Büyükanne bütün aileyi buz kesilmiş bırakarak öldü.Grandmother died, leaving the whole family stunned.
Bence sakal bırakmalısın.I think you should grow a beard.
Bence bırakmalısın.I think you should quit.
Sigara içmeyi bırakman gerekir; sağlık için zararlı.You ought to give up smoking; it's bad for the health.
Bipten sonra mesajınızı bırakın.Leave your message after the beep.
Hadi, o konuda düşünmeyi bırak.Come on, stop thinking about that.
Polis! Silahını bırak!Police! Drop your weapon!
Onlar kuşu kafesten bıraktı.They let the bird out of the cage.
Beni burada yalnız bırakma.Don't leave me here alone.
Motosikletimi nereye bırakabilirim?Where can I leave my bike?
Bisikletimi nereye bırakabilirim?Where can I leave my bicycle?
Sigarayı bırakamam.I can't leave off smoking.
Onu ellerime bırak.Leave it in my hands.
Tom ev ödevini yapmayı bıraktı ve ışığı kapattı.Tom stopped doing his homework and turned off the light.
Tom yaptığı şeyi bıraktı ve Mary'ye baktı.Tom stopped what he was doing and looked up at Mary.
Tom bir mesaj bıraktı ama Mary geri aramadı.Tom left a message, but Mary didn't call back.
Şemsiyeni nereye bıraktığını hatırlıyor musun?Do you remember where you left your umbrella?
Tom, bıçağı mutfak masasının üzerine bıraktı.Tom put the knife down on the kitchen table.
Tom'a içmeyi bıraktıran kişi benim.I'm the one who made Tom quit drinking.
Keşke sadece beni yalnız bırakmasaydın.I wish you would've just left me alone.
Tom'a sigarayı bıraktıran kişi benim.I'm the one who made Tom quit smoking.
Keşke bunu insanlara söylemeyi bıraksan.I wish you'd stop telling people that.
Lütfen bana onu sormayı bırakır mısın?Would you please quit asking me that?
Tom okuduğu kitabı yere bıraktı.Tom put down the book he was reading.
Lütfen beni burada yalnız başıma bırakma.Please don't leave me here by myself.
Bu şemsiyeyi kimin burada bıraktığını merak ediyorum.I wonder who left this umbrella here.
Beni burada Tom'la bırakma lütfen.Please don't leave me here with Tom.
Tüm bunları arkamızda bıraktığımıza memnun oldum.I'm glad we put all that behind us.
Şemsiyeni nerede bıraktın?Where did you leave your umbrella?
İçki içmeyi bırakmaya çalışacağım.I'm going to try to quit drinking.
Onu yapmayı bırakmanı tavsiye ediyorum.I'd advise you to stop doing that.
Sana onu arabada bırakmanı söyledim.I told you to leave it in the car.
Tom köpeğini seninle bırakmayacak.Tom won't leave his dog with you.
Ben bir öğretmen olarak işimi bırakıyorum.I'm quitting my job as a teacher.
Sigarayı bırakmaya çalışacağım.I'm going to try to quit smoking.
Bu kadar gergin olmayı bırakır mısın?Would you stop being so uptight?
O kararı sana bırakacağım.I'll leave that decision to you.
Sana bir not bırakacaktım.I was going to leave you a note.
Onu arabada bırakmanı söyledim.I told you to put it in the car.
Onu sana bırakacağımı düşündüm.I thought I'd leave that to you.
Bunu senin ellerine bırakıyorum.I'm leaving this in your hands.
Tom Mary'yi seninle bırakmayacak.Tom won't leave Mary with you.
Kapıyı açık bırakmıyorum.I'm not leaving the door open.
Keşke onu söylemeyi bıraksan.I wish you'd stop saying that.
Keşke onu sormayı bıraksan.I wish you'd stop asking that.
Bu kutuyu buraya bırakmak istiyorum.I want to leave this box here.
Onu evde bıraktığımı düşündüm.I thought I'd left it at home.
Mesaj bırakacağım.I'm going to leave a message.
Tam beni bıraktığın yerdeyim.I'm right where you left me.
Tutukluları serbest bırakıyorum.I'm releasing the prisoners.
Bunu ellerinde bırakacağım.I'll leave it in your hands.
Sigarayı bıraktın, değil mi?You've quit smoking, right?
Tom bizi bırakıp gitmez.Tom wouldn't run out on us.
Tom'u geride bırakmıyorum.I'm not leaving Tom behind.
Bunu sana bırakıyorum.I'm leaving that up to you.
Beni Tom bırakacak.I'll catch a ride with Tom.
Keşke Tom bir not bıraksaydı.I wish Tom had left a note.
Zaten işi bırakacaktım.I was going to quit anyway.
Tekrar sakal bırakıyorum.I'm growing a beard again.
Sigara içmeyi bırakacağım.I'm going to quit smoking.