bırakır ile cümle

bırakır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
İnsanlar çöplerini dışarı bırakırlar.Les villageois y vidaient leurs poubelles.
Arabayı çalan iki adam çocuğu fark ettiklerinde onu fakir mahallelerin birinde sokağa bırakırlar.Quand les deux voleurs découvrent l'enfant, ils l’abandonnent dans la rue.
Bu ilişki yüzünden Don José eski nişanlısını bırakır.Pendant ce temps, Frank ne supporte plus le nouveau fiancé d'Al.
İster günübirlik götürür, ister günlerce orada bırakır.Il quitte alors ses terres et se retire dans un cloître ou il termine ses jours.
Dişi kondor sıklıkla tek bir beyaz yumurta bırakır.La femelle pond généralement un seul œuf blanc.
2 beyaz yumurta bırakırlar.La femelle dépose 2 œufs blancs.
Çünkü eğer yanlış dersem öğretmen beni sınıfta bırakır.Comme il refuse de céder, les élèves quittent l'École pour manifester dans la rue.
Lepromlar iyileşecek olurlarsa mutlaka yerlerinde iz bırakırlar.S'ils picorent à tort, la récompense leur est interdite.
Vilgax onu serbest bırakır.Rigg réussit à la libérer.
Kısacası Jake de Peyton'ı yalnız bırakır.Et Jake avoue ses sentiments à Peyton.
R2-D2 ve C-3P0'yu odada bırakırlar.Ce sont R2-D2 et C-3PO.
Gardiyan, anahtarları araçta bırakır.Ils ont perdu les clés de la voiture.
"Her Temas İz Bırakır" romanı Almanca'ya tercüme edildi.Les articles en romanche sont traduits en allemand.
Çok zor çalışıyor.Çoğu zaman Aileyi Yolda Bırakır.Son travail amena sa famille à se déplacer souvent de ville en ville.
Tercih bunu seyirciye bırakır ki cevap da buradadır.La critique réserve un bon accueil au film et le public répond présent.
Ayrıca havalandırma deliği de bırakır.Il en va de même pour l'extraction d'un inerte.
Her dişi, konik yuvasına birer yumurta bırakır.Ils contenaient chacun un œuf blanchâtre.
Daha sonra inanır ve FBI'daki görevini bırakır.À la fin de la saison, il décide de quitter son poste au FBI.
Daha sonra gölgede kurumaya bırakırlar.Néanmoins, ils obéissent à Im dans l'ombre.
Roma kulübeleri yerini evlere bırakır ve yk.L'armée romaine met le siège devant la ville.
Ya onları da bırakırsınız ya da oğlum onların kaderini paylaşır." demiştir.Either you are with us, or you are with the terrorists » .
Incendio: Asanın hedefini alevler içinde bırakır.Feu : l'adversaire ne se trouve que dans des zones de feu.
Hava neme doygun hale gelince yağış bırakır.Avant que le soleil ne disparût la fièvre vint.
Normal olarak üç yumurta bırakır.La femelle y dépose généralement trois œufs.
Starkiller onu serbest bırakır.César les libère.
Fakat yakaladıkları deniz analarını geri bırakırlar.Encres à la mer collection d’encres à détacher.
Çoğu türde dişi kurbağa yumurtalarını suya bırakır.Une grenouille pond des œufs dans l'eau.
Hislerine daha fazla karşı koyamayan Aida, onun kollarına kendini bırakır.Incapable de combattre ses sentiments plus longtemps, elle tombe dans ses bras.
1993 yılında aldığı bir kararla okulu bırakır ve sadece müzik yapmaya karar verir.Il quitte ses études en 1996 sans son bac et décide de prendre la voie de la musique.
Hanların erkekleri de uzun saç bırakırdı.Les cheveux des femmes formaient de longues tresses.
Ancak hızla artan şöhreti ve popülerliği özel hayatına egemen olunca her şeyi oluruna bırakır.Son intérêt pour l'histoire comme sa popularité en tant que professeur s'éteignent cependant rapidement.
Yuva yapmazlar, yumurtalarını toprak üzerine bırakırlar.Ils ne mettent donc pas bas mais pondent des œufs.
Tom, bizi biraz yalnız bırakır mısın?Tom, ¿podrías dejarnos solos un momento?
Kur'anda Rad Suresi'nde şöyledir: Allah (o yazıdan) dilediğini siler, (dilediğini de) sabit bırakır.Alá dirige a Su Luz a quien Él quiere." ​ En Islam, la palabra "nur" significa la luz de Dios.
Michael, Abruzzi'ye ihtiyaç duyabileceği bir şeye sahip olduğu söyler ve ona bir origami kuş bırakır.Michael le responde que él tiene algo que Abruzzi quiere, y le deja un pato de origami.
Ancak bu durum onu bazen zor durumda bırakır.Esto sería lo que a veces lo mete en problemas.
Sinirlenen Dr. Mossman, Gordon, Alyx ve Eli'yi serbest bırakır.Pero la doctora Mossman libera a Eli, Alyx y Gordon.
1148 yılında Normandiya'ya dönen Matilda, İngiltere'deki çarpışmalarda sorumluluğu oğlu Henry'ye bırakır.En 1148, Matilde regresó a Normandía y dejó la campaña en Inglaterra a su pequeño hijo Enrique FitzEmpress.
(Nereye bırakır mısın?)(¿Dónde vas a quedarte?)
Starkiller onu serbest bırakır.Unos geniecillos intentan liberarla.
Yetişkin dişiler yumurtlama döneminde 50-200 arasında yumurta bırakırlar.Las hembras adultas depositan entre 50 y 200 huevos.
R2-D2 ve C-3P0'yu odada bırakırlar.R2-D2 y C-3PO.
Genelde iki tane yumurta bırakırlar.Generalmente ponen dos huevos.
Dişi kondor sıklıkla tek bir beyaz yumurta bırakır.La hembra pone generalmente un solo huevo blanco.
On bir yaşında bursu kesilir ve okulu bırakır.Cursó hasta noveno grado y abandonó los estudios.
Bayrak ile ilgili ayrıntıları kanunlara bırakır.(4) La ley determina los detalles sobre la bandera y las armas.
Genellikle 3-5 yumurta bırakırlar.Habitualmente ponen de tres a cinco huevos.
Bu da çoğu web sitelerini, SSL kullanma konusunda engelli konumunda bırakır.Esto significa que la mayoría de los sitios web están prácticamente afectados por el uso de SSL.
Okulu bırakır bırakmaz repertuara girdi ve ajansı sayesinde televizyon dünyasına adım attı.Una vez terminó el colegio, comenzó a hacer repertorio y llegó a la televisión a través de su agente.
"Her Temas İz Bırakır" romanı Almanca'ya tercüme edildi.Los artículos en romanche están traducidos al alemán.
Yeniden karaya ulaşırlarsa yağış bırakırlar.Justo cuando termina, la lluvia para.
Dişiler bir defada 2 tane yumurta bırakırlar.La hembra pone dos huevos en días seguidos.
İnsanlar çöplerini dışarı bırakırlar.¿Quieres sacar la basura?
Aida'yı yatıştıramayan Radames, onu öylece bırakır.Radames no puede contener a Aida y se va, dejándola muy angustiada.
Bir gün koşmayı aniden bırakır ve evine döner.Un día detiene súbitamente su carrera y decide regresar a casa.
Dişiler, yarı saydam yeşilimsi yassılaşmış, düzgün yumurtalar bırakırlar (Scoble, 1995).El huevo es hemisférico o casi esférico, sin ornamentos (Scoble, 1995).
6 denemeden sonra, 5 dakika için kendisini devre dışı bırakır.Si la tempestad le empujase, saldrá en el plazo de cinco días.
Exposé, seçili pencereyi ön planda bırakarak devre dışı bırakır.Luego Exposé se desactiva, dejando la ventana seleccionada en primer plano.
Sonra kadın kendini suyun akışına bırakır, gider.Después entra en la piscina y se mueve bajo el agua, donde termina.
4 yumurta bırakırlar.4 huevos.

İlgili Sayfalar