Birçok kişi bıraktı.Many people left.
Konuşmayı bırakalım çalışmaya başlayalım.Let's stop talking and start working.
Tom kaygılanmayı bırakmaya ihtiyaç duyuyor.Tom needs to quit worrying.
Tom içkiyi bırakmış.Tom is on the wagon.
Lütfen şaka yapmayı bırak.Please stop kidding around.
Daha önce sigarayı bırakmayı denediniz mi?Have you ever tried to quit smoking?
Tom asla hiçbir şeyi bırakmadı.Tom never quit anything.
Rehinelerden üçü serbest bırakıldı.Three of the hostages have been released.
Üç rehine serbest bırakıldı.Three hostages have been released.
Tom hemen serbest bırakıldı.Tom was released immediately.
Onları satmayı bıraktılar.They've stopped selling those.
Mızmız olmayı bırak.Stop being a crybaby.
Korkak olmayı bırak.Stop being cowards.
Önceki kiracılar, mekanı darmadağın bırakmış.The previous tenants left the place in a mess.
O, geçmişin sorunlarını arkasında bıraktı.She left the troubles of the past behind her.
O korkunç günü arkasında bırakmaya çalıştı.She tried to put that awful day behind her.
Tom'un doktoru ona sigarayı bırakması gerektiğini söyledi.Tom's doctor told him that he should quit smoking.
Polis herhangi bir ek ayrıntıyı serbest bırakmadı.Police didn't release any additional details.
Tom'un doktoru ona sigarayı bırakmasını söyledi.Tom's doctor told him to give up smoking.
Bir mağdur gibi davranmayı bırak.Stop acting like a victim.
Lütfen benden bir şeyler çalmayı bırakın.Please stop stealing things from me.
Lütfen benden bir şeyler çalmayı bırak.Please stop stealing things from me.
Bırakta senin için bir şarkı söyleyeyim.Let me sing a song for you.
Seni eve bırakmama izin ver lütfen.Please let me see you home.
Bunu artık yapmak istemediğinde bırakmakta özgürsün.You are free to leave when you don't like this anymore.
Tom eski tarzları arkasında bırakmaya çalıştı.Tom tried to leave the old ways behind him.
Mike kardeşini yüzüstü bıraktı.Mike left his brother in the lurch.
Biz sadece onu burada bırakamayız.We can't just leave him here.
Onu burada öylece bırakıp gidemeyiz.We can't just leave her here.
Aylak aylak dolaşmayı bırak ve bu pisliği toplamama yardım et.Stop fooling around and help me pick this mess up!
Gıybet etmeyi bırakın.Stop gossiping.
Bıraktığımız yerden başlayalım.Let's continue from where we left off.
Sadece beni yalnız bırak. Sen acıklısın.Just leave me alone. You're pathetic.
Böyle davranmayı kes Tom! Bıktım bu saçmalıktan! Bırak bu işleri artık!Stop acting like this Tom! I'm tired of this nonsense! Just have done with it already!
Hayatı son sürat yaşamam için bu faydasız düşünceleri bırakmam gerek.I need to drop these useless perceptions to take full throttle over my life.
Tom 2003 yılında cezaevinden serbest bırakıldı.Tom was released from prison in 2003.
Tom, karısını ve çocuklarını geride bıraktı.Tom left his wife and children behind.
Tom olayı arkasında bırakmaya çalıştı.Tom tried to put the incident behind him.
Tom Mary'nin cevaplama makinesine bir mesaj bıraktı.Tom left Mary a message on her answering machine.
Tom Mary'yi bir otele bıraktı.Tom dropped Mary off at a hotel.
Bana sataşmayı bırak!Stop bullying me!
Biz geyikler tarafından bırakılan izleri takip ettik.We followed the tracks left by the deer.
Blogunu güncellemeyi neden bıraktın? Okumayı hep dört gözle beklemiştim.Why did you stop updating your blog? I always looked forward to reading it.
Beni soğukta dışarıda bırakma, hadi.Don't leave me out in the cold, come on.
Onu yalnız bırak yoksa pişman olursun.Leave her alone or you'll regret it.
Tom'u yalnız bırakın yoksa bundan pişman olursunuz.Leave Tom alone or you'll regret it.
Tom'un işini bırakmayı planladığını herkes biliyordu.Everyone knew Tom was planning to quit his job.
Tom çıkıp gitmezdi ve bizi bırakmazdı, değil mi?Tom wouldn't go off and leave us, would he?
Tom üç oğlunu bırakarak intihar etti.Tom committed suicide, leaving three sons.
Tom zaten işini bırakmaya karar verdi.Tom has already decided to quit his job.
Tom bizi burada bırakmazdı, değil mi?Tom wouldn't leave us here, would he?
Biri bana Tom'un işini bıraktığını söyledi.Someone told me Tom has quit his job.
Tom'un işini bıraktığını biliyor muydun?Did you know that Tom quit his job?
Ateşi gözetimsiz bırakma.Don't leave the fire unattended.
Sorumlu olarak kimi bırakıyorsun?Who are you leaving in charge?
Tom bizi yalnız bıraksa iyi olur.Tom had better leave us alone.
Tom'a onu yapmayı bırakmasını söyle.Tell Tom to quit doing that.
Tom'a bir mesaj bırakabilir miyim?Can I leave Tom a message?
Tom bırakmama izin vermedi.Tom wouldn't let me quit.
Tom çok kolaylıkla bırakır.Tom gives up too easily.