Bence Tom'u yalnız bırakmalıyız.I think we should leave Tom alone.
Sanırım bundan bahsetmeyi bırakmalıyız ve başka bir konuya geçmeliyiz.I think we should stop talking about this and move on to another topic.
Bıraktığını sanıyordum.I thought you quit.
Tom parmak izi bırakmamak için bir lastik eldiven giydi.Tom put on some rubber gloves so he wouldn't leave fingerprints.
Özür diledim, bu yüzden beni rahat bırak, tamam mı?I've apologized, so lay off, OK?
Özür diledim, bu yüzden beni rahat bırak.I've apologized, so get off my back.
Öylece bırakıp gidemeyiz.We can't just walk away.
Biz Tom'u burada tek başına bırakamayız.We can't just leave Tom here by himself.
Bunu buraya bırakacağım.I'll just leave this here.
Bırak gitsin!Let him go!
Sigarayı bırakmak kolaydır. Bunu yüzlerce kez yaptım.It's easy to quit smoking. I've done it hundreds of times.
Suyu açık bırakan Tom değildi.It wasn't Tom who left the water running.
Lütfen bir mesaj bırakın.Please leave a message.
Çocuğu bırak.Let the boy go.
Seni asla bırakmak istemedim ama başka seçeneğim yoktu.I never wanted to leave you, but I had no choice.
Tom'un gerçekten bütün istediği yalnız bırakılmaktı.All Tom really needed was to be left alone.
Ev ödevimi burada bırakmamın bir sakıncası var mı?Mind if I leave my homework here?
Erkek kardeşine vurmayı bırak.Stop hitting your brother.
Kız kardeşine vurmayı bırak.Stop hitting your sister.
Bırakmak istiyorum.I want to quit.
O, konuşmayı bırakamaz.She can't stop talking.
Kaybedenlerle flört etmeyi bırak.Stop dating losers!
Tom yalnız bırakılmak istediğini söyledi.Tom said that he wanted to be left alone.
Ben başarısızlıktan dolayı okulu bıraktım.I flunked out of school.
Ben sigarayı bırakmaya çalışıyorum.I've been trying to quit smoking.
Sadece yalnız bırakılmak istiyorum.I just want to be left alone.
O sadece yalnız bırakılmak istiyor.He just wants to be left alone.
Bırak gitsin.Let her go.
Bırak onu gitsin.Let her go.
Ben geçmişi arkamızda bırakmak istiyorum.I'd like to put the past behind us.
Tom'a bir mesaj bırakmak isterim.I'd like to leave a message for Tom.
Tom'un konuşmayı asla bırakmayacağını düşündüm.I thought Tom would never stop talking.
Tom'un sigarayı bıraktığını düşündüm.I thought Tom had quit smoking.
İçmeyi bırak. Belirlenmiş sürücü sensin.Stop drinking. You're the designated driver.
İçmeyi bırak. Arabayı sen kullanacaksın.Stop drinking. You're the designated driver.
İçki içmeyi bırak. Sen bağımlısın.Stop drinking. You're addicted.
Sigara içmeyi bırak. Sen bağımlısın.Stop smoking. You're addicted.
Yorumları aşağıya bırakmak için çekinmeyinFeel free to leave comments below.
Lütfen öyle dolanıp durmayı bırakıp sadece bir saniye oturur musun?Would you please stop pacing around like that and just sit down for a second?
Bunun hakkında saatlerdir konuşuyoruz. Bırakabilir miyiz?We've been talking about this for hours. Can we just drop it?
Tom yalnız bırakılamaz.Tom can't be left alone.
Tom'un önce Mary ile görüşmeden işini bıraktığına inanamıyorum.I can't believe Tom quit his job without talking it over with Mary first.
Sadece Tom'u arkada bırakamayız.We can't just leave Tom behind.
Ben şimdi Tom'u orada bırakamam.I can't just leave Tom there.
Bizi burada yiyecek ve su olmadan yalnız bırakamazsın.You can't just leave us here with no food and water.
Sadece seni burada bırakamam.I can't just leave you here.
Unutma ki senin için burada olmak için her şeyi bıraktım.Just remember I dropped everything to be here for you.
Bırak beni.Leave me.
Bizi bırak.Leave us.
Bir bebeği yalnız bırakamazsın.You can't leave a baby alone.
Beni burada Tom ile yalnız bırakamazsın.You can't leave me here alone with Tom.
Beni burada yalnız bırakamazsın.You can't leave me here alone.
Beni bırakamazsın.You can't leave me.
Bavullarımızı burada bırakamayız.We can't leave our suitcases here.
O belgeyi burada seninle bırakamam.I can't leave that document here with you.
Tom'u yalnız bırakamayız.We can't leave Tom alone.
Tom'u orada bırakamam.I can't leave Tom there.
Tom'u bırakamayız.We can't leave Tom.
Bizi burada bırakamazsın.You can't leave us here.
Bizi böyle bırakamazsın.You can't leave us like this.