bırakır ile cümle
bırakır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Gardiyan, anahtarları araçta bırakır.Deben convivir con él porque pierden las llaves del coche.
Yumurta bırakır.Es huevo.
Normal olarak üç yumurta bırakır.Normalmente, ponen tres huevos.
Bu arada Umur'u anneannesi (Tomris Oğuzalp) ile dedesinin (Mehmet Akan) evine bırakırlar.En su viaje, se encuentran con su padre y su compañero, quienes también los abandonan.
Hayatını kurtardığı bu kişi, yaptığı bu iyilikten ötürü Âdemoğlu'na büyük bir miras bırakır.Él que progresa es él que da a sus semejantes un poco más, un servicio un poco mejor."
Genelde 2-3 yumurta bırakır.Suele poner de 2-3 huevos.
Michael Pope'u evine bırakır Pope ona geri dönmesine gerek olmadığını söyler.Tras dejarle en su casa, Pope le dice a Michael que no es necesario que se entregue.
3-5 yumurta bırakırlar ve 10-11 gün kuluçkaya yatarlar.Ponen de tres a cinco huevos e incuban 35 días.
Ayrıca arkadaşının lüks arabasıyla kız evine bırakır.Motivo de esto, huye llevándose el automóvil de su amiga.
Öyle bir noktadır ki fonksiyon azalmayı ve artmayı bırakır o noktada.La política comienza precisamente allí donde dejan de equilibrarse pérdidas y ganancias.
7 gün baktıktan sonra anne tavşan yavru tavşanı bırakır.Mientras tanto, Bart consigue a su madre un conejo.
Yanına da bir kartal bırakır.También es representado con un águila que le sobrevuela.
Ali'yi elinden tutup bir kaya aralığına bırakır.Ella se marcha, dejando olvidada una estaca.
Yaz musonları bol yağış bırakırlar.Las tormentas eléctricas de verano causan muchos daños.
Hislerine daha fazla karşı koyamayan Aida, onun kollarına kendini bırakır.Incapaz de controlar sus sentimientos por más tiempo, ella cae en sus brazos.
Veyahut ışıma belli bir noktada durup geriye kara delik kalıntıları mı geride bırakır?Condénese a multa a quien, volviendo de lejanas regiones, introdujesen novedades (?).
Vilgax onu serbest bırakır.Ivar la rende libera.
Dişi alçak bir dalın çatalında yaptığı küçücük bir fincangibi yuvasına iki yumurta bırakır.La femmina depone due uova in un nido fatto interamente di erba secca, poco elevato dal suolo.
İnsanlar çöplerini dışarı bırakırlar.Proibì alla popolazione di gettare la spazzatura nelle strade.
Birkaç yumurta bırakırlar.Vi depongono due uova.
Genelde iki tane yumurta bırakırlar.Generalmente vengono deposte due uova.
Tercih bunu seyirciye bırakır ki cevap da buradadır.È la domanda inevitabile a cui lo spettatore cerca di dare una risposta.
Behzat Ç. Her Temas İz Bırakır.Terminate le tessere si conteggiano i punti di ciascun reame.
Normal olarak üç yumurta bırakır.Di solito depone tre uova.
Sayid'i ise casus olarak bırakır.Diventa in seguito una spia di Saito.
Bir defada 6 yumurta bırakırlar.Nei livelli bisogna collezionare 6 uova.
İnsan kendini kitleye bırakır bırakmaz, artık kitlenin dokunuşundan korkmaz olur.Essa, in verità, non l'ha ricevuta da alcuna di queste vie: non la possiede.
Lepromlar iyileşecek olurlarsa mutlaka yerlerinde iz bırakırlar.E quando ti dimostri buono con loro, ti ricambiano con maledizioni, in quanto si sentono disprezzati.
1975’te Burns grubu bırakır ve yerine Artimus Pyle gelir.Nel 1975, King e Burns lasciano la band, e Burns viene rimpiazzato da Artimus Pyle.
Ve 13 yıl boyunca yalnız bırakır.Decide quindi di ritirarsi a soli trentuno anni.
Kısacası Jake de Peyton'ı yalnız bırakır.Nikki va da Jake e c'è anche Peyton.
Çünkü eğer yanlış dersem öğretmen beni sınıfta bırakır.Al momento di terminare gli studi al liceo, il padre le nega la possibilità di frequentare l'università.
Yumurta bırakır.Gioco dell'uovo.
Dişi kondor sıklıkla tek bir beyaz yumurta bırakır.La femmina depone generalmente un solo uovo bianco.
Bir gece Mae intihar etmek için kendini sulara bırakır.Nella notte, Naomi si suicida.
Will Nebzeayak belediye başkanlığını bırakır.Il prefetto nomina Sindaco l’avv.
Yeniden karaya ulaşırlarsa yağış bırakırlar.Al momento della partenza, su Rio scende la pioggia.
Türlerin hepsi sadece bir yumurta bırakır.Probabilmente tutte le specie depongono solo un uovo per covata.
Çok zor çalışıyor.Çoğu zaman Aileyi Yolda Bırakır.Spesso lontano per lavoro, evita la sua famiglia quando è a casa.
Yaklaşık 200 yumurta bırakırlar.Le femmine depongono oltre 200 uova.
5-7 yumurta bırakırlar.Vi vengono deposte 5-7 uova.
Yollarıma çember leyin bırakırdı kızlar.Lungo la strada passano le ragazze con le balie.
Ben'in istediği şekilde "bir mesaj" bırakır; "bir hamilelik olduğu ve Jin'in baba olacağı konusunda".Un giorno un monaco gli chiede: «Qual è il significato dello Zen?».
Sonra Sara'yı bırakır ve silahı yere koyar.Poi chiede a Sal di puntare in alto la sua arma.
Jack istemeyerek de olsa müdahale etmeyi bırakır.Jack, però, non si sta solo licenziando.
Eğer bilebilirse Gaunter onları serbest bırakır.Quando lo scopre, Katniss li fa liberare.
Bu çocuğu sazdan bir sal içerisinde suya bırakırlar.I ragazzi lo trattengono in un bidone della spazzatura.
Birkaç ay içinde sütü bırakır ama bir müddet grubun içinde yaşamaya devam eder.Mike non muore, ma rimane in coma per qualche mese.
Bütün arkadaşları ona arkalarını dönmüştür ve onu kendi kendine bırakırlar.Tutta la famiglia le volta le spalle e lei tenta il suicidio.
"Nasreddin Hoca zorbayı zorda bırakır".L'aria dei Castelli Romani gli fa molto bene alla salute."
İki yüzyıl sonra şovalyeler Türk istilası ile yüzleşirler ve adayı Osmanlılara bırakırlar(1525).Due secoli più tardi i Cavalieri lasciarono l'isola conquistata dai Turchi nel 1525.
O zaman 300.000 yapışkan yumurtalarını su bitkileri üzerine bırakırlar.La femmina depone fino a 450 uova che distribuisce su piante acquatiche.
Joel'in ailesi şehirdışına çıkarlar ve evi oğullarına bırakırlar.Il padre di Jess arriva in città per vedere il figlio.
Sonbaharda ise fasulye benzeri tohumlar bırakır.In autunno mangia anche funghi.
2 ya da 3 tane olan yumurtalarını toprak üzerine bırakırlar.Le femmine depositano dalle due alle tre uova sul suolo.
İçeriye sadece Eddie'yi bırakırlar ve kumar başlar.Solo allora Skinny si risveglia e incomincia il gioco.
Joker, onu yakalamak için bütün korumaları devredışı bırakır.Divertito, il Trapper permise lor di andarsene.
Özellikler Orta kuşak karalarının batı kıyılarına bol yağış bırakırlar.La quantità delle precipitazioni aumenta dalla costa occidentale verso l'interno.
Mayıs-Haziran arası 14-20 C° sularda 150-300 000 yumurtasını otların üzerine bırakır.Tra maggio e giugno sull'isola si contano fino a 100.000 uccelli marini.
Deli Kurt her şeyi bırakır ve gider.Detto ciò Cruz abbandona Saetta e se ne va.