bırakıyor ile cümle

bırakıyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Okyanusa büyük ölçüde atık madde bırakıyorlar.בכנות, מנקודת מבט סביבתית. הם שופכים כמויות אדירות של חומרים מזהמים לתוך האוקיינוס.
Okyanusa büyük ölçüde atık madde bırakıyorlar.وهي تصب كميات كبيرة من الملوثات في المحيط.
Okyanusa büyük ölçüde atık madde bırakıyorlar.それはまた隣りの池も汚染します お互いに汚しあっているのです
Ondan sonra, çocukları bir kaç dakika yalnız bırakıyor.Danach sagt sie ihnen, dass sie für ein paar Minuten ausgehen muss.
Ondan sonra, çocukları bir kaç dakika yalnız bırakıyor.Luego ella les dice que tiene que dejarlos solos por unos minutos.
Ondan sonra, çocukları bir kaç dakika yalnız bırakıyor.Poi gli dice che li avrebbe lasciati da soli un paio di minuti
Ondan sonra, çocukları bir kaç dakika yalnız bırakıyor.Τότε τους λέει ότι πρεπει να τους αφήσει μόνους για λίγα λεπτά
Ondan sonra, çocukları bir kaç dakika yalnız bırakıyor.След това им казва, че трябва да ги остави сами за няколко минути.
Onlar insalara güvenceli işler sağlarken eski oyunu geride bırakıyorlar.Acestea oferă locuri de muncă sigure pentru oameni pe care vechiul joc i-a lăsat în urmă.
Onlar insalara güvenceli işler sağlarken eski oyunu geride bırakıyorlar.Biztos megélhetést nyújtanak azoknak, akiket a régi játék kikosarazott.
Onlar insalara güvenceli işler sağlarken eski oyunu geride bırakıyorlar.Elas oferecem empregos seguros para pessoas que o antigo jogo deixou para trás.
Onlar insalara güvenceli işler sağlarken eski oyunu geride bırakıyorlar.Ils fournissent un travail sûr à ceux que l'ancien jeu a laissés tomber.
Onlar insalara güvenceli işler sağlarken eski oyunu geride bırakıyorlar.Sie bieten sichere Jobs für Leute, die vom alten Spiel vergessen wurden.
Onlar insalara güvenceli işler sağlarken eski oyunu geride bırakıyorlar.Zapewniają miejsca pracy ludziom, o których stara gra w ogóle nie dbała.
Onlar insalara güvenceli işler sağlarken eski oyunu geride bırakıyorlar.Zij zorgen voor veilige banen voor mensen die bij het oude spel niet meer mee mochten doen.
Onlar insalara güvenceli işler sağlarken eski oyunu geride bırakıyorlar.Παρέχουν ασφαλείς δουλειές σε ανθρώπους που το παλιό σύστημα τους είχε αφήσει στο περιθώριο.
Onlar insalara güvenceli işler sağlarken eski oyunu geride bırakıyorlar.Они предоставляют надежную работу для людей, которых старая игра оставила на обочине.
Onlar insalara güvenceli işler sağlarken eski oyunu geride bırakıyorlar.أنها توفر فرص عمل آمنة للناس الذين تركوا العمل في اللعبة القديمة
Onları olmak istemedikleri bir ortama bırakıyorduk ve onlar da bizim istediklerimizi yapmıyorlardı.우리는 양떼가 있고 싶은 곳에 두지 않았고, 그래서 우리가 시키는 것을 하고 싶어하지 않았던 것이죠.
Onları olmak istemedikleri bir ortama bırakıyorduk ve onlar da bizim istediklerimizi yapmıyorlardı.Le forțam să stea într-un mediu în care nu voiau să fie și nu voiau să facă ceea ce voiam noi să facă.
Onları olmak istemedikleri bir ortama bırakıyorduk ve onlar da bizim istediklerimizi yapmıyorlardı.Noi le mettevamo in un ambiente dove loro non volevano stare, e non volevano fare quello che noi volevamo.
Onları olmak istemedikleri bir ortama bırakıyorduk ve onlar da bizim istediklerimizi yapmıyorlardı.Ta đưa chúng vào môi trường mà chúng không ưa, và chúng không muốn làm những gì ta bảo.
Onları olmak istemedikleri bir ortama bırakıyorduk ve onlar da bizim istediklerimizi yapmıyorlardı.Trzymaliśmy je w otoczeniu, w którym nie chciały być, i nie chciały spełniać naszych zachcianek.
Onları olmak istemedikleri bir ortama bırakıyorduk ve onlar da bizim istediklerimizi yapmıyorlardı.Мы помещали их в неблагоприятную для них среду, и они не выполняли то, что мы от них требовали.
Onları olmak istemedikleri bir ortama bırakıyorduk ve onlar da bizim istediklerimizi yapmıyorlardı.בהסתכלות לאחור, הוא, שהכבשים לא היו טיפשות בכלל. שמנו אותם בסביבה שהן לא רצו להיות בה,
Onları olmak istemedikleri bir ortama bırakıyorduk ve onlar da bizim istediklerimizi yapmıyorlardı.لأننا نضعها في مكان هي لا تحب أن تكون موجودة فيه, ولا تحب أن تخضع لكل ما نريده منها.
Onları olmak istemedikleri bir ortama bırakıyorduk ve onlar da bizim istediklerimizi yapmıyorlardı.羊は私たちの指示を 実行したくなかっただけなのです ですから 苦労したことは どの様に羊を思い通りに
Onu nehire bırakıyorsunuz çünkü bitmek zorunda ve gelecek sene, geri gelecek.Atiram-se as imagens ao rio. Porque isso tem de acabar. No ano seguinte, ela voltará.
Onu nehire bırakıyorsunuz çünkü bitmek zorunda ve gelecek sene, geri gelecek.Bạn nhấn chìm tất cả xuống lòng sông. Bởi vì tất cả phải kết thúc. Và tới năm sau, nữ thần sẽ quay trở lại.
Onu nehire bırakıyorsunuz çünkü bitmek zorunda ve gelecek sene, geri gelecek.Belökik a vízbe. Mert véget kell érnie. Következő évben visszajön.
Onu nehire bırakıyorsunuz çünkü bitmek zorunda ve gelecek sene, geri gelecek.Ditenggelamkan ke sungai. Karena ini semua harus berakhir. Dan tahun depan, dia akan kembali.
Onu nehire bırakıyorsunuz çünkü bitmek zorunda ve gelecek sene, geri gelecek.Je dumpt ze in de rivier. Want er moet een einde zijn. Volgend jaar komt ze weer terug.
Onu nehire bırakıyorsunuz çünkü bitmek zorunda ve gelecek sene, geri gelecek.강에 던져버립니다. 결국 끝을 내야 되기때문이죠. 그리고 다음 해에 그녀는 다시 돌아올 것입니다.
Onu nehire bırakıyorsunuz çünkü bitmek zorunda ve gelecek sene, geri gelecek.La butti nel fiume. Perché deve finire. E l'anno prossimo, ella tornerà.
Onu nehire bırakıyorsunuz çünkü bitmek zorunda ve gelecek sene, geri gelecek.Man wirft sie in den Fluss. Weil es enden muss. Und im nächsten Jahr wird sie zurückkehren.
Onu nehire bırakıyorsunuz çünkü bitmek zorunda ve gelecek sene, geri gelecek.On la plonge dans la rivière. Parce que cela doit s'arrêter. Et l'an prochain, Elle sera de retour.
Onu nehire bırakıyorsunuz çünkü bitmek zorunda ve gelecek sene, geri gelecek.Sunt aruncate în râu. Pentru că totul are un sfârșit. Și anul viitor se vor întoarce.
Onu nehire bırakıyorsunuz çünkü bitmek zorunda ve gelecek sene, geri gelecek.Vhodíte ji do řeky. Protože to musí skončit. A příští rok se vrátí zpátky.
Onu nehire bırakıyorsunuz çünkü bitmek zorunda ve gelecek sene, geri gelecek.Wrzuca się je do wody. Gdyż ich koniec musi nadejść. A w następnym roku powrócą.
Onu nehire bırakıyorsunuz çünkü bitmek zorunda ve gelecek sene, geri gelecek.Y ¿qué hacen después de esos 10 días? Las tiran al río. Porque debe terminar.
Onu nehire bırakıyorsunuz çünkü bitmek zorunda ve gelecek sene, geri gelecek.Τα βυθίζεις στο ποτάμι. Γιατί πρέπει να τελειώσει. Και τον επόμενο χρόνο, θα επιστρέψει.
Onu nehire bırakıyorsunuz çünkü bitmek zorunda ve gelecek sene, geri gelecek.Потапяш го в реката. Защото трябва да свърши. А следващата година тя ще се върне.
Onu nehire bırakıyorsunuz çünkü bitmek zorunda ve gelecek sene, geri gelecek.Статую сбрасывают в реку. Потому всё должно иметь конец. На следующий год она вернётся.
Onu nehire bırakıyorsunuz çünkü bitmek zorunda ve gelecek sene, geri gelecek.מטביעים אותם בנהר. כי חייב להיות לטקס סוף. ובשנה הבאה, המחזה חוזר על עצמו.
Onu nehire bırakıyorsunuz çünkü bitmek zorunda ve gelecek sene, geri gelecek.نغمرها في النهر لانه يجب أن تنتهي والعام القادم، سوف تعود
Onu nehire bırakıyorsunuz çünkü bitmek zorunda ve gelecek sene, geri gelecek.終わらなくてはならないから そして翌年、彼女は再生する 巡るものは必ず巡り来たり
O yakında bırakıyor.Ele está saindo em breve.
O yakında bırakıyor.Él se va pronto.
O yakında bırakıyor.Il va bientôt partir.
O yakında bırakıyor.Ông là để lại sớm.
O yakında bırakıyor.הוא עומד לעזוב בקרוב.
O yakında bırakıyor.وسترحل قريبا.
O yakında bırakıyor.待ちます。それがあなたを悩ませていますか?
Öyleyse sizi üçüncü soruyla bırakıyorum.Agora deixo-vos com a terceira questão.
Öyleyse sizi üçüncü soruyla bırakıyorum.Also lass ich Sie nun mit dieser dritten Frage alleine.
Öyleyse sizi üçüncü soruyla bırakıyorum.Aşa că vă las cu această întrebare, a treia.
Öyleyse sizi üçüncü soruyla bırakıyorum.Así que los dejo con esta tercera pregunta.
Öyleyse sizi üçüncü soruyla bırakıyorum.Donc, je vous laisse avec cette troisième question.
Öyleyse sizi üçüncü soruyla bırakıyorum.Dus laat ik jullie deze derde vraag:
Öyleyse sizi üçüncü soruyla bırakıyorum.Felteszek egy harmadik kérdést is.

İlgili Sayfalar