Ailemi rahat bırak!Leave my family alone!
Bu sayfa kasten boş bırakılmıştır.This page is intentionally left blank.
Küçük bir çocuk sokakta yalnız bırakıldığı için kaza oldu.The accident happened because a small child had been left alone in the street.
Tom her zaman kirli bulaşıkları lavaboya bırakır.Tom always leaves dirty dishes in the sink.
Tom anahtarlarını kontakta bıraktı.Tom left his keys in the ignition.
Tom anahtarlarını bana bıraktı.Tom left his keys with me.
Arabayı garajda bıraktım.I left the car in the garage.
Tom yatağını yapılmamış olarak bıraktı.Tom left his bed unmade.
Tom yatağını dağınık bıraktı.Tom left his bed unmade.
Tom yatağını toplamadan bıraktı.Tom left his bed unmade.
Gözlüklerini masanın üzerinde bırakma.Don't leave your glasses on the table.
"Gözlüğüm nerede?" "Mutfak masası üzerine bırakmıştın.""Where are my glasses?" "You left them on the kitchen table."
O, onun masasına aşk notları bırakmaya başladı.He started leaving love notes on her desk.
Doktor bana sigarayı bırakmamı tavsiye etti.The doctor advised me to quit smoking.
"Benim gözlüğüm nerede?" - "Onları mutfak masasında bıraktın.""Where are my glasses?" "You've left them on the kitchen table."
Bana ne yapacağımı söylemeyi bırak. Sen benim annem değilsin.Stop telling me what to do. You're not my mom.
Sigarayı bırakmak kolay, seni bırakmak çok zor.Quitting smoking is easy, quitting you is too hard.
Onları bırak.Let go of them.
Bırak şimdi gitsinler.Let them go now.
Kollarımı bırak.Let go of my arms.
Saçımı bırak.Let go of my hair.
Elimi bırak.Let go of my hand.
Bırak beni lütfen.Let go of me, please.
Boş yere sigarayı bırakmayı denedi.He tried in vain to quit smoking.
Tom oğluna büyük bir servet bıraktı.Tom left a large fortune to his son.
Bunu bıraktım.I left this.
O bunu bıraktı.He left this.
Mary bunu bıraktı.Mary left this.
Biz bunu bıraktık.We left this.
Onlar bunu bıraktı.They left this.
Babam sonunda sigara içmeyi bıraktı.My father recently quit smoking.
O, işini bıraktı.He quit his job.
O işini bıraktı.She quit her job.
O, olumsuz bir izlenim bırakıyor.He makes an unfavorable impression.
Ona bir mesaj bırakabilir miyim?Can I leave him a message?
Kabadayılığı bırak.Stop bullying.
TV izlemeyi bırak. Beynini tahrip edecek.Stop watching TV. It will destroy your brain.
Birini serbest bıraktım.I set one free.
Ben bir tane bıraktım.I left one.
Bir mesaj bıraktı.She left a message.
Kolunu bırakın.Let go of the handle.
Tom sigarayı bırakmaya karar verdi.Tom decided to quit smoking.
Babam sigarayı bırakmaya karar verdi.My father has decided to quit smoking.
Çok yargılayıcı olmayı bırak.Stop being so judgmental.
Çok şüpheli olmayı bırak.Stop being so suspicious.
Çok kuşkulu olmayı bırak.Stop being so suspicious.
Çok seçici olmayı bırak.Stop being so picky.
Oğlumu bırak.Let go of my son.
Alkol kullanmayı bıraktı.He stopped drinking alcohol.
İstediğini aldın. Şimdi beni yanlız bırak.You got what you wanted, now leave me alone.
İstediğini elde ettin. Şimdi beni yanlız bırak.You got what you wanted, now leave me alone.
İstediğini elde ettin. Şimdi beni rahat bırak.You got what you wanted, now leave me alone.
Kıçından uydurmayı bırak.Stop talking out of your ass.
Bana işkence etmeyi bırak.Stop torturing me.
Bana işkence etmeyi bırak. O ne dedi?Stop torturing me. What did he say?
"Bana işkence etmeyi bırak. O ne dedi?" "O evet dedi.""Stop torturing me. What did she say?" "She said yes."
Birisi çantasını bankta bıraktı.Somebody has left his bag on the bench.
Neden böyle bıraktın?Why did you leave like that?
O bir varis bırakmadan öldü.She died without an heir.
Bu deodorant, gömlek üzerinde beyaz lekeler bırakıyor.This deodorant leaves white stains on the shirt.