bırakıyor ile cümle

bırakıyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Hastalığı iyileştirebiliyoruz ve sonrasında hastayı tastamam, sağlam ve fonksiyonel bir şekilde bırakıyoruz.אנחנו יכולים לרפא את המחלה. ואנחנו יכולים להשאיר את החולה בריא ושלם ומתפקד, אחרי הכל.
Hastalığı iyileştirebiliyoruz ve sonrasında hastayı tastamam, sağlam ve fonksiyonel bir şekilde bırakıyoruz.ويمكننا أن نعالج المرض. ويمكن أن نحفظ المريض كاملا وسليما وبوظائف فعّالة بعد ذلك.
Hastalığı iyileştirebiliyoruz ve sonrasında hastayı tastamam, sağlam ve fonksiyonel bir şekilde bırakıyoruz.患者を全きもの、無傷なものにして 諸機能を維持することができます ここまで「患者」について、それが
Hayal gücüne bırakıyorum.Imagina lo que gustes.
Hayal gücüne bırakıyorum.Kau pikirkan saja sendiri
Hayal gücüne bırakıyorum.상상에는 끝이 없으니까
Hayal gücüne bırakıyorum.Que fique a cargo da sua imaginação.
Hayal gücüne bırakıyorum.Включай свою уяву.
Hayal gücüne bırakıyorum.سأترك الأمر لخيالك
Hem de nasıl bırakıyor.Потому что она с Капитаном Молотом.
Hepinizi şu düşünce ile bırakıyorum.Các bạn hãy suy ngẫm:
Hepinizi şu düşünce ile bırakıyorum.Deixo-vos a todos com este pensamento:
Hepinizi şu düşünce ile bırakıyorum.Ich werde sie alle mit diesem Gedanken zurück lassen:
Hepinizi şu düşünce ile bırakıyorum.Ik laat jullie achter met deze gedachte:
Hepinizi şu düşünce ile bırakıyorum.Je vous laisse avec cette pensée.
Hepinizi şu düşünce ile bırakıyorum.Los dejo ahora con esta idea.
Hepinizi şu düşünce ile bırakıyorum.Ponechám vás všetkých s touto myšlienkou:
Hepinizi şu düşünce ile bırakıyorum.Rozloučím se s vámi touto myšlenkou:
Hepinizi şu düşünce ile bırakıyorum.Saya akan meninggalkan anda dengan pemikiran ini:
Hepinizi şu düşünce ile bırakıyorum.Vă las cu acest gând:
Hepinizi şu düşünce ile bırakıyorum.Θέλω να σας αφήσω με αυτή τη σκέψη:
Hepinizi şu düşünce ile bırakıyorum.Залишаю вас усіх з такою думкою:
Hepinizi şu düşünce ile bırakıyorum.Напоследок хочу, чтобы вы задумались:
Hepinizi şu düşünce ile bırakıyorum.もし皆さんがこの様な環境で育ち
Her yere bir tane bırakıyordum, kafelere, kütüphanelere, BM merkezine, her yere.Am lăsat zeci de scrisori, peste tot, în cafenele și biblioteci, la ONU, peste tot.
Her yere bir tane bırakıyordum, kafelere, kütüphanelere, BM merkezine, her yere.I caféer og på biblioteker, ved FN, overalt.
Her yere bir tane bırakıyordum, kafelere, kütüphanelere, BM merkezine, her yere.Ich schrieb Dutzende und hinterließ sie überall, in Kaffeehäusern, in Bibliotheken, bei der UN, überall.
Her yere bir tane bırakıyordum, kafelere, kütüphanelere, BM merkezine, her yere.Ik blogde over de brieven en de dagen dat ze nodig waren.
Her yere bir tane bırakıyordum, kafelere, kütüphanelere, BM merkezine, her yere.수십통을 쓰고, 아무데나 남겨뒀어요. 카페나 도서관, 유엔 본부같은 아무데나요.
Her yere bir tane bırakıyordum, kafelere, kütüphanelere, BM merkezine, her yere.Las dejaba en cualquier parte, en cafés y bibliotecas, en la ONU, en todas partes.
Her yere bir tane bırakıyordum, kafelere, kütüphanelere, BM merkezine, her yere.Le ho lasciate ovunque, nei bar, nelle biblioteche, alle Nazioni Unite, ovunque.
Her yere bir tane bırakıyordum, kafelere, kütüphanelere, BM merkezine, her yere.Mindenhol otthagytam őket, kávézókban és könyvtárakban, az ENSZ-nél, mindenhol.
Her yere bir tane bırakıyordum, kafelere, kütüphanelere, BM merkezine, her yere.Nechala som ich, kde sa dalo: v kaviarňach, knižniciach, v sídle OSN, všade.
Her yere bir tane bırakıyordum, kafelere, kütüphanelere, BM merkezine, her yere.Puščala sem jih povsod, v kavarnah in knjižnicah, pri OZN, povsod.
Her yere bir tane bırakıyordum, kafelere, kütüphanelere, BM merkezine, her yere.Saya meninggalkan surat-surat itu dimana-mana, di cafe, di perpustakaan, di PBB, dimana saja.
Her yere bir tane bırakıyordum, kafelere, kütüphanelere, BM merkezine, her yere.Tôi để chúng khắp nơi, trong tiệm cả phê, trong thư viện, trụ sở Liên Hợp Quốc, khắp mọi nơi.
Her yere bir tane bırakıyordum, kafelere, kütüphanelere, BM merkezine, her yere.Zostawiałam je wszędzie: w kawiarniach, bibliotekach, w siedzibie ONZ.
Her yere bir tane bırakıyordum, kafelere, kütüphanelere, BM merkezine, her yere.Τα άφηνα παντού, σε καφετέριες και βιβλιοθήκες, στον Ο.Η.Ε, παντού.
Her yere bir tane bırakıyordum, kafelere, kütüphanelere, BM merkezine, her yere.Оставях ги навсякъде, в кафенета и в библиотеки, в ООН, навсякъде.
Her yere bir tane bırakıyordum, kafelere, kütüphanelere, BM merkezine, her yere.Я залишила їх усюди: в кафешках, бібліотеках, ООН, усюди, де тільки можна.
Her yere bir tane bırakıyordum, kafelere, kütüphanelere, BM merkezine, her yere.Я оставляла их везде: в кафе и в библиотеках, в ООН, везде.
Her yere bir tane bırakıyordum, kafelere, kütüphanelere, BM merkezine, her yere.עשרות רבות מהם. השארתי אותם בכל מקום. בבתי קפה, בספריות, בבניין האו"ם. בכל מקום
Her yere bir tane bırakıyordum, kafelere, kütüphanelere, BM merkezine, her yere.عشرات العشرات من الرسائل وقمت بتركها في كل مكان في المقاهي والمكتبات، ومباني الأمم المتحدة، وفي كل مكان
Her yere bir tane bırakıyordum, kafelere, kütüphanelere, BM merkezine, her yere.国連とか色んな所に 置いていきました 手紙のこと 鬱のこと ブログに書きました
Heyecanlanıyorum Sonra da kendimi bırakıyorum.Подготвям се много, а после оставам разочарован. ♪
Hindistan'da kız çocuklarının yüzde yirmibeşi, yetersiz sağlık koruma hizmetleri yüzünden okulu bırakıyor.25% bé gái ở Ấn độ bỏ học bởi chúng không có một hệ thống vệ sinh đầy đủ tiện nghi.
Hindistan'da kız çocuklarının yüzde yirmibeşi, yetersiz sağlık koruma hizmetleri yüzünden okulu bırakıyor.25% das raparigas na Índia desistem da escola porque não têm saneamento adequado.
Hindistan'da kız çocuklarının yüzde yirmibeşi, yetersiz sağlık koruma hizmetleri yüzünden okulu bırakıyor.25 % de las niñas en India abandonan la escuela porque no tienen servicios sanitarios adecuados.
Hindistan'da kız çocuklarının yüzde yirmibeşi, yetersiz sağlık koruma hizmetleri yüzünden okulu bırakıyor.25% der Mädchen in Indien brechen die Schule wegen mangelnder sanitärer Anlagen ab.
Hindistan'da kız çocuklarının yüzde yirmibeşi, yetersiz sağlık koruma hizmetleri yüzünden okulu bırakıyor.25% des filles en Inde quittent l'école parce qu'elles n'ont pas d'installation sanitaire adéquate.
Hindistan'da kız çocuklarının yüzde yirmibeşi, yetersiz sağlık koruma hizmetleri yüzünden okulu bırakıyor.25% din fetele din India renunță la școală din cauză că nu beneficiază de canalizare adecvată.
Hindistan'da kız çocuklarının yüzde yirmibeşi, yetersiz sağlık koruma hizmetleri yüzünden okulu bırakıyor.25% dziewczyn w Indiach rezygnuje ze szkoły, ponieważ nie mają odpowiednich warunków sanitarnych.
Hindistan'da kız çocuklarının yüzde yirmibeşi, yetersiz sağlık koruma hizmetleri yüzünden okulu bırakıyor.인도 여학생들의 25%는 학교를 그만둡니다. 적절한 위생시설을 갖추지 못했기 때문이죠.
Hindistan'da kız çocuklarının yüzde yirmibeşi, yetersiz sağlık koruma hizmetleri yüzünden okulu bırakıyor.25 persen anak perempuan di India putus sekolah karena tidak memiliki sanitasi yang baik.
Hindistan'da kız çocuklarının yüzde yirmibeşi, yetersiz sağlık koruma hizmetleri yüzünden okulu bırakıyor.25% девочек в Индии бросают школу, потому что там нет нормальных туалетов.
Hindistan'da kız çocuklarının yüzde yirmibeşi, yetersiz sağlık koruma hizmetleri yüzünden okulu bırakıyor.25% מהילדות בהודו נושרות מהלימודים כי אין להן תברואה נאותה.
Hindistan'da kız çocuklarının yüzde yirmibeşi, yetersiz sağlık koruma hizmetleri yüzünden okulu bırakıyor.Dvacet pět procent indických dívek přestane chodit do školy, protože nemají adekvátní kanalizaci.
Hindistan'da kız çocuklarının yüzde yirmibeşi, yetersiz sağlık koruma hizmetleri yüzünden okulu bırakıyor.Il 25% delle ragazze in India lascia la scuola per mancanza di servizi igienici adeguati.
Hindistan'da kız çocuklarının yüzde yirmibeşi, yetersiz sağlık koruma hizmetleri yüzünden okulu bırakıyor.Двадцять п'ять відсотків дівчаток в Індії кидають школу, тому що у них немає нормальних санітарних умов.
Hindistan'da kız çocuklarının yüzde yirmibeşi, yetersiz sağlık koruma hizmetleri yüzünden okulu bırakıyor.خمسة وعشرون بالمائة من فتيات الهند يتركون المدرسة لأنه ليس لديهم مرافق صرف صحي مناسبة.

İlgili Sayfalar