage.
Seni dışarda bırakacağım.I'll shut you out.
Çitin üzerinde oturmayı bırakın ve karar verin!Quit sitting on the fence and make a decision!
Konuşmayı bırakın ve beni dinleyin.Stop talking and listen to me.
Gevezelik etmeyi bırakın ve işinizi bitirin.Stop chattering and finish your work.
Bırakalım ve eve gidelim.Let's quit and go home.
Ne kadar süre onu fırında bırakmalıyız?How long should we leave it in the oven?
Motoru açık bıraktığım için kısa sürede gitmeliyim.I have to go soon because I left the engine running.
Motoru çalışırken bırak.Leave the engine running.
Klimayı açık bırakma.Don't leave the air conditioner on.
Sandalyeleri olduğu gibi bırak.Leave the chairs as they are.
Ne kadar denersen dene, bu alışkanlığı bırakmanın zor olduğunu göreceksin.Try as you may, you will find it impossible to give up that habit.
Alplerin manzarası bende kalıcı bir izlenim bıraktı.The scenery of the Alps left a lasting impression on me.
Çok fazla sorun değilse, beni arabayla bırakabilip bırakamayacağını merak ediyordum.I was wondering if you could give me a lift, if it isn't too much trouble.
Kötü bir izlenim bırakıyor.He makes a bad impression.
Lütfen şu trafik ışığının bu tarafında beni bırak.Please let me off on this side of that traffic light.
O köpek serbest bırakılmak için çok tehlikeli.That dog is too dangerous to be left loose.
Lütfen beni o binanın önünde bırak.Please let me off in front of that building.
Masaya bırakılmış kitabı al.Take the book that has been left on the table.
-O reklam güçlü bir izlenim bırakıyor-Özellikle müzik.O, kafanın içinde kalıyor.That commercial makes a strong impression - especially the music. It stays in your head.
Sanırım şu andaki işini bırakmasan iyi olur.I think you had better stick to your present job.
Sigara içmeyi bıraksan iyi olur.You had better stop smoking.
Ne zaman sigarayı bırakacaksın?When are you going to quit smoking?
Kardeşine muziplik yapmayı bırak.Stop playing tricks on your brother.
Senin ingilizce kompozisyonun neredeyse istenecek bir şey bırakmıyor.Your English composition leaves almost nothing to be desired.
Her şeyi sana bırakacağım.I'll leave everything to you.
Uzun yaşamak istiyorsan sigarayı bırak.Give up smoking if you want to live long.
İşi bırakman gerekli değil.It is not necessary for you to quit the job.
Adres defterimi odamda bıraktım.I left my address book in my room.
Bay Fuji arkasında dört çocuk bırakarak öldü.Mr. Fuji died, leaving 4 children behind him.
Atina'ya giden bir yük gemisi, bir iz bırakmadan Akdeniz'de battı.A cargo vessel, bound for Athens, sank in the Mediterranean without a trace.
Lütfen buradan uzaklaş ve canımı sıkmayı bırak.Please go away and stop annoying me.
Her iki şişeyi içemedim, bu yüzden birini sana bıraktım.I couldn't drink both bottles, so I left one for you.
Birkaç öğrenci arkada bırakıldı.A few students were left behind.
Bir çift eldiven takside bırakıldı.A pair of gloves was left in the taxi.
Bırak bir doları bir sentim bile yokI don't have a cent, let alone a dollar.
Onüçüncü doğum gününden birkaç gün sonra Tony de okulu bıraktı.A few days after his thirteenth birthday, Tony left school, too.
"Bugünün işini yarına bırakma" bir atasözüdür."A stitch in time saves nine" is a proverb.
Cildinizi çok uzun süre güneşe maruz bırakmayın.Don't expose your skin to the sun for too long.
Sekiz topta beni geride bıraktın.You've got me behind the eight ball.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod