bırakıyor ile cümle
bırakıyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
İmparatorluk Sarayı'nı yaparken bile daima bir yeri tamamlanmamış bırakıyorlar.Même en construisant le Palais Impérial, ils ont toujours laissé un endroit inachevé."
İmparatorluk Sarayı'nı yaparken bile daima bir yeri tamamlanmamış bırakıyorlar.Nawet przy budowie Pałacu Cesarskiego, zawsze zostawia się coś niedokończonego".
İmparatorluk Sarayı'nı yaparken bile daima bir yeri tamamlanmamış bırakıyorlar.Selbst wenn sie einen kaiserlichen Palast errichten, lassen sie immer einen Bereich unvollendet.
İmparatorluk Sarayı'nı yaparken bile daima bir yeri tamamlanmamış bırakıyorlar.Zelfs bij de bouw van het Keizerlijk Paleis laten ze altijd één plaats onaf.
İmparatorluk Sarayı'nı yaparken bile daima bir yeri tamamlanmamış bırakıyorlar.Ακόμη κι όταν έχτιζαν το Αυτοκρατορικό Παλάτι πάντα άφηναν ένα κομμάτι ατελές.
İmparatorluk Sarayı'nı yaparken bile daima bir yeri tamamlanmamış bırakıyorlar.Даже при строительстве императорского дворца, обязательно что-то остается незаконченным.
İmparatorluk Sarayı'nı yaparken bile daima bir yeri tamamlanmamış bırakıyorlar.Дори когато строят императорския дворец, те винаги оставят едно място незавършено.
İmparatorluk Sarayı'nı yaparken bile daima bir yeri tamamlanmamış bırakıyorlar.Навіть при будівництві імператорського палацу, вони завжди залишають одне місце незавершеним".
İmparatorluk Sarayı'nı yaparken bile daima bir yeri tamamlanmamış bırakıyorlar.אפילו כשבונים את ארמון הקיסר תמיד משאירים מקום אחד לא גמור"
İmparatorluk Sarayı'nı yaparken bile daima bir yeri tamamlanmamış bırakıyorlar.حتى خلال بناء القصر الإمبراطوري، فإنهم يدعون قطعة غير كاملة.
İmparatorluk Sarayı'nı yaparken bile daima bir yeri tamamlanmamış bırakıyorlar.常に一箇所 未完成の場所を残します でも私がもし建物をひとつ選んで
İnternet'i sadece bir bulut olarak görmeyi bırakıyorsunuz.인터넷을 구름처럼 생각치 않게 됩니다.
İnternet'i sadece bir bulut olarak görmeyi bırakıyorsunuz.תפסיקו לחשוב על האינטרנט כעל ענן.
İnternet'i sadece bir bulut olarak görmeyi bırakıyorsunuz.تتوقف عن رؤية الإنترنت كسحابة.
İnternet'i sadece bir bulut olarak görmeyi bırakıyorsunuz.とても物理的なものに見えてきます
Işıkları hep açık bırakıyorsun.Ai tinut luminile aprinse in continuu.
Işıkları hep açık bırakıyorsun.Kamu menyalakan lampu terus terusan
Işıkları hep açık bırakıyorsun.Tu as laissé les lumières allumées.
Işıkları hep açık bırakıyorsun.Zostawiłaś zapalone światło.
Işıkları hep açık bırakıyorsun.Είχες τα φώτα συνεχώς αναμμένα.
Işıkları hep açık bırakıyorsun.У тебя постоянно включен свет
İşleri oluruna bırakıyor ve bize bakıyor.Její ruka je lehce položena na jeho. Připadá mi to, jako kdyby ho pouštěla.
İşleri oluruna bırakıyor ve bize bakıyor.Тя почти го пуска и гледа към нас.
İstediğini alıyorlar, geri kalanını bana bırakıyorlar ve ben de satıyorum.Cogen lo que quieren, me dejan el resto y yo lo vendo.
İstediğini alıyorlar, geri kalanını bana bırakıyorlar ve ben de satıyorum.De får det de vill ha, de lämnar resten till mig och jag säljer det.
İstediğini alıyorlar, geri kalanını bana bırakıyorlar ve ben de satıyorum."Ele iau ce vor, iar restul mi-l lasă mie să-l vând."
İstediğini alıyorlar, geri kalanını bana bırakıyorlar ve ben de satıyorum."Eles têm o que querem, "deixam o resto para mim e eu vendo."
İstediğini alıyorlar, geri kalanını bana bırakıyorlar ve ben de satıyorum.Elle me laissent le reste et je le vends. "
İstediğini alıyorlar, geri kalanını bana bırakıyorlar ve ben de satıyorum."Hanhet vievät mitä haluavat, ne jättävät lopun minulle ja minä myyn sen."
İstediğini alıyorlar, geri kalanını bana bırakıyorlar ve ben de satıyorum.Jedzą tyle, ile chcą, resztę zostawiają i on to sprzedaje.
İstediğini alıyorlar, geri kalanını bana bırakıyorlar ve ben de satıyorum."거위들은 그들이 원하는 것을 가져가고 나머지는 저에게 남겨주죠. 그리고 전 그 남은 것 들을 팝니다."
İstediğini alıyorlar, geri kalanını bana bırakıyorlar ve ben de satıyorum.Loro mangiano quello che vogliono, la parte che mi lasciano posso venderla.
İstediğini alıyorlar, geri kalanını bana bırakıyorlar ve ben de satıyorum."Megeszik, ami kell nekik, a többit meghagyják nekem, és én eladom."
İstediğini alıyorlar, geri kalanını bana bırakıyorlar ve ben de satıyorum.Mereka dapat yang mereka mau, mereka menyisakan untuk saya dan saya menjualnya.
İstediğini alıyorlar, geri kalanını bana bırakıyorlar ve ben de satıyorum."Sie bekommen, was sie möchten, sie lassen mir den Rest und ich verkaufe es."
İstediğini alıyorlar, geri kalanını bana bırakıyorlar ve ben de satıyorum.Vezmou si, co chtějí, zbytek nechají pro mě a já to prodám.
İstediğini alıyorlar, geri kalanını bana bırakıyorlar ve ben de satıyorum."Ze krijgen wat ze willen, en ze laten de rest voor mij over om te verkopen."
İstediğini alıyorlar, geri kalanını bana bırakıyorlar ve ben de satıyorum."Παίρνουν ό,τι θέλουν, αφήνουν τα υπόλοιπα για μένα κι εγώ τα πουλάω".
İstediğini alıyorlar, geri kalanını bana bırakıyorlar ve ben de satıyorum.Вземат каквото искат, оставят останалото за мен и аз го продавам.
İstediğini alıyorlar, geri kalanını bana bırakıyorlar ve ben de satıyorum.Они берут всё, что хотят, а остальное оставляют мне, и я это продаю.
İstediğini alıyorlar, geri kalanını bana bırakıyorlar ve ben de satıyorum.הם לוקחים מה שהם רוצים, הם משאירים את השאר בשבילי ואני מוכר את זה.
İstediğini alıyorlar, geri kalanını bana bırakıyorlar ve ben de satıyorum.فالأوز يحصل علي مايريد ويتركن البقية له ولعائلته
İstediğini alıyorlar, geri kalanını bana bırakıyorlar ve ben de satıyorum.好きなものを食べさせ 残りを彼が売るのです 彼の最大の悩みのたねは
Kafamda yapamıyorum şuan. Ama bu sadece bir sayı. Ama basit kalması için bu şekilde bırakıyoruz.Z hlavy sa to nedá, no je to len číslo, ktoré pre jednoduchosť nechávame tak.
Kafamda yapamıyorum şuan. Ama bu sadece bir sayı. Ama basit kalması için bu şekilde bırakıyoruz.Z hlavy se to nedá, ale je to jen číslo, které pro jednoduchost necháváme tak.
(Kahkahalar) Ve bu beş adımlık kırağıyı.. ...arkasında bırakıyor.Je to 150 na 12 centimetrů jinovatky kterou po sobě nechala.
Kanada'da, her üç kıza karşı beş erkek okulu bırakıyor.캐나다에선, 여학생 3명당 남학생 5명이 자퇴합니다.
Kanada'da, her üç kıza karşı beş erkek okulu bırakıyor.Au Canada, il y a cinq garçons qui abandonnent les études, pour trois filles.
Kanada'da, her üç kıza karşı beş erkek okulu bırakıyor.Di Kanada, lima anak laki-laki putus sekolah dari tiga anak perempuan.
Kanada'da, her üç kıza karşı beş erkek okulu bırakıyor.En Canadá, cinco varones dejan la escuela por cada tres mujeres.
Kanada'da, her üç kıza karşı beş erkek okulu bırakıyor.I Canada, dropper fem drenge ud for hver tre piger.
Kanada'da, her üç kıza karşı beş erkek okulu bırakıyor.I Kanada är det så att på tre tjejer som hoppar av, går det fem manliga avhopp.
Kanada'da, her üç kıza karşı beş erkek okulu bırakıyor.In Canada, lasciano la scuola cinque ragazzi per ogni tre ragazze.
Kanada'da, her üç kıza karşı beş erkek okulu bırakıyor.În Canada, raportul de abandon școlar este de 5 băieți pentru fiecare 3 fete.
Kanada'da, her üç kıza karşı beş erkek okulu bırakıyor.In Canada stoppen vijf jongens tegen drie meisjes vroegtijdig met onderwijs.
Kanada'da, her üç kıza karşı beş erkek okulu bırakıyor.In Kanada kommen fünf männliche Abbrecher auf je drei weibliche.
Kanada'da, her üç kıza karşı beş erkek okulu bırakıyor.Kanadában 5 fiú bukik ki minden 3 lányra.
Kanada'da, her üç kıza karşı beş erkek okulu bırakıyor.No Canadá, cinco rapazes desistem para cada três raparigas.
Kanada'da, her üç kıza karşı beş erkek okulu bırakıyor.Tại Canada, 5 nam bỏ học so với 3 nữ.
Kanada'da, her üç kıza karşı beş erkek okulu bırakıyor.V Kanade 5 chlapcov nedokončí školu na každé 3 dievčatá.