bırakıyor ile cümle
bırakıyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Gerisini size bırakıyorum.Skoro umiemy już mierzyć kąty, w kolejnych filmach powiemy sobie o nich nieco więcej.
Gerisini size bırakıyorum.Voilà, je vais vous laisser et vous pourrez continuer l'exercice.
Gerisini size bırakıyorum.Значи е остър ъгъл. Ще спрем тук.
Gerisini size bırakıyorum.سأترككم الآن
Göz ardı etmek sizi tamamen devre dışı bırakıyor.A semmibe vétel ilyen messzire elvisz.
Göz ardı etmek sizi tamamen devre dışı bırakıyor.At ignorere får en næsten helt derud.
Göz ardı etmek sizi tamamen devre dışı bırakıyor.Att ignorera tar dig ganska långt.
Göz ardı etmek sizi tamamen devre dışı bırakıyor.Etre ignoré vous en met vraiment un coup.
Göz ardı etmek sizi tamamen devre dışı bırakıyor.Etwas nicht zur Kenntnis zu nehmen ist nur noch schlimmer.
Göz ardı etmek sizi tamamen devre dışı bırakıyor.Ignorando gli sforzi si arriva a un livello altissimo.
Göz ardı etmek sizi tamamen devre dışı bırakıyor.Ignorarea te aruncă destul de sus.
Göz ardı etmek sizi tamamen devre dışı bırakıyor.Ignorar é mesmo muito mau.
Göz ardı etmek sizi tamamen devre dışı bırakıyor.Ignorar nos coloca en una situación parecida.
Göz ardı etmek sizi tamamen devre dışı bırakıyor.Ignorování vás dostane zcela mimo.
Göz ardı etmek sizi tamamen devre dışı bırakıyor.Ignorowanie doprowadzi do prawie takich samych wyników.
Göz ardı etmek sizi tamamen devre dışı bırakıyor.무시당하는 사람들은 저~ 멀리 가는겁니다.
Göz ardı etmek sizi tamamen devre dışı bırakıyor.Mengabaikan membuatnya memiliki efek sama.
Göz ardı etmek sizi tamamen devre dışı bırakıyor.Negeren gaat al in die richting.
Göz ardı etmek sizi tamamen devre dışı bırakıyor.Việc phớt lờ cho bạn cả một cách để ra khỏi đó.
Göz ardı etmek sizi tamamen devre dışı bırakıyor.Το να σε αγνοεί κάποιος, εκεί οδηγεί.
Göz ardı etmek sizi tamamen devre dışı bırakıyor.Игнорирането е много сериозен проблем.
Göz ardı etmek sizi tamamen devre dışı bırakıyor.Игнорирование приводит к тому же результату.
Göz ardı etmek sizi tamamen devre dışı bırakıyor.Нехтування дає той самий результат.
Göz ardı etmek sizi tamamen devre dışı bırakıyor.ההתעלמות היא גרועה באותה מידה.
Göz ardı etmek sizi tamamen devre dışı bırakıyor.التجاهل يقودك لهذه الحالة .
Göz ardı etmek sizi tamamen devre dışı bırakıyor.良いニュースは 誰かがやった何かを
Gümbürdüyor ve fotoğrafçıları bile hayranlık dolu bir saygı içinde bırakıyorlar.A gyomor beleremeg, és még a fényképészt is ámulatba ejti a látványosság figyelemmel követése.
Gümbürdüyor ve fotoğrafçıları bile hayranlık dolu bir saygı içinde bırakıyorlar.Brnia v bruchu a nechávajú aj fotografov užasnúť pri sledovaní ich predstavenia.
Gümbürdüyor ve fotoğrafçıları bile hayranlık dolu bir saygı içinde bırakıyorlar.Bubuiesc fuzelajul şi îi lasă şi pe fotografi în admiraţie în faţa spectacolului.
Gümbürdüyor ve fotoğrafçıları bile hayranlık dolu bir saygı içinde bırakıyorlar.Ça vous remue les tripes et même les photographes restent bouche bée devant le spectacle.
Gümbürdüyor ve fotoğrafçıları bile hayranlık dolu bir saygı içinde bırakıyorlar.Chúng gầm rú rồi để lại các nhà nhiếp ảnh sững sỡ ngắm nhìn cảnh tượng hùng vĩ.
Gümbürdüyor ve fotoğrafçıları bile hayranlık dolu bir saygı içinde bırakıyorlar.De ruskar om i magen och efterlämnar fotografer i vördnad av att se spektaklet.
Gümbürdüyor ve fotoğrafçıları bile hayranlık dolu bir saygı içinde bırakıyorlar.Hacen retumbar la panza y dejan asombrados incluso a los fotógrafos al observar el espectáculo.
Gümbürdüyor ve fotoğrafçıları bile hayranlık dolu bir saygı içinde bırakıyorlar.Ich piorunujące loty budzą respekt nawet wśród fotografów, którzy obserwują spektakl.
Gümbürdüyor ve fotoğrafçıları bile hayranlık dolu bir saygı içinde bırakıyorlar.Jantung berdegup kencang dan para fotografer terpukau menonton pertunjukan itu.
Gümbürdüyor ve fotoğrafçıları bile hayranlık dolu bir saygı içinde bırakıyorlar.이런 로켓은 발사될 때 보면 정말 천둥이 치는 것 같고 사진찍는 사람조차 깜짝 놀라게 만들죠.
Gümbürdüyor ve fotoğrafçıları bile hayranlık dolu bir saygı içinde bırakıyorlar.Prestrašijo tudi fotografe in jih pustijo v napetosti opazovanja spektakla.
Gümbürdüyor ve fotoğrafçıları bile hayranlık dolu bir saygı içinde bırakıyorlar.Ribombam e deixam admirados os fotógrafos que assistem ao espetáculo
Gümbürdüyor ve fotoğrafçıları bile hayranlık dolu bir saygı içinde bırakıyorlar.Sie lassen den Bauch beben und Fotografen vor Ehrfurcht erzittern, die das Spektakel betrachten.
Gümbürdüyor ve fotoğrafçıları bile hayranlık dolu bir saygı içinde bırakıyorlar.Ze laten je buik rommelen en verbazen fotografen die het spektakel bekijken.
Gümbürdüyor ve fotoğrafçıları bile hayranlık dolu bir saygı içinde bırakıyorlar.Země duní a dokonce i fotografové přihlížející této podívané jsou zanecháni v úžasu.
Gümbürdüyor ve fotoğrafçıları bile hayranlık dolu bir saygı içinde bırakıyorlar.Κάνουν την κοιλιά να βουίζει και προκαλούν δέος ακόμα και στους φωτογράφους που παρακολουθούν το θέαμα.
Gümbürdüyor ve fotoğrafçıları bile hayranlık dolu bir saygı içinde bırakıyorlar.Их шум внушает страх даже фотографам, следящим за представлением.
Gümbürdüyor ve fotoğrafçıları bile hayranlık dolu bir saygı içinde bırakıyorlar.Їх шум вселяє страх навіть фотографам, що слідкують за видовищем.
Gümbürdüyor ve fotoğrafçıları bile hayranlık dolu bir saygı içinde bırakıyorlar.Те преобръщат стомаха и предизвикват благоговение дори у фотографите при наблюдаване на спектакъла.
Gümbürdüyor ve fotoğrafçıları bile hayranlık dolu bir saygı içinde bırakıyorlar.הם מרעידים את הקרביים ומשאירים אפילו את הצלמים המומים מלראות את המחזה.
Gümbürdüyor ve fotoğrafçıları bile hayranlık dolu bir saygı içinde bırakıyorlar.يقعقعون البطن ويتركون المصورين في ذهول لرؤية المشهد
Gümbürdüyor ve fotoğrafçıları bile hayranlık dolu bir saygı içinde bırakıyorlar.畏れおののきます 酸化ニトロのような実験用エンジンもあります
Hala Yoshida'nın mezarına çiçek bırakıyor musunuz?Vous fleurissez toujours la tombe de Yoshida à l'anniversaire de sa mort.
Hastalığı iyileştirebiliyoruz ve sonrasında hastayı tastamam, sağlam ve fonksiyonel bir şekilde bırakıyoruz.우리는 질병을 치료할 수 있습니다. 그리고 우리는 환자가 수술 후에도 수술 전처럼 온전하고 정상적인 기능을 수행하게 할 수 있습니다.
Hastalığı iyileştirebiliyoruz ve sonrasında hastayı tastamam, sağlam ve fonksiyonel bir şekilde bırakıyoruz.Możemy wyleczyć chorobę. i zostawić pacjenta całego, w nienaruszonym stanie, tak by mógł później funkcjonować.
Hastalığı iyileştirebiliyoruz ve sonrasında hastayı tastamam, sağlam ve fonksiyonel bir şekilde bırakıyoruz.Můžeme léčit chorobu. A můžeme posléze nechat pacienta vcelku a netknutého a funkčního.
Hastalığı iyileştirebiliyoruz ve sonrasında hastayı tastamam, sağlam ve fonksiyonel bir şekilde bırakıyoruz.Nous pouvons soigner le mal. Et nous pouvons laisser le patient entier, intact et fonctionnel.
Hastalığı iyileştirebiliyoruz ve sonrasında hastayı tastamam, sağlam ve fonksiyonel bir şekilde bırakıyoruz.Podemos curar a doença. E podemos deixar o doente inteiro, intacto e funcional.
Hastalığı iyileştirebiliyoruz ve sonrasında hastayı tastamam, sağlam ve fonksiyonel bir şekilde bırakıyoruz.Podemos curar la enfermedad. Y podemos dejar al paciente intacto y funcional al terminar.
Hastalığı iyileştirebiliyoruz ve sonrasında hastayı tastamam, sağlam ve fonksiyonel bir şekilde bırakıyoruz.Possiamo guarire la malattia. E al termine lasciare il paziente intero e integro e funzionante!
Hastalığı iyileştirebiliyoruz ve sonrasında hastayı tastamam, sağlam ve fonksiyonel bir şekilde bırakıyoruz.Putem vindeca boala. Și putem lăsa pacientul întreg și intact și funcțional după aceea.
Hastalığı iyileştirebiliyoruz ve sonrasında hastayı tastamam, sağlam ve fonksiyonel bir şekilde bırakıyoruz.We kunnen de ziekte genezen. En we kunnen de patiënt heel en intact laten en functionerend, naderhand.
Hastalığı iyileştirebiliyoruz ve sonrasında hastayı tastamam, sağlam ve fonksiyonel bir şekilde bırakıyoruz.Можем да изцелим болестта. И можем да оставим пациента цялостен, непокътнат и функционален след това.
Hastalığı iyileştirebiliyoruz ve sonrasında hastayı tastamam, sağlam ve fonksiyonel bir şekilde bırakıyoruz.Мы можем вылечить болезнь. И оставить пациента после операции без осложнений и с полной функциональностью.