bırakır ile cümle

bırakır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Yaklaşık 200 yumurta bırakırlar.Insgesamt werden etwa 200 Eier abgelegt.
Lilith, Inarius'u serbest bırakır.Tangua muss die Apachen freilassen.
Genellikle 3-5 yumurta bırakırlar.Gewöhnlich werden drei bis fünf Eier gelegt.
Varvara, kilise inşaatını yarım bırakır.Der Chor nimmt über die Hälfte des Kirchengrundrisses ein.
R2-D2 ve C-3P0'yu odada bırakırlar.Auch R2-D2 und C-3PO haben Gastauftritte.
Gardiyan, anahtarları araçta bırakır.Michael schließt seine Wagenschlüssel im Auto ein.
Çünkü eğer yanlış dersem öğretmen beni sınıfta bırakır.Verweigert er sich dem Einzelunterricht, wird er endgültig der Schule verwiesen.
Tercih bunu seyirciye bırakır ki cevap da buradadır.Er spricht den Zuschauer direkt an und will diesem die Entscheidung überlassen.
Birkaç ay içinde sütü bırakır ama bir müddet grubun içinde yaşamaya devam eder.Nach einigen Monaten wird es entwöhnt, bleibt aber noch einige Zeit in seiner Geburtsgruppe.
Fakat böyle bir durum yakalandığında çok sert etki bırakır.Aber es ist selbstverständlich, wenn so etwas Schreckliches passiert, dann hat es dich im Griff.
Normal olarak üç yumurta bırakır.Gewöhnlich werden drei Eier gelegt.
Dişiler yuvaya genellikle beyaz dört yumurta bırakır.Das Gelege umfasst in der Regel vier weiße Eier.
Lepromlar iyileşecek olurlarsa mutlaka yerlerinde iz bırakırlar.Und so sie bereuen und sich bessern, so lasset ab von ihnen.
Genellikle erken ilkbaharda yumurta bırakır.Die Eier werden gewöhnlich am frühen Morgen gelegt.
Ve 13 yıl boyunca yalnız bırakır.So blieb er 13 Jahre lang abgestellt.
Fakat yakaladıkları deniz analarını geri bırakırlar.Sie legten die heute noch erhaltenen Fischteiche an.
Şoför Azmi'yi şatonun yakınlarında bir yerde bırakır.Der Hausherr wird aus der Wohnung in der Nähe des Taurischen Gartens vertrieben.
Sonra kadın kendini suyun akışına bırakır, gider.Bei der Überfahrt lässt sie sich ins Wasser fallen und ertrinkt.
Zeus tarafından Hermes, Kalypso'ya Zeus'un emrini iletir ve Kalypso Odysseus'u serbest bırakır.Schließlich befiehlt Zeus der Kalypso – übermittelt durch den Götterboten Hermes – Odysseus freizugeben.
Bu bağlamda sıralamada, Horn Burnu, Diego Ramirez Adaları ve Ateş Toprakları burasını geride bırakır.In dieser Hinsicht laufen ihr das Kap Hoorn, die Diego-Ramírez-Inseln und Feuerland den Rang ab.
Son taşınızı kendi kalenize bırakırsanız bir kere daha oynarsınız.Wenn der letzte Samen in die eigene Endmulde fällt, darf der Spieler gleich noch einmal ziehen.
Onları kurtardıktan sonra Lucy'yi evine bırakır.Bis dahin soll Lucy im Heim wohnen.
Vilgax onu serbest bırakır.Harlekin befreit sie.
Gelişmesini tamamlayan olgun larva galeriden çıkarak pupa olmak üzere genellikle kendini toprağa bırakır.Begleitet ein erwachsener Bulle die Herde, geht er in der Regel am Ende.
Sonunda kablo yumağı yanar ve iniş modülünü serbest bırakır.Der Schlagbolzen wird dadurch frei und initiiert den Zündsatz.
Daha sonra gölgede kurumaya bırakırlar.Später mündet er in die Werse.
Dişi, yumurtalarını bitkilerin yapraklarının alt yüzeyine bırakır.Das Weibchen heftet die Eier an Pflanzenteile unterhalb der Wasseroberfläche.
3-6 yumurta bırakırlar.Es werden drei bis sechs Eier gelegt.
Türlerin hepsi sadece bir yumurta bırakır.Einige Arten haben allerdings Gelege mit nur einem Ei.
İronik bir etki bırakır ve ironi ile yakından ilişkilidir.Damit ironisiert sie das Geschehen und hat einen Verfremdungseffekt.
Böylece bütün kavramlar kırılıp yerini düşüncenin kavrayıcı ve kalıcı özüne bırakır.Gib alle Wünsche auf und konzentriere dich dich auf übrig bleibendes, reines Bewußtsein.
İçimi her ne kadar şarabı anımsatsa da, ağızda lezzetli bir tat bırakır.Weil der Wein köstlich geschmeckt hat, nimmt man sich eine Flasche davon mit nach Hause.
İçmeyi bırakır ve Dracula'yı öldürür.Ziel ist es, Dracula zu töten.
Küçük türler en az 12, büyük türler ise en az 3 yumurta bırakırlar.Zweitgelege sind kleiner und können auch nur 3 Eier umfassen.
Nöbet, panik olanı takatsiz bırakır.Endlich leben ohne Panik!
Brian denemeyi Kahvaltı Kulübü adına imzalar ve gitmeden Vernon'ın okuması için masanın üstüne bırakır.Doch Fiona verbietet ihr, den Schulball zu besuchen, und lässt sie stattdessen im Diner arbeiten.
Böcek birkaç saat içerisinde yemeyi bırakır ve açlıktan ölür.Im Winter hungern Tiere und verhungern teilweise.
Sonunda yine, daha iyi bir geleceğe ilişkin umutlar yerini çöküşe bırakır.Stattdessen liegt die Hoffnung für eine bessere Welt nun in der Zukunft.
Genelde 4-6 yumurta bırakır.Sie legen in der Regel 4 bis 6 Eier.
Doktor, yer çekimi kalkanlarını devre dışı bırakır.Der Doktor entfernt die Gräte.
Bu ninni küplerde saklanan haramileri uyuşuturup onların uykularını getirerek onları etkisiz bırakır.Dort ertastet er die Schlafmützen und bringt irrtümlich seine Kinder um.
1983'te Silva Henríquez Santiago de Chile başpiskoposluğunun yönetimini bırakır.1983 legte Raúl Kardinal Silva Henríquez die Leitung des Erzbistums Santiago de Chile nieder.
Yuvalarını yere yaparlar ve içine genellikle iki yumurta bırakırlar.Sie benutzen meist Erdhöhlen und legen in der Regel nur ein, manchmal auch zwei Eier.
Sayid'i ise casus olarak bırakır.Bond soll als Spion gekennzeichnet bleiben.
Olaylardan on bir yıl önce, kasabadaki mağaranın kuzey tarafı çöker ve altı madenciyi tutsak bırakır.Die letzten 15 Monate der sechsjährigen Gefangenschaft verbrachte er in Südwales, um kleine Bunker abzubauen.
Yaklaşık 20.000 yumurta bırakırlar.Gelegt werden etwa 20 bis 100 Eier.
Her zaman bisikletimi kirli bırakırım.Je laisse toujours mon vélo sale.
İnsan kendini kitleye bırakır bırakmaz, artık kitlenin dokunuşundan korkmaz olur.Ceux-ci ne s'intéressent nullement aux hommes, et il n'y a donc pas lieu de les craindre.
Veyahut ışıma belli bir noktada durup geriye kara delik kalıntıları mı geride bırakır?Hurry to the Dove's Nest of Evil (鳩よ悪の巣へ急げ, Hato yo Aku no Su e Isoge?)
4 yumurta bırakırlar.4 œufs.
Yumurtalarını buraya bırakırlar.Celles-ci y pondent leurs œufs.
Vali, Michonne'nin sorularını yanıtsız bırakır ve onu Woodbury'de kalma konusunda ikna etmeye çalışır.Le gouverneur ignore ses questions et tente de la convaincre de rester à Woodbury.
Türlerin hepsi sadece bir yumurta bırakır.Chaque hôte ne peut supporter qu’un œuf.
Şehrin idaresini çok hoşgörüsüz sert bir hakim olarak bilinen Angelo'nun eline bırakır.Il laisse le gouvernement aux mains d'un juge strict, Angelo.
Arkasında çok artık bırakır.Sa carrière est désormais largement derrière lui.
Yollarıma çember leyin bırakırdı kızlar.Les Allemands évacuent le Chemin des Dames.
Khal'a meydan okuduktan sonra ölür fakat Drogo'da ölümcül bir yara bırakır.Khal Drogo le tue après avoir subi une blessure profonde.
Yaklaşık 200 yumurta bırakırlar.La femelle pond environ 200 œufs.
Lakin mecburen onu serbest bırakırlar.Ils en déduisent ensuite la façon de les piéger,.
Fakat böyle bir durum yakalandığında çok sert etki bırakır.Lorsqu’une telle chose arrive, elle fait preuve d’une force colossale.

İlgili Sayfalar